عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَدْخُلُ الْخَلَاءَ، فَأَحْمِلُ أَنَا وَغُلَامٌ نَحْوِي إِدَاوَةً مِنْ مَاءٍ وَعَنَزَةً فَيَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ.
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- kendisinin ve kendisiyle aynı yaşlarda olan başka bir hizmetkârın, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i tuvalet ihtiyacını gidermek için dışarı çıktığında takip ettiklerini haber vermektedir. Yanlarında, ucu mızrak ucuna benzeyen demirli bir asa (aneze) taşırlar; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu ya üzerine bir örtü asarak kendisini gizlemek ya da namaz kılarken sütre edinmek için kullanırdı. Ayrıca deri bir su kabı içinde su da taşırlar; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra onlardan biri su kabını kendisine uzatır, o da bu su ile istincâ (temizlik) yapardı.
Faydalar
- Müslümanın, tuvalet ihtiyaç gidermeye giderken temizlikte kullanacağı suyu önceden hazırlaması teşvik edilmiştir. Böylece temizlik esnasında yeniden kalkıp su aramak zorunda kalmaz ve bu sebeple kirlenme ihtimali de ortadan kalkmış olur.
- İhtiyaç giderirken avret yerini başkalarının bakışlarından korumak gerekir. Çünkü avret yerine bakmak haramdır. Bu sebeple Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, yere asasını saplar ve üzerine kendisini örten bir örtü gererdi.
- Çocuklara İslâmî edepleri öğretmek ve onları bu edepler üzere yetiştirmek teşvik edilmiştir. Böylece bu güzel ahlâk ve davranışlar nesilden nesile aktarılmış olur.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 42) (152).
صحيح مسلم (1/ 227) (271).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص40).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 43).
الإفهام في شرح عمدة الأحكام، لابن باز (ص84).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: «جاء أعرابِيُّ، فبَالَ في طَائِفَة المَسجد، فَزَجَرَه النَّاسُ، فَنَهَاهُمُ النبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلمَّا قَضَى بَولَه أَمر النبي صلى الله عليه وسلم بِذَنُوب من ماء، فَأُهرِيقَ عليه».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: "Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Cehalet ve kabalık bedevilerin özelliklerindendir. Bunun sebebi onların, Allah Teâlâ'nın, Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğini öğrenmeye uzak olmalarındandır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabıyla birlikte Mescid-i Nebevi'deyken bedevinin biri gelip, kendisini açık alanda gibi zannederek mescidin bir köşesine idrarını yaptı. Sahabeler mescidin hürmetinden dolayı onun yapmış olduğu bu hareketi büyük gördüler ve idrarını yaptığı esnada üzerine atıldılar. Ancak güzel ahlak sahibi, müjdeleme ve kolaylaştırma üzerine gönderilen Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, onların bunu yapmalarına izin vermedi. Çünkü bedevilerin ahvalini iyi bildiği için mescidin büyük bir kısmını kirletmesini ve idrarının kesilip de bedevinin onun görmesini istemiyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu, bedeviye yapacağı nasihati ve öğreteceği şeyi daha kolay kabul etmesi için yapmıştır. Onlara bedevinin bevlettiği yere büyük bir kova su dökerek orayı temizlemelerini emretmiştir.
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضيَ اللهُ عنه: أَنَّهُ لَقِيَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي طَرِيقٍ مِنْ طُرُقِ الْمَدِينَةِ وَهُوَ جُنُبٌ، فَانْسَلَّ فَذَهَبَ فَاغْتَسَلَ، فَتَفَقَّدَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَلَمَّا جَاءَهُ قَالَ: «أَيْنَ كُنْتَ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ؟» قَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، لَقِيتَنِي وَأَنَا جُنُبٌ فَكَرِهْتُ أَنْ أُجَالِسَكَ حَتَّى أَغْتَسِلَ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «سُبْحَانَ اللهِ، إِنَّ الْمُؤْمِنَ لَا يَنْجُسُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre; Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, Medine sokaklarından birinde Ebû Hureyre ile karşılaştı. O esnada cünüp olan Ebû Hureyre, sessizce Peygamber’in yanından ayrılıp gidip gusletti. Geri döndüğünde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: 'Neredeydin ey Ebû Hureyre?' diye sordu. O da: 'Ey Allah’ın Rasûlü! Cünüptüm, bu hâldeyken temiz olmadan yanınızda oturmayı uygun görmedim' dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Subhânallah! Mümin asla necis (pis) olmaz!' diye buyurdu.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine sokakalrının birinde Ebû Hureyre -radıyallahu anh- ile karşılaştı.
Ebû Hureyre o sırada cünüptü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e duyduğu saygı ve hürmetten dolayı, cünüp hâlde onunla oturmayı ve konuşmayı uygun görmedi; zira bu hâlde necis olduğunu zannetmişti. Bu sebeple kimseye fark ettirmeden oradan ayrıldı, gidip gusletti. Ardından geri dönüp Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına oturdu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve selşlem- ona: “Nereye gitmiştin?” diye sordu. Bunun üzerine Ebû Hureyre (radıyallahu anh) durumu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlattı; cünüplük sebebiyle kendisini necis saydığı için onunla birlikte oturmayı uygun görmediğini söyledi. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hayretini ifade ederek şöyle buyurdu: Muhakkak ki Mümin; her hâlükârda temizdir; ister hayatta olsun ister vefat etmiş olsun, necis olmaz.
Faydalar
- Cünüplük, kişiyi sadece namaz kılmaktan, Mushaf'a dokunmaktan ve mescitte kalmaktan alıkoyar. Buna karşılık Müslümanlarla bir arada bulunmasına, onlarla oturup görüşmesine engel değildir. Cünüplük sebebiyle kişi necis de olmaz.
- Mümin, hayattayken de öldükten sonra da temizdir.
- Fazilet, ilim ve salâh sahibi kimselere saygı göstermek; onlarla bir araya gelirken ve meclislerinde bulunurken en güzel hâl ve en uygun görünüm üzere bulunmaya özen göstermek teşvik edilmiştir.
- Tâbi olanın (bir büyüğün, amirin veya liderin yanında bulunan kimsenin) kendisini takip ettiği kimseden ayrılmak istediğinde izin istemesinin meşru olduğu bu hadisten anlaşılmaktadır. Nitekim Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'ın kendisine haber vermeden ayrılmasını uygun görmemiştir. Çünkü izin istemek, güzel edep ve nezaketin bir gereğidir.
- Hayret veya şaşkınlık anında «Subhânallah» denilir.
- Bir kimsenin, dinî veya meşru bir maslahat bulunduğunda, normalde söylenmesinden haya edilen kendi durumunu dile getirmesi caizdir.
- Kâfir necistir (pistir); fakat onun bu necaseti (pisliği), inancının bozukluğundan/kötülüğünden dolayı manevi bir necasettir.
- Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadisten çıkarılacak edeplerden biri de şudur: Bir âlim, kendisine uyan bir kimsede doğruya aykırı olmasından korktuğu bir durum gördüğünde ona bunun sebebini sormalı, doğrusunu söylemeli ve hükmünü açıklamalıdır. En doğrusunu Allah bilir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 65) (285).
صحيح مسلم (1/ 282) (371).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 46).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص61).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 74).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ رضي الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِذَا أَتَيْتُمُ الغَائِطَ فَلاَ تَسْتَقْبِلُوا القِبْلَةَ، وَلاَ تَسْتَدْبِرُوهَا وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا» قَالَ أَبُو أَيُّوبَ: فَقَدِمْنَا الشَّأْمَ فَوَجَدْنَا مَرَاحِيضَ بُنِيَتْ قِبَلَ القِبْلَةِ فَنَنْحَرِفُ، وَنَسْتَغْفِرُ اللَّهَ تَعَالَى.
Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Tuvalete gittiğiniz zaman, önünüzü ve arkanızı kıbleye doğru dönmeyin. Doğuya yahut batıya dönün.» Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Şam’a geldiğimiz vakit tuvaletleri kıble cihetine doğru yapılmış bulduk. Tuvalete girince mümkün olduğu kadar başka yöne yöneliyor ve Allah Teâlâ’ya istiğfar ediyorduk."
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, küçük-büyük tuvalet ihtiyacını gidermek isteyen kimsenin yüzünü ya da arkasını kıbleye, Kâbe yönüne dönmesini yasaklamıştır. Bilakis, eğer kıble yönü Medine halkında olduğu gibiyse, doğuya veya batıya yönelmesini emretmiştir. Bunun üzerine Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- Şam'a geldiklerinde tuvaletlerin, Kâbe'ye dönük olarak yapıldığını gördüklerini, buna rağmen yine de kendilerinin tuvalete girip farklı bir yöne döndüklerini ve bununla beraber Allah'tan bağışlanma dilediklerini aktarmıştır.
Faydalar
- Bunun hikmeti ise Kâbe-i Müşerrefe'ye tazim ve hürmet göstermektir.
- Tuvaletten çıktıktan sonra istiğfar edilir.
- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in eğitimde izlediği güzel metot ifade edilmiştir. Çünkü yasak olan bir şeyden bahsettiği zaman bunun akabinde caiz olan şeklini de haber vermiştir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 88) (394).
صحيح مسلم (1/ 224) (264).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص37).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 39).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: إِنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: «إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعًا».
ولمسلم: « أولاهُنَّ بالتُراب».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birinizin kabından köpek içtiği zaman, onu yedi defa yıkasın.» Müslim'in rivayetinde: «Birincisi toprakla.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kabın içine köpeğin dilini sokması halinde kabın yedi defa yıkanmasını emretmiştir. Bunlardan birincisine toprak eşlik eder, böylece su ondan sonra gelir. Bu şekilde kap necasetten ve zarardan tam olarak temizlenmiş olur.
Faydalar
- Köpeğin salyası muğallaz/ağır bir necasettir.
- Köpeğin kabı yalaması, kabı ve içindeki suyu necis kılar.
- Birinci yıkamada toprakla temizlemek ve sonrasında yıkamayı, su ile yedi kez tekrarlamak, köpeğin sadece salyasından temizlenme hususuna özeldir. Bunun dışındaki idrarı, dışkısı ve köpeğin bulaştırdığı diğer şeyler için bu özel temizlik şartı gerekmez.
- Necaset bulaşmış kap toprakla nasıl yıkanır: Kabın içine su koyulur ve üzerine toprak eklenir, ardından kap bu karışımla yıkanır.
- Hadisin zahiri manası; dinin izin verdiği av, bekçi ve çoban köpekleri de dahil bütün köpekler için genel olduğudur.
- Sabun ve Üşnân otu (çöven otu) toprağın yerini tutmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- temizliğin toprakla yapılmasını nas ile belirleyip emretmiştir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 45) (172).
صحيح مسلم (1/ 234) (279).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 14).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص24).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ عَلِيٍّ رضي الله عنه قَالَ: كُنْتُ رَجُلًا مَذَّاءً وَكُنْتُ أَسْتَحْيِي أَنْ أَسْأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِمَكَانِ ابْنَتِهِ فَأَمَرْتُ الْمِقْدَادَ بْنَ الْأَسْوَدِ فَسَأَلَهُ فَقَالَ: «يَغْسِلُ ذَكَرَهُ وَيَتَوَضَّأُ».
وَلِلبُخَاريِّ: فَقَالَ: «تَوَضَّأْ وَاغْسِلْ ذَكَرَكَ».
Ali -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Ben, mezisi çok gelen bir kimseydim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kızıyla evli olmam hasebiyle bunu sormaktan hayâ ettim. Mikdad b. Esved'e bunu sormasını emrettim. O, bu durumu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorunca şöyle buyurdu: «Cinsel organını yıkar ve abdest alır.» Buhâri'de: «Cinsel organını yıka ve abdest al.» şeklindedir.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- kendisinden çok mezi -cinsel ilişkiden önce ya da şehvet esnasında cinsel organdan gelen yapışkan şeffaf su- geldiğini haber vermiştir. Mezi geldiğinde ne yapacağını bilmediği için Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bunu sormaktan hayâ etmiştir. Çünkü o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kızı Fâtıma'nın kocasıdır, Mikdâd b. Esved -radıyallahu anh-'dan bunu sormasını talep etmiştir. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cinsel organını yıkamasını sonra da abdest almasını söylemiştir.
Faydalar
- Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-'ın faziletini ifade eder. Çünkü hayâsı, birisi vasıtası ile onu soru sormaktan alıkoymamıştır.
- Fetva sorması için vekalet vermek caizdir.
- Kişinin kendi hakkında utandığı bir şeyi maslahat için anlatması caizdir.
- Mezi necistir. Elbise ve bedene bulaşırsa yıkanması gerekir.
- Mezinin çıkması abdesti bozan hususlardandır.
- Başka hadiste geldiği üzere cinsel organ ve testislerin yıkanması gerekir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 62) (269).
صحيح مسلم (1/ 247) (303).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 39).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص53).
خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، لفيصل آل مبارك (ص29).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أُمِّ قَيْسٍ بِنْتِ مِحْصَنٍ رَضيَ اللهُ عنها: أَنَّهَا أَتَتْ بِابْنٍ لَهَا صَغِيرٍ لَمْ يَأْكُلِ الطَّعَامَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَأَجْلَسَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي حَجْرِهِ، فَبَالَ عَلَى ثَوْبِهِ، فَدَعَا بِمَاءٍ، فَنَضَحَهُ وَلَمْ يَغْسِلْهُ.
Ümmü Kays binti Mihsan -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre: Şüphesiz o, henüz yemek yemeye başlamamış küçük oğlunu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e getirdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- onu kucağına oturttu. Çocuk, Rasûlullah’ın elbisesinin üzerine idrarını yaptı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- su istedi ve idrarın üzerine su serpti; fakat elbiseyi yıkamadı.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ümmü Kays binti Mihsan -radıyallahu anha- henüz küçük yaşta olduğu için yemek yemeye başlamamış olan oğlunu Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına getirdi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- çocuğu kucağına oturttu. Çocuk, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in elbisesine idrarını yaptı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- su istedi ve elbisesinin üzerine su serpti; fakat onu yıkamadı.
Faydalar
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yüce ahlakı ve büyük tevazusu ifade edilmiştir.
- Güzel geçinmeye, mütevazı davranmaya ve küçük çocuklara karşı şefkatli ve nazik olmaya teşvik vardır. Ayrıca büyüklerin gönüllerini, çocuklarına ikram ederek, onları kucağa oturtarak ve benzeri güzel davranışlarda bulunarak hoşnut etmek de teşvik edilmiştir.
- Henüz yemek yemeye başlamamış olsa bile, erkek çocuğun idrarının necis olduğu anlaşılmaktadır.
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yaptığı bu uygulamaya “nadh/serpme" denir ve bu uygulama henüz yemek yemeye başlamamış erkek çocuklara özgüdür. Kız çocuklarının idrarına gelince, küçük yaşta olsa bile idrarının bulaştığı yer yıkanması gerekir.
- Anne sütüyle beslenen bir çocuğun dışkısının bulaştığı yer, diğer tüm necasetler gibi yıkanmalıdır.
- Yıkama işleminde, suyu necasetin üzerine ulaştırmaktan daha fazlasının yapılması gerekir.
- Necaset bulunan yeri temizlemeye vakit kaybetmeden hemen başlamak daha faziletlidir. Çünkü böylece maddî necasetten bir an önce temizlenilmiş olur ve necasetin temizlenmesi unutulmamış olur.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 54) (223).
صحيح مسلم (1/ 238) (287).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 42).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص55).
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 68).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: بال أعرابي في المسجد، فقام الناس إليه لِيَقَعُوا فيه، فقال النبي صلى الله عليه وسلم : «دعوه وأريقوا على بوله سَجْلاً من ماء، أو ذَنُوبًا من ماء، فإنما بُعِثْتُمْ مُيَسِّرِينَ، ولم تُبْعَثُوا مُعَسِّرِينَ».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- naklediyor: "Bir bedevî kalkıp mescide bevletti. İnsanlar yüksek sesle konuşarak adama yöneldiler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de onlara şöyle buyurdu: "Onu bırakın, o işini tamamladıktan sonra bevli üzerine bir kova yahut bir kap su dökün. Çünkü siz, zorlaştırıcı olarak değil, kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz."
Muttefekun Aleyh. Hadisin bu lafzı Buhârî'ye aittirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bir bedevî kalkıp Mescid-i Nebevî'de bevleder. İnsanlar da onu dilleriyle sakındırmaya çalışır ve seslerini yükseltirler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara, adamı bırakmalarını, işini tamamladıktan sonra da bevlettiği yerin üzerine bir kova su dökmelerini emreder.
Kaynakça
الجامع المسند الصحيح (صحيح البخاري), تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري, تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر, دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي, ط 1422.
رياض الصالحين-النووي-تعليق وتحقيق: الدكتور ماهر ياسين الفحل الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت-الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين, تأليف: سليم بن عيد الهلالي, دار ابن الجوزي.
إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري, تأليف: أبو العباس أحمد بن محمد القسطلاني, الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية, ط7 عام 1323.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com