İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Oruç Tutmanın Sünnetleri

7 hadis

İnsanlar oruçlarını açmakta acele ettikleri sürece, hayır üzerine olmaya devam ederler

عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ».
Sehl b. Sa'd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İnsanlar oruçlarını açmakta acele ettikleri sürece, hayır üzerine olmaya devam ederler.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, Güneş'in batışının gerçekleşmesinin ardından oruçlarını açmakta acele ettikleri sürece insanların hayır üzere olmaya devam edeceğini, bunun sünnete uyma ve onun sınırlarına bağlı kalma anlamına geldiğini bildirmiştir.

Faydalar
  1. Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Hadis, Güneş battıktan sonra acele edilmesini teşvik eder. Anlamı ise, bu sünnete uydukları sürece, ümmetin iyi olmaya devam edeceği ve işlerinin düzende kalacağıdır. Eğer oruçlarını açmayı geciktirirlerse, bu durum onların içine düştükleri bir fesadın alameti olacaktır.
  2. İnsanlar, sünnete uymaları sebebiyle hayır üzerine kalmaya devam ederler. İşlerin bozulması ise sünnet olanın değiştirilmesiyle alakalıdır.
  3. (Bu durum), iftarı geciktiren Ehl-i Kitap’a ve bidat ehline muhalefet etmek (onlardan farklı davranmak) içindir.
  4. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu (hadiste), söz konusu hükmün gerekçesinin açıklaması vardır. el-Muhelleb -rahimehullah- şöyle demiştir: Buradaki hikmet, geceden gündüze bir ilave yapılmamasıdır. Ayrıca bu (iftarda acele etmek), oruç tutan kimseye daha kolaylık sağlar ve ibadet için ona güç verir. Âlimler, bu hükmün (iftar etmenin) geçerli olabilmesi için, güneşin battığının gözle görülerek veya iki adil kişinin haberiyle kesinleşmesi durumunda olacağı konusunda ittifak etmişlerdir. Tercih edilen görüşe göre bir adil kişinin haberi de yeterlidir.
  5. İbn Hacer rahimehullah- şöyle demiştir: Önemli bir uyarı: Bu zamanda ortaya çıkarılan münker bidatlardan biri de, ramazanda ikinci ezanın fecirden yaklaşık yirmi dakika önce okunması ve oruç tutmak isteyen kimselere yeme içmenin haram olduğunu göstermek için yakılan kandillerin söndürülmesidir. Bunu ortaya çıkaranlar ise bunun ibadette ihtiyat amacıyla yapıldığını iddia etmişlerdir. Oysa bu uygulamayı (gerçek imsak vaktinin o an olmadığını) ancak sınırlı sayıda insan bilmektedir. Bu durum onları (zamanla) öyle bir noktaya sürüklemiştir ki, vaktin girdiğinden iyice emin olmak zannıyla artık akşam ezanını da ancak güneş battıktan bir birkaç dakika sonra okur hale gelmişlerdir. Böylece iftarı geciktirmiş, sahuru ise öne çekmiş ve sünnete muhalefet etmişlerdir. İşte bu yüzdendir ki, aralarındaki hayır azalmış ve şer çoğalmıştır. Yardımına başvurulacak olan yalnızca Yüce Allah'tır.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 36) (1957). صحيح مسلم (2/ 771) (1098). تيسير العلام، لعبد الله البسام (ص335). تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، لابن عثيمين (3/ 442). خلاصة الكلام على عمدة الأحكام، لفيصل آل مبارك (ص155).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber sahur yaptık, sonra da namaza kalktı. "Ezan ile sahur arasında ne kadar zaman vardı?" diye sordum. "Elli ayet miktarı kadar" dedi

عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: تَسَحَّرْنَا مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ قَامَ إِلَى الصَّلاةِ، قُلْتُ: كَمْ كَانَ بَيْنَ الأَذَانِ وَالسَّحُورِ؟ قَالَ: قَدْرُ خَمْسِينَ آيَةً.
Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber sahur yaptık, sonra da namaza kalktı. "Ezan ile sahur arasında ne kadar zaman vardı?" diye sordum. "Elli ayet miktarı kadar" dedi.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bazı sahabeler -radıyallahu anhum-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte sahur yapmış, daha sonra da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kılmak üzere kalkmıştı. Enes, Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh-'a şöyle sordu: ''Sahur yemeğinin bitmesinden sonra ezan okunana kadar ne kadar zaman geçti?'' Bunun üzerine Zeyd -radıyallahu anh- şöyle dedi: ''Bu, ne çok uzun ne çok kısa, ne de hızlı yahut yavaş; orta bir okuyuşla elli ayetin okunacağı kadar bir süredir."

Faydalar
  1. Sahur yemeğinin imsak vaktine kadar ertelemek daha faziletlidir. Çünkü sahur geciktirildiğinde, vücuda faydası daha yararlı ve gündüz vakti boyunca vücuda faydası daha fazla olur.
  2. Sahabelerin, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’den ilim öğrenmek ve onunla bir araya gelmek hususunda ne kadar hırslı (istekli) oldukları açıkça görülmektedir.
  3. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ashabı ile yemek yemesi, onlarla ne kadar iyi geçindiğinin bir göstergesidir.
  4. İmsak vakti, fecrin doğuşuyla başlar.
  5. "Ezan ile sahur arasında ne kadar zaman vardı?” sözünden kastedilen, sahur vakti ile namaza başlama vakti arasındaki zamandır. Çünkü diğer bir hadiste: “Sahur vaktinden sonra namaza durmaları arasında ne kadar zaman geçti?” diye sormuştur. Hadisler birbirini açıklamaktadır.
  6. El-Muhelleb -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste vakitlerin bedenle yapılan işler üzerinden takdir edilmesi vardır. Araplar vakitleri genellikle amellerle ölçerlerdi. Mesela: ‘Bir koyunun sağılması kadar süre’, ‘bir devenin boğazlanması kadar süre’ derlerdi. Zeyd bin Sabit ise bundan farklı olarak süreyi kıraatle takdir etmiştir. Bu da o vaktin tilavetle ibadet vakti olduğuna işarettir. Eğer amelden başka bir şeye dayalı bir zaman birimi belirliyor olsalardı, ''bir miktar süre zarfında'' veya ''bir saatin beşte biri, üçte biri'' derdi.
  7. İbn Ebû Cemre -rahimehullah- şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, daima ümmeti için en kolay ve en uygun olanı gözetir ve ona göre davranırdı. Şayet kendisi sahur yapmasaydı, ümmeti bu konuda da ona uymaya çalışır ve bu durum bazılarının zorlanmasına yol açardı. Eğer sahurunu gecenin tam ortasında yapsaydı, bu defa da uykusu ağır olanlara zor gelir; ya sabah namazını kaçırmalarına ya da sabaha kadar uykusuzlukla mücadele etmek zorunda kalmalarına neden olurdu.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 29) (1921). صحيح مسلم (2/ 771) (1097). تيسير العلام، لعبد الله البسام (ص318). تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (3/ 418). خلاصة الكلام على عمدة الأحكام، لفيصل آل مبارك (ص147).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Sahur yapın, çünkü sahurda bereket vardır

عن أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «تَسَحَّرُوا، فَإِنَّ فِي السَّحُورِ بَرَكَةً».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sahur yapın, çünkü sahurda bereket vardır.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- sahur yapmaya teşvik etmiştir. Sahur, oruca hazırlanmak için gecenin sonunda yemek yemektir. Çünkü onda büyük bir bereket ve çok hayır vardır: ecir ve sevap kazanmak, gecenin son vaktinde kalkıp dua etmek, oruca güç kazanmak, ibadete daha zinde olmak ve orucun meşakkatini hafifletmek gibi faydalar içerir.

Faydalar
  1. Hadiste, sahurun müstehap oluşu ve onu yaparak şer‘î emre uymanın teşvik edilmesi vardır.
  2. İbn Hacer -rahimehullah-, Fethu’l-Bâri adlı eserinde şöyle demiştir: Sahurun ​​bereketi; sünnete uymak, Ehl-i Kitab’a muhalefet etmek, sahur vasıtasıyla ibadet için güç-kuvvet kazanmak, zindeliği artırmak, açlığın tetiklediği kötü ahlakı (öfkeyi) defetmek, o vakitte bir şeyler isteyen muhtaçlara sadaka verilmesine veya birileriyle bir araya gelerek beraberce yemek yenmesine vesile olmak, duaların kabul olunma ihtimalinin yüksek olduğu o vakitte zikir ve duaya vesile olmak ve uyumadan önce niyet etmeyi unutan kimseler için oruç niyetini yakalama (telafi etme) fırsatı sunmaktır.
  3. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in güzel öğretim yöntemlerinden biri de hükmü hikmetiyle birlikte zikretmesidir. Böylece gönül huzur bulur ve İslam şeriatının yüceliği anlaşılır.
  4. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Sahur, bir kişinin yiyecek ve içeceklerden çok az bir miktar atıştırmasıyla da gerçekleşmiş olur.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 29) (1923). صحيح مسلم (2/ 770) (1095). تيسير العلام، لعبد الله البسام (ص317). تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، لابن عثيمين (3/ 416).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar.

عن أبي عطية، قال: دخلت أنا ومسروق على عائشة رضي الله عنها ، فقالَ لها مسروقٌ: رجلانِ من أصحابِ محمدٍ صلى الله عليه وسلم كِلاَهُمَا لا يَألُو عَنِ الخَيْرِ؛ أحَدُهُمَا يُعَجِّلُ المَغْرِبَ وَالإفْطَارَ، وَالآخر يؤخِّر المغرب وَالإفْطَارَ؟ فَقَالَتْ: مَنْ يُعَجِّلُ المَغْرِبَ وَالإفْطَار؟ قالَ: عبدُ اللهِ -يعني: ابن مسعود- فقالتْ: هَكذا كانَ رسولُ اللهِ يَصْنَعُ.
Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk Âişe -radıyallahu anhâ-'nın yanına gittik. Mesruk ona:Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üzerine Âişe: Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir? diye sordu.Mesrûk (İbni Mes'ud'u kastederek) Abdullah'tır, cevabını verdi. Bunun üzerine Âişe:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de öyle yapardı, dedi.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Atıyye ve Mesrûk Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anhâ-'ya Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından iki adam hakkında soru sordular.Birincisi:İftarı ve akşam namazını erteliyor.İkincisi:İftarı açmakta ve akşam namazını kılmakta acele ediyor.Hangisi daha doğru yapıyor.?Âişe -radıyallahu anhâ- dedi ki:Bu kim? Yani acele eden? Dediler ki:İbn Mesud -radıyallahu anh- ve dedi ki:Nebî-sallallahu aleyhi ve selllem- de böyle yapıyordu.Yani ifaterı açmakta ve akşam namazını kılmakta acele ederdi.Bu Peygamber - sallallahu aleyhi ve sellem-'in yaptığı fiili sünnet en faziletli olanın iftarı öne almak olduğuna delalet ediyor.

Kaynakça

شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426هـ. رياض الصالحين، للنووي، تحقيق: ماهر الفحل، دار ابن كثير - بيروت، الطبعة الأولى، 1428هـ - 2007م. صحيح مسلم, ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي, دار إحياء التراث العربي, بيروت. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، لفيصل بن عبد العزيز المبارك النجدي، تحقيق: عبد العزيز آل حمد, دار العاصمة, الطبعة الأولى، 1423هـ. كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا - الطبعة الأولى، 1430هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.

عن عمرو بن العاص رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «فَصْلُ مَا بَيْنَ صِيَامِنَا وصِيَامِ أهْلِ الكِتَابِ، أكْلَةُ السَّحَرِ».
Amr b. el-Âs -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bizim orucumuzla yahudi ve hristiyanların orucu arasındaki ayırt edici bir özelliği haber vermiştir. O da müslümanların sahur vaktinde yedikleri sahur yemeğidir. Çünkü Ehl-i Kitab sahur yapmadığı için Müslümanların sahur yapmaları müstehaptır; bu sayede Ehl-i Kitaba muhalefet etmiş ve sünnetti yerine getirmiş olur. Sahur yemeğinde sünnette sabit olan hayır ve bereket vardır. Ehl-i Kitab gece yarasından oruç tutmaya başlar ve gece yarısından önce yemek yiyip sahurda yemezlerdi. Müslümanlar ile kafirlerin birbirinden ayırt edilmesi dinde talepedilen bir husustur.

Kaynakça

- شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426ه. - رياض الصالحين، للنووي، تحقيق: ماهر الفحل، دار ابن كثير - بيروت، الطبعة الأولى، 1428ه- 2007م. - صحيح مسلم, ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي, دار إحياء التراث العربي, بيروت. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين, مؤسسة الرسالة, الطبعة الرابعة عشر, 1407ه. - كنوز رياض الصالحين، نشر: دار كنوز إشبيليا، الطبعة الأولى، 1430ه - 2009م. - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415ه. - المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، للنووي، دار إحياء التراث العربي - بيروت، الطبعة الثانية، 1392.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- akşam namazını kılmazdan önce birkaç tane taze (yaş) hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi).

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: كان رسولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم يُفطِر قبْل أن يصلي على رُطَبات، فإن لم تكنْ رُطَباتٌ فَتُمَيْراتٌ، فإن لم تكنْ تُمَيْراتٌ، حَسَا حَسَواتٍ مِن ماء.
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- akşam namazını kılmazdan önce birkaç tane taze (yaş) hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi). Eğer taze (yaş) hurma yoksa, birkaç kuru hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi). Birkaç kuru hurma da yoksa, birkaç yudum su yudumlardı.
Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Bu hadiste Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in -oruç tuttuğunda- akşam namazını kılmazdan önce birkaç tane taze (yaş) hurma ile orucunu açtığını haber veriyor. Eğer taze (yaş) hurma yoksa, birkaç kuru hurma ile orucunu açardı (iftar ederdi). Birkaç kuru hurma da yoksa, birkaç yudum su yudumlardı.-Aleyhissalatu vesselam-'ın oruç açmaya hurma ya da su ile başlaması uygundur.Çünkü midesi boştur zarar görmemek için yağlı yemekle başlamıyor.

Kaynakça

سنن الترمذي، للإمام محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق أحمد شاكر وآخرين، مكتبة الحلبي - مصر، الطبعة الثانية، 1388هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير - دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ. سلسلة الأحاديث الصحيحة، للشيخ محمد ناصر الدين الألباني، مكتبة المعارف - الرياض، 1415هـ. شرح رياض الصالحين، للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ. فيض القدير شرح الجامع الصغير، تأليف عبدالرؤوف المناوي، دار الحديث - القاهرة. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة - بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ. سنن أبي داود, أبو داود سليمان بن الأشعث السِّجِسْتاني, المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد, المكتبة العصرية، صيدا – بيروت. مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى، 1421هـ - 2001م. فيض القدير شرح الجامع الصغير, زين الدين محمد المدعو علي بن زين العابدين, الناشر: المكتبة التجارية الكبرى - مصر, الطبعة الأولى، 1356. زاد المعاد في هدي خير العباد, ابن قيم الجوزية, الناشر: مؤسسة الرسالة، بيروت - مكتبة المنار الإسلامية، الكويت, الطبعة: السابعة والعشرون, 1415هـ - 1994م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır

عن زيد بن خالد الجهني رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال: «مَنْ فَطَّرَ صائمًا، كان له مِثْلُ أجْرِهِ، غَيْرَ أنَّهُ لاَ يُنْقَصُ مِنْ أجْرِ الصَّائِمِ شَيْءٌ».
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, bize aktarıldığına göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.”
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste oruçluyu iftar ettirmenin fazileti, buna teşvik ve sevk edilmesi beyan edilmiştir. Bunu yapan kimseye oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksimeden oruçlunun sevabı gibi sevap yazılır. Bu Allah Teâlâ'nın kullarının üzerine bir lütfudur. Aynı zamanda takva ve iyilik üzerine yardımlaşmayı, sevginin oluşmasını ve müslümanlar arasında dayanışmayı sağlar. Hadisin zahiri bir kimse oruçlu birine bir hurma ile iftar ettirse dahi oruçlunun sevabının aynısını kazanır. Bu yüzden insanın gücü yettiği ölçüde oruçluları iftar ettirmede hırslı olması gerekir. Özelliklede ihtiyacı olup fakir olan ve kendilerine iftar hazırlayacak kimseleri olmayanlar için daha hırslı olması gerekir.

Kaynakça

- الجامع الصحيح –وهو سنن الترمذي-؛ للإمام محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق أحمد شاكر وآخرين، مكتبة الحلبي-مصر، الطبعة الثانية، 1388هـ. - رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ. - سنن ابن ماجه؛ للحافظ محمد بن يزيد القزويني، حققه محمد فؤاد عبدالباقي، دار إحياء الكتب العربية. - شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ. - المسند؛ للإمام أحمد بن حنبل، نشر المكتب الإسلامي-بيروت، مصور عن الطبعة الميمنية. - مسند الدارمي –المعروف بـ: سنن الدارمي-؛ للإمام عبدالله بن عبدالرحمن الدارمي، تحقيق حسين سليم، دار المغني-الرياض، الأولى، 1421هـ. - مشكاة المصابيح؛ تأليف محمد بن عبدالله التبريزي، تحقيق محمد ناصر الدين الألباني، المكتب الإسلامي-بيروت، الطبعة الثانية، 1399هـ. - مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. - بهجة الناظرين, وهي كالتالي: بهجة الناظرين, سليم بن عيد الهلالي، الناشر: دار ابن الجوزي ، سنة النشر: 1418 هـ- 1997م. - دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين, محمد علي بن محمد البكري الصديقي الشافعي, اعتنى بها: خليل مأمون شيحا, الناشر: دار المعرفة للطباعة والنشر والتوزيع، بيروت – لبنان, الطبعة: الرابعة، 1425 هـ - 2004 م. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين, مصطفى سعيد الخن، مصطفى البغا، محي الدين مستو، علي الشربجي، محمد أمين لطفي, مؤسسة الرسالة, سنة النشر: 1407 – 1987.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com