عن عائشة رضي الله عنها قالت: "إن أم حبيبة اسْتُحِيضَتْ سبع سنين، فسألت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك؟ فأمرها أن تغتسل، قالت: فكانت تغتسل لكل صلاة".
Aişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre; Ümmü Habibe yedi sene istihâze oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sorduğunda kendisine yıkanmasını emretti. Âişe şöyle dedi: "Bunun üzerine Ümmü Habibe -radıyallahu anhâ- her namaz için yıkanırdı."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ümmü Habibe istihâzeden dolayı yıkanmanın gerekli olup olmadığını Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorduğunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, ona yıkanmasını emretmiş ve o da her namaz için yıkanmıştır. Ümmü Habîbe -radıyallahu anhâ- yedi sene ishihâze görmüştür.
Kaynakça
تأسيس الأحكام للنجمي، ط2، دار علماء السلف، 1414هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: "لا يَبُولَنَّ أحَدُكم في الماء الدَّائِم الذي لا يجْرِي، ثمَّ يَغتَسِل مِنه".
وفي رواية: "لا يغتسل أحدكُم في الماء الدَّائم وهو جُنُب".
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biri, durgun suya idrar yapıp sonra da o suda yıkanmasın!" Başka bir rivayette: "Sizden biriniz cünüp iken durgun suda yıkanmasın!" şeklindedir.
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- akmayan durgun suya idrar yapmayı yasaklamıştır. Çünkü bu durum suyun necasetle kirlenmesine ve idrarın taşıdığı hastalıkların suyu kullanan herkese zarar vermesine yol açar. Hatta suya idrarını yapan kimsenin kendisi orada yıkanıp bu suyu kullanabilir. Nasıl olur da daha sonra temizlenmek için yıkanacağı suya bevledebilir. Aynı zamanda cünüp olan kimsenin durgun suda yıkanmasını yasaklamıştır. Çünkü bu durum suyun pis ve necis olan şeylerle kirlenmesine sebebiyet verir.
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عمران بن حصين رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم رأى رجلًا مُعتزلًا، لم يُصَلِّ في القوم، فقال: (يا فلان، ما منعك أن تصلي في القوم؟) فقال: يا رسول الله أصابتني جنابةٌ، ولا مَاءَ، فقال: (عليك بالصَّعِيدِ، فإنه يَكْفِيَكَ).
İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'dan rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cemaatle beraber namaz kılmayıp ayrı duran bir adam görünce ona: Ey falanca! Cemaatle birlikte namaz kılmana engel olan şey nedir? diye sordu. Adam: Ey Allah'ın elçisi! Cünüp oldum.(Cünüplükten arınmak için yıkanabileceğim yanımda) su da yok, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Toprakla teyemmüm et. Zira (suyun yerine geçen) toprak senin için yeterlidir.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sahabelerine sabah namazının farzını kıldırdı.Namazını bitirince onlarla beraber namaz kılmayan bir adam gördü.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in tam bir yumuşak huylu olmasından ve Allah'a güzel davet uslubundan geri durma sebebini öğrenene kadar cemaatten geri kalmasından dolayı ona sert davranmadı.Ey falanca! Cemaatle birlikte namaz kılmana engel olan şey nedir? diye sordu.O da Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e -kendi zannınca- özrünü açıkladı.O da Cünüp olduğu.(Cünüplükten arınmak için yıkanabileceği yanında) su da olmamasıdır.Su bulup temizlenene kadar namazı erteledi.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'nın lütfundan onun için temizlenmekte kullanacağı su yerine toprağı uygun gördü.Zira (suyun yerine geçen) toprak senin için yeterlidir.
Kaynakça
الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضيَ اللهُ عنه: أَنَّهُ لَقِيَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي طَرِيقٍ مِنْ طُرُقِ الْمَدِينَةِ وَهُوَ جُنُبٌ، فَانْسَلَّ فَذَهَبَ فَاغْتَسَلَ، فَتَفَقَّدَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَلَمَّا جَاءَهُ قَالَ: «أَيْنَ كُنْتَ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ؟» قَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، لَقِيتَنِي وَأَنَا جُنُبٌ فَكَرِهْتُ أَنْ أُجَالِسَكَ حَتَّى أَغْتَسِلَ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «سُبْحَانَ اللهِ، إِنَّ الْمُؤْمِنَ لَا يَنْجُسُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, Medine sokaklarından birinde Ebû Hureyre ile karşılaştı. O esnada cünüp olan Ebû Hureyre, sessizce Peygamber’in yanından ayrılıp gidip gusletti. Geri döndüğünde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: 'Neredeydin ey Ebû Hureyre?' diye sordu. O da: 'Ey Allah’ın Rasûlü! Cünüptüm, bu hâldeyken temiz olmadan yanınızda oturmayı uygun görmedim' dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Subhânallah! Mümin asla necis (pis) olmaz!' diye buyurdu.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine sokakalrının birinde Ebû Hureyre -radıyallahu anh- ile karşılaştı.
Ebû Hureyre o sırada cünüptü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e duyduğu saygı ve hürmetten dolayı, cünüp hâlde onunla oturmayı ve konuşmayı uygun görmedi; zira bu hâlde necis olduğunu zannetmişti. Bu sebeple kimseye fark ettirmeden oradan ayrıldı, gidip gusletti. Ardından geri dönüp Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına oturdu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve selşlem- ona: “Nereye gitmiştin?” diye sordu. Bunun üzerine Ebû Hureyre (radıyallahu anh) durumu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlattı; cünüplük sebebiyle kendisini necis saydığı için onunla birlikte oturmayı uygun görmediğini söyledi. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hayretini ifade ederek şöyle buyurdu: Muhakkak ki Mümin; her hâlükârda temizdir; ister hayatta olsun ister vefat etmiş olsun, necis olmaz.
Faydalar
- Cünüplük, kişiyi sadece namaz kılmaktan, Mushaf'a dokunmaktan ve mescitte kalmaktan alıkoyar. Buna karşılık Müslümanlarla bir arada bulunmasına, onlarla oturup görüşmesine engel değildir. Cünüplük sebebiyle kişi necis de olmaz.
- Mümin, hayattayken de öldükten sonra da temizdir.
- Fazilet, ilim ve salâh sahibi kimselere saygı göstermek; onlarla bir araya gelirken ve meclislerinde bulunurken en güzel hâl ve en uygun görünüm üzere bulunmaya özen göstermek teşvik edilmiştir.
- Tâbi olanın (bir büyüğün, amirin veya liderin yanında bulunan kimsenin) kendisini takip ettiği kimseden ayrılmak istediğinde izin istemesinin meşru olduğu bu hadisten anlaşılmaktadır. Nitekim Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'ın kendisine haber vermeden ayrılmasını uygun görmemiştir. Çünkü izin istemek, güzel edep ve nezaketin bir gereğidir.
- Hayret veya şaşkınlık anında «Subhânallah» denilir.
- Bir kimsenin, dinî veya meşru bir maslahat bulunduğunda, normalde söylenmesinden haya edilen kendi durumunu dile getirmesi caizdir.
- Kâfir necistir (pistir); fakat onun bu necaseti (pisliği), inancının bozukluğundan/kötülüğünden dolayı manevi bir necasettir.
- Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadisten çıkarılacak edeplerden biri de şudur: Bir âlim, kendisine uyan bir kimsede doğruya aykırı olmasından korktuğu bir durum gördüğünde ona bunun sebebini sormalı, doğrusunu söylemeli ve hükmünü açıklamalıdır. En doğrusunu Allah bilir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 65) (285).
صحيح مسلم (1/ 282) (371).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 46).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص61).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 74).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ مَيْمُونَةُ أُمِّ المؤمِنينَ رضي الله عنها قَالتْ: وَضَعْتُ لِلنَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غُسْلًا، فَسَتَرْتُهُ بِثَوْبٍ، وَصَبَّ عَلَى يَدَيْهِ، فَغَسَلَهُمَا، ثُمَّ صَبَّ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ، فَغَسَلَ فَرْجَهُ، فَضَرَبَ بِيَدِهِ الأَرْضَ، فَمَسَحَهَا، ثُمَّ غَسَلَهَا، فَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ وَذِرَاعَيْهِ، ثُمَّ صَبَّ عَلَى رَأْسِهِ وَأَفَاضَ عَلَى جَسَدِهِ، ثُمَّ تَنَحَّى، فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ، فَنَاوَلْتُهُ ثَوْبًا فَلَمْ يَأْخُذْهُ، فَانْطَلَقَ وَهُوَ يَنْفُضُ يَدَيْهِ.
Müminlerin annesi Meymûne -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edilen bir hadiste, o şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yıkanması için su koydum. Bir bez ile görünmesini engelledim. İki eline su döktü ve onları yıkadı. Sonra sağ eliyle sol eli üzerine su döküp ellerini yıkadı. Sonra avret mahallini yıkadı. Sonra eliyle yere vurup elini toprağa sürdü. Sonra elini yıkadı. Sonrasında ağzını çalkaladı ve burnuna su çekti. Yüzünü ve kollarını yıkadı ve başından aşağı vücuduna su döktü. Daha sonra yıkandığı yerden biraz uzaklaşıp ayaklarını yıkadı. Devamında kendisine bir havlu uzattım. Fakat O, havluyu almadı, su ellerinden dökülerek gitti.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Müminlerin annesi Meymûne -radıyallahu anhâ- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in cünüp olunca temizlenmek için nasıl yıkandığını haber vermiş ve ona yıkanması için su koymuştur. Rasûlullah'ı bir örtüyle perdelemiş, bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle yapmıştır:
Birincisi: Elini su kabının içine sokmadan önce ellerine su döküp yıkadı.
İkincisi: Üzerindeki her türlü cünüplük izini temizlemek için sağ eliyle sol eline su döküp avret yerlerini yıkadı.
Üçüncüsü: Elini yere vurup meshetti. Sonra da eline bulaşmış şeyi gidermek için elini yıkadı.
Dördüncüsü: Ağzına su alıp çalkalayarak mazmaza yaptı sonra suyu dışarı tükürdü. Devamında burnunu temizlemek için nefes alarak suyu burnuna çekti ve sümkürdü.
Beşincisi: Yüzünü ve kollarını yıkadı.
Altıncısı: Başından aşağı su döktü.
Yedincisi: Vücudunun geri kalan kısmına su dökerek yıkadı.
Sekizincisi: Daha önce yıkamadığı ayaklarını olduğu yerden biraz uzaklaşarak başka bir yerde yıkadı.
Meymûne -radıyallahu anhâ- Rasûlullah'a kendisini kurulaması için bir havlu getirdi ama o havluyu almadı, vücudundan süzülen suyu eliyle silkeledi.
Faydalar
- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarının, onun hayatının en küçük ayrıntılarını ümmete öğretmek için anlatırken gösterdiği ihtimam ifade edilmiştir.
- Bu gusül alma şekli, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sabit olarak gelen cünüplükten temizlenmek için tam bir gusül alma şeklidir. Yeterli olan gusül almaya gelince, mazmaza ve istinşak ile birlikte bedenin tamamının yıkanmasıdır.
- Banyo yaptıktan veya abdest aldıktan sonra havlu ile kurulanmak veya kurulanmamak mubahtır.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 63) (276).
صحيح مسلم (1/ 254) (317).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص64).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 78).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ عَائِشَةَ أُمِّ المؤمنين رضي الله عنها قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا اغْتَسَلَ مِنَ الجَنَابَةِ، غَسَلَ يَدَيْهِ، وَتَوَضَّأَ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ، ثُمَّ اغْتَسَلَ، ثُمَّ يُخَلِّلُ بِيَدِهِ شَعَرَهُ، حَتَّى إِذَا ظَنَّ أَنَّهُ قَدْ أَرْوَى بَشَرَتَهُ، أَفَاضَ عَلَيْهِ المَاءَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ غَسَلَ سَائِرَ جَسَدِهِ، وَقَالَتْ: كُنْتُ أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ، نَغْرِفُ مِنْهُ جَمِيعًا.
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı gusül abdesti aldığı zaman önce ellerini yıkardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alır, sonra da gusül alırdı. Parmakları ile saç diplerine suyun gitmesinden emin olana kadar saçlarının arasını hilaller, üç kez başına su dökerdi. Sonra vücudunun geri kalan kısmını yıkardı. Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Ben ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kaptan yıkanır, her ikimiz de aynı kaptan su alırdık.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı gusül abdesti alacağı zaman önce ellerini yıkamakla başlardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alır, sonra da bütün bedenini yıkardı. Sonra parmakları ile saç diplerine ve derisine suyun gitmesinden emin olana kadar saçlarının arasını hilalleyerek suyu ulaştırırdı. Üç kez başına su döker ve sonra bedenin geri kalan kısmını yıkardı. Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Ben ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kaptan yıkanır, her ikimiz de aynı kaptan su alırdık.
Faydalar
- Geçerli ve kâmil olmak üzere gusül ikiye ayrılır. Geçerli gusül: Kişinin temizlenmeye niyet edip, mazmaza ve istinşâk ile birlikte bütün bedenini yıkamasıdır. Kâmil olan gusül ise; hadiste geldiği üzere bir kimsenin Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gusül aldığı gibi gusül almasıdır.
- Cünüplük tabiri kendisinden meni çıkan ya da meni gelmese bile cinsel ilişkide bulunan herkesi kapsar.
- Karı kocanın birbirlerinin avret yerlerini görmesi ve aynı kaptan yıkanması caizdir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 63) (272، 273).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 48).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص62).
خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، لفيصل آل مبارك (ص33).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أم سلمة رضي الله عنها قالت: «جاءت أمُّ سُلَيمٍ امرأةُ أَبِي طَلحة إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت: يا رسول الله، إنَّ الله لا يَسْتَحيِي من الحَقِّ، فهل على المرأة من غُسْلٍ إِذَا هِيَ احْتَلَمَت؟ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : نعم، إِذَا رَأَت المَاء».
Ümmü Seleme -radıyallâhu anhâ- şöyle dedi: Ebû Talha'nın hanımı Ümmü Süleym, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Kuşkusuz Allah, hakkın söylenmesinden haya etmez. Bir hanım ihtilam olduğu zaman gusül abdesti alması gerekir mi?" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Suyu (meniyi) gördüğü zaman evet (alması gerekir).» buyurdu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ümmü Suleym el-Ensâriyye -radıyallahu anhâ-, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soru sormak için geldi. Sorusu avret yeri ile alakalıydı. Bu, genellikle sorulması utanılacak bir mesele olduğu için sorusundan önce soruyu sorabilmek için bir giriş cümlesi kurdu ki, bu soruyu duyanların yanında sorunun utanılacak kısmı hafiflesin. Şöyle dedi: Allah -Azze ve Celle- hak olandır. Zikredilmesinde fayda olduğu müddetçe hayadan dolayı hakkın söylenmesinden imtina etmez. Ümmü Süleym -radıyallahu anhâ- bu giriş konuşmasını yaparak sorusunu yumuşattıktan sonra, konunun özüne gelerek, rüyasında cinsel ilişkiye girdiğini gören kadının gusül alması gerekir mi? diye sorduğunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: Evet, şayet kadın şehvetli bir şekilde suyun (meninin) geldiğini görürse gusül gerekir, dedi.
Kaynakça
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم، لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها قالت: ((كُنْت أَغْسِلُ الْجَنَابَةَ مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَخْرُجُ إلَى الصَّلاةِ، وَإِنَّ بُقَعَ الْمَاءِ فِي ثَوْبِهِ)).
وَفِي رواية: ((لَقَدْ كُنْتُ أَفْرُكُهُ مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرْكاً، فَيُصَلِّي فِيهِ)).
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: “Ben Rasûlullah -sallallahu ve sellem-’in elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olsa dahi namaza giderdi. Başka bir rivayette şöyle gelmiştir: ''Kurumuş meni bulaşığını Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum. O da bu elbiseyle namaz kılıyordu.”
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Âişe -radıyallahu anha- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in elbisesine cünüp olması sebebiyle meninin bulaştığını zikrediyor. Bazen ıslak oluyordu ve onu su ile yıkayarak elbiseden çıkarıyordu. Elbisesi daha kurumamış iken bu şekilde namaza gidiyordu. Başka bir zamanda da meni kuru oluyordu. Aişe -radıyallahu anha- kurumuş meniyi tırnaklarıyla kazıyordu ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu elbiseyle namaz kılıyordu.
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ - 2006م.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة، الإمارات، الطبعة: الأولى 1426هـ - 2005م.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم-، لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408ه - 1988م.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com