İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Ahiret Gününe İman

108 hadis

«Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gün gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.»

عن أبي شُريح خُويلد بن عمرو الخزاعي عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال: «مَنْ كَان يُؤمِن بِاللهِ وَاليَومِ الآخِرِ فَلْيُكْرِم ضَيفَه جَائِزَتَه»، قَالوا: وما جَائِزَتُهُ؟ يَا رسول الله، قال: «يَومُهُ ولَيلَتُهُ، والضِّيَافَةُ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ، فَمَا كَانَ وَرَاءَ ذَلك فَهُوَ صَدَقَةٌ عَلَيه». وفي رواية: «لا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يُقِيمَ عِنْدَ أَخِيهِ حَتَّى يؤْثِمَهُ» قالوا: يَا رَسول الله، وَكَيفَ يُؤْثِمَهُ؟ قال: «يُقِيمُ عِندَهُ ولاَ شَيءَ لَهُ يُقرِيهِ بهِ».
Ebû Şureyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh-'ın Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: «Allah’a ve Ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.» Başka bir rivayette: «Bir müslümana, kardeşini günaha sokacak kadar onun yanında kalması caiz değildir.» (Sahabeler) Ey Allah'ın Rasûlü! Onu nasıl günaha sokar? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kardeşinin yanında kalır ve (ev sahibinin misafirine) ikram edecek bir şeyi yoktur.»
Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Şureyh el-Huzâî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim Allah'a ve ahiret gününe ikram ederse misafirine ikram etsin.» Bu da misafire ikram etmeye teşvik ve hırslandırma babındandır. Misafire ikram etmek Allah'a ve Ahiret gününe imanın işaretlerindendir ve Allah'a ve Ahiret gününe imanın tam olduğunun göstergesidir. Misafire ikram şu şekilde olur: Güler yüz, güzel söz, üç gün yemek yedirmektir. Birinci günü gücü yettiği ve var olandan, daha sonraki günlerde kendini zorlamadan var olandan ikram ile olur. Misafirine ve kendi nefsine zorluk çıkarmaması için bunu böyle yapar. Üç günden sonra yapacağı ikram sadakadan sayılır, dilerse ikram eder dilemezse etmez.«Misafirine bir gün bir gece ikramda bulunsun, misafir etmek gecesiyle gündüzüyle üç gündür.» sözüne gelince; ilim adamları ödül anlamına gelen caize kelimesinin anlamı hakkında, misafire bir gün bir gece önem vermek demişlerdir. Her türlü iyilik ve hayırla misafire ikramda bulunmaktır. Ancak ikinci ve üçüncü güne gelecek olursak, ev sahibi misafiri evinde bulunan şeylerden doyurur. Normalde kendisinin yediği şeylerden fazlasını yapmaz. Ancak üç günden fazla olursa bu sadaka ve iyilik olur. Dilerse ikram eder diemezse etmez. Müslim'in rivayetinde ise: «Misafir, ev sahibinin yanında onu günaha sokacak kadar kalmaz.» Manası; misafirin, ev sahibinin yanında üç günden fazla kalarak onu günaha sokması caiz değildir. Çünkü ev sahibi çok kalmasından dolayı misafir hakkında gıybet edebilir, ona eziyet verecek şeyi sunabilir, onun hakkında caiz olmayan bir şeyi düşünebilir. Bütün bunlar eğer misafir ev sahibinin çağrması haricinde üç günden fazla kalırsa ona hamledilir. Bilinmesi gereken; misafire ikram etmek, gelen misafirin durumuna göre değişir. İnsanlardan bazıları o topluluğun önde gelenlerinden ve seçkinlerinden olabilir, onlara layık oldukları ikramda bulunulur. İnsanlardan bazıları orta halli olanlardandır, onlara da gereği gibi ikramda bulunulur. Bazıları da durum itibariyle daha alt tabakadan olan insanlardır.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423 هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ. رياض الصالحين، للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. فتح رب البرية بتلخيص الحموية، لمحمد بن صالح بن محمد العثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ. شرح رياض الصالحين، للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة، (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Bir adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kıyamet hakkında soru sordu ve şöyle dedi: Kıyamet ne zaman kopacak? Rasûlullah «Kıyamet için ne hazırladın?» dedi

عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: أَنَّ رَجُلًا سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ السَّاعَةِ، فَقَالَ: مَتَى السَّاعَةُ؟ قَالَ: «وَمَاذَا أَعْدَدْتَ لَهَا». قَالَ: لاَ شَيْءَ، إِلَّا أَنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: «أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ». قَالَ أَنَسٌ: فَمَا فَرِحْنَا بِشَيْءٍ، فَرِحْنَا بِقَوْلِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ» قَالَ أَنَسٌ: فَأَنَا أُحِبُّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَبَا بَكْرٍ، وَعُمَرَ، وَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ مَعَهُمْ بِحُبِّي إِيَّاهُمْ، وَإِنْ لَمْ أَعْمَلْ بِمِثْلِ أَعْمَالِهِمْ.
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kıyamet hakkında soru sordu ve şöyle dedi: Kıyamet ne zaman kopacak? Rasûlullah «Kıyamet için ne hazırladın?» dedi. Adam: Allah ve Rasûlü'nün sevgisi dışında hiçbir şey hazırlamadım dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -aleyhisselâm- buyurdu ki: «O halde sen, sevdiğinle berabersin.» Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi: Ben, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i, Ebubekir'i ve Ömer'i çok seviyorum. Onların salih amelleri gibi salih amelim olmasa dahi, onlara olan sevgimden ötürü onlarla beraber olmayı umuyorum.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Çölde yaşayan bir bedevi Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kıyametin vaktini sordu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: Kıyamet için ne gibi salih amel hazırladın? Soru soran kişi şöyle dedi: Ben bunun için Allah'ı ve Rasûlünü sevmekten başka büyük bir amel hazırlamadım. O adam, kalp amellerinden, bedeni ve mali olarak başka hiçbir ibadetten bahsetmedi. Çünkü hepsi sevgiden kaynaklanan amellerin dallarıdır. Samimi sevgi, insanı salih ameller işlemek için çaba harcamaya sevk eder. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: Sen Cennet'te sevdiğinle beraber olacaksın. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabı bu müjdeye son derece çok sevindiler. Daha sonra Enes -radıyallahu anh- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i Ebû Bekir'i ve Ömer'i sevdiğini ve ameli onların amelleri gibi olmasa da onlarla birlikte olmayı umduğunu söyledi.

Faydalar
  1. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in soruyu cevaplamasındaki hikmeti, soruyu soranı ilgilendiren ve onu kurtaran şeyi göstermiştir. O da ahiret için faydalı işler yaparak hazırlanma ve salih ameller işlemektir.
  2. Yüce Allah, kişinin Allah ile buluşmaya hazırlanması ve tam donanımlı olması için kıyamet saatinin ne zaman kopacağını kullarından gizlemiştir.
  3. Yüce Allah'ı, Rasûlünü ve Müminler'den salih olanları sevmenin fazileti anlatılmış ve müşriklerin sevilmemesi hususunda uyarıda bulunulmuştur.
  4. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözü: Sen sevdiğinle berabersin. Kastedilen, derece ve makam eşitliği değil, Cennet'te olmaları, mekânları uzakta da olsa, her birinin diğerini görebileceği bir yerde olmalarıdır.
  5. Müslüman, kendisi için en iyi ve en faydalı olana ve kendisine fayda sağlamayan şeyleri sormayı bırakmaya yönlendirilmiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (5/ 12) (3688). صحيح مسلم (4/ 2032) (2639). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 435). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (6/ 177). المعجم الأوسط، للطبراني (1/ 131). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 342).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Hiçbir peygamberin ümmetine Deccâl hakkında söylemediği bir şeyi size haber vereyim mi? Onun bir gözü kördür. Yanında Cennet'e ve Cehennem'e benzeyen bir şey olacaktır

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ حَدِيثًا عَنِ الدَّجَّالِ، مَا حَدَّثَ بِهِ نَبِيٌّ قَوْمَهُ؟ إِنَّهُ أَعْوَرُ، وَإِنَّهُ يَجِيءُ مَعَهُ بِمِثَالِ الجَنَّةِ وَالنَّارِ، فَالَّتِي يَقُولُ إِنَّهَا الجَنَّةُ هِيَ النَّارُ، وَإِنِّي أُنْذِرُكُمْ كَمَا أَنْذَرَ بِهِ نُوحٌ قَوْمَهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hiçbir peygamberin ümmetine Deccâl hakkında söylemediği bir şeyi size haber vereyim mi? Onun bir gözü kördür. Yanında Cennet'e ve Cehennem'e benzeyen bir şey olacaktır. Onun Cennet dediği şey, Cennet değil Cehennem'dir. Nûh'un kavmini uyardığı gibi ben de sizi uyarıyorum.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Deccâl'den, onun özelliklerinden bahsederek, kendisinden önce hiçbir peygamberin haber vermediği şeyleri ashabına haber vermektedir: Muhakkak ki Deccâl'in onun bir gözü kördür. Allah Teâlâ, onun yanında gözle görülen Cennet ve Cehennem gibi bir şey yaratmıştır. Fakat onun Cennet'i ateştir, ateşi de Cennet'tir. Kim Deccâl'e itaat ederse, insanların gördüğü (zannettiği) bu Cennet'e sokar. Fakat o, yakıcı bir ateştir. Kim de Deccâl'e karşı çıkarsa, insanların gördüğü (zannettiği), ateşe sokar, ancak o ateş güzel bir Cennet'tir. Daha sonra Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- tıpkı Nûh -aleyhisselâm-'ın kavmini uyardığı gibi, bizi de onun fitnesine karşı uyarmıştır.

Faydalar
  1. Deccâl'in fitnesinin büyüklüğünden bahsedilmiştir.
  2. Deccâl'in fitnesinden kurtuluş, doğru bir imanla, Allah Teâlâ'ya sığınmakla, namazda son teşehhütte O'ndan Allah'a sığınmakla ve Kehf Suresi'nin başından on ayet ezberlemekle olur.
  3. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden önceki hiçbir peygamberin Deccâl hakkında açıklamadığı özellikleri Müslümanlara anlatarak onlara karşı ne kadar şefkatli olduğunu göstermiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 134) (3338). صحيح مسلم (4/ 2250) (2936).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kişi kabrin yanından geçip de dinden dolayı değil de, sırf uğradığı bela yüzünden kabir üzerine yuvarlanıp ah keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça dünyanın sonu gelmeyecektir."

عن أبي هريرة رضي الله عنه قالَ: قالَ رَسُولُ اللَّه -صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم-: «والذي نفسي بيده لا تذهب الدنيا حتى يمر الرجل على القبر، فَيَتَمَرَّغَ عليه ويقول: يا ليتني كنت مكان صاحب هذا القبر، وليس به الدِّينُ، ما به إلا البلاء».
"Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kişi kabrin yanından geçip de dinden dolayı değil de, sırf uğradığı bela yüzünden kabir üzerine yuvarlanıp, ah keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça dünyanın sonu gelmeyecektir."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- bize ahir zamanda olacak olayları haber veriyor. Bir kişi bir kabrin yanından geçerken toprakta yuvarlanıp başına gelmiş dünya zorluklarından, imtihanın çokluğundan ve çektiği çilelerden dolayı kabirdeki o adamın yerinde olmayı ister. Bu da ölen kişinin dünyanın dert ve zorluklarından rahat etmiş durumda olmasındandır. Hadiste ölümü temenni etmeye bir delil yoktur. Bilakis ahir zamanda olacaklardan haber verme vardır.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري, تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر, دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي, 1422ه. صحيح مسلم، تأليف: مسلم بن حجاج النيسابوري, تحقيق: محمد فؤاد عبدالباقي, دار إحياء التراث العربي. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين, تأليف: محمد علي بن محمد البكري الصديقي, عناية: خليل مأمون شيحا, الناشر: دار المعرفة, ط 4، 1425ه. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين, تأليف: سليم بن عيد الهلالي, دار ابن الجوزي. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين, تأليف: مصطفى الخن ومصطفى البغا ومحي الدين مستو وعلي الشربجي ومحمد لطفي, مؤسسة الرسالة, ط 14، 1407ه - 1987م. تطريز رياض الصالحين, تأليف: فيصل مبارك, دار العاصمة, 1423ه – 2002م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: 'Herhalde savaşı ben kazanacağım." der. Başka bir rivayette ise, "Fırat nehri altın bir hazine üzerinden açılması çok yakındır. Kim buna şahit olursa sakın oradan bir şey almasın."

عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: «لا تقوم الساعة حتى يحسر الفرات عن جبل من ذهب يُقْتَتَلُ عليه، فَيُقْتَلُ من كل مائة تسعة وتسعون، فيقول كل رجل منهم: لعلي أن أكون أنا أنجو». وفي رواية: «يوشك أن يحسر الفرات عن كنز من ذهب، فمن حضره فلا يأخذ منه شيئا».
Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebiyi Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste bizlere kıyamet gününe yakın bir vakitte Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden yahut altın hazinesi üzerinden açılacağını haber veriyor. Yani altın bir dağ ortaya çıkacak ve insanlar birbirleriyle savaşacaklar. Bu olay yaşanacak fitnelerin bir kısmıdır. Peygamberimiz bu olaya şahit olan kimselere o altından almalarını yasaklamaktadır. Çünkü bu fitneden kimse kurtulamayacaktır. Belkide bu olaya şahit olacak bazı kimseler bu hadisin manasını tahrif ederek ortaya çıkacak hazineden almak isteyecektir. Bütün fitnelerden Allah'a sığınırız.

Kaynakça

- رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، الطبعة الأولى، 1428ه. - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى، 1418ه. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ. - صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب، الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - شرح رياض الصالحين، للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır."

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه مرفوعاً: «يكون خليفة من خلفائكم في آخر الزمان يحثُو المالَ ولا يَعُدُّهُ».
Ebû Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: «Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ahir zamanda Müslümanların halifesinin cömertliği ile birlikte mal ve ganimetlerin çokluğundan dolayı hesap yapmadan ve saymadan infak edeceğini haber vermiştir.

Kaynakça

نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه - 1987م. شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426ه. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

''Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit kişi altından sadaka ile (çarşı pazar) dolaşır da bunu kendisinden sadaka olarak kabul edecek tek kişi bulamaz. O zaman, tek bir erkeğe kırk tane kadının tâbi olduğunu ve kadınların çokluğu ve erkeklerin azlığı sebebiyle ona sığındıklarını görürsün.''

عن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لَيَأْتِيَنَّ على الناس زمانٌ يَطُوفُ الرجلُ فيه بالصدقة من الذهب فلا يجد أحدا يأخذها منه، ويُرَى الرجلُ الواحدُ يَتْبَعُهُ أربعون امرأة يَلُذْنَ به من قِلَّةِ الرجال وكَثْرَةِ النساء».
Ebû Musa el-Eşarî -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: “Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit kişi altından sadaka ile (çarşı pazar) dolaşır da bunu kendisinden sadaka olarak kabul edecek tek kişi bulamaz. O zaman, tek bir erkeğe kırk tane kadının tâbi olduğunu ve kadınların çokluğu ve erkeklerin azlığı sebebiyle ona sığındıklarını görürsün.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

İnsanların yanında mal çoğalacak öyle ki zekat verdiğinde onu alacak kimse olmayacak.Erkekler azalacak ve kadınlar çoğalacak.Bu da ya övütücü savaşlar yahutta çokça kız çocukları doğumu sebebiyle olacaktır.O zaman, tek bir erkeğe kızları,kız kardeşleri ve akrabalarından onlara benzer kırk tane kadın sığınacak ve yardım isteyecek.

Kaynakça

نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407هـ - 1987م. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

“Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.”

عن مرداس الأسلمي رضي الله عنه قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ -صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ-: «يذهب الصالحون الأول فالأول، ويبقى حُثَالَةٌ كَحُثَالَةِ الشعير أو التمر لا يُبَالِيهُم الله بَالَةً».
Mirdâs el–Eslemî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.»
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bizlere, ahir zamanda Allah Teâlâ'nın salihlerin ruhlarını kabzedeceğini ve Allah'ın kadrini yükseltmediği, değer vermediği, kendilerine rahmet etmeyeceği, üzerilerine rahmet indirmeyeceği, Allah katında mahlukatın şerlileri olan ve kıyametin üzerlerine kopacağı insanların kalacağını haber vermiştir.

Kaynakça

نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه 1987م. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. تطريز رياض الصالحين، لفيصل الحريملي، نشر: دار العاصمة، الرياض، الطبعة: الأولى، 1423هـ - 2002م. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 28
28 hadis
  1. «Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O (sallallahu aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: «Misafiri, bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gün gündür. Bundan sonrası da ona sadakadır.»
  2. Bir adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kıyamet hakkında soru sordu ve şöyle dedi: Kıyamet ne zaman kopacak? Rasûlullah «Kıyamet için ne hazırladın?» dedi
  3. Hiçbir peygamberin ümmetine Deccâl hakkında söylemediği bir şeyi size haber vereyim mi? Onun bir gözü kördür. Yanında Cennet'e ve Cehennem'e benzeyen bir şey olacaktır
  4. "Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kişi kabrin yanından geçip de dinden dolayı değil de, sırf uğradığı bela yüzünden kabir üzerine yuvarlanıp ah keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça dünyanın sonu gelmeyecektir."
  5. "Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: 'Herhalde savaşı ben kazanacağım." der. Başka bir rivayette ise, "Fırat nehri altın bir hazine üzerinden açılması çok yakındır. Kim buna şahit olursa sakın oradan bir şey almasın."
  6. "Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır."
  7. ''Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit kişi altından sadaka ile (çarşı pazar) dolaşır da bunu kendisinden sadaka olarak kabul edecek tek kişi bulamaz. O zaman, tek bir erkeğe kırk tane kadının tâbi olduğunu ve kadınların çokluğu ve erkeklerin azlığı sebebiyle ona sığındıklarını görürsün.''
  8. “Allah’ın sâlih kulları birbiri ardından âhirete göçer; geride arpa ve hurmanın döküntüleri gibi değersiz kimseler kalır. Allah Teâlâ da onlara hiçbir önem vermez.”
  9. (Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.
  10. her ne amel üzere olursa olsun Allah, onu Cennet'ine koyacaktır
  11. Kıyamet gününde Mümin, Azîz ve Celîl olan Rabbine yaklaştırılır; hatta Allah onun üzerine perdesini örter ve ona günahlarını tek tek itiraf ettir
  12. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bir seferde beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını düzeltiyor; Kimimiz ok atma talimi yapıyor, kimimiz de meradaki hayvanlarının başında bulunuyordu. Derken Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in müezzini: Namaza toplanın! Diye seslendi. Biz de Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in etrafında toplandık. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şunları söyledi: “Benden önce gelen her peygamberin vazifesi, ümmetine, onlar hakkında hayırlı olduğunu bildiği şeyleri göstermek ve onlar için şer olduğunu bildiği şeylere karşı da onları uyarmaktı. Bu, ümmetinizin selameti, başında (ilk nesillerinde) olacaktır. Sonra gelenler ise belâlara ve yadırgadıkları bir takım hallere dûçar olacaklardır. Biri diğerini aratan fitneler gelecektir. Bu fitnelerden biri geldiğinde mü’min, ‘Bu beni helâk edecek! der. Ardından bu fitne kalkar, sonra bir fitne daha gelir. Mü’min yine,"Bu, (beni helâk edecek!) der ve bu şekilde devam eder. Cennete girmek ve cehennemden uzaklaştırılmak isteyen kimse, ölüm kendisine geldiğinde Allah’a ve ahiret gününe iman üzere olsun. İnsanlara da kendisine yapılmasını dilediği şeyleri yapsın. Kim, bir imama (hükümdara) bey'at edip, elini sıkıp ona yürekten bağlanırsa, gücü yettiği kadar ona itaat etsin. Eğer bir başkası çıkıp (iktidarı ele geçirmek için) onunla mücadeleye girişirse, onun boynunu vurun.”
  13. «Her kul, öldüğü hal üzere diriltilecektir.»
  14. Allah Teâlâ, kıyamet günü yeryüzünü elinde tutacak, sağ eli ile gökyüzünü dürecek, sonra da şöyle buyuracaktır: Ben Melikim! Dünya'nın kralları nerede?
  15. Benim havuzum, bir aylık yürüyüş mesafesi kadar büyüktür. Suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoştur
  16. Kıyamet gününde havuz başında sizden yanıma gelenleri bekleyeceğim. Ancak bazı kimseler bana gelmekten alıkonulacaktır. Ben; "Ey Rabbim! Bunlar bendendir, benim ümmetimdendir." diyeceğim
  17. Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki, havuzun kapları, bulutsuz ve kapkaranlık olan bir gecede gökte görünen yıldız ve gezegenlerin
  18. Allah Teâlâ kıyamet günü
  19. Yüce Allah Cennet'i ve Cehennem'i yarattığında Cebrail -aleyhisselam-'ı
  20. Ölüm, alaca bir koç
  21. Yaktığınız ateş var ya, bu Cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!
  22. Bize, doğru söyleyen, doğruluğu tasdik ve kabul edilmiş olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk gün ve gecede derlenir, toplanır
  23. Sana olan hainlikleri, isyanları ve yalanları ile senin onlara verdiğin ceza hesap edilecek
  24. Dünyada onları ayakları üzerine yürüten Allah, yüzleri üzerine kıyamette yürütmeye de Kâdir değil midir?
  25. Müezzini duyduğunuzda, sizde söylediklerini tekrar edin. Sonra da benim için salavat getirin
  26. Cennete girecek ilk topluluk, dolunay gecesindeki ayın sureti (güzelliği ve parlaklığı) üzere olacaktır. Onların ardından gelenler ise gökte ışığı en güçlü parlak yıldızın görünümü üzere olacaklardır
  27. Allah’tan Cennet'i istediğinizde Firdevs'i isteyiniz
  28. Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gün boyunca nutfe (sperm) olarak toplanır

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com