عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ اللهَ عَزَّ وَجَلَّ يَنْهَاكُمْ أَنْ تَحْلِفُوا بِآبَائِكُمْ»، قَالَ عُمَرُ: فَوَاللهِ مَا حَلَفْتُ بِهَا مُنْذُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَهَى عَنْهَا ذَاكِرًا وَلَا آثِرًا.
Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin babalarınızın adı ile yemin etmenizi yasakladı.» Ömer -radıyallahu anh- şöyle buyurdu: ''Allah'a yemin ederim ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onu yasakladığını duyduğumdan beri bilerek ya da başkasının yeminini aktarmak için yemin etmedim."
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'nın atalar adına yemin edilmesini yasakladığını haber vermiştir. Kim yemin etmek isterse ancak Allah adına yemin etsin. O'ndan başkası adına yemin etmesin. Sonra Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yasakladığını duyduğundan beri bilerek ya da başkasının Allah'tan gayrısı adına yemin etmesini aktarmadığını haber vermiştir.
Faydalar
- Allah'tan başkası adına yemin etmek haramdır. Özel olarak atalar adına yemin etmek zikredilmiştir. Çünkü bu Cahiliye adetlerindendir.
- Yemin etmek: Her hangi bir hususu vurgulamak için Allah'ın, isimleri ya da sıfatları adına yemin etmektir.
- Ömer -radıyallahu anh-'ın kıvrak zekâsı, takvası ve hızlı bir şekilde itaat etmesinden dolayı fazileti ifade edilmiştir.
Kaynakça
صحيح البخاري (8/ 132) (6647).
صحيح مسلم (3/ 1266) (1646).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص684).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (2/ 134).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة أم المؤمنين وعبد الله بن عباس رضي الله عنهما قالا: لَمَّا نَزَلَ بِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ طَفِقَ يَطْرَحُ خَمِيصَةً لَهُ عَلَى وَجْهِهِ، فَإِذَا اغْتَمَّ بِهَا كَشَفَهَا عَنْ وَجْهِهِ، فَقَالَ وَهُوَ كَذَلِكَ: «لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى اليَهُودِ وَالنَّصَارَى، اتَّخَذُوا قُبُورَ أَنْبِيَائِهِمْ مَسَاجِدَ» يُحَذِّرُ مَا صَنَعُوا.
Âişe ve İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demişlerdir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatı yaklaşınca elbisesini yüzünün üzerine örtmeye başladı. Bunaldı mı onu yüzünün üzerinden açardı. O bu halde iken: ''Allah'ın laneti Yahudilerle Hristiyanlara olsun. Çünkü onlar peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.'' diye buyurarak onların yaptıklarının aynısını yapmaktan sakındırıyordu.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Âişe ve İbn Abbas -radıyallahu anhuma- bizlere Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatına yakın son anlarında yüzünü bir bez parçası ile örttüğünü, ölümün sekeratı sebebiyle nefes alması zorlaştığında da yüzünü açtığını haber vermişlerdir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu zor halde iken şöyle buyurmuştur: Allah'ın laneti Yahudilerle Hristiyanlara olsun, rahmetinden onları uzak tutsun. Çünkü onlar, peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler. Bu durum bu kadar tehlikeli olmasaydı böyle bir vakitte bunu söylemezdi. Bundan dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmetini bu işi yapmaktan men etmiştir. Çünkü bu Yahudi ve Hristiyanların amelidir ve Allah Azze ve Celle-'ye şirk koşmaya götüren bir vesiledir.
Faydalar
- Peygamber ve salihlerin kabirlerinin Allah'a ibadet edilen mescitler olarak kullanılması men edilmiştir. Çünkü bu şirke götüren bir sebeptir.
- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şiddetle tevhide önem vermesi ve özen göstermesi, kabirlerin tazim edilmesinden korkması bunun şirke götüren bir yol olmasından dolayıdır.
- Yahudi ve Hristiyanlara, kabirlerin üzerine bina yapıp mescit edinerek onların yaptığının aynısını yapanlara lanet etmek caizdir.
- Kabirlerin üzerine bina yapmak Yahudi ve Hristiyanların âdetidir. Hadiste onlara benzemek yasaklamıştır.
- Üzerine mescit yapılmasa bile kabirlerin mescit edinilerek orada namaz kılınması ve namaz kılarken kabirlere dönülmesi yasaklanmıştır.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 95) (435)، (2/ 102) (1390).
صحيح مسلم (1/ 377) (531)، (1/ 376) (529).
الملخص في شرح كتاب التوحيد، للشيخ صالح الفوزان (ص170).
الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد بن عبد العزيز السليمان القرعاوي (ص185).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: أَنَا أَغْنَى الشُّرَكَاءِ عَنِ الشِّرْكِ، مَنْ عَمِلَ عَمَلًا أَشْرَكَ فِيهِ مَعِي غَيْرِي تَرَكْتُهُ وَشِرْكَهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurdu: Ben şirk konusunda kendisine ortak koşulanların şirkten en uzak olanıyım. Her kim bir amel işler de benimle birlikte başkasını ona ortak ederse onu ve işlemiş olduğu şirkini terk ederim.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın kutsi bir hadiste şöyle buyurduğunu haber vermiştir: «Ben şirk konusunda ortak koşulanların şirkten en uzak olanıyım.» O her şeyden müstağnidir. Bir kimse itaat olan bir amel işlediğinde ve bu amelini Allah ile birlikte başkasını da ortak ettiğinde, Yüce Allah o kimseyi terk eder, onun amelini kabul etmez ve sahibine geri çevirir. Bundan dolayı işlenen amelin ihlaslı bir şekilde sadece Allah Teâlâ'ya yapılması gerekir. Zira Allah Teâlâ kendi rızası için yapılan amelden başkasını kabul etmez.
Faydalar
- Şirkten ve bütün çeşitlerinden sakındırılmıştır. Şirk, amellerin kabul olmasını engeller.
- Yüce Allah'ın azametini ve her şeyden müstağni olduğunun farkında olmak amel işlerken ihlaslı olmayı kolaylaştırır.
Kaynakça
صحيح مسلم (4/ 2289) (2985).
شرح النووي على مسلم (18/ 115).
الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص287).
الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص325).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن جندب رضي الله عنه قال: سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَبْلَ أَنْ يَمُوتَ بِخَمْسٍ وَهُوَ يَقُولُ «إِنِّي أَبْرَأُ إِلَى اللهِ أَنْ يَكُونَ لِي مِنْكُمْ خَلِيلٌ فَإِنَّ اللهَ تَعَالَى قَدِ اتَّخَذَنِي خَلِيلًا كَمَا اتَّخَذَ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلًا، وَلَوْ كُنْتُ مُتَّخِذًا مِنْ أُمَّتِي خَلِيلًا لَاتَّخَذْتُ أَبَا بَكْرٍ خَلِيلًا! أَلَا وَإِنَّ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ كَانُوا يَتَّخِذُونَ قُبُورَ أَنْبِيَائِهِمْ وَصَالِحِيهِمْ مَسَاجِدَ، أَلَا فَلَا تَتَّخِذُوا الْقُبُورَ مَسَاجِدَ! إِنِّي أَنْهَاكُمْ عَنْ ذَلِكَ».
Cündüp -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i vefat etmeden beş gün önce şöyle buyurduğunu işittim: «Aranızda kardeşlerim ve arkadaşlarım vardı ve aranızdan benim için bir halil bulunmadığını Allah’ın huzurunda bildiriyorum. Çünkü yüce Allah İbrahim’i halil edindiği gibi, beni de halil edindi ve eğer ben ümmetimden bir halil edinecek olsaydım, hiç şüphesiz Ebu Bekir’i halil edinirdim. Şunu bilin ki sizden öncekiler nebilerinin ve aralarındaki salih kimselerin kabirlerini mescit edindiler. Dikkat edin sakın! Kabirleri mescit edinmeyin! Ben sizlere bunu yasaklıyorum!»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisinin Allah Teâlâ katındaki mertebesini haber vermiştir. Bu da sevgi derecelerinin en üstüdür. İbrahim -aleyhisselam-'ın ulaştığı en yüksek mertebeye ulaşmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah'tan başka halil edinmeyi reddetmiştir. Çünkü kalbi Allah Teâlâ'nın sevgisi, tazimi ve marifetullah ile dolmuştur. Allah'tan başkasına yer yoktur. Eğer insanlardan birisini halil edinseydi bu Ebû Bekir Es-Sıddîk olurdu. Sonra Yahudi ve Hristiyanların, peygamberlerinin ve salih kimselerin kabirlerini Allah'tan başka ibadet edinilen şirk koşulan ilahlar edinmeleri gibi sevgide haddi aşmaları konusunda uyarmıştır. Onlar bu kabirleri mescit ve mabet edinmişlerdir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmetine onların yaptıklarını yapmalarını yasaklamıştır.
Faydalar
- Ebû Bekir -radıyallahu anh-'ın faziletine delalet eder. O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra halife olmaya en layık ve sahabelerin en faziletlisidir.
- Kabirlerin üzerine mescitler yapmak, geçmiş ümmetlerin kötülüklerinden biridir.
- Kabirlerin ibadet yerleri edinilip, yanında namaz kılınması ya da kabirlere doğru namaz kılınması, üzerlerine mescitler edinilmesi ya da türbeler inşa edilmesi yasaklanmıştır. Bunlar sebebiyle şirke düşmekten sakındırılmıştır.
- Şirke götürmesinden dolayı salihler hakkında aşırıya gitmek yasaklanmıştır.
- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sakındırdığı şey tehlikelidir. Zira vefatından beş gün önce bu hususa dikkat çekmiştir.
Kaynakça
صحيح مسلم (1/ 377) (532).
شرح النووي على مسلم (5/ 13).
الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص188).
الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص172).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ حُذَيْفَةَ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا تَقُولُوا: مَا شَاءَ اللهُ وَشَاءَ فُلَانٌ، وَلَكِنْ قُولُوا: مَا شَاءَ اللهُ ثُمَّ شَاءَ فُلَانٌ».
Huzeyfe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah dilerse ve filanca dilerse demeyiniz. Fakat, Allah dilerse sonra filanca dilerse deyiniz.»
Ebû Dâvûd, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da ve Ahmed rivayet etmiştirDereceBu hadis rivayet yollarının toplamı ile sahihtir
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Müslüman bir şahsiyetin; "Allah dilerse ve falanca dilerse'' demesini, ya da "Allah ve falanca dilerse" demesini yasaklamıştır; Çünkü Allah'ın dilemesi ve iradesi mutlaktır ve bunda hiç kimse O'na ortak olamaz, (vâv) harfinin atıf olarak kullanılması Allah ile o kimsenin dileme hususunda eşit ve ortak oldukları izlenimini verir. Ancak kişi; Allah diler sonra falanca diler derse, falancanın dilemesini Yüce Allah'ın dilemesine tabi tutmuş olur. "Sonra" kelimesi "vâv" yerine kullanılır. Çünkü sonra hemen peşinde olmayı ifade eder.
Faydalar
- «Allah dilerse ve sen dilersen" sözünü söylemek ve bunun gibi Allah Teâlâ sözünden sonra "vâv" harfi ile atıfta bulunmak haramdır. Çünkü bu lafızlarda ve sözlerde şirk koşmaktır.
- "Allah diler sonra sen dilersen" sözünü söylemek ve bunun gibi Allah Teâlâ sözünden sonra ''ondan sonra ve sonra'' anlamına gelen ''sümme'' harfi ile atıfta bulunmak caizdir. Çünkü sakıncalı söz ortadan kalkmıştır.
- Yüce Allah hakkında ve kul hakkında dileme ispat edilmiştir. Kulun dilemesi, Allah Teâlâ'nın dilemesine tabidir.
- Söz ile dahi olsa Allah'ın dilemesinde şirk koşmak yasaklanmıştır.
- Sözü söyleyen kişi kulun iradesinin Allah -Azze ve Celle-'nin iradesine kapsam ve mutlak olarak eşit olduğuna veya kulun müstakil bir iradesi olduğuna inanıyorsa büyük şirktir. Ancak böyle inanmıyor ise küçük şirk olur.
Kaynakça
السنن الكبرى للنسائي (9/ 361) (10755).
سنن أبي داود (7/ 334) (4980).
مسند أحمد (38/ 299) (23265)، (38/ 364) (23339).
الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص368).
الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص329).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال: "لأن أحلف بالله كاذبًا أحب إليَّ من أن أحلف بغيره صادقًا".
İbn Mesud -radıyallahu anh- şöyle söylemiştir: “Allah'ın adı ile yalan yere yemin etmem, Allah'tan başkasıyla doğru yemin etmemden benim için daha sevimlidir.”
İbn Ebî Şeybe rivayet etmiştir - Abdurrezzâk rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
İbn Mesud -radıyallahu anh- şöyle söylemiştir: Allah'ın adı ile yalan yere yemin etmem, Allah'tan başkasıyla doğru yemin etmemden benim için daha sevimlidir. Allah’ın adıyla yalan yere yemin etmeyi, Allah’tan başkası adına doğru yere yemin etmeye tercih etmiştir. Çünkü bu durumda Allah adına yemin etmede tevhidin güzelliği, yalanın çirkinliği vardır. Allah’tan başkası adına yemin etmede ise doğruluğun güzelliği, şirkin çirkinliği vardır. Tevhidin güzelliği, doğrunun güzelliğinden daha büyüktür. Yalanın çirkinliği de şirkin çirkinliğinden daha hafiftir.
Kaynakça
كتاب التوحيد للإمام محمد بن عبد الوهاب ص252 ت: د. دغش العجمي . مكتبة أهل الأثر , الطبعة الخامسة , 1435ه
الجديد في شرح كتاب التوحيد لمحمد بن عبد العزيز السليمان القرعاوي, ت: محمد بن أحمد سيد , مكتبة السوادي، الطبعة: الخامسة، 1424ه
الملخص في شرح كتاب التوحيد للشيخ صالح الفوزان , دار العاصمة , الطبعة الأولى 1422ه
المصنف لابن أبي شيبة, ت: كمال يوسف الحوت, مكتبة الرشد, الطبعة: الأولى، 1409
إرواء الغليل للألباني , المكتب الإسلامي , ط2, 1405ه
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَن عُمَرَ بنِ الخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قال: سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «لَا تُطْرُونِي كَمَا أَطْرَتِ النَّصَارَى ابْنَ مَرْيَمَ؛ فَإِنَّمَا أَنَا عَبْدُهُ، فَقُولُوا: عَبْدُ اللهِ وَرَسُولُهُ».
Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı yücelttikleri (ve aşırı derecede övdükleri) gibi siz de beni yüceltmeyiniz (ve övmek de aşırı gitmeyiniz). Ben ancak Allah'ın kuluyum. (Benim için) Allah'ın kulu ve rasûlü deyiniz.»
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Hristiyanların Meryem oğlu İsa'ya yaptıkları gibi, Allah'ın vasıfları ve O'na ait özel sıfatlarıyla ya da kendisinin gaybı bildiği veya Allah ile birlikte dua edilip yalvarılacağı gibi meselelerde yüceltilerek kendisi hakkında aşırılığa gidilmesini yasaklamıştır. Sonra kendisinin Allah'ın bir kulu olduğunu belirterek kendisi hakkında Allah'ın kulu ve rasûlü dememizi emretmiştir.
Faydalar
- Tazim ve övgüde şeri sınırların aşılması yasaklanmıştır. Çünkü bu durum şirke götürür.
- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in uyardığı şey bu ümmetin başına gelmiştir. Bir grup Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hakkında, bir grup ehli beyt hakkında, bir grup da salihler hakkında sevgide aşırıya giderek şirke düşmüşlerdir.
- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Rab Teâlâ'ya yapılması gereken bir şeyin kendisine yapılmasının caiz olmadığını açıklamak için Allah'ın kulu olarak kendisini vasıflandırmıştır.
- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir rasûl olduğunu açıklamak için kendisini Allah'ın rasûlü olarak vasıflandırmıştır. Bundan dolayı getirdiği haberlerin tasdik edilmesi ve ona tabi olunması gerekir.
Kaynakça
صحيح البخاري (4/ 167) (3445).
عمدة القاري شرح صحيح البخاري، محمود بن أحمد بدر الدين العيني (16/ 37).
فتح الباري، لابن حجر (6/ 490).
منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، حمزة محمد قاسم (4/ 208).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه أَنَّهُ قَالَ: قِيلَ: يَا رَسُولَ اللهِ، مَنْ أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَقَدْ ظَنَنْتُ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ أَنْ لَا يَسْأَلَنِي عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ أَحَدٌ أَوَّلُ مِنْكَ؛ لِمَا رَأَيْتُ مِنْ حِرْصِكَ عَلَى الْحَدِيثِ، أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ، مَنْ قَالَ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ خَالِصًا مِنْ قَلْبِهِ أَوْ نَفْسِهِ»».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Ey Allah’ın Rasûlü! Kıyamet gününde senin şefaatinle insanların en mutlusu kimdir?’’ denildiğinde, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Ebû Hureyre, hadis öğrenme hususundaki hırsını gördüğüm için bu hadisi senden evvel kimsenin bana sormayacağını zaten biliyordum. Kıyamet gününde insanlardan şefaatimle en mutlu olacak kimse kalbinden veya içinden ihlâsla “Lâ ilâhe illallah” diyen kişidir.» diye buyurdu.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kıyamet günü şefaatiyle en mutlu olacak kimsenin kalbinden “Lâ ilâhe illallah/Allah'tan başka hak ilah yoktur diyen, şirkten ve riyadan selamette olan kimsenin olacağını haber vermiştir.
Faydalar
- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ahirette şefaat yetkisi verilecektir. Bu şefaat ancak tevhit ehli içindir.
- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şefaati, tevhit ehlinden Cehennem'e gireceklerin girmemesi ve girenlerin de oradan çıkması için aracı olmasıdır.
- Allah için ihlaslı bir şekilde kelime-i tevhid'in söylenmesi çok faziletlidir ve etkisi de çok büyüktür.
- Kelime-i tevhid'in gerçekleştirilmesi ne manaya geldiğini bilerek ve gerektirdikleri ile amel ederek olur.
- Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'ın fazileti ve ilme olan hırsı vurgulanmıştır.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 31) (99).
منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، لحمزة محمد قاسم (1/ 197).
القول المفيد على كتاب التوحيد، لابن عثيمين (1/ 343).
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com