İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Kadınlara Dair Hükümler

26 hadis

«Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. (onlara) iyi davranın.»

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «اسْتَوْصُوا بالنِّساءِ خَيْرًا؛ فَإِنَّ المرأة خُلِقَتْ مِن ضِلعٍ، وَإنَّ أعْوَجَ مَا في الضِّلَعِ أعْلاهُ، فَإنْ ذَهَبتَ تُقيمُهُ كَسَرْتَهُ، وإن تركته، لم يزل أعوج، فاستوصوا بالنساء». وفي رواية: «المرأة كالضِّلَعِ إنْ أقَمْتَهَا كَسَرْتَهَا، وَإن اسْتَمتَعْتَ بها، استمتعت وفيها عوَجٌ». وفي رواية: «إنَّ المَرأةَ خُلِقَت مِنْ ضِلَع، لَنْ تَسْتَقِيمَ لَكَ عَلَى طَريقة، فإن استمتعت بها استمتعت بها وفيها عوج، وإنْ ذَهَبْتَ تُقِيمُهَا كَسَرْتَها، وَكَسْرُهَا طَلاَقُهَا».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz.» Bir rivayette: «Kadın kaburga kemiği gibidir. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin.» Başka bir rivayette: «Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Hep seni hoşnut edecek şekilde davranamaz. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen kırarsın. Kadının kırılması da boşanmasıdır.»
Müslim rivayet etmiştir - Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- kadınlarla geçinme hakkında haber vermiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dedi ki: Size tavsiyede bulunacağım bu vasiyyeti kabul edin. Bu tavsiye; sizin, kadınlara iyi muamele yapmanızdır. Çünkü kadınlar akılda, dinde, düşüncede ve işlerinin çoğunda eksiktirler. Muhakkak ki onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Adem -aleyhissalatu vesselam- Allah, onu babasız ve annesiz yaratmıştır. Onu topraktan yaratıp ona ol demiş, o da hemen olmuştur. Allah Teâlâ, ondan insanı yaratıp çıkartmak istediği zaman hanımını ondan yaratmıştır. Onu Adem'in eğri olan kaburgasından yaratmıştır. Böylece kadın eğri kaburgadan yaratılmıştır. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen kırarsın. Bir insan kadından faydalanmak isterse ondan bu eğrilikle beraber faydalanır. İnsan elde olana razı olur. Onun düzelmesini istesen dahi düzelemeyecektir. Buna da imkanı olmayacaktır. Kadın dininde doğru yolda olursa bile tabiatının gerektirdiği şeyde düzgün olmayacaktır. Her şeyde eşinin, istediği gibi olmayacaktır. Mutlaka terslik olacaktır. Mutlaka kendisindeki eksiklikle beraber kusur olacaktır. Şayet onu doğrultayım dersen kırarsın. Onu kırmakta boşamaktır. Bunun manası senin istediğin şekilde düzgün olması mümkün değildir. O zaman da ondan ümidini kesersin ve boşarsın.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، فيصل بن عبد العزيز المبارك، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى 1423هـ، 2002م. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ، 2007م. شرح رياض الصالحين للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ، 1987م. النهاية في غريب الحديث والأثر، مجد الدين أبو السعادات المبارك بن الأثير، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى، محمود محمد الطناحي، نشر: المكتبة العلمية، بيروت، الطبعة: 1399هـ، 1979م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Dünya göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah, onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ الدُّنْيَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ، وَإِنَّ اللهَ مُسْتَخْلِفُكُمْ فِيهَا، فَيَنْظُرُ كَيْفَ تَعْمَلُونَ، فَاتَّقُوا الدُّنْيَا وَاتَّقُوا النِّسَاءَ، فَإِنَّ أَوَّلَ فِتْنَةِ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانَتْ فِي النِّسَاءِ».
Ebû Saîd el- Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Dünya göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah, onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğulları'ndaki ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- dünyanın tatlarının çekici, görüntüsünün yeşil olduğunu haber vermiştir. Bundan dolayı insan ona aldanır, onunla meşgul olur ve onu en önem verdiği şey haline getirir. Şüphesiz Allah Subhânehû ve Teâlâ nasıl hareket edeceğimizi, O'na itaat mi edeceğiz yoksa isyan mı edeceğimizi görmek için dünya hayatını bazımızın diğerlerine miras bıraktığı bir yer kılmıştır. Sonra şöyle buyurmuştur: Dünya metası ve süsünün sizi aldatmasından sakının ki Allah'ın size emrettiği şeyleri terk etmeye ve yasakladığı şeyleri yapmaya götürmesin. Dünya fitneleri arasında sakınılması gereken en büyük fitne kadın fitnesidir. Şüphesiz İsrailoğulları arasında gerçekleşen ilk fitne bu olmuştur.

Faydalar
  1. Takvalı olmak, dünyanın görünüş ve süslerine aldanmamak teşvik edilmiştir.
  2. Kadınlara bakmak, mahrem olmayan erkeklerle bir arada bulunmaları ve benzeri gibi fitnelerden sakındırılmıştır.
  3. Dünyadaki en büyük fitne kadın fitnesidir.
  4. Geçmiş ümmetlerden öğüt ve ibret alınmalıdır. İsrailoğulları'nın başına gelen diğerlerinin de başına gelebilir.
  5. Eğer erkeğin eşi ise kadının fitnesi kocasını kaldıramayacağı masraflarla sorumlu tutup, onu dini sorumluluklarından uzaklaştırmaya, dünyalık şeyler peşinde koşup helak olmasına sebep olabilir. Eğer mahrem olmayan özelliklerde dışarıda açık ve süslenmiş dolaşan bir kadın ise erkekler ile bir arada bulunup onları baştan çıkarabilir ve doğru yoldan sapmalarına neden olabilir. Hatta çeşitli derecelerde zinaya düşmeye bile yol açabilir. Bundan dolayı Mümin, Yüce Allah'a sımsıkı sarılmalı ve kadınların fitnesinden kurtulmayı istemelidir.
Kaynakça

صحيح مسلم (4/ 2098) (2742). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 146). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 173). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 103).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.»

عن عبد الله بن زمعة رضي الله عنه أنّه سمع النبي صلى الله عليه وسلم يخطب، وذكر الناقة والذي عقرها، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «إذِ انبَعَثَ أشقاها: انْبَعَثَ لَهَا رجل عزِيز، عَارِم منيع في رَهطِه»، ثم ذكر النساء، فوعظ فيهنَّ، فقال: «يَعمِد أحدكم فيجلد امرأته جلد العبد، فلعلَّه يُضَاجِعُهَا من آخر يومه» ثمَّ وعظهم فِي ضَحِكِهم من الضَّرطَة، وقال: «لم يضحك أحدكم ممَّا يفعل؟!».
Abdullah b. Zem`a -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i birgün hutbe okurken dinledi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Sâlih -aleyhisselâm-’ın dişi devesinden ve onu öldüren adamdan bahsederek: «Onların en azgını ileri atıldı.» âyetini okudu ve; «Semûd Kavmi'nde gücü ve kuvveti ile tanınan ve son derece fena olan bir adam deveyi öldürmek için ileri fırladı» diye açıkladı. Sonra kadınlardan bahsetti. Onlar hakkında nasihat ederek şöyle buyurdu: «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.» Sonra yellenmeden ötürü gülmemelerini tavsiye ederek şöyle buyurdu: «İnsan bizzat kendisinin de yaptığı bir şeye ne diye güler?»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Abdullah b. Zem`a -radıyallahu anh- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i birgün devesi üzerinde hutbe okurken dinlediğini haber vermiştir. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in özelliği bir şeyi yaparken kendisini zorlamazdı; olmayanı istemez, şer'î olarak bir taksir ya da haddi aşma yoksa, var olanı da geri çevirmezdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hutbe verirken Abdullah b. Zem'a -radıyallahu anh- O'nu işitmiş, verdiği hutbenin bir kısmında Sâlih -aleyhisselâm-’a mucize olarak verilen dişi devesinden ve deveyi öldüren adamdan bahsetmiştir. Deveyi öldüren bu kimseye Güzar denilirdi ve bu adam kavmin en şerlisiydi. Kavminde menfaat için çok ifsat çıkaran eşi benzeri olmayan birisi olarak vasf edilmiştir. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hutbesine şöyle devam etmiştir: «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor.» Bu ifade köleyi edeplendirmek için şiddetli bir şekilde dövmenin cevazını ifade etmektedir. Bu dereceye ulaşmadan kadınların dövülmesinin cevazına imalı olarak vurgu yapılmıştır. Hadisin metninde akıllı olan bir kimsenin hanımını şiddetli bir şekilde dövüp, sonra da günün geri kalan kısmında ya da gecesinde onunla cima etmesinin akıl almaz olduğuna vurgu yapılmıştır. Genellikle dövülen dövenden kaçar. Bunun zemmedildiğine işaret vardır. Eğer dayak gerekli ise onu kaçıracak kadar şiddetli olmaması gerekir. Edeplendirmede ve vurmada aşırı gitmemek gerekir. Sonra yellenmeden ötürü gülmemelerini tavsiye etmiştir. Çünkü bu erkekliğe yakışmaz. Aynı zamanda da bu saygınlığa leke sürer. Bunu kötülemek için şöyle buyurdu: «İnsan bizzat kendisinin de yaptığı bir şeye ne diye güler?» Çünkü gülmek ancak garip ve acaip olan bir şey için olur. Sadece gülmenin belirtileri yüz hatlarında ortaya çıakrsa buna tebessüm denir. Eğer daha güçlü ve bununla birlikte sesli olursa buna da gülmek denir. Bundan da daha fazla olursa o da kahkaha olarak isimlendirilir. Bu yellenme eylemi her kimse tarafından yapılan birşey olduğuna göre insan kendisinin de yaptığı bu şeye niye güler.?

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، فيصل بن عبد العزيز المبارك، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى 1423هـ، 2002م. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، محمد علي بن البكري بن علان، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، الطبعة: الرابعة 1425هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، الطبعة: الرابعة 1428هـ. شرح رياض الصالحين، محمد بن صالح العثيمين، دار الوطن، الرياض، الطبعة: 1426هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، كنوز إشبيليا، الرياض، الطبعة: الأولى1430هـ، 2009م. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي لله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَفْرَكْ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةً، إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلُقًا رَضِيَ مِنْهَا آخَرَ» أَوْ قَالَ: «غَيْرَهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.» Ya da «Bir diğer huyunu» buyurmuştur.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- kocanın, karısına haksızlık yapmaya, onu terk etmeye ve ondan yüz çevirmeye yol açacak kadar nefret etmesini yasaklamıştır. İnsan doğuştan kusurludur ve eğer hanımında bulunan kötü bir karakterden hoşlanmazsa onda başka iyi bir karakter bulur. Kendine yakışan güzel huya razı olur, razı olmadığı kötü huya sabreder. Bu da onun sabırlı olmasını ve hanımından ayrılmak isteyecek kadar nefret etmemesini sağlar.

Faydalar
  1. Müminin eşiyle yaşadığı her türlü anlaşmazlıkta duygulara ve geçici ani tepkilere değil, adaletli olmaya ve aklın hakemliğine başvurması öğütlenmiştir.
  2. Müminin bir erkek, iman etmiş bir kadından ayrılacak kadar nefret etmemelidir. Aksine; nefret ettiği şeyi, sevdiği şeyle göz ardı etmelidir.
  3. Eşler arasında geçimli ve dost olmak teşvik edilmiştir.
  4. İman, güzel ahlakı gerektirir, dolayısıyla imanlı hiçbir erkek veya kadın güzel ahlaktan yoksun olmamalıdır. İman, o ikisinde övgüye değer niteliklerin bulunmasını gerektirir.
Kaynakça

صحيح مسلم (2/ 1091) (1469). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 359). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 122). فتح رب البرية بتلخيص الحموية، لابن عثيمين (ص117). مجموع فتاوى ابن باز (25/ 246). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 282).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

“Dilersen sabredersin; karşılığında sana Cennet vardır. Dilersen Allah’a dua ederim de sana şifa verir.”

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضيَ اللهُ عنهما: أنَّهُ قَالَ لعَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ: أَلَا أُرِيكَ امْرَأَةً مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ؟ قُلْتُ: بَلَى، قَالَ: هَذِهِ الْمَرْأَةُ السَّوْدَاءُ، أَتَتِ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَتْ: إِنِّي أُصْرَعُ وَإِنِّي أَتَكَشَّفُ، فَادْعُ اللهَ لِي، قَالَ: «إِنْ شِئْتِ صَبَرْتِ وَلَكِ الْجَنَّةُ، وَإِنْ شِئْتِ دَعَوْتُ اللهَ أَنْ يُعَافِيَكِ» قَالَتْ: أَصْبِرُ، قَالَتْ: فَإِنِّي أَتَكَشَّفُ فَادْعُ اللهَ أَنْ لَا أَتَكَشَّفَ، فَدَعَا لَهَا.
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre: İbn Abbas -radıyallahu anhuma-, Atâ b. Ebî Rebâh'a şöyle dedi: “Sana Cennet ehlinden bir kadını göstereyim mi?” Atâ, “Evet.” dedim. Bunun üzerine İbn Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: “İşte şu siyahî kadın var ya! O, bir gün Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: ‘Ben sara nöbeti geçiriyorum ve nöbet sırasında üzerim açılıyor. Benim için Allah’a dua edin.’ dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Dilersen sabredersin; karşılığında sana Cennet vardır. Dilersen Allah’a dua ederim de sana şifa verir.” Kadın: “Sabrederim.” dedi. Sonra da: “Ancak nöbet sırasında üzerim açılıyor. Allah’a dua edin de üzerim açılmasın.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun için dua etti.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

İbn Abbas -radıyallahu anhuma-, Atâ b. Ebî Rebâh'a şöyle dedi: "Sana Cennet ehli kadınlardan birini göstereyim mi?" Atâ, “Evet.” dedi. Bunun üzerine İbn Abbas: “İşte şu Habeşli siyahî kadın! O, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek, ‘Bende bir hastalık var. Sara nöbeti geçiriyorum. Nöbet sırasında farkında olmadan üzerim açılıyor ve bedenimden bazı yerler görünüyor. Benim için Allah'a dua edin de bana şifa versin.’ dedi. Nebî -aleyhisselam- da şöyle buyurdu: “Dilersen sabredersin; karşılığında sana Cennet vardır. Dilersen Allah'a dua ederim de sana şifa verir.” Kadın: “Öyleyse sabrederim.” dedi. Ardından, “Fakat nöbet geçirdiğimde üzerim açılıyor. Allah'a dua edin de nöbet geçirdiğim zaman üzerim açılmasın.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun için Allah'a dua etti.

Faydalar
  1. Dünyada karşılaşılan musibetlere sabretmek, Cennete girmeye vesile olur.
  2. Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste, sara (epilepsi) hastalığına sabreden kimsenin, buna karşılık en mükemmel şekilde sevap kazanacağına delil vardır.
  3. Sahâbe hanımlarının iffet ve hayâ sahibi olduklarını, örtünmeye büyük önem verdiklerini gösterir. Allah onlardan razı olsun. Nitekim bu kadın vücudunun bir kısmının görülmesinden çok korkuyordu.
  4. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: “Kendisinde buna güç bulunduğunu bilen ve meşakkatli olanı yerine getirmekte zorluk çekmeyeceğinden emin olan kimse için, ruhsatla amel etmek yerine azîmeti tercih etmek daha faziletlidir.”
  5. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: “Bu hadiste, bütün hastalıkların tedavisinde dua etmek ve Allah'a sığınmanın, ilaçlarla tedavi olmaktan daha etkili ve daha faydalı olduğuna işaret vardır. Duanın bedende meydana getirdiği etki ve tesir, maddî ilaçların etkisinden daha büyüktür. Ancak bunun fayda vermesi iki şarta bağlıdır: Birincisi, hasta ile ilgili olup onun niyetinin samimi ve içten olmasıdır. İkincisi ise tedavi eden kimse ile ilgilidir; onun Allah'a yönelişinin güçlü olması, kalbinin takvâ ve tevekkülle kuvvet bulmasıdır. Allah en doğrusunu bilir.”
  6. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste, tedavi olmayı terk etmenin câiz olduğuna dair delil vardır.
Kaynakça

صحيح البخاري (7/ 116) (5652). صحيح مسلم (4/ 1994) (2576). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 95). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (1/ 235).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse, onlara engel olmasın.Abdullah -radıyallahu anhumâ- dedi ki:Bilal b. Abdullah şöyle söyledi:Allah'a yemin olsun ben onu engelleyeceğim.Dedi ki :Abdullah ona (Bilal'e) doğru gitti.Ve ona çok kötü şekilde sövdü.Daha önce böyle sövdüğünü işitmedim.Ve dedi ki ben sana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber vereceğim.Ve sen Allah'a yemin olsun ki ben onları engelleceğim diyorsun.

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما عَنِ النَّبيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: «إذا اسْتَأذَنَت أَحَدَكُم امرَأَتُه إلى المسجِد فَلا يَمنَعهَا، قال: فقال بلال بن عبد الله: والله لَنَمنَعُهُنَّ، قال: فَأَقبَلَ عليه عبد الله، فَسَبَّهُ سَبًّا سَيِّئًا، ما سَمِعتُه سَبَّهُ مِثلَهُ قَطُّ، وقال: أُخبِرُك عن رسول الله صلى الله عليه وسلم وتقول: والله لَنَمنَعُهُنَّ؟». وفي لفظ: «لا تَمنَعُوا إِمَاء الله مسَاجِد الله...».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse,onu engellemesin.Bilal b. Abdullah dedi ki:Allah'a yemin olsun ben onu engelleyeceğim.Dedi ki Abdullah ona doğru gitti.Ve ona çok kötü şekilde sövdü.Daha önce böyle sövdüğünü işitmedim.Ve dedi ki ben sana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber vereceğim.Ve sen Allah'a yemin olsun ki ben onları engelleceğim diyorsun?''Başka bir lafızda:''Allah'ın kadın kullarını mescitlerinden alıkoymayın.''
Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

İbn Ömer -radıyallahu anhumâ- Şüphesiz ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle dediğini rivayet etti:Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse, onlara engel olmasın.Kadının cemaat faziletini almasına engel olmaması için.Ve bu hadiste kadının namaz kılmak için mescide gitmesinin hükmünün açıklanması vardır ki o da caizdir.Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh-'ın oğullarından biri bu hadisi anlattığı zaman hazır bulunuyordu.Zamanın Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanından farklı olarak kadınların süslenmede çok daha genişleyerek değiştiğini gördü.Kıskançlık onu kadınları korumaya itti.Bu sözün üzerine şöyle dedi -kanun koyana itiraz etme kastı olmadan- Allah'a yemin olsun ki onları engelleyeceğim.Babası onun sözünde itiraz ediyormuş gibi anladı.-Bu red edişiyle- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu konudaki sünnetine karşı.Allah ve Rasûlu için kızması onu oğluna çok aşırı sövmeye itti.Ve Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ- dedi ki:sana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber vereceğim.Ve sen Allah'a yemin olsun ki ben onları engelleceğim diyorsun?

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام، لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408 هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Allahım! İki zayıf kimsenin, yetim ve kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.»

عن أبي شريح خويلد بن عمرو الخزاعي و أبي هريرة رضي الله عنهما عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «اللَّهُمَّ إِنِّي أُحَرِّجُ حَقَّ الضَعِيفَين: اليَتِيم والمَرْأَة».
Ebû Şüreyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh- ve Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allahım! İki zayıf kimsenin, yetim ve kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Bu hadis, İslam'ın temel ilkelerinden biri olan kadın ve yetim gibi zayıflara şefkatle yaklaşma hususunu pekiştirmektedir. Bu hadiste Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, kadın ve yetimin hakkına özen gösterme hususunda mübalağa yaparak dikkatleri çekmiştir. Çünkü bu ikisinin sığınacakları ve onları müdafa edecek bir makamları yoktur. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o ikisinin hakkını alanları sıkıntıya, meşakkate ve zora sokmuştur.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ. رياض الصالحين، للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. السنن الكبرى للنسائي، تحقيق: حسن عبد المنعم شلبي، ط1، مؤسسة الرسالة - بيروت، 1421هـ. سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية، فيصل عيسى البابي الحلبي. صحيح الجامع الصغير وزيادته، للألباني، ط3، المكتب الإسلامي، بيروت، 1408هـ. مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط و عادل مرشد وآخرون، تحت إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، (ط1)، مؤسسة الرسالة، 1421هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılan ve karısını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kimseye Allah rahmet etsin. Gece kalkıp namaz kılan ve kocasını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kadına Allah rahmet etsin.»

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «رَحِمَ الله رجلا ًقام من الليل، فَصَلى وأيْقَظ امرأته، فإن أَبَتْ نَضَحَ في وَجْهِهَا الماء، رَحِمَ الله امرأة قامت من الليل، فَصَلت وأَيْقَظت زوجها، فإن أَبَى نَضَحَت في وجْهِه الماء».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılan ve karısını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kimseye Allah rahmet etsin. Gece kalkıp namaz kılan ve kocasını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kadına Allah rahmet etsin.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılan ve karısını da (namaz kılması için) uyandıran kimsenin, uykunun baskın gelmesi yahut fazla tembellikten dolayı karısı kalkmak istemediği zaman onun yüzüne hafifçe su serper. Çünkü o, Allah’ın rahmetini hak etmektedir. Tam aksi durum kadın için de geçerlidir. O da kocasını kaldırır.

Kaynakça

-سنن أبي داود، سليمان بن الأشعث السِّجِسْتاني، تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، المكتبة العصرية. -سنن ابن ماجه، ابن ماجه أبو عبد الله محمد بن يزيد القزويني، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية، فيصل عيسى البابي الحلبي. - السنن الصغرى للنسائي، أحمد بن شعيب، النسائي، تحقيق: عبد الفتاح أبو غدة، مكتب المطبوعات الإسلامية، حلب، الطبعة الثانية، 1406ه – 1986م. -مسند الإمام أحمد بن حنبل، المحقق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. -صَحِيحُ التَّرْغِيب وَالتَّرْهِيب، محمد ناصر الدين الألباني، مكتَبة المَعارف لِلنَشْرِ والتوزيْع، الرياض، المملكة العربية السعودية - الطبعة الأولى، 1421هـ - 2000م. - نزهة المتقين بشرح رياض الصالحين، تأليف مصطفى سعيد الخن، مصطفى البغا - محي الدين مستو- علي الشربجي- محمد أمين لطفي - مؤسسة الرسالة - بيروت – لبنان - الطبعة الرابعة عشرة. - كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا، الطبعة الأولى، 1430ه. - مرعاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، المؤلف: أبو الحسن عبيد الله المباركفوري، إدارة البحوث العلمية والدعوة والإفتاء - الجامعة السلفية - بنارس الهند- الطبعة: الثالثة، 1404هـ - 1984م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 18
18 hadis
  1. «Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. (onlara) iyi davranın.»
  2. Dünya göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah, onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun
  3. «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.»
  4. Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir
  5. “Dilersen sabredersin; karşılığında sana Cennet vardır. Dilersen Allah’a dua ederim de sana şifa verir.”
  6. Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse, onlara engel olmasın.Abdullah -radıyallahu anhumâ- dedi ki:Bilal b. Abdullah şöyle söyledi:Allah'a yemin olsun ben onu engelleyeceğim.Dedi ki :Abdullah ona (Bilal'e) doğru gitti.Ve ona çok kötü şekilde sövdü.Daha önce böyle sövdüğünü işitmedim.Ve dedi ki ben sana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber vereceğim.Ve sen Allah'a yemin olsun ki ben onları engelleceğim diyorsun.
  7. «Allahım! İki zayıf kimsenin, yetim ve kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.»
  8. «Gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılan ve karısını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kimseye Allah rahmet etsin. Gece kalkıp namaz kılan ve kocasını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kadına Allah rahmet etsin.»
  9. Dünya bir metadır (geçimliktir). Dünya metaının en hayırlısı da saliha bir kadındır
  10. (Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu
  11. Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir kadın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi ve: Ey Allah’ın Rasûlü! Senin sözlerinden hep erkekler yararlanıyor. Biz kadınlara da bir gün ayır, o gün toplanalım, Allah’ın sana öğrettiklerinden bize de öğret!'' dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:“Peki şu gün şurada toplanınız!'' buyurdu. Kadınlar toplandılar. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- de gidip Allah’ın kendisine öğrettiklerinden onlara öğretti. Sonra onlara:''Sizden (henüz ergenlik çağına gelmemiş) üç çocuğunu âhirete gönderen her kadın için bu çocuklar cehenneme karşı mutlaka siper olur'' buyurdu. İçlerinden bir kadın: Bu durum iki çocuk gönderenler için de geçerli midir?'' dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Evet, iki çocuk gönderen için de durum aynıdır'' cevabını verdi.Müttefakun aleyh.
  12. Ey kadınlar, sadaka verin! Zira sizin cehennemliklerin çoğunluğu olduğunuzu gördüm.» Onlar: “Neden, ey Allah’ın Rasûlü?” dediler. Dedi ki: «Çok lanet okuyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Akıllı adamın aklını başından alan sizden daha akıl ve dince eksik birini görmedim
  13. Sa'd b. Ebî Vakkâs -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Ömer -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna girmek için izin istedi.Huzurunda Kureyş'ten bazı kadınlarda vardı.Onunla konuşuyor,konuşmalarını çokça uzatıyorlardı.Sesleride yüksek çıkıyordu.Ömer izin isteyince onlarda kalkıp alalacele örtünmeye başladılar.Rasûlullah --sallallahu aleyhi ve sellem- ona izin verdiğinde gülüyordu.Bunun üzerine Ömer:''Allah seni hep güldürsün ey Allah'ın Rasûlü! dedi.Rasûlullah --sallallahu aleyhi ve sellem- ''Ben yanımda bulunan bu kadınlara şaştım.Sesini işitince hemen pardenin arkasına koşuştular''Buyurdu.Ömer:Ey Allah'ın Rasûlü! Senden çekinmelerine sen daha layıksın,dedi.Sonra Ömer:Ey kendi nefislerinin düşmanları! Benden çekiniyorsunuz da Rasûlullah --sallallahu aleyhi ve sellem-'den çekinmiyorsunuz öyle mi,dedi.Kadınlar:Evet,sen Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e göre daha sert ve daha haşinsin,dediler.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- :''Nefsim elinde olana yemin ederim ki şeytan bir yolda seninle karşılaşacak olursa mutlaka senin geçtiğin yoldan başka bir yolu takip eder.'' buyurdu.Buhârî rivayet etti.
  14. Bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olmaksızın iki gün mesafedeki bir yolculuğa çıkamaz
  15. Namazda tesbih (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.
  16. “Bir erkek karısını yatağına çağırır da karısı gelmez ve erkek ona dargın olarak gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lânet ederler.”
  17. Câbir dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Hiç bir adam dul bir kadının yanında nikahlaması hariç ya da mahrem olmadan gecelemesin.''
  18. Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan bir kadın Peygamberimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gelerek şöyle demiştir:''Ya Rasûlallah, şu çocuk benim oğlumdur. Karnım ona yuva, göğsüm pınar, kucağım da ona kundak oldu. Şimdi babası beni boşadı ve çocuğu benden almak istiyor.''Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-,''Başkası ile evlenmediğin sürece onun üzerinde sen hak sahibisin.''

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com