عن عبد الله بن عبَّاس رضي الله عنهما قال: «أُمِرَ الناس أن يكون آخر عَهْدِهِمْ بالبيت، إلا أنه خُفِّفَ عن المرأة الحائض».
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "İnsanlara (Mekke'den ayrılmadan önce) en son bulunacakları yerin Beytullah olması emri buyuruldu. Ancak hayızlı kadına ruhsat verildi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu Beytullah için bir yüceltme ve bir lütuftur. Bu, Allah'a yapılan ibadetin, Allah'ın huzurunda boyun eğmenin ve huşunun simgesidir. Kalplerde O'nun heybeti, tazimi, bağı ve sevgisi vardır. Bundan dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hacılara oradan ayrılmadan önce son iş olarak tavaf etmelerini emretmiştir. Bu son tavaftır ve veda tavafıdır. Ancak hayızlı kadın bundan müstesna kılınmıştır. Çünkü içinde bulunduğu durumdan dolayı mescide girdiğinde ondan bir şeyler düşüp mescidi kirletebilir. Bu nas hac içindir, umreyi kapsamaz. Teysiru'l Allâm Tenbih'ul Efhâm Te'sîsu'l Ahkâm
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة، الإمارات، الطبعة: الأولى 1426هـ.
الإفهام في شرح عمدة الأحكام لابن باز، تحقيق: سعيد القحطاني، مؤسسة عبد العزيز بن باز الخيرية، الرياض، الطبعة: الأولى 1435هـ.
خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، فيصل بن عبد العزيز المبارك، الطبعة: الثانية 1412هـ، 1992م.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار المنهاج، القاهرة، الطبعة: الأولى.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «إِذَا مَرِضَ الْعَبْدُ أَوْ سَافَرَ كُتِبَ لَهُ مِثْلُ مَا كَانَ يَعْمَلُ مُقِيمًا صَحِيحًا».
Ebû Musa el-Eşarî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse hastalanır veya yolculuğa çıktığından dolayı sürekli yaptığı ibadetleri yapamazsa, sağlıklı ve mukim iken yaptığı amellerin sevabı gibi kendisine sevap yazılır.»
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir Müslümanın sağlıklı ve mukim iken âdeti gereği işlemiş olduğu salih amelleri, hastalık, yolculuk ya da herhangi bir mazeretten dolayı yapamadığında, kendisine aynı sağlıklı ve mukim iken yapmış gibi sevap yazılmasının Allah'ın lütfu ve rahmeti olduğunu haber vermiştir.
Faydalar
- Allah'ın kulları üzerindeki lütfunun bolluğu ifade edilmiştir.
- Salih amelleri işlemek için çaba sarf etmek, sağlıklı ve boş vakit varken bunları değerlendirmek teşvik edilmiştir.
Kaynakça
صحيح البخاري (4/ 57) (2996).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (1/ 36).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 211).
بهجة قلوب الأبرار وقرة عيون الأخيار في شرح جوامع الأخبار، لعبد الرحمن السعدي (ص83).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: كَانَ رَجُلٌ لَا أَعْلَمُ رَجُلًا أَبْعَدَ مِنَ الْمَسْجِدِ مِنْهُ، وَكَانَ لَا تُخْطِئُهُ صَلَاةٌ، قَالَ: فَقِيلَ لَهُ: أَوْ قُلْتُ لَهُ: لَوْ اشْتَرَيْتَ حِمَارًا تَرْكَبُهُ فِي الظَّلْمَاءِ، وَفِي الرَّمْضَاءِ، قَالَ: مَا يَسُرُّنِي أَنَّ مَنْزِلِي إِلَى جَنْبِ الْمَسْجِدِ، إِنِّي أُرِيدُ أَنْ يُكْتَبَ لِي مَمْشَايَ إِلَى الْمَسْجِدِ، وَرُجُوعِي إِذَا رَجَعْتُ إِلَى أَهْلِي، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «قَدْ جَمَعَ اللهُ لَكَ ذَلِكَ كُلَّهُ».
Ubey b. Ka'b -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyorum. Buna rağmen hiçbir namazı cemaatle kaçırmazdı. Ona şöyle denildi (veya 'Ona ben şöyle dedim'): 'Keşke karanlık gecelerde ve kavurucu sıcakta binmek için bir eşek satın alsan.' O ise şöyle dedi: 'Evimin mescidin yanında olmasını istemem. Çünkü mescide yürüyüşümün de, ailemin yanına dönerken attığım adımların da sevap olarak yazılmasını istiyorum.' Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: 'Allah bunların hepsini senin için bir araya getirmiş (hepsinin sevabını sana yazmıştır.)
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Ubey b. Ka'b -radıyallahu anh-: Ensar'dan bir adamın Mescid-i Nebevî'ye en uzak evlerden birinde oturduğunu, buna rağmen hiçbir namazı kaçırmadığını; bilakis her namazı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte cemaatle kıldığını haber vermiştir. Bunun üzerine o adama: "Keşke bir eşek satın alsan da gecenin karanlığında ve gündüzün kavurucu sıcağında ona binsen!" dediler. O ise şöyle cevap verdi: Evimin mescidin yanı başında olmasını istemem. Ben, Allah'ın mescide namaz kılmak için yürüdüğüm adımlarımı ve ailemin yanına dönerken attığım adımlarımı da bana sevap olarak yazmasını istiyorum." Onun bu sözü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaşınca şöyle buyurdu: «Allah bunların hepsini senin için topladı.»
Faydalar
- Sahâbîlerin hayra karşı gösterdikleri büyük gayreti, hayırlarını daha da artırmaya ve daha fazla ecir kazanmaya olan güçlü istekleri ifade edilmiştir.
- İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste, namaza giderken atılan adımlarda sevap bulunduğu gibi, namazdan dönerken atılan adımlarda da sevap bulunduğunun delili vardır.
- Müslümanların birbirlerine hayrı tavsiye etmeleri ve iyilik konusunda nasihatleşmeleri teşvik edilmiştir. Bir kimse, din kardeşinin bir sıkıntı veya zorluk çektiğini görürse, o sıkıntıyı gidermeye yönelik samimi bir öğütte bulunmalıdır.
- Evin camiye uzak olması, ezanı işiten kimse için cemaat namazını terk etmede mazeret sayılmaz.
Kaynakça
صحيح مسلم (1/ 460) (663).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 162).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 199).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «إذا قَام أحَدُكُم من الليل، فَاسْتَعْجَمَ القرآن على لِسَانه، فلم يَدْرِ ما يقول، فَلْيَضْطَجِع».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Biriniz geceleyin namaz kılmak üzere kalkıp da Kur’an’dan ne okuduğunu bilmeyecek derecede dili dolaşırsa, yatıp uyusun.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin Manası: Eğer kul gece namazında ne dediğini bilmeyecek kadar uykusu bastırdığı için Kur’an okumakta zorlanıyorsa, uykusunu alana kadar yatıp uyusun ki Allah’ın kelamını, manasını değiştirecek ya da kelimelerini tahrif ederek caiz olmayan bir şeyi yapmış olmasın. Hatta o kimse kendine beddua bile edebilmesi söz konusudur. Buharî'den gelen Enes –radıyallahu anh-’ın rivayetinde: «Namaz kıldığı esnada biriniz uyuklarsa ne okuduğunu bilene kadar uyusun.» buyrulmuştur.
Kaynakça
- رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير - دمشق، الطبعة الأولى، 1428ه.
- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى 1418ه.
- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
- صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
- كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا- الطبعة الأولى 1430ه.
- إِكمَالُ المُعْلِمِ بفَوَائِدِ مُسْلِم، لعياض بن موسى اليحصبي السبتي أبو الفضل - المحقق: الدكتور يحْيَى إِسْمَاعِيل - دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر- الطبعة: الأولى، 1419 هـ - 1998 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن جابر رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «ما من مسلم يَغرس غَرسا إلا كان ما أُكل منه له صدقة، وما سُرق منه له صدقة، ولا يَرْزَؤُهُ أحد إلا كان له صدقة».
وفي رواية: «فلا يَغرس المسلم غَرسا فيأكلَ منه إنسان ولا دَابَة ولا طير إلا كان له صدقة إلى يوم القيامة»، وفي رواية: «لا يَغرس مسلم غرسا، ولا يزرع زرعًا، فيأكل منه إنسان ولا دَابَة ولا شيء، إلا كانت له صدقة».
Câbir -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen (ürün), onun için bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir sadaka olur. Kim ondan yiyip eksiltirse, onun için bir sadaka olur.» Diğer bir rivayette şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç dikerse, o ağaçtan bir insan, vahşi hayvan ve kuş ondan yerse bu, onun için kıyamete kadar bir sadaka olur.» Bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: «Bir müslüman, bir ağaç diker yahut bir şey ekerse ve ondan insan, hayvan ve bir şey yerse bu onun için sadaka olur.» Bu iki rivayet, Enes -radıyallahu anh-’ın rivayetindendir.
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin Anlamı: Müslümanlardan bir kimse, bir ağaç diker yahut bir şey eker de bundan bir canlı yerse, o kimseye bu amelinden dolayı sevap yazılır. Hatta diktiği yahut ektiği o şey baki kaldığı sürece bu sevap yazılma işi de devam eder. Bu hadiste, bir şey ekmeye ve dikmeye teşvik vardır. Bir şey ekmede ve dikmede dünya ve ahirete dönük olarak pek çok hayırlar vardır. Bu şeylerden yenildiği zaman bu sadaka olur. Bundan daha şaşırtıcı olanı ise bu şeylerden hırsız bir kimse çaldığında da bunun sadaka olmasıdır. Örnek olarak bir hırsız gelse ve hurmalardan çalsa, bu o hurmanın sahibi için ecir olur. Şayet mal sahibi kimse malı çalan kimseyi bilmiş olsaydı onu mahkemeye verirdi. Fakat Allah, o kimse için çalınan malını kıyamete kadar sadaka olarak yazmıştır. Aynı şekilde hayvanların yemesinde de o kimse için sadaka vardır. Hadiste geçen sevap ve sadaka yazılma işi sadece Müslüman için özel kılmıştır. Zira dünya ve ahirette bu sadakanın sevabından istifade edecek olan kişi yalnızca Müslüman kimsedir.
Kaynakça
- صحيح البخاري، للإمام محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
- صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي.
- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418هـ.
- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ.
- كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا- الطبعة الأولى1430هـ.
- دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد الشافعي اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة للطباعة والنشر والتوزيع، بيروت – لبنان-الطبعة: الرابعة، 1425 هـ - 2004 م.
- شرح رياض الصالحين، للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ.
- الأدب النبوي، محمد عبد العزيز الخَوْلي، دار المعرفة -بيروت- الطبعة: الرابعة، 1423 هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «كُلُّ سُلاَمَى مِنَ النَّاسِ عَلَيْهِ صَدَقَةٌ، كُلَّ يَوْمٍ تَطْلُعُ فِيهِ الشَّمْسُ يَعْدِلُ بَيْنَ الِاثْنَيْنِ صَدَقَةٌ، وَيُعِينُ الرَّجُلَ عَلَى دَابَّتِهِ فَيَحْمِلُ عَلَيْهَا أَوْ يَرْفَعُ عَلَيْهَا مَتَاعَهُ صَدَقَةٌ، وَالكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ صَدَقَةٌ، وَكُلُّ خُطْوَةٍ يَخْطُوهَا إِلَى الصَّلاَةِ صَدَقَةٌ، وَيُمِيطُ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ صَدَقَةٌ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İnsanın her bir eklemi adına sadaka vermesi gerekir, Güneş'in doğduğu her gün için bir sadaka vermesi gerekir: İki kişi arasında adaletli olmak bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olmak veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmek bir sadakadır. Güzel söz söylemek sadakadır. Namaza giderken atılan her adım bir sadakadır. Gelip geçenleri rahatsız eden bir şeyi yoldan kaldırmak bir sadakadır.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- her mükellef Müslümanın, Allah Teâlâ'ya kendisine bahşetmiş olduğu sağlık ve afiyet nimetine şükretmek için, vücudundaki her bir eklem sayısınca her gün gönüllü olarak sadaka vermesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu sadaka, kişinin ellerini açıp kapayabilmesi için eklemlerle donatılmış olmasına şükrün bir ifadesidir. Bu sadaka her zaman maddi bir şey vermekle olmaz; tüm hayır işlerini kapsar. Örneğin, iki kişi arasını düzeltmek ve onları barıştırmak bir sadakadır. Yine yardıma muhtaç bir kimsenin bineğine binmesine yardım etmek veya yükünü kaldırmak da sadakadır. Zikretmek, dua etmek, selam vermek gibi güzel söz sadakadır. Namaza doğru attığın her adım bir sadakadır. Yoldan insanlara zarar verecek bir engeli kaldırmak da bir sadakadır.
Faydalar
- İnsan kemiklerinin yapısı ve bütünlüğü, Allah Teâlâ'nın insana bahşettiği en büyük nimetlerinden biridir. Dolayısıyla bu nimetin şükrünü yerine getirmek adına her bir kemik için sadaka verilmesi gerekir.
- Bu nimetlerin devamlılığı için her gün şükür etmeyi yenilemek teşvik edilmiştir.
- Her gün nafile ibadetlere ve sadaka vermeye devam etmek teşvik edilmiştir.
- İnsanlar arasını ıslah etmenin fazileti ifade edilmiştir.
- Bir adamın din kardeşine yardım etmesi teşvik edilmiştir. Çünkü kardeşine yaptığı yardım sadakadır.
- Cemaatle kılınan namazlara katılmak, camiye yürüyerek gitmek ve bu şekilde camileri canlı tutmak teşvik edilmiştir.
- Müslümanların yollarına zarar verecek veya onlara eziyet edecek şeylerden kaçınarak yollarına saygı göstermek gerekir.
Kaynakça
صحيح البخاري (4/ 56) (2989).
صحيح مسلم (1/ 498) (720).
-التحفة الربانية في شرح الأربعين حديثًا النووية، مطبعة دار نشر الثقافة، الإسكندرية، الطبعة: الأولى، 1380 هـ.
-شرح الأربعين النووية، للشيخ ابن عثيمين، دار الثريا للنشر.
-فتح القوي المتين في شرح الأربعين وتتمة الخمسين، دار ابن القيم، الدمام المملكة العربية السعودية، الطبعة: الأولى، 1424هـ/2003م.
-الفوائد المستنبطة من الأربعين النووية، للشيخ عبد الرحمن البراك، دار التوحيد للنشر، الرياض.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها مرفوعاً: «إذا نَعَسَ أحدكم وهو يصلي فَلْيَرْقُدْ حتى يذهب عنه النوم، فإن أحدكم إذا صلى وهو نَاعِسٌ لا يدري لعله يذهب يستغفر فَيَسُبُّ نَفْسَهُ».
Aişe -radıyallahu anhâ'dan merfu olarak rivayet edilen bir hadiste: “Sizden birinizin namaz kılarken uykusu gelirse, uykusu geçinceye kadar uyusun. Sizden biriniz uykulu olarak namaz kıldığında ne yaptığını bilmez, istiğfar ettiğini zannederken kendisine söver (de haberi olmaz).” diye buyrulmuştur.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadis, kişinin ibadet ile kendisini aşırı yormanın hoş olmadığını gösterir. Namaz kılan kişi üzerine uykunun ağır bastığını hissettiğinde, namazını kesmesi, ya da tamamlayıp sonra da yatması gerekir ki, kendisini dinlendirmiş olsun. İbadeti esnasında kendi aleyhine dua etmesi hâsıl olmasın.
Kaynakça
صحيح البخاري, تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري, تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر, دار طوق النجاة ترقيم محمد فؤاد عبدالباقي, ط 1422.
صحيح مسلم ،تأليف: مسلم بن الحجاج النيسابوري, تحقيق: محمد فؤاد عبدالباقي, دار إحياء التراث العربي.
مقاييس اللغة, تأليف: أحمد بن فارس الرازي, المحقق: عبدالسلام محمد هارون, الناشر: دار الفكر, عام 1399
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين, تأليف: سليم بن عيد الهلالي, دار ابن الجوزي،الطبعة الأولى1418.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين, تأليف: مصطفى الخن ومصطفى البغا ومحي الدين مستو وعلي الشربجي ومحمد لطفي, مؤسسة الرسالة, ط 14 عام 1407 - 1987.
دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين؛ لمحمد بن علان الشافعي، تحقيق خليل مأمون شيحا-دار المعرفة-بيروت-الطبعة الرابعة1425ه.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ الدِّينَ يُسْرٌ، وَلَنْ يُشَادَّ الدِّينَ أَحَدٌ إِلَّا غَلَبَهُ، فَسَدِّدُوا وَقَارِبُوا، وَأَبْشِرُوا، وَاسْتَعِينُوا بِالْغَدْوَةِ وَالرَّوْحَةِ وَشَيْءٍ مِنَ الدُّلْجَةِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size müjdeler olsun. Günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden faydalanınız.»
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, İslam dininin tüm yönleriyle kolaylık ve hoşgörü üzerine kurulu olduğunu açıklamıştır. Özellikle acizlik ve ihtiyaç durumu söz konusu olduğunda bu kolaylık daha da belirgin hale gelir. Çünkü dini işlerde aşırılığa kaçmak ve merhametli olmayı terk etmek, sonunda kişinin tamamen veya kısmen ibadetlerden aciz kalmasına ve vazgeçmesine yol açar. Daha sonra Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- aşırıya kaçmadan orta halli olmayı teşvik etmiştir. Kul, kendisine emredilenleri yerine getirme hususunda gevşek davranmamalı ve gücünü aşan şeyleri de yüklenmemelidir. Eğer bir işi en mükemmel şekilde yapmaya güç yetiremezse, ona en yakın olanı yapmalıdır.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir işi en mükemmel şekilde yapmaya gücü yetmeyenler için, az da olsa sürekli yapılan amellerin büyük bir mükâfatla karşılanacağını müjdelemiştir. Çünkü kişinin kendi iradesi dışında meydana gelen bir acizlik, onun sevabında bir eksilmeye neden olmaz.
Dünyanın aslında ahirete bir yolculuk ve geçiş yeri olduğunu dikkate alan Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, ibadette sürekliliği sağlamak için, ibadetlerin insana güç ve canlılık veren üç vakitte yapılmasını tavsiye etmiştir.
İlki: Gadveh/sabah vakti; bu, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zamandır.
İkincisi: Ravha/öğle vakti; bu, öğle vaktinden sonra yapılan amellerdir.
Üçüncüsü: Dulce/gece vakti; bu, gecenin tamamında veya bir kısmında yapılan ibadetlerdir. Gece ibadeti, gündüz ibadetine göre daha zor olduğu için Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, gecenin bir kısmını yapmayı tavsiye ederek kolaylık sağlamıştır.
Faydalar
- İslam şeriatının kolaylığı, hoşgörüsü ve ifrat ile tefrit arasında orta yolu benimsemesi ifade edilmiştir.
- Kul, bir işi yerine getirirken ne gevşeklik göstermeli ne de aşırıya kaçmalıdır; gücü yettiği ölçüde yapmalıdır.
- Kul, ibadet için en dinç olduğu vakitleri seçmelidir. Özellikle bu üç vakit, bedenin ibadet için en rahat olduğu zamanlardır.
- İbn Hacer el-Askalânî -rahimehullah- şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- sanki bir hedefe varmak isteyen yolcuya hitap etmiş gibidir. Bu üç vakit, yolcu için en uygun vakitlerdir. Yolcuyu dinç olacağı vakit konusunda bilinçlendirmiştir. Çünkü yolcu, gece gündüz sürekli yolculuk yaparsa aciz kalır, yolculuğu tamamlayamaz. Ancak bu dinçlik veren vakitlerde yolculuk yaparsa, zorluk çekmeden devam etmesi mümkün olur.
- İbn Hacer şöyle demiştir: Bu hadiste, şeri ruhsatları kullanmaya işaret vardır. Çünkü ruhsat yerinde azimeti tercih etmek, aşırılığa kaçmaktır. Bu, su kullanmaması gereken bir durumda suyu kullanarak teyemmümü terk eden kişinin kendi kendine zarar vermesine benzer.
- İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: Bu hadiste, peygamberliğin delillerinden biri vardır. Çünkü biz ve bizden önce yaşayan insanlar gördük ki, dinde aşırıya giden herkes sonunda tükenmiştir. Burada kastedilen, ibadette en mükemmele ulaşmayı istemenin yasaklanması değildir; zira bu, övülen şeylerdendir. Ancak, kişiyi bıkkınlığa götüren aşırılık, daha faziletli olanın terk edilmesine yol açan aşırı nafile ibadet, farzın vaktinde yapılmamasına sebep olan davranışlar yasaklanmıştır. Örneğin, gece boyunca (nafile) namaz kılan bir kişinin sabah namazını cemaatle kılmayı kaçırması veya sabah namazını güneş doğana kadar kılmaması gibi davranışlar buna dâhildir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 16) (39).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 219).
تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص115).
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com