İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Oruç

59 hadis

«Bilâl geceleyin (erkence) ezan okur. Siz İbni Ümmi Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyip içiniz.»

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنه مرفوعاً: «إنَّ بِلالاً يُؤَذِّن بِلَيلٍ، فَكُلُوا واشرَبُوا حتَّى تَسمَعُوا أَذَان ابنِ أُمِّ مَكتُوم».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bilâl geceleyin (erkence) ezan okur. Siz İbn Ümmi Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyip içiniz.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in iki müezzini vardı: Bilâl b. Rebâh ve âmâ olan Abdullah İbn Ümmü Mektûm'dur. Bilâl -radıyallahu anh- fecir (yani fecri sâdık) doğmadan önce sabah namazı için ezan okurdu. Çünkü namaz uyku vaktine denk geldiği için insanlar vakti girmeden hazırlık yapmaya ihtiyaç duymaktaydılar. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Bilâl -radıyallahu anh- gece ezan okur diye ashabını uyarıyordu. Fecir (yani fecri sadık) doğana kadar yiyip içmelerini emrederdi. İkinci müezzin olan İbn Ummi Mektûm -radıyallahu anh- ikinci fecrin (yani fecri sâdıkın) doğmasıyla birlikte ezan okuyordu. Bu ezan oruç tutmak isteyenler içindi. Oruç tutanlar yeme içmeyi terk ederler ve sabah namazının vakti girmiş olurdu. Sabah namazından başka hiç bir namaz için vakti girmeden önce ezan okumak caiz değildir. Bu sabah namazına has bir durumdur. Sabah namazı için okunan birinci ezanda ihtilaf edilmiştir. Sadece onunla yetinilir mi? Yoksa vaktin girmesiyle ikinci bir ezan okumak gerekli midir? Alimlerin cumhuru birinci ezan meşrudur, ancak sadece onunla yetinilmez görüşündedirler.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Farz namazları kılsam, Ramazan orucunu tutsam, helalleri helal, haramları haram kabul etsem

عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْأَنْصَارِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا: أَنَّ رَجُلًا سَأَلَ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: أَرَأَيْتَ إِذَا صَلَّيْتُ المَكْتُوبَاتِ، وَصُمْتُ رَمَضَانَ، وَأَحْلَلْتُ الحَلَالَ، وَحَرَّمْتُ الحَرَامَ، وَلَمْ أَزِدْ عَلَى ذَلِكَ شَيْئًا، أَأَدْخُلُ الجَنَّةَ؟ قَالَ: «نَعَمْ».
Ebû Abdullah Câbir b. Abdullah el-Ensârî -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: Bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e şöyle sordu: Farz namazları kılsam, Ramazan orucunu tutsam, helalleri helal, haramları haram kabul etsem ve bundan fazla bir şey yapmasam Cennet'e girer miyim? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Evet!»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- beş vakit farz namazı kılıp nafile olarak başka namaz kılmayan, Ramazan orucunu tutup başka nafile oruç tutmayan, helallerin helal olduğuna iman edip onları yapan ve haramların haram olduğuna iman edip onlardan kaçınan kimsenin Cennet'e gireceğini haber vermiştir.

Faydalar
  1. Müslüman, farzları yapmada ve haramları terk etmede hırslıdır ve amacı Cennet'e girmektir.
  2. Helal olan şeylerin yapılması ve bunların helal olduğuna iman edilmesinin, haram olan şeylerden uzak durulması ve bunların haram olduğuna iman edilmesinin önemi vurgulanmıştır.
  3. Farzları yerine getirmek ve haramlardan kaçınmak Cennet'e girmek için bir vesiledir.
Kaynakça

صحيح مسلم (1/ 44) (15). جامع العلوم والحكم (1/513). شرح الأربعين النووية للعثيمين (ص: 215). فتح القوي المتين في شرح الأربعين للعباد (ص 77).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com