Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Aslında Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak amacıyla öğrenilmesi gereken şer'î/dînî bir ilmi; mal veya makam gibi dünyalık bir pay ve menfaat elde etmekten başka bir gaye gütmeksizin öğrenen kimse, kıyamet gününde cennetin kokusunu dahi duyamaz.»
- İlim öğrenmede ihlasın (samimiyetin) farz olduğu ve buna teşvik edildiği açıklanmıştır.
- Şer‘î ilmi riya için veya dünyalık elde etmeye bir araç olarak edinmekten şiddetle sakındırma ve bunun büyük günahlardan olduğunun belirtilmesi.
- Kim Allah Teâlâ’nın rızasını gözeterek ilim talep ederse ve bunun sonucunda dünya nimetleri kendiliğinden ona ulaşırsa, bunları alması caizdir ve bu durum ona zarar vermez.
- Sindî -rahimehullah- şöyle demiştir: “‘Cennetin kokusu’ ifadesindeki ‘عَرْف’ kelimesi, koku anlamındadır. Burada Cennet'e girmesinin haram kılınmasının şiddetini ifade etmek için böyle bir anlatım kullanılmıştır. Çünkü bir şeyin kokusunu dahi alamayan kimse, o şeye ulaşamaz.”
- Allah’ın rızasının gözetilmesi gereken bir ilmi sırf bir iş/meslek edinmek veya başka dünyevî amaçlar elde etmek için öğrenen kimsenin, bu niyetinden dolayı Allah’a tevbe etmesi gerekir. Allah Teâlâ, kendisine lütuf ve ihsanı bol olan yüce Allah’tır; samimi tevbe ettiği takdirde önceki bozuk niyetini bağışlar.
- Bu uyarı, şer‘î ilim talep eden kimse hakkındadır. Ancak dünya menfaati elde etmek amacıyla mühendislik, kimya ve benzeri dünyevî ilimlerden birini öğrenen kimsenin niyeti bu konuda kendisine aittir.
سنن أبي داود (5/ 504) (3664). سنن ابن ماجه (1/ 169) (252). مسند أحمد (14/ 169) (8457). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 477). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (16/ 507). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 957). بهجة الناظرين، لسليم الهلالي (2/ 447). عون المعبود شرح سنن أبي داود، العظيم آبادي (10/ 70). حاشية السندي على سنن ابن ماجه، لمحمد التتوي (1/ 110).