İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Adaklar

3 hadis

Ona söyleyiniz! Konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın.

عن ابن عباس رضي الله عنهما ، قال: بينما النبي صلى الله عليه وسلم يخطب إذا هو برجل قائم فسأل عنه، فقالوا: أبو إسرائيل نذر أن يقوم في الشمس ولا يقعد، ولا يستظل؛ ولا يتكلم، ويصوم، فقال النبي صلى الله عليه وسلم : «مروه، فليتكلم، وليستظل، وليقعد، وليتم صومه».
Abdullah b. Abbas -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- insanlara hitap ederken, ayakta duran bir adam gördü ve onun kim olduğunu sordu. Ashâb: O, Ebu İsrâîl’dir. Güneşte durmayı, oturmamayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve sürekli oruç tutmayı adamıştır, dediler. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona söyleyiniz! Konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın.» buyurdular.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu sahabe güneşte durmayı, oturmamayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve yiyip içmeyi terk etmeyi adamıştır. Burada nefse eziyet etme, zorluk vardır ve haram olan bir adaktır. Bundan dolayı Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve selem- o sahabeye bunu yapmasını yasaklamıştır. Ancak orucunu tamamlamasını emretmiştir. Çünkü oruç meşru olan bir ibadettir. Meşru olan bir ibadeti adayan kimsenin adadığı şeyi yerine getirmesi farzdır. Her kimse meşru olmayan bir ibadeti adarsa, onu yerine getirmesi gerekmez.

Kaynakça

رياض الصالحين، للنووي، نشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق – بيروت، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، الطبعة: الأولى، 1428هـ - 2007م. الجامع المسند الصحيح (صحيح البخاري), تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري, تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر, دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي, ط 1422 لسان العرب، لابن منظور. دار صادر - بيروت. الطبعة الأولى. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه 1987م. تطريز رياض الصالحين لفيصل بن عبد العزيز المبارك النجدي, تحقيق: عبد العزيز آل حمد, دار العاصمة , الطبعة: الأولى، 1423 هـ

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı.

عن عائشة، قالت: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يحِبُّ الحَلْواء والعسل، فكان إذا صلَّى العصر دارَ على نسائه، فَيَدْنُو منهنَّ، فدَخَل على حفصة، فَاحْتَبَسَ عندها أكثرَ ممَّا كان يحْتَبِس، فسألتُ عن ذلك، فقيل لي: أهْدَتْ لها امرأة من قومها عُكَّةً من عسل، فسَقَتْ رسول الله صلى الله عليه وسلم منه شرْبة، فقلتُ: أمَا والله لنَحْتالَنَّ له، فذكرتُ ذلك لسَوْدَة، وقلتُ: إذا دخل عليكِ، فإنه سَيَدْنُو منكِ، فقولي له: يا رسول الله، أَكَلْتَ مَغَافِيرَ؟ فإنه سيقول لك: «لا»، فقولي له: ما هذه الرِّيح؟ وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يشْتَدُّ عليه أنْ يوجد منه الريح، فإنه سيقول لك: «سَقَتْني حفصة شربة عسل»، فقولي له: جَرَسَتْ نَحْلُهُ الْعُرْفُطَ، وسأقول ذلك له، وقولِيه أنتِ يا صفية، فلما دخَل على سودة قالت: تقول سودة: والذي لا إله إلا هو لقد كدتُ أن أبادئه بالذي قلتِ لي، وإنه لعلى البابِ فرقًا منكِ، فلما دَنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ، قالت: يا رسول الله، أَكَلْتَ مَغَافِيرَ؟ قال: «لا»، قالت: فما هذه الريح؟ قال: «سَقَتْني حفصة شربة عسل»، قالت: جَرَسَتْ نَحْلُهُ الْعُرْفُطَ، فلما دخل عليَّ، قلتُ له: مثل ذلك، ثم دخل على صفية، فقالت بمثل ذلك، فلما دخل على حفصة، قالت: يا رسول الله، ألا أسْقِيك منه؟ قال: «لا حاجةَ لي به»، قالت: تقول سودة: سبحان الله، والله لقد حَرَمْنَاهُ، قالت: قلتُ لها: اسْكُتِي.
Âişe'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşırdı. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı. Ben bunu sordum. Bana: "Yakınlarından bir kadın Hafsa'ya bir okka (Tâif) balı hediye etti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)" dediler. Ben: "Öyleyse, kasem olsun biz de ona mutlaka bir hile kurmalıyız!" dedim. Bunu Sevde'ye anlattım: "(Hafsa'dan sonra sıra senin) O girince sana yaklaşacak. Sana yaklaşınca O'na: " Ya Rasûlallah! Sen megâfîr mi yedin?" diyeceksin. (Ben biliyorum ki, o sana:) "Hayır!"diyecek. O zaman sen de: "Öyleyse senden burnuma gelen bu koku da ne?" diyeceksin. "Rasûlullah kendisinde kötü bir koku hissedilmesine tahammül edemez, buna çok üzülürdü (Bu sebeple gerçeği. itiraf ederek) muhakkak "Hafsa bana bal şerbeti ikram etti" diyecek. O zaman sen kendisine "Demek ki arı, balını urfut ağacından almış" diyeceksin. (Senden sonra bana uğradığı zaman) ben de böyle hareket edip aynı şeyleri söyleyeceğim. Ey Safiyye, sana uğradığı zaman sen de aynı şeyleri söyle! dedim." Âişe anlatmaya devam etti: "Sevde (bilâhere bana) dedi ki: "Kendinden başka ilâh bulunmayan Allah'a kasem olsun, bana tenbih ettiğin şeyleri, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kapıdan görünür görünmez, senden korktuğum için (unutmadan) hemen söylemek istedim." Ne ise, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisine yaklaşınca Sevde: "Ya Rasûlallah meğâfır mi yediniz?" dedim: O da Hayır dedi. Sevde: "Öyleyse bu koku da ne?" dedi. O da " Hafsa bana bal şerbeti ikram etti. " dedi. Sevde: " Demek ki arı urfut yemiş." dedi. Âişe (radıyallahu anhâ) anlatmaya devam ederek: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana uğrayınca ben de aynı şeyleri söyledim. Keza, Safiyye'ye uğrayınca o da aynı şeyleri söyledi. Müteâkiben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa (radıyallahu anhâ)'nın yanına girince: " Ya Rasûlallah! sana o şerbetten ikram edeyim mi?" diye sorar. Rasûlullah!: "Hayır, ihtiyacım yok!" cevabını verir. (Bu durumu işittiği zaman) Sevde (radıyallahu anhâ): "Allah'a kasem olsun balı ona haram ettik!" dedi. Ben kendisine: "Sus, (sesini çıkarma)" dedim."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Âişe -radıyallahu anaha- Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem-'in yemeklerden tatlı olan herşeyi sevdiğini ve balı sevdiğini zikretmiştir. İkindi namazını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır cime etmeden onları öper ve dokunurdu. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa -radıyallahu anha-'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığından daha uzun kaldı. Ben bunu sordum. Bana: "Yakınlarından bir kadın Hafsa'ya bir kırba bal hediye etti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)" dediler. Âişe -radıyallahu anha- bunu kıskanmıştı. Sevde, Safiyye ile ittifak edip yanlarına girdiklerinde megafir mi? yedin diyeceklerdi. Megafir kötü kokusu olan reçinedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-kendisinden kötü koku gelmesinden hoşlanmazdı. Hafsa'nın yanına ona bal ikram etti ve Rasûlullah onu reddetti. Başka bir rivayette: Bir daha içmeyeceğine yemin etti olarak gelmektedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bal şerbeti ikram eden kişi hakkında rivayetler farklılık göstermektedir. Zeynep'in yanında, Sevde'nin yanında olduğu söylenmiştir. Bazı ilim ehli bal şerbetini ikram edenin Zeynep olduğunu tercih etmişlerdir. Âişe -radıyallahu anha- ile yardımlaşanın Hafsa olduğu belirtilmiştir. Bazı alimler kıssanın birden fazla gerçekleştiğini bir şeyden dolayı aynı olay birden fazla gerçekleşmiş olabilir. O yüzden bu başka kıssa olabilir.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، للنووي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت، الطبعة: الثانية، 1392هـ. التوضيح لشرح الجامع الصحيح, ابن الملقن سراج الدين أبو حفص عمر بن علي بن أحمد الشافعي, ت: دار الفلاح للبحث العلمي وتحقيق التراث، دار النوادر، دمشق – سوريا, الطبعة: الأولى، 1429 هـ - 2008 م. إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري, أحمد بن محمد بن أبى بكر بن عبد الملك القسطلاني القتيبي المصري, الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر, الطبعة: السابعة، 1323 هـ فتح الباري شرح صحيح البخاري, أحمد بن علي بن حجر أبو الفضل العسقلاني الشافعي, دار المعرفة - بيروت، 1379, رقم كتبه وأبوابه وأحاديثه: محمد فؤاد عبد الباقي, قام بإخراجه وصححه وأشرف على طبعه: محب الدين الخطيب. إكمال المعلم بفوائد مسلم لعياض بن موسى بن عياض بن عمرون اليحصبي السبتي، المحقق: الدكتور يحيى إسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر، الطبعة: الأولى، 1419 هـ - 1998 م. معالم السنن، وهو شرح سنن أبي داود, أبو سليمان حمد بن محمد بن إبراهيم بن الخطاب البستي المعروف بالخطابي, المطبعة العلمية - حلب, الطبعة: الأولى 1351 هـ - 1932 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

“Ademoğlunun elinde bulunmayan bir şeyi nezretme (adak), yine elinde olmayan bir köleyi hürriyetine kavuşturmak (azâd) ve nikahlısı olmadığı bir kadını boşama hakkı yoktur.”

عن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «لا نَذْرَ لابن آدم فيما لا يملك، ولا عِتْقَ له فيما لا يملك، ولا طلاق له فيما لا يمْلِك».
Amr b. Şuayb, babası kanalıyla dedesinden rivayet ettiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Ademoğlunun elinde bulunmayan bir şeyi nezretme (adak), yine elinde olmayan bir köleyi hürriyetine kavuşturmak (azâd) ve nikahlısı olmadığı bir kadını boşama hakkı yoktur.”
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ancak insanın mülkündeki şeylerde tasarrufta bulunması ve o şeyi yapmasının doğru olduğunu beyan etmiştir. Tasarufu altında bulunmayan şeylerde, tasarrufta bulunması doğru ve caiz değildir. Adak adayan kimse adağını adadığı esnada o şeye malik değilse bu adak geçerli olmamakla birlikte adanmışta olmaz. Adak adadıktan sonra ona malik olsa bile bu adağı yerine getirmesi gerekmediği gibi kefaretide yoktur. Köle azat etmekte böyledir. Mülkünde olmayan köleyi azat etmesi doğru değildir. Çünkü tasarrufu mahallinde vuku bulmamıştır. Aynı şekilde bir kişinin hanımı olmayan yabancı bir kadını boşamasıda doğru değildir. "Boşama yetkisi, şüphesiz kadının bacağını tutan kocaya aittir." Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: " Sahip olmadığın şeyde boşama yoktur."

Kaynakça

- منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان. دار ابن الجوزي، ط1 1428هـ. - توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام. مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة. الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م. سنن الترمذي، تأليف: محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق أحمد شاكر وغيره ، الناشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، الطبعة: الثانية، 1395 هـ. بلوغ المرام من أدلة الأحكام, أبو الفضل أحمد بن علي بن محمد بن أحمد بن حجر العسقلاني, تحقيق وتخريج وتعليق: سمير بن أمين الزهري, دار الفلق – الرياض, الطبعة: السابعة، 1424 هـ. - سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي. الناشر: دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي - سنن أبي داود، المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد. الناشر: المكتبة العصرية، صيدا - بيروت. - مسند أحمد، تحقيق شعيب الأرنؤوط. الناشر : مؤسسة الرسالة الطبعة : الأولى ، 1421 هـ - 2001 م. - إرواء الغليل في تخريج أحاديث منار السبيل، للشيخ الألباني، الناشر: المكتب الإسلامي – بيروت. الطبعة: الثانية 1405 هـ - 1985م. -تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للشيخ البسام. دار الميمان. الطبعة الأولى : 1426ه – 2005م. -الموسوعة الفقهية الكويتية, صادر عن: وزارة الأوقاف والشئون الإسلامية - الكويت، 1404 - 1427 هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com