عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قال: «قال النبي صلى الله عليه وسلم لجبريل: «مَا يَمْنَعُك أَنْ تَزُورَنَا أَكْثَر مِمَّا تَزُورَنَا؟» فنزلت: (وَمَا نَتَنَزَّل إِلاَّ بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُ مَا بَيْنَ أَيدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَينَ ذَلِك ).
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil -aleyhisselâm-’a: «Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?» diye sordu. Bunun üzerine, «Biz ancak senin Rabbinin emriyle ineriz; önümüzde, arkamızda ve bunların arasında ne varsa hepsi Rabbinindir.» (Meryem Sûresi: 64) âyeti indi.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadis Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kardeşi Cebrâil -aleyhisselâm-'a olan özlemini aktarmaktadır. Çünkü Cebrâil -aleyhisselâm-, Allah -Azze ve Celle-’den gelmektedir. Cebrâil -aleyhisselâm-'ın gelmesi kırk gün gecikince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Cibrîl! Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?» diye sorduğunda, yani seni özleyene kadar sen gelmedin dediğinde, Cebrâil aleyhisselâm: Bende seni özledim, ancak ben memurum (yani Allah tarafından emrolunduğumda gelebilirim) demiştir. Allah Teâlâ, Cibrîl -aleyhisselâm-'a şöyle söylemesini vahyetmiştir: “Biz ancak senin Rabbinin emriyle ineriz" Yani, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Cebrâil -aleyhisselâm-'a: Ey Cibrîl! uzun aralıklarla inmemiz ancak Allah'ın hikmetinin içerdiği izinledir de demiştir. "Önümüzde" olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nındır. Yani, önümüzde olan ahiret işleri demektir. "Arkamızda" Dünya işleri kastedilmiştir. Ayetin devamında "Bunların arasında ne varsa hepsi" Bu vakitten kıyamete kadar olan vakittir. Yani bunların hepsinin ilmi Allah'ın katındadır ve Rabbin unutmuş değildir. Yani vahyin gecikmesi seni terk ettiğinden dolayı değildir. (O, seni terk etmemiştir.) Sonuç olarak bu hadis, insanın seçilmiş kimselerle yarenlik etmesinin güzelliğine ve hayrı elde etmek için onları ziyaret etmesi ve onların da onu ziyaret etmesine delalet eder.
Kaynakça
رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ.
دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد بن علان الشافعي، دار الكتاب العربي، بيروت - بدون تاريخ.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
فتح الباري شرح صحيح البخاري- أحمد بن علي بن حجر العسقلاني الشافعي - دار المعرفة - بيروت.
رقم كتبه وأبوابه وأحاديثه: محمد فؤاد عبد الباقي- قام بإخراجه وصححه وأشرف على طبعه: محب الدين الخطيب- عليه تعليقات العلامة: عبد العزيز بن عبد الله بن باز.
تحفة الأحوذي بشرح جامع الترمذي - محمد عبد الرحمن بن عبد الرحيم المباركفورى، دار الكتب العلمية - بيروت.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي ذر رضي الله عنه مرفوعاً: «إني أرى ما لا ترون، أطَّتِ السماء وحُقَّ لها أن تَئِطَ، ما فيها موضع أربع أصابع إلا ومَلَكٌ واضع جبهته ساجدا لله تعالى، والله لو تعلمون ما أعلم، لضحكتم قليلا ولبكيتم كثيرا، وما تلذذتم بالنساء على الفُرُشِ، ولخرجتم إلى الصُّعُداتِ تَجْأَرُون إلى الله تعالى».
«Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur ki, orada Allah'a secde etmek için alnını koymuş bir melek olmasın. Allah'a yemin olsun ki, benim bildiğimi siz bilseydiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlardan zevk almayı terk eder, yollara,dökülür, Allah'a yalvar yakar olurdunuz."
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen li-gayrihî
Açıklama
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ben sizin görmediğiniz ve bilmediğiniz şeyleri görmekte ve bilmekteyim demiştir. Sema da eğere binildiği zaman çıkan bir ses gibi bir ses çıkmış ve bu sesi çıkarmayı da hak etmiştir. Çünkü Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur ki, orada Allah’a secde etmek için alnını koymak için bir melek olmasın. Allah’a yemin olsun ki Allah -Azze ve Celle-’nin Celalinin azametini ve intikamının şiddetini bilseydiniz, Allah Teâlâ’nın kuvvetinden korkar, az güler, çok ağlardınız. Bu korkunun şiddetinden yataklarda kadınlardan zevk alamaz ve yollara dökülür, sesinizi yükselterek Allah’a yalvar yakar olurdunuz.
Kaynakça
- دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد بن علان الشافعي، دار الكتاب العربي، بيروت.
- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى، 1418ه.
- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
- سنن الترمذي، لمحمد بن عيسى، الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر ومحمد فؤاد عبد الباقي وإبراهيم عطوة عوض، شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي - مصر، الطبعة: الثانية، 1395هـ - 1975م.
- مسند الإمام أحمد بن حنبل المحقق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م.
- سنن ابن ماجه :لابن ماجه أبو عبد الله محمد بن يزيد القزويني، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي.
- صحيح الجامع الصغير وزياداته، الألباني، دار المكتب الإسلامي.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن رفاعة بن رافع الزرقي رضي الله عنه قال: جاء جبريل إلى النبي صلى الله عليه وسلم قال: ما تَعُدُّونَ أهل بدر فيكم؟ قال: «من أفضل المسلمين» أو كلمة نحوها. قال: وكذلك من شهد بدرا من الملائكة.
Cebrâil – aleyhisselam- Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem-‘e gelerek “İçinizdeki Bedir ehlini nasıl görüyorsunuz?” diye sordu. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de “Müslümanların en faziletlileridir.” buyurdu. Ya da buna benzer bir şeyler söyledi. Cebrâil -aleyhisselam- “Biz de Bedir’e katılan melekleri en faziletlilerimiz olarak kabul ediyoruz.” dedi.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Kıymetli sahabi Rufa’a –radıyallahu anh- Cebrâil – aleyhisselam-‘ın Efendimiz –sallallahu aleyhi ve selem- gelip şöyle söylediğini bizlere haber vermiştir: “Bedir gazvesinde cihada katılan kimselerin makamı nedir? – Allah Azze ve Celle, Nebisi ve onunla beraber olan müminleri bu gazvede kuvvetli bir yardımla desteklemiştir- Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem-: “Onlar bizim nazarımızda Müslümanların en faziletlileridir.” buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil –aleyhisselam- şöyle cevap verdi: “ Aynı şekilde biz de Bedir’e katılan ve orada savaşan melekleri en faziletlilerimiz olarak kabul ediyoruz.”
Kaynakça
- صحيح البخاري، للإمام محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد الناصر، دار طوق النجاة،الطبعة الأولى، 1422هـ.
- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418هـ.
- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ.
- مرقاة المفاتيح :علي بن سلطان محمد الهروي القاري -دار الفكر، بيروت – لبنان الطبعة: الأولى، 1422هـ - 2002م
- شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.
-التوضيح لشرح الجامع الصحيح/ عمر بن علي بن الملقن -المحقق: دار الفلاح للبحث العلمي وتحقيق التراث- دار النوادر، دمشق – سوريا- الطبعة الأولى، 1429 هـ - 2008 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قَالَ: «بَيْنَمَا جِبْرِيلُ قَاعِدٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سَمِعَ نَقِيضًا مِنْ فَوْقِهِ، فَرَفَعَ رَأْسَهُ، فَقَالَ: هَذَا بَابٌ مِنَ السَّمَاءِ فُتِحَ الْيَوْمَ لَمْ يُفْتَحْ قَطُّ إِلَّا الْيَوْمَ، فَنَزَلَ مِنْهُ مَلَكٌ، فَقَالَ: هَذَا مَلَكٌ نَزَلَ إِلَى الْأَرْضِ لَمْ يَنْزِلْ قَطُّ إِلَّا الْيَوْمَ، فَسَلَّمَ، وَقَالَ: أَبْشِرْ بِنُورَيْنِ أُوتِيتَهُمَا لَمْ يُؤْتَهُمَا نَبِيٌّ قَبْلَكَ: فَاتِحَةُ الْكِتَابِ، وَخَوَاتِيمُ سُورَةِ الْبَقَرَةِ، لَنْ تَقْرَأَ بِحَرْفٍ مِنْهُمَا إِلَّا أُعْطِيتَهُ».
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: «Bir gün Cebrail -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken yukarıdan bir gıcırtı/kapı sesi duydu. Başını kaldırarak şöyle dedi: 'Bu, bugün gökte açılan bir kapıdır ve bugüne kadar hiç açılmamıştı.' Derken o kapıdan bir melek indi. Cebrail -aleyhisselam-: 'Bu, yeryüzüne inen bir melektir ki bugüne kadar hiç inmemişti' dedi. Melek selam verdikten sonra şöyle dedi: 'Senden önce hiçbir peygambere verilmeyen, yalnızca sana lütfedilen şu iki nur ile seni müjdeliyorum. Bunlar; Fâtihatü'l-Kitâb (Fâtiha Sûresi) ve Bakara Sûresi’nin son ayetleridir (Âmene’r-Rasûlü). Bunlardan okuduğun her bir harfe karşılık sana (dilediğin) mutlaka verilecektir.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Cebrâîl -aleyhisselam- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken, gökten bir kapının açılması gibi bir ses duydu. Cebrâîl başını kaldırdı ve göğe baktı, sonra Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e “Bu, bugün açılan bir gök kapısıdır. Bugünden önce hiç açılmamıştı.” dedi. Ardından o kapıdan bir melek yeryüzüne indi. Bu melek, daha önce hiç yeryüzüne inmemiş, ilk defa o gün inmişti. Melek, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e selam verdikten sonra şöyle dedi: “Sana, senden önce hiçbir peygambere verilmemiş olan iki nur ile müjde olsun! Bunlar: Fâtiha Sûresi ve Bakara Sûresi'nin son iki âyetidir.” Sonra melek şöyle dedi: “Bu iki sûreden okuyacağın her bir harf karşılığında, Allah Teâlâ sana onların içerdiği hayrı, duaları ve talepleri mutlaka ihsan edecektir.”
Faydalar
- Bu hadiste, Fâtiha Sûresi ile Bakara Sûresi'nin son âyetlerinin faziletine işaret edilmekte; bunların okunması ve içerdiği hükümlerle amel edilmesi teşvik edilmektedir.
- Göklerin kapıları vardır. İlâhî emirler bu kapılardan iner ve bu kapılar ancak Allah Teâlâ'nın izni ve emriyle açılır.
- Bu hadiste, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbi katındaki üstün değeri ortaya konulmaktadır. Zira Allah Teâlâ, kendisinden önceki hiçbir peygambere vermediği iki nuru -Fâtiha Sûresi ile Bakara Sûresi'nin son iki âyetini- ona ihsan ederek onu özel bir ikramla şereflendirmiştir.
- Allah'a davetin yöntemlerinden biri de, insanlara hayrı ve mükâfatı müjdeleyerek onları teşvik etmektir.
Kaynakça
صحيح مسلم (1/ 554) (806).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 244).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (4/ 700).
مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، لعلي القاري (4/ 1464).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 760).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (13/ 122).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أنس بن مالك رضي الله عنه مرفوعاً: «وكَّلَ اللهُ بالرَّحِم مَلَكًا، فيقول: أيْ ربِّ نُطْفة، أيْ ربِّ عَلَقة، أيْ ربِّ مُضْغة، فإذا أراد اللهُ أن يقضيَ خَلْقَها، قال: أيْ ربِّ، أذكرٌ أم أنثى، أشقيٌّ أم سعيدٌ، فما الرزق؟ فما الأَجَل؟ فيكتب كذلك في بطن أُمِّه».
Enes b. Mâlik –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Allah Teâlâ her rahim için bir melek görevlendirmiştir. Melek: "Ya Rabbi bir Nutfe (sperm) yarattın. Ya Rabbi Alaka (donmuş kan) yarattın. Ya Rabbi Mudga (bir çiğdem/parça et) yarattın." der. Allah Teâlâ ana rahmindeki bebeğin yaşamasını murad ettiği zaman melek, onun erkek mi, kız mı, şaki mi saîd mi olacağını, ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. Bütün bunlar, ana rahminde karara bağlanır.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber- sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyuruyor: «Allah Teâlâ her rahim için bir melek görevlendirmiştir.» Yani: Allah Teâlâ meleklerden bir meleği rahimle alakalı işler için görevlendirmiştir. O da çocuğun anne karnında yetiştiği yerdir. «Melek: "Ya Rabbi bir nutfe (sperm) yarattın.’’ Yani: Ey Allah’ım bu nutfedir (sperm), o da adamın (erkeğin) suyudur/dölüdür. Bundan sonra da bunun aynısıdır, «Ya Rabbi alaka (donmuş kan) yarattın.’’ Ey Allah’ım bu alakadır. el-Alakatu: Koyu kandır/embriyodur. Sonra şöyle söyler: «Ya Rabbi Mudga (bir çiğdem/parça et) yarattın der.» Başka bir rivayette bütün bu gelişim merhalelerinin kırk gün olduğu beyan edilmiştir. Daha sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ ana rahmindeki bebeğin yaşamasını murad ettiği zaman.» Yani et parçası, çünkü bu en son evredir. Kazadan murad edilen, yaratılmasının tamamlanmasıdır. Başka bir rivayetin açıkladığı gibi bu da yüz yirmi gün sonra ruhun üflenmesiyle olur. «Melek, onun erkek mi, kız mı? olarak yazayım diye sordu. Şaki mi, saîd mi olacağını.» Yani, o şaki olup cehennem ehlinden midir, yoksa o cennet ehlinden midir? Onu öyle yazayım. «Ne kadar rızıklandırılacağını.» Yani, az mı çok mu miktarı ne kadar? «Ne kadar yaşayacağı.» Ömrü ne kadar olacak? Uzun mu kısa mı? «Bütün bunlar, ana rahminde karara bağlanır.» Zikri geçen bu şeyleri, çocuk anne karnındayken Allah’ın emrettiği gibi yazar.
Kaynakça
صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.
شرح صحيح البخاري لابن بطال، تحقيق: أبي تميم ياسر بن إبراهيم، نشر: مكتبة الرشد، الرياض-السعودية، الطبعة: الثانية 1423ه، 2003م.
التنوير شرح الجامع الصغير، لمحمد بن إسماعيل بن صلاح بن محمد الحسني، الكحلاني الأمير الصنعاني، المحقق: د. محمَّد إسحاق محمَّد إبراهيم، الناشر: مكتبة دار السلام، الرياض، الطبعة: الأولى، 1432 هـ - 2011 م.
تاج العروس من جواهر القاموس، للزبيدي، نشر: دار الهداية.
فتح القوي المتين في شرح الأربعين وتتمة الخمسين للنووي وابن رجب رحمهما الله، لعبد المحسن بن حمد العباد البدر، دار ابن القيم، الدمام المملكة العربية السعودية -الطبعة: الأولى، 1424هـ/2003م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنه قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «خُلقت الملائكة من نور، وخُلق الجَانُّ من مَارِجٍ من نار، وخُلق آدم مما وُصِفَ لكم».
Aişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Melekler nurdan yaratıldı. Cinler dumanlı alevden, ateşten yaratıldılar. Âdem ise size anlatılandan yaratıldı.”
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- yaratılışın başlangıcı hususunda şunları zikretmiştir. Melekler nurdan yaratılmışlardır. Bundan dolayı onların tamamı Allah’a isyan etmezler ve ona kulluk etmekten büyüklenmezler. Cinler ateşten yaratılmışlardır. Bundan dolayı onların çoğu boş şeylerle meşgul olmak, amaçsız ve tutarsız olmak ve düşmanlık etmekle vasıflanmışlardır. Adem ise size anlatılan şeyden yani topraktan, kurumuş çamurdan, bir balçıktan yaratılmıştır. O, önce toprak idi, sonra çamur haline geldi ve sonra da balçık haline geldi ve ondan da Âdem aleyhisselam yaratıldı. (Riyâzu’s Sâlihîn Şerhi: (6/661)
Kaynakça
- صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
- رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428ه.
- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418ه.
- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ.
- شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.
-التَّنويرُ شَرْحُ الجَامِع الصَّغِيرِ محمد بن إسماعيل الصنعاني، المحقق: د. محمَّد إسحاق محمَّد إبراهيم مكتبة دار السلام، الرياض -الطبعة: الأولى، 1432 هـ - 2011 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا تَصْحَبُ الْمَلَائِكَةُ رُفْقَةً فِيهَا كَلْبٌ وَلَا جَرَسٌ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yanlarında köpek ve çan bulunan bir topluluğa melekler arkadaşlık etmez.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- yolculukta bir arkadaş topluluğuna köpek eşlik ediyorsa, binek hayvanlarının üzerine asılan ve hareket ettiklerinde ses çıkaran çan varsa meleklerin onlara eşlik etmeyeceğini bildirmiştir.
Faydalar
- Av ve bekçi köpekleri dışında köpek sahibi olmak ve beslemek haramdır.
- İnsanlara eşlik etmekten kaçınan melekler rahmet melekleridir. Koruyucu meleklere gelince onlar, kulları ikamet yerlerinde ve yolculuklarında yalnız bırakmazlar.
- Zil ve çanların yasaklanmasına gelince; çünkü onlar, Şeytan'ın kullandığı çalgı aletlerinden biridir ve Hristiyanların duyuru yaptıkları boru şeklinde olan alete benzemektedir.
- Müslümanın melekleri kendisinden uzaklaştıracak her şeyden uzak durmaya dikkat etmesi gerekir.
Kaynakça
صحيح مسلم (3/ 1672) (2113).
نزهة المتقين، لمجموعة من الباحثين (2/ 1156).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (20/ 67).
بهجة الناظرين، لسليم الهلالي (3/ 188).
كشف المشكل من حديث الصحيحين، لابن عثيمين (3/ 564).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (6/ 431).
شرح النووي على مسلم (14/ 95).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن ابن مسعود رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «رأيتُ جِبريلَ على سِدْرة المُنْتَهى، وله ستُّ مائة جَناح» قال: سألتُ عاصمًا، عن الأجنحة؟ فأبى أن يخبرني، قال: فأخبرني بعض أصحابه: «أنَّ الجَناح ما بين المشرق والمغرب».
Abdullah b. Mes´ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- O şöyle diyor:'' Cebrail -aleyhisselam-'ı Sidretu'l-Müntehâda altı yüz kanadı ile gördüm.''Buyurdu.Âsıma kanatlardan sordum?Bana haber vermeyi istemedi.Dedi ki bana arkadaşlarından bazıları haber verdi ki:''Kanat doğu ile batı arasındadır.''
Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Cibrîl 'i Cennet'in en yükseğinde ve altıyüz kanadının olduğunu gördü.Râvi Âsım b Ebî Behdele bu kanatların yapısından sordu?Ona haber vermedi.Arkadaşlarından bazıları her kanadın büyüklüğü ve ihtişamı doğu ile batının arasını kaplamıştı.Bu da sahih olan başka hadislerde gelmiştir:(Yaratılışının büyüklüğü doğu ile batı arasını kapamıştır).
Kaynakça
مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م.
النهاية في غريب الحديث والأثر، لابن الأثير، نشر: المكتبة العلمية - بيروت، 1399هـ - 1979م، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى - محمود محمد الطناحي.
الإسراء والمعراج وذكر أحاديثهما وتخريجها وبيان صحيحها، المؤلف: محمد ناصر الدين الألباني، الناشر: المكتبة الإسلامية، الطبعة: 2000م 1421هـ.
القول المفيد على كتاب التوحيد-العثيمين -الناشر: دار ابن الجوزي، المملكة العربية السعودية-الطبعة: الثانية, محرم 1424هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com