İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Cami Ahkamı

34 hadis

''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi.

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: «بَينَمَا النَّاس بِقُبَاء في صَلاَة الصُّبحِ إِذْ جَاءَهُم آتٍ، فقال: إِنَّ النبِيَّ صلى الله عليه وسلم قد أُنزِل عليه اللَّيلةّ قرآن، وقد أُمِرَ أن يَستَقبِل القِبْلَة، فَاسْتَقْبِلُوهَا، وكانت وُجُوهُهُم إلى الشَّام، فَاسْتَدَارُوا إِلى الكَّعبَة».
''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi. Bu sırada Kubalıların yüzleri, Şam bölgesine doğru bulunuyordu. Bu ifade üzerine derhal Kâbe’ye döndüler.''
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Sahabelerden biri Medine'nin açıklarında olan Kubâ mescidine doğru çıktı.Kuba ehline kıblenin nesh olduğu haberini ulaşmamış olarak buldu.Hala birinci kıbleye doğru kılıyorlardı.Onlara kıbleyi Kâbe'ye doğru çevirmeleri haberini verdi.Şüphesiz ki bu konuda Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an inmiş -Allah Teâlâ'nın şu sözüne işaret ediyordu:(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.)Bakara:144. Ayet.-Sallallahu aleyhi ve sellem- kıbleye yöneldi.Fıkhetmelerinden,hemen ve doğru anlayışlarından Beyti'l-Makdis'ten -birinci kıbleleri olan- ikinci kıbleleri olan Ka'be'yi Müşerrefe'ye döndüler.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381هـ. تنبيه الأفهام، للعثيمين -طبعة مكتبة الصحابة الامارات -مكتبة التابعين- القاهرة- الطبعة الأولى 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Saflarınızı düzeltiniz. Çünkü safların düz ol­ması namazın tamamındandır (kemalindendir)

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «سَوُّوا صُفُوفَكُمْ، فَإِنَّ تَسْوِيَةَ الصَّفِّ مِنْ تَمَامِ الصَّلَاةِ».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Saflarınızı düzeltiniz. Çünkü safların düz ol­ması namazın tamamındandır (kemalindendir).»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kılanların saflarını düzeltmelerini emrediyor. Safta bazılarının ileri bazılarının geri durmamasını ve safları düzeltmenin namazın tamamından, kemalinden olduğunu, safın eğri olmasının da namazda bir kusur veya eksiklik olmasına sebep olduğunu bildirmektedir.

Faydalar
  1. Namazı tamamlayan ve noksanlıktan uzak tutan her şeye özen göstermenin meşru olduğu ifade edilmiştir.
  2. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, eğitim ve öğretmedeki hikmetli oluşu ifade edilmiştir. Bir şeyin hükmünü sebebe bağlamıştır ki, Allah'ın şeriatının hikmeti ortaya çıksın ve nefisler dine/şeriata uymak için harekete geçsin.
Kaynakça

صحيح البخاري (1/ 145) (723). صحيح مسلم (1/ 324) (433). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص127). تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 161). الإفهام في شرح عمدة الأحكام، لابن باز (ص173).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: «جاء أعرابِيُّ، فبَالَ في طَائِفَة المَسجد، فَزَجَرَه النَّاسُ، فَنَهَاهُمُ النبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلمَّا قَضَى بَولَه أَمر النبي صلى الله عليه وسلم بِذَنُوب من ماء، فَأُهرِيقَ عليه».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: "Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Cehalet ve kabalık bedevilerin özelliklerindendir. Bunun sebebi onların, Allah Teâlâ'nın, Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğini öğrenmeye uzak olmalarındandır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabıyla birlikte Mescid-i Nebevi'deyken bedevinin biri gelip, kendisini açık alanda gibi zannederek mescidin bir köşesine idrarını yaptı. Sahabeler mescidin hürmetinden dolayı onun yapmış olduğu bu hareketi büyük gördüler ve idrarını yaptığı esnada üzerine atıldılar. Ancak güzel ahlak sahibi, müjdeleme ve kolaylaştırma üzerine gönderilen Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, onların bunu yapmalarına izin vermedi. Çünkü bedevilerin ahvalini iyi bildiği için mescidin büyük bir kısmını kirletmesini ve idrarının kesilip de bedevinin onun görmesini istemiyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu, bedeviye yapacağı nasihati ve öğreteceği şeyi daha kolay kabul etmesi için yapmıştır. Onlara bedevinin bevlettiği yere büyük bir kova su dökerek orayı temizlemelerini emretmiştir.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah Teâlâ aranıza düşmanlık sokar ve birbirinizden yüz çevirirsiniz.»

عن النعمان بن بشير رضي الله عنه مرفوعاً: «لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُم أو لَيُخَالِفَنَّ الله بين وُجُوهِكُم». وفي رواية: «كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يُسَوِّي صُفُوفَنَا، حتى كَأَنَّمَا يُسَوِّي بها القِدَاح، حتَّى إِذَا رأى أَنْ قد عَقَلْنَا عَنهُ، ثم خَرَج يومًا فَقَام، حتَّى إِذَا كاد أن يُكَبِّرُ، فَرَأَى رَجُلاً بَادِيًا صَدرُهُ، فقال: عِبَادَ الله، لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُم أو لَيُخَالِفَنَّ الله بين وُجُوهِكُم».
Nu`mân b. Beşîr -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah Teâlâ aranıza düşmanlık sokar ve birbirinizden yüz çevirirsiniz.» Başka bir rivayette Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- okları düzeltir gibi saflarımızı düzeltirdi. Bizim buna alıştığımızı görünceye kadar böyle yapmaya devam etti. Kendisi bir gün namaza çıktı ve namaz kıldıracağı yerde durdu. Tam tekbir almak üzere iken göğsü saf hizasından dışarı çıkmış bir adam gördü. Bunun üzerine şöyle buyurdu: «Ey Allah'ın kulları! Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah Teâlâ aranıza düşmanlık sokar ve birbirinizden yüz çevirirsiniz.»
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- saflar dümdüz ve sık olmadığında Allah Teâlâ'nın safları çarpık olup dümdüz olmayan kimselerin arasına düşmanlık sokacağına ve bu sebeple birbirlerinden yüz çevireceklerine vurgu yapmıştır. Bu da safta duran bazı kimselerin önde olup arada boşluk bırakmasıyla olur. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- sözlü olarak ashabına öğrettiği gibi fiilî olarak da onların saflarını eliyle düzeltmiştir. Onların bunu anlayıp öğrendiklerine kanaat getirene kadar safları düzeltmeye devam etmiştir. Bir gün namaza başlayacağı vakit sahabelerden birinin göğsünün saf hizasından dışarı çıkmış olduğunu görünce çok kızmış ve; «Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah Teâlâ aranıza düşmanlık sokar ve birbirinizden yüz çevirirsiniz.» buyurmuştur.

Kaynakça

الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381ه. تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426ه. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم: «اللهُمَّ لَا تَجْعَلْ قَبْرِي وَثَنًا، لَعَنَ اللهُ قَوْمًا اتَّخَذُوا قُبُورَ أَنْبِيَائِهِمْ مَسَاجِدَ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa Allah lanet etmiştir.»
Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; kabrinin, insanların tazim ederek ibadet ettikleri ve oraya yönelip secde ettikleri bir tapınma yeri olmaması hususunda Rabbine dua etmiştir. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah Teâlâ'nın, peygamberlerin kabirlerini mescit edinen kimseleri rahmetinden kovup uzaklaştırdığını haber vermiştir. Çünkü bu kabirlerin mescit edinilmesi, ibadet edilmesine ve batıl inançlara vesile olur.

Faydalar
  1. Peygamber ve salihlerin kabirlerinde şeri haddin aşılması, Allah'ın dışında ibadet edilen yerler olmasına sebebiyet verir. Bundan dolayı şirke götüren vesilelerden sakınmak farzdır.
  2. Kabirde yatan kimseler Allah Teâlâ'ya ne kadar yakın olursa olsun, onların kabirlerine tazim ve ibadet etmek için gitmek caiz değildir.
  3. Kabirlerin üzerine mescitler inşa etmek haramdır.
  4. Mescitler inşa edilmemiş olsa bile kabirlerin olduğu yerde namaz kılmak haramdır. Ancak cenaze namazı kılınmadı ise o kılınır.
Kaynakça

مسند أحمد (12/ 314) (7358). فتح المجيد شرح كتاب التوحيد، لعبد الرحمن التميمي (1/ 434). القول المفيد على كتاب التوحيد، لمحمد بن عثيمين (1/ 434). الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص178). الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص194). التمهيد لشرح كتاب التوحيد، لصالح آل الشيخ (ص51). مشكاة المصابيح، للتبريزي (1/ 234).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»

عن علي بن الحسين: "أنه رأى رجلا يجيء إلى فُرْجَةٍ كانت عند قبر النبي صلى الله عليه وسلم فيدخل فيها فيدعو، فنهاه، وقال: ألا أحدثكم حديثا سمعته من أبي عن جدي عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال:« لا تتخذوا قبري عيدا، ولا بيوتكم قبورا، وصلوا علي، فإن تسليمكم يبلغني أين كنتم».
Ali bin Hüseyin -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: «Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrinin bulunduğu evin yanındaki gediğe gelen bir adam gördü. Adam o gediğe giriyor ve orada dua ediyordu. Ali bin Hüseyin -radıyallahu anhuma- adamı bu davranıştan yasakladı. Babam ve dedem tariki ile işittiğim bir hadisi sana nakledeyim dedi: Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»
İbn Ebî Şeybe rivayet etmiştirDereceBu hadis bütün yolları ve şahitleriyle birlikte sahihtir
Açıklama

Ali bin Hasen -radıyallahu anh- Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrinin yanında dua eden bir adam gördüğünü haber vermiştir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini bayram yerine çevirmenin yasaklandığı, evleri Allah’a ibadet ve zikirden kesintiye uğratmanın yasaklandığı ve kabristanlıklara benzetildiği hadisi delil getirerek onu bundan men etmiştir. Müslüman kimsenin selamının nerede olursa olsun Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ulaşacağını haber vermiştir.

Kaynakça

كتاب التوحيد، للإمام محمد بن عبد الوهاب، ت: د. دغش العجمي، مكتبة أهل الأثر, الطبعة الخامسة, 1435ه. الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد بن عبد العزيز السليمان القرعاوي, ت: محمد بن أحمد سيد, مكتبة السوادي، الطبعة: الخامسة، 1424ه. الملخص في شرح كتاب التوحيد، للشيخ صالح الفوزان, دار العاصمة, الطبعة الأولى، 1422ه. مصنف ابن أبي شيبة، تحقيق: كمال يوسف الحوت، نشر: مكتبة الرشد - الرياض، الطبعة: الأولى، 1409ه. تحذير الساجد من اتخاذ القبور مساجد, الألباني, المكتب الإسلامي - الطبعة: الرابعة.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ey Selime oğulları! Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır. Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır.

عن جابر رضي الله عنه قال: أراد بنو سلمة أن ينتقلوا للسكن قرب المسجد فبلغ ذلك رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال لهم: «إنه قد بلغني أنكم تُريدون أن تنتقلوا قُرب المسجد؟» فقالوا: نعم، يا رسول الله قد أردنا ذلك، فقال: «بَنِي سَلِمَة، دِيارَكُم، تُكتب آثارُكُم، ديارَكُم تُكتب آثاركُم». وفي رواية: «إن بكلِّ خَطْوَة درجة».
Cabir b.Abdullah -radıyallahu anh- merfû olarak rivayet ediyor: "Selime oğulları kabilesi mescide yakın bir yere taşınmak istediler. Bu durum Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ulaşınca, «Bana ulaşan habere göre siz mescidin yakınına taşınmak istiyormuşsunuz.» buyurdu. Onlar da: "Evet Yâ Rasûlallah! Bunu istiyorduk” dediler. Bunun üzerine Rasûlallah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Selime oğulları! Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır. Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır.» buyurdu. Bir rivayette ise «Her atılan adıma bir derece vardır.» buyurmuştur."
Buhârî buna benzer bir şekilde rivayet etmiştir - Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadisin Manası: Selime oğulları kabilesi mescide yakın bir yere taşınmak istediler. Kendi yurtları uzak olduğu için, yakın bir yere taşınmak istediler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- İmam Buharî'nin rivayetinde olduğu üzere Medine'nin boşalmasından hoşlanmıyordu. Medine'nin tümüyle yaşanılan bir yer olmasını istiyor, münafık ve kafirlerin gözüne büyük bir şehir olarak gözükmesini hedefliyordu. Bunu duyan Allah Rasûlü: «Bana ulaşan habere göre siz mescidin yakınına taşınmak istiyormuşsunuz.» diye onlara sordu. Onlar da: "Evet Yâ Rasûlallah! Bunu istiyorduk” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Selime oğulları! Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır. Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır.» buyurdu ve her atılan adıma bir derece olduğunu açıkladı. Ebu Hureyre -radıyallahu anh- mevkuf olarak rivayet ettiği hadiste şöyle demiştir: «Sevap bakımından en fazla olanınız evleri (camiye) en uzak olanınızdır.» Kendisine neden böyle olduğu sorulunca, «Çokça atılan adımlar sebebiyle» diyerek cevap vermiştir. İmam Malik el-Muvatta adlı eserinde rivayet etmiştir. Hadis no: 33. Ev camiye ne kadar çok uzak olursa, karşılığında verilen derece ve silinen günahlar bir o kadar çok olur. Elbette bu faziletli sevaba nail olabilmek için, kişi evinde güzelce abdest almalı, bir bineğe binmeden yürüyerek camiye gitmelidir. Atacağı adımların az yada çok olması arasında çok büyük bir farklılık yoktur. Kişinin camiye giderken attığı her bir adımında kendisine iki şey verilir. Bir derecesi yükselir ve işlemiş olduğu bir günahı silinir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sahabelerinden birisi merfû olarak rivayet eder ki: «Sizden biri güzelce abdest alır, sonra namaz kılmak için çıkarsa, sağ aya­ğını her kaldırışında Allah -Azze ve Celle- ona bir sevap yazar, sol ayağını her koydu­ğunda da Allah -azze ve celle- bir günahını siler. Yakın olsun uzak olsun durum böyledir.» Ebu Davûd, (563) rivayet etmiştir. Şeyh el-Elbanî Sahihu Ebi Davûd adlı eserinde Sahih Hadis demiştir. 3/97, hadis no:572. İbn Abbâs -radıyallahu anh-'den rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Rabbim Azze ve Celle bu gece en güzel surette İbn Abbâs dedi ki: Uykuda' bana göründü ve Ey Muhammed büyük ve ileri gelen melekler topluluğu hangi konuda münakaşa ediyorlar biliyor musun? diye buyurdu. Ben de "evet kefaretler ve dereceler hakkında dedim." Ardından "kefaret ve dereceler" nedir dedi?" Namazdan sonra mescitlerde kalıp, beklemek, cemaate yaya olarak yürümek her türlü zorlukta bile abdest organlarını iyice yıkamaktır." diye buyurdu. İmam Ahmed rivayet etmiştir. Hadis no: 3483. Şeyh el-Elbanî Sahihu'l-Cami'i-s-Sağîr ve Ziyadetuhu adlı eserinde Sahih Hadis demiştir. 3/97, hadis no: 572. Dereceleri elde etmek ancak şu hususları gerçekleştirmekle olur: 1-Camiye abdestli olarak gitmek 2-Sevap umarak gitmek. "Ameller niyetlerle olur. Her kimseye niyetinin karşılığı vardır." Muttefakun aleyh. 3-Evinden camiye gitmek için çıkmış olmak. 4-Mazeret dışında bineğe binmeden yürüyerek gitmek. Bir insanın mazereti varsa araba ile camiye gitmesinde bir beis yoktur. Tekerleklerin dönüşü adım yerine geçer. Her bir dönüş bir adım sayılır. Yere temas eden nokta tekerlek döndükçe bir tur sonra bir daha yere temas edecektir. Camiye yürüyerek gitmenin fazileti bir defa daha ortaya çıkmaktadır ki, Allah Teâlâ camiye gidiş ve dönüşte her adım için sevap yazmaktadır.

Kaynakça

كنوز رياض الصالحين، أ. د. حمد بن ناصر بن عبد الرحمن العمار، دار كنوز اشبيليا، الطبعة الأولى، 1430هـ. بهجة الناظرين، الشيخ: سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الكتاب غير نازل في الشاملة وحملته من المكتبة الوقفية، ولم أجد بيانات غير ما ذكرنا. نزهة المتقين، د. مصطفى سعيد الخن، د. مصطفى البغا، محي الدين مستو، علي الشرجبي، محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة الأولى. 1397هـ - 1977م. شرح رياض الصالحين، الشيخ: محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن للنشر، طبع عام 1426هـ. رياض الصالحين، د. ماهر بن ياسين الفحل، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة: الأولى، 1428هـ - 2007م. صحيح البخاري، محمد بن اسماعيل البخاري، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم، المؤلف: مسلم بن الحجاج أبو الحسن القشيري، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت. شرح الزرقاني على موطأ الإمام مالك، المؤلف: محمد بن عبد الباقي بن يوسف الزرقاني، تحقيق: طه عبد الرءوف سعد، الناشر: مكتبة الثقافة الدينية - القاهرة، الطبعة: الأولى، 1424هـ - 2003م. موطأ الإمام مالك، المؤلف: مالك بن أنس بن مالك الأصبحي، صححه ورقمه وخرج أحاديثه وعلق عليه: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت - لبنان، عام النشر: 1406هـ - 1985م. سنن أبي داود، المؤلف: أبو داود سليمان بن الأشعث الأزدي، المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد، الناشر: المكتبة العصرية، صيدا - بيروت. صحيح أبي داود - الأم، المؤلف: محمد ناصر الدين الألباني، الناشر: مؤسسة غراس للنشر والتوزيع، الكويت، الطبعة الأولى، 1423هـ - 2002م. مسند الإمام أحمد بن حنبل، المؤلف: أبو عبد الله أحمد بن محمد بن حنبل الشيباني، المحقق: شعيب الأرناؤوط - عادل مرشد، وآخرون، إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى، 1421هـ - 2001م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescitte temizlenmeden bırakılmış balgamı gördüm.»

عن أبي ذر رضي الله عنه قال: قال النبي صلى الله عليه وسلم :«عُرِضَتْ عَلَيَّ أعمالُ أُمتي، حَسَنُهَا وسَيِّئُهَا فَوَجَدتُ في مَحَاسِنِ أَعْمَالِهَا الأَذَى يُمَاطُ عَنِ الطَّرِيقِ، ووَجَدتُ في مَسَاوِئِ أَعْمَالِهَا النُّخَاعَةُ تَكُونُ في المَسْجِدِ لا تُدْفَنُ».
Ebu Zer el-Gıfari -radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:«Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescitte temizlenmeden bırakılmış balgamı gördüm.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Allah -Azze ve Celle- ümmetinin amellerini Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gösterdi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldu. Kötü amelleri arasında da mescitte temizlenmeden bırakılmış balgamı gördü. Bunun kaldırılması da gömmekle ya da başka bir şekilde olur.

Kaynakça

- دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لابن علان، نشر دار الكتاب العربي. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407هـ - 1987م. - شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426هـ. - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. الطبعة الأولى1418هـ. - صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 34
34 hadis
  1. ''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi.
  2. Saflarınızı düzeltiniz. Çünkü safların düz ol­ması namazın tamamındandır (kemalindendir)
  3. "Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."
  4. «Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah Teâlâ aranıza düşmanlık sokar ve birbirinizden yüz çevirirsiniz.»
  5. Allah'ım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen
  6. «Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»
  7. Ey Selime oğulları! Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır. Yurdunuzda oturunuz. Sizin (mescide gelmek için attığınız) adımlarınız yazılmaktadır.
  8. «Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescitte temizlenmeden bırakılmış balgamı gördüm.»
  9. Allah'ın en çok sevdiği yerler mescitlerdir. Allah'ın en çok buğz ettiği yerler de çarşı ve pazarlardır
  10. «Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»
  11. Şüphesiz bu mescitler, bu tür idrar ve pislikler için uygun değildir. Mescitler yalnızca Allah -Azze ve Celle-'yi anmak, namaz kılmak ve Kur'an okumak içindir
  12. Bir adam, mescitte yitiğini aradı, sonra da: Kızıl deveyi gören yok mu? diye bağırdı. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «(Onu) bulamayasın! Çünkü bu mescitler ne maksatla yapılmışsa onun için inşa edilmiştir.» buyurdular.
  13. "Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zira siz, Rasûlullah'ın mescidinde sesinizi yükseltiyorsunuz."
  14. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mahallelere mescit yapılmasını ve temizlenip güzel kokular ile kokulanmasını emretti.
  15. Onlar öyle bir topluluktur ki, içlerinden salih bir kul ya da salih bir adam öldüğünde onun kabrinin üzerine mescit bina eder,
  16. Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mescide çıktı ve ona: "Yâ Sumâme, yanında ne var (gönlünden ne geçiriyorsun ve benden ne umuyorsun)?" buyurdu. Sumâme: Gönlümde hayır (ümîdi) var yâ Muhammed! (Çünkü sen zulmetmezsin; ihsan ve in'âm edersin.) Eğer Sen beni öldürürsen, kanı değerli birini öldürmüş olursun. Eğer bana in'âm edersen ni'mete karşı şükredici bir kişiye in'âm etmiş olursun. Eğer (kurtuluş fidyem için) mal istersen, ne kadar dilersen işte malım, dedi.Bu konuşmadan sonra Sumâme bağlı olarak bırakıldı. Nihayet ertesi gün oldu, sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine ona hitaben: "Yâ Sumâme, gönlünde ne var; ne umuyorsun?" dedi. O da: Gönlümde dün Sana söylediğim şey vardır. Eğer ikram edersen, ni'mete karşı şükredici bir kimseye ikram etmiş olursun! dedi.Rasûlullah onu o gün de bağlı olarak bıraktı. Nihayet üçüncü gün olunca Rasûlullah yine: "Yâ Sumâme, yanında ne var?" buyurdu. Sumâme de: Yanımda dün Sana söylediğim şey var, dedi. Rasûlullah: "Sumâme'yi salıveriniz!" buyurdu. Sumâme bağından salıverilince, hemen mescidin yakınındaki bir suya gitti, yıkandı, sonra mescide girdi ve: Eşhedu en lâ ilahe ille İlâh ve eşhedu enne Muhammeden rasûlullah dedi ve şöyle devam etti: Yâ Muhammed! Vallahi şu yeryüzünde bana senin yüzünden daha düşman hiçbir yüz yoktu. Fakat bu sabah senin yüzün, bana yüzlerin en sevimlisi olmuştur. Vallahi dînlerden hiçbir din bana senin dîninden ziyâde düşman gelmezdi. Fakat bu sabah Sen'in dînin bana göre dinlerin en sevilmişidir. Vallahi beldelerden hiçbir belde bana senin belden kadar sevimsiz değildi. Fakat bu sabah senin belden bana beldelerin en sevimlisi oldu. Ey Rasûl! Ben umre yapmaya niyet ettiğim sırada senin süvarilerin beni yakalamışlardı. Şimdi senin görüşün nedir? Dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sumâme'yi (dünyâ ve âhiret saâdetiyle) müjdeledi ve umre yapmasını emretti. Sumâme umre yapmak için Mekke'ye varınca birisi ona: Dîninden başka bir dine mi döndün? dedi. O da: Hayır vallahi ben dinden çıkmadım. Fakat ben Allah'ın Rasûlü olan Muhammed'in beraberinde Müslüman oldum. Vallahi ben (sizin dîn dediğiniz müşrikliğe) dönmem ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o hususta izin vermedikçe size Yemâme'den bir buğday tanesi gelmeyecektir,dedi.Sahih-i Müslim.
  17. Allah için söyle! Sen Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bana: «Benim adıma sen cevap ver!» dediğini ve «Allahım! O'nu Rûhu'l-kudüs ile destekle!» buyurduğunu işittin mi? dedi. O da: Allah’ım! Evet, dedi.
  18. «Kim bir adamın yitiğini mescitte ararken duyarsa, ’’Allah onu sana buldurmasın!" desin. Çünkü mescitler, bu tür şeyler için bina edilmemiştir.»
  19. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimsenin mescidde bir şey sattığını yahut satın aldığını görürseniz ona; "Allah ticaretini kazançlı kılmasın!" deyin. Onda bağırarak kayıp eşya arayıp soruşturan bir kimse gördüğünüzde ise; “Allah onu sana geri çevirmesin!” deyin.»
  20. «Mescidlerde had cezaları uygulanmaz, kısas ve misilleme de yapılmaz.»
  21. Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için mescide bir çadır kurdurdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hendek harbinden (Medine'deki evine) dönüp geldiğinde, silâhını çıkarıp yerine koymuş ve yıkanmıştı. Bu sırada Cibrîl -aleyhi's-selâm- Peygamber'e geldi o sırada başındaki tozu silkeliyordu.Sen silâhını çıkarmışsın! Vallahi biz melekler henüz silâhlarımızı çıkarmadık. Haydi, onlara doğru yola çık! dedi.Peygamber: "Nereye doğru çıkıyoruz?" diye sordu. Cibril, Kurayzaoğullarının yurdunu işaret ederek: İşte şuraya! Dedi. Bunun üzerine Peygamber, Kurayza oğulları'na doğru hareket etti. Muhasaranın sonunda bunlar. Rasûlullah'ın hükmüme inip boyun eğdiler. Rasûlullah da bunlar hakkında'bir hüküm vermesini Sa'd b. Muâz'a havale etti. Sa'd da:Ben onlar hakkında şöyle hüküm veriyorum: Bunların harb edenleri Öldürülür. Kadınları ve çocukları esîr edilir, malları da taksîm olunur, dedi. Hişâm şöyle demiştir: Bana babam Urve, Âişe'den şöyle haber verdi: Sa'd ibn Muâz (Kurayza oğulları hakemliği ettiği günden evvelki gecede): Yâ Allah! Sen bilirsin ki, Rasûlü'nü tekzîb eden, vatanından çıkaran kavim kadar kendilerine harb ve cihâd etmek istediğim hiç bir kimse yoktur. Yâ Allah! Öyle zannediyorum ki, bizimle onların arasında artık yapılacak harb kalmamıştır. Şayet Kureyş ile başka bir harbimiz daha kaldı ise, Sen'in yolunda onlarla cihâd edeyim diye beni hayâtta bırak. Eğer aramızda harb kalmamış ise, bu yaramı deş de bu yüzden bana şehîdlik nasîb et! diye duâ etmiştir. Müteakiben boyun damarına kadar gelen şişlik deşildi. Mescid de Gıfâr oğulları'ndan bâzı kimselere âit bir çadır daha vardı. İşte bu Gıfârîler kendi hâllerinde oturup dururlarken bir de bakmışlar ki, kendilerine doğru kan akıp geliyor. Onlar: Ey çadır ehli! Sizin tarafınızdan bize doğru gelen bu kan nedir? Dediler. Meğer Sa'd'ın yarası akıp dururmuş. İşte Sa'd -radıyallahu anh- bu yaradan dolayı öldü.Sahih-i Buhârî.
  22. ‘’Onlara ilişme Ey Ebu Bekir! Çünkü bu günler bayram günleridir. Ve o günler Mina günleridir.’’
  23. Aişe der ki: O kadın bana gelir ve yanımda konuşurdu. Yanıma her oturmasında muhakkak: “Vişâh işinin olduğu gün Rabbimizin yarattığı acîb işlerdendir. Şüphesiz ki o küfür beldesinden beni kurtardı.” sözünü söylerdi. Buharî rivayet etmiştir.
  24. «Mescide tükürmek günahtır, kefareti de gömmmek (onu ortadan kaldırmaktır).»
  25. İnsanlar mescitler bina etme hususunda birbirlerine karşı övünmedikçe Kıyamet kopmaz
  26. «Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.»
  27. Her kim Allah için bir mescit inşa ederse, Allah o kimseye Cennet'te bu mescidin benzeri (bir köşk) inşa eder
  28. Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır
  29. Sizden biriniz mescide girdiğinde, iki rekât namaz kılmadan oturmasın
  30. Sizden birisi camiye girdiğinde «Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç! Camiden çıktığı zaman ise Allah'ım! Senin lütfundan isterim.» desin
  31. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldığında Güneş iyice doğuncaya kadar namaz kıldığı yerde otururdu
  32. Allah'ın kadın kullarının Allah'ın mescitlerine gitmelerine engel olmayın. Ancak onlar, koku sürünmemiş hâlde çıksınlar
  33. Sizden biri mescide girdiğinde Nebî -aleyhisselam-'a salat ve selam getirsin ve şöyle desin: Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç
  34. Yedi sınıf insan vardır ki, Allah Teâlâ onları, hiçbir gölgenin bulunmadığı günde arşının gölgesinde gölgelendirecektir

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com