Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına: "Müflis olanın kim olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. Sahabeler: "Aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir." dediler. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- "Kıyamet günü ümmetimden iflas etmiş kimse; namaz, oruç ve zekât gibi salih amel işleyen ve bununla beraber bir kimseye lanet eden, birine söven, birinin namusuna iftira atan, birinin malını yiyen ve bunu inkâr eden, birinin kanını akıtan ve o kimseye zulmeden, birine vuran ve o kimseyi küçük görendir" diye buyurdu. Zulmettiği kimseye onun iyiliklerinden verilir. Hakların iadesi ve yapılan zulümlerin hesabı görülmeden iyilikleri tükenirse mazlumun günahları alınıp zalimin defterine yazılır. Sonra da zalim kendisinde hiçbir hasenatı olmadan ateşe atılır.
- Haramlara düşmekten, özellikle de kulların maddi ve manevi haklarına ilişkin olanlardan sakındırılmıştır.
- Yaratılmışların kendi aralarındaki hakları karşılıklı anlaşmazlığa dayalıdır. Yaratıcının kendisine koşulan şirk dışındaki hakları ise mağfirete dayanmaktadır.
- Dinleyiciyi cezbeden, dikkatini çeken ve ilgisini uyandıran diyalog yöntemi, özellikle eğitim ve rehberlikte kullanılmalıdır.
- Gerçek müflisin anlamı açıklanmıştır. O da Kıyamet gününde iyilikleri alacaklıları tarafından elinden alınan kimsedir.
- Ahiretteki kısas, tüm hasenatı kapsayabilir, öyle ki onlardan hiçbir şey kalmaz.
- Allah'ın yaratılmışlara muamelesi adalet ve hakkaniyete dayanmaktadır.
صحيح مسلم (4/ 1997) (2581). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 312). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (1/ 241). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 527).