İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Yerilen Ahlak

46 hadis

Allah -Azze ve Celle- Kıyamet Günü gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya toplayacaktır. Her hain için (ihanetini teşhir eden) bir sancak dikilir ve: 'İşte bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' denilir

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضيَ اللهُ عنهما قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِذَا جَمَعَ اللهُ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرْفَعُ لِكُلِّ غَادِرٍ لِوَاءٌ، فَقِيلَ: هَذِهِ غَدْرَةُ فُلَانِ بْنِ فُلَانٍ».
İbni Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah -Azze ve Celle- Kıyamet Günü gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya toplayacaktır. Her hain için (ihanetini teşhir eden) bir sancak dikilir ve: 'İşte bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' denilir.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle haber vermiştir: Allah Teâlâ Kıyamet Günü'nde hesaba çekmek üzere öncekileri ve sonrakileri topladığında, Allah'a veya insanlara verdiği söze vefasızlık eden her hain için, hainliği sebebiyle rezil olacağı bir alamet (işaret) diker. Ve o gün kendisine şöyle seslenilir: Mahşer halkının huzurunda yaptığı kötü davranışı (kötülüğünü) ortaya çıkarmak/ifşa etmek için: 'Bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' (denilir).

Faydalar
  1. İhanetin (vefasızlığın) haram kılınması ve bunun büyük günahlardan sayılmasıdır; çünkü bu (günah) hakkında böylesine şiddetli bir tehdit/uyarı bulunmaktadır.
  2. Tehdit (ve azap) içeren bu hainlik; can, namus, sır veya mal konusunda sana güvenen ve senin dürüstlüğüne/güvenilirliğine inanan herkese karşı yapacağın hainliği ve onların bu güvenini boşa çıkarmanı kapsar.
  3. Kurtubî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in Araplara kendi alışılagelmiş uygulamaları üzerinden yaptığı bir hitaptır. Çünkü onlar, vefa sergileyenler için beyaz bir bayrak, ihanet edenler (vefasızlar) için ise onu kınamak ve yermek amacıyla siyah bir bayrak dikerlerdi. İşte bu hadis, Kıyamet Günü'nde hainin aynı duruma düşeceğini (bu muameleyi göreceğini) içerir; ta ki Kıyamet Günü'nde bu vasfıyla tanınıp meşhur olsun ve mahşer halkı tarafından kınansın.
  4. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste, insanların Kıyamet Günü'nde babalarının isimleriyle çağrılacakları gerçeği yer almaktadır; şöyle buyurulmuştur: “Bu, filancanın oğlu filancanın ihanetidir.”
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 104) (3188) صحيح مسلم (3/ 1359) (1735). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص745). الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (2/ 188).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?

عن أبي بكرة رضي الله عنه قال: قال النبي صلى الله عليه وسلم: «‌أَلَا ‌أُنَبِّئُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ؟» ثَلَاثًا، قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ، قَالَ: «الْإِشْرَاكُ بِاللهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ» وَجَلَسَ وَكَانَ مُتَّكِئًا، فَقَالَ: «أَلَا وَقَوْلُ الزُّورِ»، قَالَ: فَمَا زَالَ يُكَرِّرُهَا حَتَّى قُلْنَا: لَيْتَهُ سَكَتَ.
Ebû Bekre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?» diye üç defa sordu. Biz de: Evet! Yâ Rasûlallah, dedik. Rasûlullah: «‌Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek» diye buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve «‌İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak» diye buyurdu. Bu sözü durmadan tekrarladı. Daha fazla üzülmesini istemediğimiz için keşke sussa, diye arzu ettik.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına en büyük günahları haber vermiş ve şu üç günahı zikretmiştir: 1- Allah'a şirk koşmak: Herhangi bir ibadet çeşidini Allah'tan başkasına yapmaktır. Allah'tan başkasını uluhiyette, rububiyette, isim ve sıfatlarda Yüce Allah'a denk tutmaktır. 2- Ana babaya itaatsizlik etmek: Sözlü ve fiili olarak ana babaya yapılan bütün eziyetler ve onlara ihsanda bulunmayı terk etmektir. 3- Yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak: Malını almak, ırzı hakkında konuşup aşağılamak vb. nedenler ile söylenen, doğru olmayan asılsız her sözdür. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yalan söylemenin çirkinliği ve toplum üzerindeki kötü etkisine vurgu yapmak için defalarca uyarmıştır. Sahabeler Peygamberimize duydukları şefkatten ve onu rahatsız eden şeye duydukları rahatsızlıktan dolayı susmasını arzu etmişlerdir.

Faydalar
  1. Günahların en büyüğü Allah'a şirk koşmaktır. Onu günahların en kötüsü ve en büyüğü kılmıştır. Yüce Allah'ın şu buyruğu bunu teyit etmektedir: {Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Bunun dışında kalanları (günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar.} [Nisâ Suresi: 48]
  2. Ana baba hakkının büyüklüğü ifade edilmiştir. Onların hakkı Allah Teâlâ'nın hakkı ile birlikte zikretmiştir.
  3. Günahlar, büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Büyük günahlar; had ve lanet gibi dünyada cezası bulunan ya da Cehennem'e girmek gibi uhrevi tehdit içeren bütün günahlardır. Büyük günahların bazısı haramlık hususunda diğerlerinden daha şiddetlidir. Büyük günahlar dışında kalan günahlar ise küçük günahlardır.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 172) (2654)، (8/ 4) (5976)، (8/ 62) (6273-6274). صحيح مسلم (1/ 91) (87). عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم (ص257) (380). شرح النووي على مسلم (2/ 81). الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري (2/ 149). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام (ص703). أعلام السنة المنشورة لاعتقاد الطائفة الناجية المنصورة، لحافظ بن أحمد الحكمي (ص111).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

(Dikkat edin!) Bunlar muhakkak azap olunuyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azap olunmuyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmazdı, (iyice temizlenmezdi). Diğeri ise kovuculuk yapardı

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قَالَ: مَرَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِقَبْرَيْنِ، فَقَالَ: «إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ، وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ، أَمَّا أَحَدُهُمَا فَكَانَ لاَ يَسْتَتِرُ مِنَ البَوْلِ، وَأَمَّا الآخَرُ فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ» ثُمَّ أَخَذَ جَرِيدَةً رَطْبَةً، فَشَقَّهَا نِصْفَيْنِ، فَغَرَزَ فِي كُلِّ قَبْرٍ وَاحِدَةً، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، لِمَ فَعَلْتَ هَذَا؟ قَالَ: «لَعَلَّهُ يُخَفِّفُ عَنْهُمَا مَا لَمْ يَيْبَسَا».
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu: «(Dikkat edin!) Bunlar muhakkak azap olunuyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azap olunmuyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmazdı, (iyice temizlenmezdi). Diğeri ise kovuculuk yapardı.» Sonra Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yaş bir hurma dalı aldı ve ikiye ayırdı. Birini bir mezarın üzerine diğerini de diğer mezarın üzerine dikti. Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Bunu neden yaptın diye sordular. Bunun üzerine Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Umulur ki, bunlar yaş olarak kaldığı müddetçe azapları hafifler.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu: Bu iki kabrin sahibi muhakkak azap olunuyorlar. Azap gördükleri şey Allah katında büyük olsa bile sizin nazarında büyük bir şey değildir. Onlardan biri tuvalet ihtiyacını giderirken idrarının bedenine ve elbisesine bulaşmasını önemsemezdi. Diğeri ise insanlar arasında kovuculuk yapardı. Zarar vermek kastıyla insanların arasını nifak ve fitneye sokmak amacıyla başkalarının sözlerini aktarırdı.

Faydalar
  1. Kovuculuk ve idrardan sakınmamak büyük günahlardandır ve kabir azabına vesile olur.
  2. Allah Teâlâ -kabir azabı gibi- gaybî bazı hususları Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nübüvvetinin delili olarak göstermiştir.
  3. Yaş hurma dalını ikiye ayırıp kabre koymak Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e has bir husustur. Çünkü Yüce Allah bu iki kabir sahibinin halini ona göstermiştir. Bu konuda başkası ona kıyas edilemez. Çünkü hiçbir kimse kabirde yatanların ahvalini bilemez.
Kaynakça

صحيح البخاري (1/ 53) (218). صحيح مسلم (1/ 240) (292). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص43). خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، لفيصل آل مبارك (ص22). الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 29).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnat ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biten, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir.

عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: «أتدرون من المفلس؟» قالوا: المُفْلِس فينا من لا دِرهَمَ له ولا مَتَاع، فقال: «إن المفلس من أمتي من يأتي يوم القيامة بصلاة وصيام وزكاة، ويأتي وقد شَتَمَ هذا، وقذف هذا، وأكل مال هذا، وسَفَكَ دم هذا، وضرب هذا، فيعطى هذا من حسناته، وهذا من حسناته، فإن فنيت حسناته قبل أن يُقْضَى ما عليه، أخذ من خطاياهم فَطُرِحتْ عليه، ثم طُرِحَ في النار».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Ashab: Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnat ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biten, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir." buyurdular.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Allah Rasulü –sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına -radıyallahu anhum- şöyle sormuştur: "Müflisin kim olduğunu biliyor musunuz?" Onlar da insanlar arasında bilinen tarifini yaparak, parası ve malı olmayan fakir kimsedir, dediler. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-; onlara bu ümmetin müflisinin kıyamet günü namaz, oruç ve zekat gibi çokça salih amellerle, azametli hayır hasenatla geleceğini, ama falancaya sövdüğü, filancaya vurduğu, falancanın malını aldığı, filancaya zina iftirası attığı, falancanın kanını döktüğü için insanlar ondan hakkını almak isteyecekler, dünyada alamadıklarını ahiret de alacaklardır. Ondan kısas yapılarak; onun hasenatından adalet gözetilerek alınıp hak sahiplerine verilecektir. İyilikleri tükendiğinde hak sahiplerinin günahları onun üzerine yüklenilip, sonra da cehenneme atılacağını haber vermiştir.

Kaynakça

- رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428ه . - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418ه - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Helak eden yedi şeyden sakının!

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ»، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا هُنَّ؟ قَالَ: «الشِّرْكُ بِاللهِ، وَالسِّحْرُ، وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللهُ إِلَّا بِالْحَقِّ، وَأَكْلُ الرِّبَا، وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ، وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ، وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ الْغَافِلَاتِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Helak eden yedi şeyden sakının!» Sahabeler: Ya Rasûlallah! "Onlar nelerdir?" diye sordular. Rasûlullah: «Allah'a şirk koşmak, sihir yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında cepheden kaçmak, iffetli, kendi halinde Mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır.» diye buyurdu.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-, ümmetine yedi helak edici günahlardan kaçınmasını emretmiştir. Kendisine bu günahların ne olduğu sorulunca, bunları şöyle açıklamıştır: Birincisi: Yüce Allah'a şirk koşmaktır. Bu da O'na hangi şekil ve biçimde olursa olsun eş ve benzerler edinmek ve ibadet çeşitlerinden herhangi birisini Allah Teâlâ'dan başkasına sarf etmek ile olur. İlk olarak bu günahlar içinde şirki saymıştır. Zira şirk günahların en büyüğüdür. İkincisi: Sihir yapmaktır. Düğüm atmak, muska, (sözde) ilaç ve duman çıkaran şeyleri yakmaktan ibarettir. Sihir yapılan kimsenin hastalanması ve vefat etmesi gibi bedenine tesir eden ya da karı kocanın arasını ayırma gibi sonuçlar doğuran şeytani bir iştir. Sihrin büyük bir çoğunluğu şirk koşarak ve pis nefislerin (Şeytan ve cinler) sevdiği şeyleri yapıp onlara yakınlaşarak elde edilir. Üçüncüsü: Yüce Allah'ın yasakladığı insanı öldürmektir. İslam şeriatına uygun bir şekilde hakimin uyguladığı had cezaları bundan müstesnadır. Dördüncüsü: Faiz yiyerek ya da başka yollarla kendisine fayda sağlamaktır. Beşincisi: Babası ölen buluğ çağına ermemiş yetim çocuğun malını haksız yere yemektir. Altıncısı: Kâfirlere karşı yapılan savaştan kaçmaktır. Yedincisi: İffetli hür kadınlara zina iftirasında bulunmaktır. Aynı şekilde iffetli erkeklere atılan iftiralar da bu kapsamda değerlendirilir.

Faydalar
  1. Büyük günahlar burada sayılan yedi günah ile sınırlı değildir. Bu yedi günah büyüklüğü ve tehlikesinden dolayı özellikle zikredilmiştir.
  2. Kısas, riddet/dinden dönme ve zina eden evli kimselere uygulanan cezalarla bir cana kıymak caiz olur. Bunun kararını verecek makam ise dine göre hüküm veren hakimdir.
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 10) (2766). صحيح مسلم (1/ 92) (89). شرح صحيح البخارى لابن بطال (8/ 489). الملخص في شرح كتاب التوحيد، للشيخ صالح الفوزان (ص201).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Öyle bir söz biliyorum ki, eğer onu söylerse kendisinden bu hal gider. Eğer ''Şeytan'dan Allah'a sığınırım.'' derse kendisinden bu hal gider

عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ صُرَدٍ رضي الله عنه قَالَ: كُنْتُ جَالِسًا مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَرَجُلاَنِ يَسْتَبَّانِ، فَأَحَدُهُمَا احْمَرَّ وَجْهُهُ، وَانْتَفَخَتْ أَوْدَاجُهُ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنِّي لَأَعْلَمُ كَلِمَةً لَوْ قَالَهَا ذَهَبَ عَنْهُ مَا يَجِدُ، لَوْ قَالَ: أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ، ذَهَبَ عَنْهُ مَا يَجِدُ» فَقَالُوا لَهُ: إِنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «تَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ»، فَقَالَ: وَهَلْ بِي جُنُونٌ؟
Süleyman b. Surad -radıyallahu anh-'dan rivayet edilen bir hadiste, o şöyle demiştir: Ben, peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber oturuyordum ve iki adam birbirine hakaret edip, küfrediyordu. Onlardan birinin yüzü kıpkırmızı oldu, boyun damarları şişti. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Öyle bir söz biliyorum ki, eğer onu söylerse kendisinden bu hal gider. Eğer ''Şeytan'dan Allah'a sığınırım.'' derse kendisinden bu hal gider.» Ona dediler ki: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Şeytan'dan Allah'a sığın.» O da: "Ben deli miyim ki?" dedi.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

İki adam Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in önünde birbirine küfür edip, sövüyordu. Onlardan birinin yüzü kıpkırmızı oldu, boynunu çevreleyen damarları şişti. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Ben öyle bir söz biliyorum ki; şayet bu öfkeli adam ''Kovulmuş Şeytan'dan Allah'a sığınırım'' derse öfkesi gider. Bunun üzerine o adama şöyle dediler: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- senin, Şeytan'dan Allah'a sığınmanı söyledi. Buna karşılık adam şöyle dedi: Ben deli miyim ki? Adam, sadece kendisine delilik isabet etmiş kimsenin Şeytan'dan sığınacağını zannetti.

Faydalar
  1. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ortada bir sebep olduğu zaman irşat etme ve yönlendirmedeki hırsı anlatılmıştır.
  2. Öfke, Şeytan'dandır.
  3. Öfke halinde kovulmuş Şeytan'dan, Allah'a sığınılması emredilmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: (Eğer Şeytan'dan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah’a sığın. )
  4. Hakaret ve buna benzer küfürleşmelerden sakındırılmış ve bu ikisine karşı uyarı yapılmıştır. Çünkü bu ikisi, insanlar arasında birçok fesada yol açar.
  5. Nasihatın, onu duymayan kimselere de ulaştırılması gerekir ki ondan faydalansınlar.
  6. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- öfkeden sakındırmıştır. Çünkü öfke, şerre ve pervasızca tehlikeye atılmaya sebep olur. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yalnızca Allah'ın yasakları delindiği zaman öfkelenirdi. Bu tür öfke ise övülen bir öfkedir.
  7. Nevevî -rahimehullah- "Ben deli miyim ki?" sözü için şöyle demiştir: Bu sözün sahibinin, münafık veyahut kaba bir bedevi olması muhtemeldir.
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 124) (3282). صحيح مسلم (4/ 2015) (2610). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 110). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص50). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (1/ 270). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 78).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

İftiraların en büyüğü kişinin kendi babasından başkasına nesep (soy) iddiasında bulunması, görmediği rüyayı gördüğünü iddia etmesi, Allah Rasulü'nün -sallallahu aleyhi ve sellem- söylemediği bir sözü ona nispet etmesidir.

عن وَاثِلَةَ بن الأَسْقَعِ ـ رضي الله عنه ـ مرفوعاً: «إن من أعظم الفِرَى أن يَدَّعِيَ الرجلُ إلى غير أبيه، أو يُرِي عَيْنَهُ ما لم تَرَ، أو يقول على رسول الله صلى الله عليه وسلم ما لم يَقْلْ».
Ebul-Eska' Vasile İbni-l Eska'dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: İftiraların en büyüğü kişinin kendi babasından başkasına nesep (soy) iddiasında bulunması, görmediği rüyayı gördüğünü iddia etmesi, Allah Rasulü'nün -sallallahu aleyhi ve sellem- söylemediği bir sözü ona nispet etmesidir.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Şüphesiz ki Allah Teâlâ adına söylenmiş en büyük yalanlardan bir tanesi kişinin kendisini gerçek babasından başka birisine ya da birisinin onu babasından başka birisine nispet edip, onun da bunu ikrar etmesidir. İşte bu en kötü yalanlardan biridir. Yine Allah Teâlâ katında yalanın en kötü ve en büyüğünden birisi de rüyasında görmediği halde bir şeyi rüyasında gördüğünü iddia etmesidir. Aynı zamanda Allah Teâlâ'nın katında yalanın en şiddetlisi ve en büyüğü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in söylemediği, yapmadığı ve ikrar etmediği halde bir şeyi ona nispet etmesidir.

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد الناصر، دار طوق النجاة. - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418ه. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ. - كنوز رياض الصالحين»، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا- الطبعة الأولى1430ه. - دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان بن إبراهيم البكري الصديقي الشافعي اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة . - شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı

عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ المؤْمنينَ رَضيَ اللهُ عنها قَالَت: قُلْتُ لِلنَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: حَسْبُكَ مِنْ صَفِيَّةَ كَذَا وَكَذَا، -قَالَ أَحدُ الرُّوَاةِ: تَعْنِي قَصِيرَةً- فَقَالَ: «لَقَدْ قُلْتِ كَلِمَةً لَوْ مُزِجَتْ بِمَاءِ الْبَحْرِ لَمَزَجَتْهُ» قَالَتْ: وَحَكَيْتُ لَهُ إِنْسَانًا، فَقَالَ: «مَا أُحِبُّ أَنِّي حَكَيْتُ إِنْسَانًا وَأَنَّ لِي كَذَا وَكَذَا».
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Safiyye'nin şöyle şöyle oluşu sana yeter, dedim. -Ravilerden biri, bu sözle Âişe -radıyallahu anha-'nın onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor-. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı» buyurdu. Âişe dedi ki, ben bir başka gün de kendisine bir insanın durumunu taklit ederek anlatmıştım. Bunun üzerine de Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bana dünyanın en kıymetli şeylerini verseler, ben yine de bir insanı hoşlanmayacağı bir şekilde taklit edip anmayı kesinlikle istemem.» buyurdu.
Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle dedi: Safiyye -yani Müminlerin annesi- hakkında sana yeter. Onun bedensel kusurlarından biri de kısa boylu olmasıdır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Bir söz söyledin ki, deniz suyuna karışsa onu alt eder, değiştirir ve bozar." dedi. Âişe -radıyallahu anha-: "Bir gün de bir insanın (kusurlarını) taklit ederek konuşmuştum." dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Bana dünyanın en büyük serveti verilse bile, bir başkasını kusuruyla anmayı, onu küçük düşürmek için taklidini yapmayı veya onun gibi konuşmayı asla istemem" diye buyurdu.

Faydalar
  1. Gıybetten sakındırma ve korkutma ifade eder.
  2. İnsanları tahkir etmek ve küçük görmek amacıyla fiziksel özelliklerini anlatarak onların taklidini yapmak haram kılınmış bir gıybettir.
  3. Bedensel kusurları anlatmak gıybetin bir parçasıdır.
  4. el-Kâdî Îyâz -rahimehullah- şöyle demiştir: Karıştırmak; başka bir şeyi ona ekleyerek değiştirmektir. Anlamı şudur: Eğer bu gıybet, denize karıştırılabilecek bir şey olsaydı, denizin o kadar çok ve bol suyuna rağmen onun halini (rengini/tadını) kesinlikle değiştirirdi. Durum böyleyken, içine bu gıybetin karıştığı azıcık (salih) amellerin hali nice olur!
  5. Hadis, eşler arasında yaşanan kıskançlıkların bir kısmını açıklamaktadır.
  6. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- münkeri, kötülüğü tasvip etmemiştir.
  7. Allah Teâlâ’nın rızası ve gazabından emin olma durumu ile karşılaştırıldığında; dünyanın ve içindekilerin ne kadar küçük, değersiz ve ehemmiyetsiz olduğunu anlaşılmaktadır.
  8. İslam güzel ahlak dinidir ve insanların saygınlığına, sözle veya fiille dil uzatılmamasını emreder. Çünkü saygınlığa dil uzatılması Müslümanlar arasında düşmanlık ve kin doğurur.
Kaynakça

سنن أبي داود (7/ 237) (4875). سنن الترمذي (4/ 275) (2502). مسند أحمد (41/ 433) (24964). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (3/ 25). مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، للقاري (7/ 3046). التيسير بشرح الجامع الصغير، للمناوي (2/ 339). فيض القدير شرح الجامع الصغير، للمناوي (5/ 411).

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 46
46 hadis
  1. Allah -Azze ve Celle- Kıyamet Günü gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya toplayacaktır. Her hain için (ihanetini teşhir eden) bir sancak dikilir ve: 'İşte bu, falan oğlu falanın ihanetidir!' denilir
  2. ‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?
  3. (Dikkat edin!) Bunlar muhakkak azap olunuyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azap olunmuyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmazdı, (iyice temizlenmezdi). Diğeri ise kovuculuk yapardı
  4. "Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnat ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biten, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir.
  5. Helak eden yedi şeyden sakının!
  6. Öyle bir söz biliyorum ki, eğer onu söylerse kendisinden bu hal gider. Eğer ''Şeytan'dan Allah'a sığınırım.'' derse kendisinden bu hal gider
  7. İftiraların en büyüğü kişinin kendi babasından başkasına nesep (soy) iddiasında bulunması, görmediği rüyayı gördüğünü iddia etmesi, Allah Rasulü'nün -sallallahu aleyhi ve sellem- söylemediği bir sözü ona nispet etmesidir.
  8. Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı
  9. Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsaydı, mutlaka üçüncüsünü de isterdi
  10. «Zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.»
  11. Zandan sakınınız. Çünkü zan (yersiz itham), sözlerin en yalan olanıdır
  12. Müslümana sövmek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür
  13. Kovculuk yapan Cennet'e giremez
  14. 'Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır'' buyurmuştu. Ashâb–ı kirâm: Yâ Rasûlallah! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince: “Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver'' buyurdu.
  15. 'Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''
  16. Allah katında erkeklerin en sevimsizi husumet ve düşmanlığı şiddetli olandır
  17. Çok lanet edenler, Kıyamet Günü ne şahitlik yapacaklar, ne de şefaatçi olacaklardır
  18. «Her kim kendini büyük görürse ve yürüyüşünde böbürlenirse huzuru ilâhiye Allah kendisine gazaplı olduğu halde çıkar.»
  19. «Bir topluluğu güldürmek için yalan söyleyen kimseye yazıklar olsun, yazıklar olsun!»
  20. Hemmâm b. Hâris'in Mikdâd -radıyallahu anh-'den rivâyet ettiğine göre, bir adam Osman -radıyallahu anh-'i övmeye başlayınca, Mikdâd da dizleri üstüne çökerek metheden kişinin yüzüne çakıl taşları atmaya başladı. Bunun üzerine Osman ona:Ne yapıyorsun öyle? deyince Mikdâd:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Meddahları/çok övenleri gördüğünüz zaman yüzlerine toprak serpiniz" buyurdu, diye cevap verdi.Müslim rivayet etmiştir.
  21. Zulümden sakınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde (zalime) zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helak etmiş,
  22. Allah Teâlâ, zalime vakit verir, bir kerede ansızın onu yakaladı mı, artık bırakmaz (onun için kurtuluş yoktur
  23. Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam güzel elbisesini giymiş, saçını taramış, çalım satarak yürüyordu.
  24. "Üç kimse vardır ki kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz ve onlara bakmaz."
  25. "Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, cennete giremez."
  26. Allah’ın rızası gözetilerek öğrenilmesi gereken bir ilmi, yalnızca dünya malından bir menfaat elde etmek amacıyla öğrenen kimse, Kıyamet Günü Cennet'in kokusunu bile bulamayacaktır
  27. Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu
  28. Yalan olduğunu zannettiği bir hadisi benden nakleden kimse yalancılardan biridir
  29. Esmâ -radıyallahu anhâ- şöyle dedi: Bir kadın:Ey Allah'ın Rasûlü! Benim bir kumam var. Kocamın bana vermediği bir şeyi, verdi diye kumama karşı gösteriş yapsam, bunun bana bir günahı olur mu? diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:"Kendisine verilmemiş bir şey ile doymuş görünen kişi, iki sahte elbise giyerek gösteriş yapan kimse gibidir" buyurdu.''
  30. "Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum olan haddi aşmadıkça sövmeyi ilk başlatana aittir."
  31. "Şayet sen, Müslümanların kusurlarını araştırırsan onları kötülüğe sevk etmiş olursun yahut kötülüğe düşürmen çok yakın olur"
  32. İbn Mes'ûd -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Bir gün kendisine bir adam getirilerek, "Bu, sakalından şarap damlayan falanca kişidir" denildiğini bunun üzerine kendisinin de şu cevabı verdiğini bildirmektedir: Biz ayıp ve kusur araştırmaktan menedildik. Kendiliğinden bir kusur veya ayıp ortaya çıkarsa biz onun gereğini yaparız.''Hasen Sahih Hadis,Ebû Dâvûd, Buhâri ve Müslim'in rivayet şartına uygun olarak rivayet etmiştir.
  33. «Bir Müslüman’ın (din) kardeşine üç (gün)den fazla küsmesi helal olmaz. Kim (Müslüman kardeşine) üç günden fazla küser de (böyle küs haliyle) vefat edecek olursa cehenneme girmeyi hak etmiş olur.»
  34. «Kim, bir adamın karısını veya kölesini ayartıp aldatırsa bizden değildir.»
  35. «(Müslüman) kardeşine bir sene küs duran kimse onun kanını dökmüş gibi olur.»
  36. Şeytan, Arap Yarımadası'nda namaz kılanların kendisine ibadet etmelerinden ümidini kesmiştir. Ancak onları birbirlerine düşürmeye, aralarını açmaya çalışacaktır
  37. Allah dünyada insanlara haksız yere eziyet edenlere, mutlaka azap eder
  38. «Kim, işlemediği bir suçtan ötürü kölesini döver veya tokatlarsa, bunun kefareti o köleyi azat etmesidir.»
  39. «Cihada çıkan erkeklerin geride bıraktıkları hanımları, cihada çıkmayan erkeklere kendi anneleri gibi haramdır.»
  40. Erkek, erkeğin avret yerine, kadın da kadının avret yerine bakamaz
  41. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kaza' türü tıraşı yasakladı
  42. Ömer -radıyallahu anh-’ın yanındaydık o şöyle dedi: «Tekellüf (etmek) bize yasak edildi
  43. Kim benim adıma bilerek yalan uydurursa, Cehennem'deki yerine hazırlansın
  44. Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi iyi bir Müslüman olmasının alametlerindendir
  45. Bırakın şu işi! Çünkü bu, kötü ve iğrenç bir çağrıdır
  46. Onu lânetlemeyin! Allah’a yemin ederim ki onun Allah’ı ve Resûlü’nü sevdiğini biliyorum

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com