عن أبي هريرة رضي الله عنه أَنَّ رسُولَ اللَّه -صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم- قَالَ: «لَيسَ المِسْكِين الَّذِي تَرُدُّهُ التَّمْرَة والتَّمْرَتَان، وَلا اللُّقْمَةُ واللُّقْمَتَان، إِنَّمَا المِسْكِين الَّذِي يَتَعَفَّف».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir iki hurma veya bir iki lokmayla savuşturulan kimse yoksul değildir. Asıl yoksul, muhtaç olduğu halde dilenmeyen kimsedir.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadis, hakiki manada yoksulun kim olduğunu açıklamaktadır. Yoksulların övüleni; sadakaya en çok ihtiyacı olup onu en çok hak eden iffetli fakirdir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların etrafında dolanıp dilenen kimseyi yoksul kapsamından çıkarmıştır. Çünkü yeterli olacak şey ona gelmektedir. Zekât bile gelip onun ihtiyacını giderebilir. Ancak insanlardan dilenmeyen ve kendisine bir şey verilmeyen kimsenin ihtiyacı devam etmektedir. Ona verilmesi gerekir.
Kaynakça
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415ه.
تطريز رياض الصالحين للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423هـ.
دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425ه.
رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ.
رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ.
كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Dünya Müminin zindanı, kâfirin Cennet'idir.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, dünya hayatının Mümin için bir zindan gibi olduğunu haber vermiştir. Çünkü Mümin, emredilenleri yerine getirmek ve yasaklananlardan kaçınmak suretiyle dinî yükümlülüklere bağlı yaşar. Vefat ettiğinde ise bu yükümlülüklerden kurtulur ve Allah Teâlâ'nın kendisi için hazırladığı ebedî nimetlere kavuşur. Dünya, kâfir için ise bir Cennet gibidir. Çünkü o, nefsinin arzuladığı ve hevâsının istediği her şeyi yapar. Fakat öldüğünde, Kıyamet Günü'nde Allah Teâlâ'nın onun için hazırladığı sürekli azaba döner.
Faydalar
- İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Her Mümin, dünyada haram ve mekruh şehvetlerden alıkonulduğu, ayrıca yerine getirmesi güç olan ibadetlerle yükümlü kılındığı için adeta bir mahpus gibidir. Vefat ettiğinde ise bunlardan kurtulur ve Allah Teâlâ'nın kendisi için hazırladığı ebedî nimetlere, hiçbir eksikliğin bulunmadığı tam bir huzur ve rahatlığa kavuşur. Kâfire gelince, onun payına düşen nimetler sadece dünyada elde ettiği kadardır; üstelik bunlar da azdır ve türlü sıkıntılarla gölgelenmiştir. Öldüğünde ise ebedî azaba ve sonsuz bedbahtlığa gider.
- Sindî -rahimehullah- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in "Müminin zindanı" buyruğu şu anlama gelir: Mümin dünyada nimet içinde yaşasa bile, Cennet onun için bundan çok daha hayırlıdır. ‘Kâfirin Cenneti’ buyruğu ise şu anlama gelir: Kâfir dünyada sıkıntı ve darlık içinde yaşasa bile, Cehennem onun için bundan çok daha kötüdür.
- Allah Teâlâ katında dünya değersizdir.
- Bu dünya, imanlı insanlar için bir imtihan ve sınama yeridir.
- Kâfir, Cennetini dünyada peşin yaşamaya çalışmıştır; bu yüzden ahiret Cennetinden ve onun nimetlerinden mahrum bırakılarak cezalandırılmıştır.
Kaynakça
صحيح مسلم (4/ 2272) (2956).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 535).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 419).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 367).
موسوعة فقه القلوب، لمحمد التويجري (4/ 3471).
كتاب العلم، لابن عثيمين (ص37).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «لو كان لي مِثْلُ أحدٍ ذهبًا، لسرني أن لا تمر عليَّ ثلاث ليالٍ وعندي منه شيءٌ إلا شيء أرْصُدُهُ لِدَيْنٍ».
“Eğer Uhud dağı kadar altınım olsa, borç ödemek için ayıracağım hariç, hiçbirini yanımda üç günden fazla tutmak istemem.”
Muttefekun Aleyh. Hadisin bu lafzı Buhârî'ye aittirDereceSahih Hadis
Açıklama
“Eğer mülk olarak Uhud dağı kadar saf altınım olsa onu Allah yolunda infak ederdim. Üzerimde olan borçları ödemek ve yerine getireceğim haklar hariç, hiçbirini yanımda bırakmazdım.”
Kaynakça
كنوز رياض الصالحين، أ.د. حمد بن ناصر بن عبد الرحمن العمار، دار كنوز اشبيليا، الطبعة الأولى : 1430 هـ.
منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، المؤلف: حمزة محمد قاسم، راجعه: الشيخ عبد القادر الأرناؤوط، عني بتصحيحه ونشره: بشير محمد عيون، الناشر: مكتبة دار البيان، دمشق - الجمهورية العربية السورية، مكتبة المؤيد، الطائف - المملكة العربية السعودية عام النشر: 1410 هـ - 1990 م.
نزهة المتقين، د. مصطفى سعيد الخن، د. مصطفى البغا، محي الدين مستو، علي الشرجبي، محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة الأولى : 1397 هـ 1977 م، الطبعة الرابعة عشر 1407 هـ 1987م.
شرح رياض الصالحين، المؤلف: محمد بن صالح بن محمد العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426 هـ.
رياض الصالحين، د. ماهر بن ياسين الفحل، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م.
صحيح مسلم، المؤلف: مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت.
صحيح البخاري، المؤلف: محمد بن إسماعيل أبو عبدالله البخاري الجعفي، المحقق: محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سهل بن سعد الساعدي رضي الله عنه قال: مَرَّ رجلٌ على النبي صلى الله عليه وسلم فقال لرجل عنده جالسٌ: «ما رأيُك في هَذا؟»، فقال: رجل من أَشراف الناس، هذا والله حَرِيٌّ إن خَطب أن يُنْكَحَ، وإن شَفع أن يُشَفَّعَ، فَسكت رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم مرَّ رجلٌ آخر، فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم : «ما رأيُك في هذا؟» فقال: يا رسول الله، هذا رجلٌ من فقراء المسلمين، هذا حَرِيٌّ إن خَطب أن لا يُنْكَحَ، وإن شَفَعَ أن لا يُشَفَّعَ، وإن قال أن لا يُسمع لقوله، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «هذا خَيرٌ من مِلءِ الأرض مثل هذا».
Ebu’l-Abbas Sehl İbni Sa'd es-Sâidî -radıyallahu anh'den merfu olarak rivayet oluna bir hadiste o şöyle dedi: "Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanından bir adam geçti. Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- yanında oturan kimseye: "Şu adam hakkında ne dersin?” diye sordu. O da: Bu zat ileri gelen hatırlı kişilerden biridir. Vallahi böyle bir adam bir kıza tâlip olsa evlendirilmeye, birine aracılık yapsa sözü dinlenmeye lâyıktır, diye cevap verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey söylemedi. Sonra oradan biri daha geçti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine yanında oturana: “Ya bu adam hakkında ne dersin?” diye sordu. Bu defa o zat: Ya Rasûlallah! Bu adam fakir Müslümanlardan biridir. Bir kıza talip olsa, istediği kız verilmez. Birine aracılık etse, ricası kabul edilmez. Konuşmaya kalksa, sözü dinlenmez, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Bu sonuncu adam, öteki gibi dünya dolusu adamdan daha hayırlıdır.”
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin Manası: Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanından iki adam geçer. Birisi ileri gelen hatırlı kişilerden biridir. Sözlerine önem verilen, konuştuğu zaman sözü dinlenen, kız istediğinde verilen bir konumdadır. Diğeri ise zayıf bir Müslümandır. Kız istese kendisine verilmez, aracılık etse kabul görmez, konuştuğu zaman sözü dinlenmez bir konumdadır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- "Bu sonuncu adam, öteki gibi dünya dolusu adamdan daha hayırlıdır." diyerek Allah katında bu adamın diğerine olan üstünlüğü yeryüzü dolusu soy, mal, şekil, kılık kıyafet, binek ve ev bakımından daha hayırlı olduğunu beyan etmiştir. Asıl olarak insanların kalpleri ve amelleri nazarı itibara alınır. Bir hadiste şöyle denmiştir: " Allah sizlerin şekillerinize, mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar." Müslim, hadis no; 2564. Bir kişi Allah'a yönelerek kalbini ıslah eder, Allah'ı çokça zikredip, anar, korku ve alçak gönüllülük içinde olur, Allah'ı razı edecek ameller yapar ise Allah katında değerli ve aziz bir kul olur. Allah adına yemin etse, Allah onun yeminini yerine getirir.
Kaynakça
كنوز رياض الصالحين، أ. د. حمد بن ناصر بن عبد الرحمن العمار، دار كنوز اشبيليا، الطبعة الأولى، 1430هـ.
بهجة الناظرين، الشيخ: سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي.
نزهة المتقين، د. مصطفى سعيد الخن - د. مصطفى البغا - محي الدين مستو - علي الشرجبي - محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، بيروت
الطبعة الأولى، 1397هـ - 1977م.
شرح رياض الصالحين، المؤلف: محمد بن صالح بن محمد العثيمين، الناشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426هـ.
رياض الصالحين، د. ماهر بن ياسين الفحل، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة الأولى، 1428هـ - 2007م.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن ثوبان رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «من تَكَفَّلَ لي أن لا يسأل الناس شيئًا، وأَتَكَفَّلُ له بالجنة؟» فقلت: أنا، فكان لا يَسأل أحدًا شيئًا.
Sevbân -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim bana insanlardan bir şey istemeyeceğine garanti verirse, ben de ona Cennet'i garanti veririm.» buyurdu. Bunun üzerine Sevbân da; ben garanti veriyorum, dedi. Gerçekten hiç kimseden bir şey istemezdi."
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin Anlamı: Az ya da çok olsun işlerini görmede insanlardan bir şey istemeyen yahut herhangi bir yardım talep etmeyen kimse Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu şartını yerine getirmiştir. İşte böyle bir kimse için Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cenneti garanti etmektedir. İnsanlardan bir şey talep etmemek yüce Allah'a tevekkül etmenin, güvenmenin ve ümit var olmanın bir göstergesidir. Buna karşılık olarak Allah onu cennetine sokar. Sevbân -radıyallahu anh- bu hadisi işitince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e söz vererek insanlardan bir şey talep etmeyeceğini ifade etmiştir. İbn Mâce'nin rivayetine göre onun şöyle davrandığı anlatılır: "Bineği üzerindeyken kırbacı yere düşerdi de kimseye bana kırbacımı ver, diye talepte bulunmazdı. Bineğinden inip, kendisi alırdı." Böyle davranarak Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e verdiği sözü tutardı.
Kaynakça
كنوز رياض الصالحين، تأليف: حمد بن ناصر العمار، الناشر: دار كنوز أشبيليا، الطبعة الأولى، 1430هـ.
بهجة الناظرين، تأليف: سليم بن عيد الهلالي، نسخة الكترونية، لا يوجد بها بيانات نشر.
سنن أبي داود، تأليف: سليمان بن الأشعث السَِّجِسْتاني، تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، الناشر: المكتبة العصرية، صيدا.
السنن الصغرى، تأليف: أحمد بن شعيب النسائي، تحقيق: عبد الفتاح أبو غدة، الناشر: مكتب المطبوعات الإسلامية، الطبعة الثانية، 1406هـ.
سنن ابن ماجه، تأليف: محمد بن يزيد القزويني، تحقيق: شعيب الأرناؤوط وغيره، الناشر: دار الرسالة العالمية، الطبعة الأولى، 1430هـ.
رياض الصالحين، تأليف: محيي الدين يحيى بن شرف النووي، تحقيق: د. ماهر بن ياسين الفحل، الطبعة الأولى، 1428هـ.
دليل الفالحين، تأليف: محمد بن علان، الناشر: دار الكتاب العربي، نسخة الكترونية، لا يوجد بها بيانات نشر.
مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، تأليف: علي بن سلطان القاري، الناشر: دار الفكر، الطبعة الأولى، 1422هـ.
التنوير شرح الجامع الصغير، تأليف: محمد بن إسماعيل الصنعاني، تحقيق: د. محمد إسحاق محمد إبراهيم، الناشر: مكتبة دار السلام، الطبعة الأولى، 1432هـ.
صحيح الترغيب والترهيب، تأليف: محمد ناصر الدين الألباني، الناشر: مكتبة المعارف، الطبعة الخامسة.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما قال: مرَّ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم ونحن نُعالج خُصًّا لنا، فقال: «ما هذا؟» فقلنا: قد وَهَى، فنحن نُصلحه، فقال: «ما أرى الأمر إلا أَعْجَل من ذلك».
Abdullah İbni Amr İbni Âs -radıyallahu anhumâ- anlatıyor : "Bize ait kulübeyi tamir ederken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selem- yanımıza uğramıştı. “Bu yaptığınız nedir?” diye sordu. Biz: Yıkılmak üzereydi de onarıyoruz, dedik. Bunun üzerine: “Ecelin bundan daha aceleci olacağını zannederim.” buyurdular."
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin manası: Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem- Amr İbn As -radıyallahu anh-’ın yanına uğradığında O, evinin bozulan yerlerini tamir ediyor ya da kuvvetlendirmek için uğraşıyordu. Ebu Davut’un rivayetinde “Ben de duvarı sıvıyordum.” olarak gelmektedir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Ecelin bundan daha aceleci olacağını zannederim.” buyurdular. Yani, şüphesiz ki ecel sana, ölmeden önce yıkılmasından korktuğun için ıslah ettiğin evinden daha yakındır. Belki o yıkılmadan önce öleceksin. Amellerini ıslah etmen, evini ıslah etmenden daha evladır manasına gelmektedir. Hadisin zahirinine bakıldığında onların yapmış oldukları bina tamiri zaruri bir şey ihtiyaçdan kaynaklanmamaktadır. Bilakis dünya tutkusu ya da süsleme maksatlı bir tamiridir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste sahabeye ahiret işleriyle meşgul olmanın ahirette fayda vermeyecek şeylerle meşgul olmaktan daha önemli olduğunu beyan etmiştir.
Kaynakça
كنوز رياض الصالحين، أ.د. حمد بن ناصر بن عبد الرحمن العمار، دار كنوز اشبيليا، الطبعة الأولى : 1430 هـ.
بهجة الناظرين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي.
نزهة المتقين، د. مصطفى سعيد الخن، د. مصطفى البغا، محي الدين مستو، علي الشرجبي، محمد أمين لطفي، الرسالة، بيروت الطبعة الأولى : 1397 هـ 1977 م الطبعة الرابعة عشرة 1407 هـ 1987م.
تحفة الأحوذي بشرح جامع الترمذي المؤلف: أبو العلا محمد عبد الرحمن بن عبد الرحيم المباركفوري، الناشر: دار الكتب العلمية - بيروت.
رياض الصالحين، د. ماهر بن ياسين الفحل الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م.
صحيح مسلم، المؤلف: مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت.
سنن ابن ماجه، المؤلف: ابن ماجه أبو عبد الله محمد بن يزيد القزويني، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي.
سنن أبي داود، المؤلف: أبو داود سليمان بن الأشعث الأزدي السِّجِسْتاني، المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد، الناشر: المكتبة العصرية، صيدا - بيروت.
سنن الترمذي، المؤلف: محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر (جـ 1، 2) ومحمد فؤاد عبد الباقي (جـ 3) وإبراهيم عطوة عوض المدرس في الأزهر الشريف (جـ 4، 5)، الناشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي - مصر، الطبعة: الثانية، 1395 هـ - 1975 م.
شرح الطيبي على مشكاة المصابيح المسمى بـ (الكاشف عن حقائق السنن)، المؤلف: شرف الدين الحسين بن عبد الله الطيبي، المحقق: د. عبد الحميد هنداوي
الناشر: مكتبة نزار مصطفى الباز (مكة المكرمة - الرياض)، الطبعة: الأولى، 1417 هـ - 1997 م.
التَّنويرُ شَرْحُ الجَامِع الصَّغِيرِ، المؤلف: محمد بن إسماعيل الكحلاني ثم الصنعاني، المحقق: د. محمَّد إسحاق محمَّد إبراهيم، الناشر: مكتبة دار السلام، الرياض، الطبعة: الأولى، 1432 هـ - 2011 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي العَبَّاسِ سَهْلِ بْنِ سَعِدٍ السَّاعِدِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، دُلَّنِي عَلَى عَمَلٍ إِذَا عَمِلْتُهُ أَحَبَّنِي اللَّهُ وَأَحَبَّنِي النَّاسُ، فَقَالَ: «ازْهَدْ فِي الدُّنْيَا يُحِبُّكَ اللَّهُ، وَازْهَدْ فِيمَا عِنْدَ النَّاسِ يُحِبُّكَ النَّاسُ».
Ebu'l-Abbas Sehl b. Sa'd es-Sâidî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre bir adam Nebî –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelip şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü! Bana öyle bir amel göster ki, onu yaptığım takdirde Allah da beni sevsin, insanlar da beni sevsin. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Dünyaya karşı zâhid ol (ondan yüz çevir), Allah seni sever. İnsanların elindekine karşı zâhid ol (göz dikme), insanlar da seni sever.»
İbn Mâce ve diğerleri hasen isnatlarla rivayet etmiştirDereceNevevî şöyle demiştir: Hasen bir hadistir
Açıklama
Bir adam, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip, kendisine bir amel göstermesini ve onu işlediğinde Allah’ın da insanların da kendisini sevmesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Allah seni, dünyada ihtiyaç fazlasını, âhirette sana fayda sağlamayacak şeyleri ve dinine zarar verebilecek hususları terk ettiğinde sever. İnsanlar ise, onların elindeki dünyalığa rağbet etmediğinde seni severler. Çünkü insanlar tabiatları gereği dünyayı severler; kim onlarla dünya hususunda yarışırsa ondan hoşlanmazlar, kim de onu onlara bırakırsa onu severler.
Faydalar
- Dünyada zühdün fazileti; yani, âhirette fayda vermeyecek olanı terk etmektir.
- Zühdün mertebesi, takvadan daha yüksektir; çünkü takva, zararlı olabilecek şeylerden sakınmayı kapsar, züht ise âhirette fayda vermeyecek olanı terk etmektir.
- Sindî şöyle demiştir: Dünya, insanlar arasında sevilen bir şeydir; kim onlarla bu konuda yarışırsa, onların gözünde o ölçüde sevilmez olur. Kim onlara sevdiklerini bırakırsa, bıraktıkları ölçüde kalpleri onları sever.
Kaynakça
الأربعون النووية (ص118) (ح31).
سنن ابن ماجه (5/ 225) (4102).
التحفة الربانية في شرح الأربعين حديثًا النووية (ص73).
فتح القوي المتين في شرح الأربعين وتتمة الخمسين (ص111).
الفوائد المستنبطة من الأربعين النووية، للشيخ عبد الرحمن البراك (ص87).
الأحاديث الأربعون النووية وعليها الشرح الموجز المفيد، لعبد الله بن صالح المحسن (1/61).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها : أنهم ذبحوا شاة فقال النبي صلى الله عليه وسلم : «ما بقي منها؟» قالت: ما بقي منها إلا كتفها. قال: «بقي كلها غير كتفها».
Âişe -radıyallahu anha- bir keresinde küçük baş bir koyun kestiklerini haber veriyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kesilen hayvandan geriye ne kadar kaldığını sorunca, Âişe -radıyallahu anha-:"Bir buttan başka hiçbir şey kalmadı." diye cevap verir. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Buttan başka hepsi bize kalmış (öyleyse)." diye yanıtlar.
Tirmizî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Yani kesilen hayvanın but kısmı hariç bütün etlerini sadaka olarak vermişler. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle demiştir: "Öyleyse ahiret gününde buttan başka hepsi bize kalmış olacaktır."
Kaynakça
سنن الترمذي -المؤلف: محمد بن عيسى بن سَوْرة بن موسى بن الضحاك، الترمذي، أبو عيسى (المتوفى: 279هـ) تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر (جـ 1، 2)
ومحمد فؤاد عبد الباقي (جـ 3) وإبراهيم عطوة عوض المدرس في الأزهر الشريف (جـ 4، 5) الناشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي - مصر.
السلسلة الصحيحة وشيء من فقهها وفوائدها, تأليف: أبو عبدالرحمن محمد ناصر الدين الألباني, الناشر: مكتبة المعارف, ط1 عام 1415.
رياض الصالحين- المؤلف: أبو زكريا محيي الدين يحيى بن شرف النووي -تعليق وتحقيق: الدكتور ماهر ياسين الفحل رئيس -الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت -الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين, تأليف: سليم بن عيد الهلالي, دار ابن الجوزي.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com