İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Günahların Ayıplanması

19 hadis

‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?

عن أبي بكرة رضي الله عنه قال: قال النبي صلى الله عليه وسلم: «‌أَلَا ‌أُنَبِّئُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ؟» ثَلَاثًا، قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ، قَالَ: «الْإِشْرَاكُ بِاللهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ» وَجَلَسَ وَكَانَ مُتَّكِئًا، فَقَالَ: «أَلَا وَقَوْلُ الزُّورِ»، قَالَ: فَمَا زَالَ يُكَرِّرُهَا حَتَّى قُلْنَا: لَيْتَهُ سَكَتَ.
Ebû Bekre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?» diye üç defa sordu. Biz de: Evet! Yâ Rasûlallah, dedik. Rasûlullah: «‌Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek» diye buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve «‌İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak» diye buyurdu. Bu sözü durmadan tekrarladı. Daha fazla üzülmesini istemediğimiz için keşke sussa, diye arzu ettik.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına en büyük günahları haber vermiş ve şu üç günahı zikretmiştir: 1- Allah'a şirk koşmak: Herhangi bir ibadet çeşidini Allah'tan başkasına yapmaktır. Allah'tan başkasını uluhiyette, rububiyette, isim ve sıfatlarda Yüce Allah'a denk tutmaktır. 2- Ana babaya itaatsizlik etmek: Sözlü ve fiili olarak ana babaya yapılan bütün eziyetler ve onlara ihsanda bulunmayı terk etmektir. 3- Yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak: Malını almak, ırzı hakkında konuşup aşağılamak vb. nedenler ile söylenen, doğru olmayan asılsız her sözdür. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yalan söylemenin çirkinliği ve toplum üzerindeki kötü etkisine vurgu yapmak için defalarca uyarmıştır. Sahabeler Peygamberimize duydukları şefkatten ve onu rahatsız eden şeye duydukları rahatsızlıktan dolayı susmasını arzu etmişlerdir.

Faydalar
  1. Günahların en büyüğü Allah'a şirk koşmaktır. Onu günahların en kötüsü ve en büyüğü kılmıştır. Yüce Allah'ın şu buyruğu bunu teyit etmektedir: {Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Bunun dışında kalanları (günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar.} [Nisâ Suresi: 48]
  2. Ana baba hakkının büyüklüğü ifade edilmiştir. Onların hakkı Allah Teâlâ'nın hakkı ile birlikte zikretmiştir.
  3. Günahlar, büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Büyük günahlar; had ve lanet gibi dünyada cezası bulunan ya da Cehennem'e girmek gibi uhrevi tehdit içeren bütün günahlardır. Büyük günahların bazısı haramlık hususunda diğerlerinden daha şiddetlidir. Büyük günahlar dışında kalan günahlar ise küçük günahlardır.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 172) (2654)، (8/ 4) (5976)، (8/ 62) (6273-6274). صحيح مسلم (1/ 91) (87). عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم (ص257) (380). شرح النووي على مسلم (2/ 81). الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري (2/ 149). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام (ص703). أعلام السنة المنشورة لاعتقاد الطائفة الناجية المنصورة، لحافظ بن أحمد الحكمي (ص111).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Sizden önce yaşayanlar arasında yarası bulunan bir adam vardı. Acısına dayanamayıp (feryat ederek) bir bıçak aldı ve onunla elini kesti. Akan kan durmadı ve adam öldü. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Kulum, canı hakkında benim hükmümden önce davranmaya kalkıştı; ben de ona Cennet'i haram kıldım

عَن الحَسَنِ قال: حَدَّثنا جُنْدَبُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ رضي الله عنه، فِي هَذَا المَسْجِدِ، وَمَا نَسِينَا مُنْذُ حَدَّثَنَا، وَمَا نَخْشَى أَنْ يَكُونَ جُنْدُبٌ كَذَبَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى الله عليه وسلم: «كَانَ فِيمَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ رَجُلٌ بِهِ جُرْحٌ، فَجَزِعَ، فَأَخَذَ سِكِّينًا فَحَزَّ بِهَا يَدَهُ، فَمَا رَقَأَ الدَّمُ حَتَّى مَاتَ، قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: بَادَرَنِي عَبْدِي بِنَفْسِهِ، حَرَّمْتُ عَلَيْهِ الجَنَّةَ».
Hasan (Basrî)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Cündeb b. Abdullah -radıyallahu anh- bize şu mescidde hadis rivayet etti. Kendisi bize bunu anlattığından beri ne unuttuk ne de Cündeb’in Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- adına yalan söylemiş olabileceğinden korkarız (böyle bir şüphemiz vardır). Cündeb dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sizden önce yaşayanlar arasında yarası bulunan bir adam vardı. Acısına dayanamayıp (feryat ederek) bir bıçak aldı ve onunla elini kesti. Akan kan durmadı ve adam öldü. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Kulum, canı hakkında benim hükmümden önce davranmaya kalkıştı; ben de ona Cennet'i haram kıldım.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bizden önce yaşayanlar arasında yaralı bir adam olduğunu, sıkıntı çektiğini ve acıya dayanamadığını bildirdi. Bu yüzden bir bıçak aldı, elini kesti ve ölümü hızlandırdı. Kanaması durmadı ve öldü. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Kulum, canı hakkında benim hükmümden önce davranmaya kalkıştı; ben de ona Cennet'i haram kıldım."

Faydalar
  1. Sıkıntılara (musibetlere) karşı sabretmenin fazileti ve acılardan dolayı sızlanıp feryat etmeyi terk etmek; ta ki bu durum, o acılardan daha şiddetli olanına (ilahi azaba/intihara) yol açmasın.
  2. İçinde hayır ve ibret barındıran konularda, geçmiş ümmetlerden haber verilmiştir.
  3. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste; Allah'ın koyduğu sınırlarda haddi aşmamak gerektiği ve O’nun kullarına olan merhameti açıkça görülmektedir. Zira Allah, kullarının kendi canlarına kıymasını haram kılmış ve şüphesiz canların tamamen Allah’ın mülkü olduğunu beyan etmiştir.
  4. Bir kimsenin kendisini öldürmesine yol açacak sebepler haram kılınmıştır ve bu hususta şiddetli tehdit vardır.
  5. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu durum (adamın elini kesmesi); onun bu eylemi tedavi amacıyla değil, ölmek amacıyla yaptığının delilidir. Oysa fayda sağlama ihtimali yüksek olan (doğru ve meşru) tedavi yöntemlerinin kastedilmesi gerekirdi.
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 170) (3463). صحيح مسلم (1/ 107) (113). فتح الباري، لابن حجر (3/ 227). شرح النووي على مسلم (2/ 127). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص651).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Büyük günahlar; Allah'a şirk koşmak, ana babaya asi olmak, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir

عن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «الْكَبَائِرُ: الْإِشْرَاكُ بِاللهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ، وَقَتْلُ النَّفْسِ، وَالْيَمِينُ الْغَمُوسُ».
Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Büyük günahlar; Allah'a şirk koşmak, ana babaya asi olmak, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir.»
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük günahları beyan etmiştir. O da bu günahları işleyen kimselerin dünyada ve ahirette şiddetli bir uyarıyla tehdit edilmeleridir. Bunların başında Allah'a şirk koşmak gelir. O da ibadet çeşitlerinden herhangi birisinin Allah'tan başkasına yapılmasıdır. Yüce Allah'a ait rububiyet, uluhiyet, isim ve sıfatlar ile ilgili hususlarda başkasını O'na denk tutmaktır. İkincisi; "Ana babaya asi olmaktır". Sözlü ve fiili olarak ana babaya yapılan bütün eziyetler ve onlara ihsanda bulunmayı terk etmektir. Üçüncüsü; haksız yere "Adam öldürmektir." Zulüm ve düşmanlık ederek adam öldürmek buna bir örnektir. Dördüncüsü: Yalan söylediğini bile bile "Yalan yere yemin etmektir." Sahibini Cehennem'e ya da günaha soktuğu için Yemîn-i Gamûs olarak isimlendirilmiştir.

Faydalar
  1. Yemîn-i Gamûs/Yalan yere yemin etmenin günahının ve tehlikesinin büyüklüğünden dolayı kefareti yoktur. Ancak bundan dolayı tövbe edilmesi gerekir.
  2. Hadiste sadece bu dört büyük günahın zikredilmesi günahının ne kadar büyük olduğunu gösterir. Yoksa büyük günahlar sadece bunlarla sınırlı değildir.
  3. Günahlar, büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Büyük günahlar, had ve lanet gibi dünyada cezası bulunan ya da Cehennem'e girmek gibi uhrevi tehdit içeren bütün günahlardır. Büyük günahların bazısı haramlık hususunda diğerlerinden daha şiddetlidir. Büyük günahlar dışında kalan günahlar ise küçük günahlardır.
Kaynakça

صحيح البخاري (8/ 137) (6675). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 408). رياض الصالحين للنووي (ص125) (337). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (5/ 610). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص964).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

İyi kimseyle oturup kalkan kimsenin misali ile kötü kimseyle oturup kalkan kimsenin misali,

عَنْ أَبِي مُوسَى رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّمَا مَثَلُ الْجَلِيسِ الصَّالِحِ وَالْجَلِيسِ السَّوْءِ كَحَامِلِ الْمِسْكِ وَنَافِخِ الْكِيرِ، فَحَامِلُ الْمِسْكِ: إِمَّا أَنْ يُحْذِيَكَ، وَإِمَّا أَنْ تَبْتَاعَ مِنْهُ، وَإِمَّا أَنْ تَجِدَ مِنْهُ رِيحًا طَيِّبَةً، وَنَافِخُ الْكِيرِ: إِمَّا أَنْ يُحْرِقَ ثِيَابَكَ، وَإِمَّا أَنْ تَجِدَ رِيحًا خَبِيثَةً».
Ebû Mûsâ -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İyi kimseyle oturup kalkan kimsenin misali ile kötü kimseyle oturup kalkan kimsenin misali, tıpkı misk (güzel koku) taşıyan kimseyle (demirci) körüğünü çekenin misaline benzer. Misk taşıyan, ya sana güzel kokusundan (bir miktar) verir, ya sen ondan satın alırsın ya da ondan güzel bir koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise, ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusunu koklarsın (bu kokudan rahatsız olursun).»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki sınıf insanı örnek vermiştir: Birinci sınıf: Allah'a ve O'nun razı olduğu şeylere gösteren, Allah'a itaat etme hususunda yardımcı olan salih arkadaş ve dosttur. O; misk satıcısı gibidir, ya sana ondan verir, ya sen ondan satın alırsın ya da ondan hoş bir koku koklarsın. İkinci sınıf: Aynı mecliste bulunan kötü arkadaştır. İnsanları Allah yolundan alıkoyan, günah işlemeye yardım eden, çirkin hareketlerini gördüğün biridir. Onun gibi biriyle birlikte olmaya devam edersen, o kötü arkadaşla birlikte olduğun için kınanırsın. O, ateşini üfleyen demirciye benzer. Ya uçuşan kıvılcımlar elbiseni yakar ya da yanında kötü bir koku duyarsın.

Faydalar
  1. Dinleyen kimseye bir konuyu anlamasını kolaylaştırmak için misaller vermek caizdir.
  2. İnsanları itaat ehli ve salih insanlarla beraber olmaya, fesatçı ve kötü ahlak sahibi kimselerden uzak tutmaya teşvik etmektir.
Kaynakça

صحيح البخاري (7/ 96) (5534). صحيح مسلم (4/ 2026) (2628). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 431). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (1/ 339). شرح النووي على مسلم (16/ 178).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Helak eden yedi şeyden sakının!

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ»، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا هُنَّ؟ قَالَ: «الشِّرْكُ بِاللهِ، وَالسِّحْرُ، وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللهُ إِلَّا بِالْحَقِّ، وَأَكْلُ الرِّبَا، وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ، وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ، وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ الْغَافِلَاتِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Helak eden yedi şeyden sakının!» Sahabeler: Ya Rasûlallah! "Onlar nelerdir?" diye sordular. Rasûlullah: «Allah'a şirk koşmak, sihir yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında cepheden kaçmak, iffetli, kendi halinde Mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır.» diye buyurdu.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-, ümmetine yedi helak edici günahlardan kaçınmasını emretmiştir. Kendisine bu günahların ne olduğu sorulunca, bunları şöyle açıklamıştır: Birincisi: Yüce Allah'a şirk koşmaktır. Bu da O'na hangi şekil ve biçimde olursa olsun eş ve benzerler edinmek ve ibadet çeşitlerinden herhangi birisini Allah Teâlâ'dan başkasına sarf etmek ile olur. İlk olarak bu günahlar içinde şirki saymıştır. Zira şirk günahların en büyüğüdür. İkincisi: Sihir yapmaktır. Düğüm atmak, muska, (sözde) ilaç ve duman çıkaran şeyleri yakmaktan ibarettir. Sihir yapılan kimsenin hastalanması ve vefat etmesi gibi bedenine tesir eden ya da karı kocanın arasını ayırma gibi sonuçlar doğuran şeytani bir iştir. Sihrin büyük bir çoğunluğu şirk koşarak ve pis nefislerin (Şeytan ve cinler) sevdiği şeyleri yapıp onlara yakınlaşarak elde edilir. Üçüncüsü: Yüce Allah'ın yasakladığı insanı öldürmektir. İslam şeriatına uygun bir şekilde hakimin uyguladığı had cezaları bundan müstesnadır. Dördüncüsü: Faiz yiyerek ya da başka yollarla kendisine fayda sağlamaktır. Beşincisi: Babası ölen buluğ çağına ermemiş yetim çocuğun malını haksız yere yemektir. Altıncısı: Kâfirlere karşı yapılan savaştan kaçmaktır. Yedincisi: İffetli hür kadınlara zina iftirasında bulunmaktır. Aynı şekilde iffetli erkeklere atılan iftiralar da bu kapsamda değerlendirilir.

Faydalar
  1. Büyük günahlar burada sayılan yedi günah ile sınırlı değildir. Bu yedi günah büyüklüğü ve tehlikesinden dolayı özellikle zikredilmiştir.
  2. Kısas, riddet/dinden dönme ve zina eden evli kimselere uygulanan cezalarla bir cana kıymak caiz olur. Bunun kararını verecek makam ise dine göre hüküm veren hakimdir.
Kaynakça

صحيح البخاري (4/ 10) (2766). صحيح مسلم (1/ 92) (89). شرح صحيح البخارى لابن بطال (8/ 489). الملخص في شرح كتاب التوحيد، للشيخ صالح الفوزان (ص201).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Adem’in ilk oğluna ayrılır. Çünkü o, insan öldürme çığırını ilk başlatan kişidir.»

عن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه مرفوعًا: «ليس مِنْ نَفْسٍ تُقْتَلُ ظُلماً إِلاَّ كَان على ابنِ آدَمَ الأَوَّل كِفْلٌ مِن دمِهَا؛ لِأَنَّه كان أوَّل مَن سَنَّ القَتْلَ».
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Adem’in ilk oğluna (Kâbil'e) ayrılır. Çünkü o, insan öldürme çığırını ilk başlatan kişidir.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Adem -aleyhisselam-'ın iki oğlundan birinin kendinden sonra dökülen her kandan sorumlu olduğunu göstermektedir. Zira Kabil kardeşi Habil'i haset ettiği için öldürmüştür. Ademoğlundan ilk katil ve maktul bu ikisidir. Kabil kendisinden sonra cinayet işleyenlerin günahından da pay alarak günah üstlenmiştir. Çünkü adam öldürme işini ilk o başlatmıştır. Kim onu örnek alarak bu işi bir aletle ya da aletler vasıtasıyla da yapsa yine de değişmez aynı günahı yüklenir.

Kaynakça

تطريز رياض الصالحين، فيصل بن عبد العزيز المبارك، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى 1423هـ، 2002م. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، محمد علي بن البكري بن علان، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، الطبعة: الرابعة 1425هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، كنوز إشبيليا، الرياض، الطبعة: الأولى 1430هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Yâ Rasûlallah! Bir adam gelip malımı zorla almak isterse ne yapayım, ne buyurursun?

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَرَأَيْتَ إِنْ جَاءَ رَجُلٌ يُرِيدُ أَخْذَ مَالِي؟ قَالَ: «فَلَا تُعْطِهِ مَالَكَ» قَالَ: أَرَأَيْتَ إِنْ قَاتَلَنِي؟ قَالَ: «قَاتِلْهُ» قَالَ: أَرَأَيْتَ إِنْ قَتَلَنِي؟ قَالَ: «فَأَنْتَ شَهِيدٌ»، قَالَ: أَرَأَيْتَ إِنْ قَتَلْتُهُ؟ قَالَ: «هُوَ فِي النَّارِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek şöyle dedi: "Yâ Rasûlallah! Bir adam gelip malımı zorla almak isterse ne yapayım, ne buyurursun?" Peygamber -sallallahu aleyhi ve selle- şöyle buyurdu: "Malını ona verme." Adam: "Ya benimle savaşır/dövüşürse?" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Sen de onunla savaş." diye buyurdu. Adam: "Ya beni öldürürse?" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "O takdirde sen şehitsin." buyurdu. Adam: "Peki ya ben onu öldürürsem?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: "O Cehennemdedir." diye buyurdu.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bir adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü, eğer bir adam gelip malımı zorla almak isterse ne yapayım? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Ona teslim olmak ve paranı vermek zorunda değilsin. Ya benimle dövüşürse ne yapayım? Rasûlullah şöyle buyurdu: Onunla dövüşmen caizdir. Adam dedi ki: Ya beni öldürürse? Rasûlullah şöyle buyurdu: "O halde sen şehit olursun" dedi. Bunun üzerine Adam da şöyle dedi: Ya ben onu öldürürsem? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: O halde Kıyamet Günü Cehennem'de cezalandırılmayı hak eder.

Faydalar
  1. Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Namusu (aileyi, eşi ve dokunulmazlığı) savunmak ise görüş ayrılığı olmaksızın farzdır. Kişinin canını, öldürmeye kadar varabilecek şekilde savunması konusunda ise mezhebimizde ve diğer mezheplerde ihtilaf vardır. Mala gelince, onu savunmak caizdir; ancak farz değildir.
  2. Bu hadis, amelden önce ilmin gerekli olduğuna delildir. Çünkü bu sahâbî, yapması gereken ameli yerine getirmeden önce, ne yapması gerektiğini öğrenmek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sormuştur.
  3. Haksız saldırıda bulunan kimseye karşı kendini savunurken kademeli hareket etmek gerekir. Önce nasihat etmek veya başkalarından yardım istemek gibi yollar denenmelidir. Eğer buna rağmen saldırıya başlarsa, onunla mücadele edilir; ancak bu mücadelede asıl amaç onu öldürmek değil, saldırısını bertaraf etmektir.
  4. Müslümanların kanı, malı ve ırzı kutsal ve dokunulmazdır.
  5. İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle buyurmuştur: Bil ki şehitler üç kısımdır: Birincisi: Kâfirlerle yapılan savaşta, savaş sebeplerinden biriyle öldürülen kimsedir. Bu kimse hem ahiret sevabı bakımından hem de dünya hükümleri bakımından şehit hükmündedir. Bu sebeple yıkanmaz ve cenaze namazı kılınmaz. İkincisi: Ahiret sevabı bakımından şehit olan, fakat dünya hükümleri bakımından şehit sayılmayan kimsedir. Bunlar; karın hastalığından ölen, veba sebebiyle ölen, göçük altında kalarak ölen, malını korurken öldürülen ve sahih hadislerde şehit olarak isimlendirilen diğer kimselerdir. Bunlar yıkanır ve cenaze namazları kılınır. Ahirette ise şehit sevabı alırlar. Ancak onların sevabının, birinci gruptaki şehitlerin sevabı kadar olması gerekmez. Üçüncüsü: Kâfirlerle yapılan savaşta öldürüldüğü hâlde, ganimetten mal çalması ve benzeri durumlar sebebiyle şehit diye adlandırılması rivayetlerde reddedilen kimsedir. Bu kimseler dünya hükümleri bakımından şehit hükmündedir; dolayısıyla yıkanmaz ve cenaze namazları kılınmaz. Fakat ahirette şehitlerin tam sevabına nail olamazlar.
Kaynakça

صحيح مسلم (1/ 124) (140). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 449). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 936). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (5/ 389).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

İşlediği günahları açığa vuranlar

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «كُلُّ أُمَّتِي مُعَافًى إِلَّا المُجَاهِرِينَ، وَإِنَّ مِنَ المُجَاهَرَةِ أَنْ يَعْمَلَ الرَّجُلُ بِاللَّيْلِ عَمَلًا، ثُمَّ يُصْبِحَ وَقَدْ سَتَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ، فَيَقُولَ: يَا فُلاَنُ، عَمِلْتُ البَارِحَةَ كَذَا وَكَذَا، وَقَدْ بَاتَ يَسْتُرُهُ رَبُّهُ، وَيُصْبِحُ يَكْشِفُ سِتْرَ اللَّهِ عَنْهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «İşlediği günahları açığa vuranlar dışında ümmetimin tamamı affedilmiştir. Bir kimse gece kötü bir amel işleyip, Allah’ın onu örtmesine rağmen sabahleyin kalkıp: Ey falanca! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım, diyerek anlatır. Oysa o kimse, Rabbi kendisinin (hatalarını) örttüğü halde gecesini geçirmişti. Fakat o, Allah’ın hatalarını örttüğünü açığa çıkararak sabahladı».
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- günahkâr Müslüman için Allah'tan af ve mağfiret umulacağını haber vermiştir. Ancak işlediği günahı kibir ve küstahlıkla alenen yapıp affı hak etmeyen kimse bundan müstesnadır. Bu kimse geceleyin günah işler, sabahleyin Allah onu örter. Rabbinin gece boyunca onun bu günahını örtmesine rağmen sabah olunca başkalarına kendisinin dün falanca günahı işlediğini anlatarak Allah'ın örttüğü günahı açık etmiş olur!

Faydalar
  1. Allah Teâlâ'nın üzerini örtmesinden sonra açıkça günah işlemenin çirkinliği anlatılmıştır.
  2. Günahı açıkça anlatmak Müminler arasında ahlaksızlığı yaymaktır.
  3. Allah bu dünyada kimin günahını örterse onu ahirette de örtecektir. Bu da Allah Teâlâ'nın kullarına olan rahmetinin genişliğindendir.
  4. Günah işleyen kişi kendi günahını gizlemeli ve Allah'a tövbe etmelidir.
  5. Günahlarını açıkça anlatarak kendilerini affedilmekten mahrum bırakanların işledikleri günahının büyüklüğü ifade edilmiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (8/ 20) (6069). صحيح مسلم (4/ 2291) (2990). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 15). منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، لحمزة قاسم (5/ 251). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 329). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (1/ 255).

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 19
19 hadis
  1. ‌Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?
  2. Sizden önce yaşayanlar arasında yarası bulunan bir adam vardı. Acısına dayanamayıp (feryat ederek) bir bıçak aldı ve onunla elini kesti. Akan kan durmadı ve adam öldü. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Kulum, canı hakkında benim hükmümden önce davranmaya kalkıştı; ben de ona Cennet'i haram kıldım
  3. Büyük günahlar; Allah'a şirk koşmak, ana babaya asi olmak, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir
  4. İyi kimseyle oturup kalkan kimsenin misali ile kötü kimseyle oturup kalkan kimsenin misali,
  5. Helak eden yedi şeyden sakının!
  6. «Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Adem’in ilk oğluna ayrılır. Çünkü o, insan öldürme çığırını ilk başlatan kişidir.»
  7. Yâ Rasûlallah! Bir adam gelip malımı zorla almak isterse ne yapayım, ne buyurursun?
  8. İşlediği günahları açığa vuranlar
  9. Miraca çıkarıldığım gece, bakırdan tırnakları olan bir topluluğun yanından geçtim
  10. İki Müslüman, kılıçları ile (birbirlerini öldürmek için) karşı karşıya gelirlerse, ölen de öldürülen de ateştedir
  11. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: "İnsanları cennete en fazla girdiren şey nedir?" diye soruldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâktır.» buyurdu. "İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?" diye sorulunca da: «Ağız ve cinsel organdır.» diye buyurdu.
  12. «el-Adhu nedir? Sizlere haber vereyim mi? O nemime/kovuculuk, insanlar arasında laf taşımaktır.»
  13. Üç kişi vardır ki, Yüce Allah Kıyamet Günü'nde onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz (günahlarından arındırmaz) ve onlar için elem verici bir azap vardır
  14. «Allah, bir kavme azap etmek istediğinde o kavim içerisinde bulunan (iyi-kötü) her ferde azap isabet ettirir. Sonra (kıyamet gününde) herkes kendi ameline göre diriltilir.» Müslim rivayet etmiştir.
  15. "Zil (her türlü nefesli çalgı aletleri) şeytanın düdüklerindendir."
  16. Dört özellik vardır ki, kimde bunlar bulunursa o kimse tam bir münafık olur. Kimde de bu özelliklerden biri bulunursa, onu terk edinceye kadar onda münafıklıktan bir özellik bulunmuş olur: Konuştuğunda yalan söyler, anlaşma yaptığında hıyanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz, tartıştığında haddi aşar (haksızlık eder)
  17. Kim kendisini bir dağdan aşağı atarak intihar ederse, o Cehennem ateşinde durmaksızın kendisini aşağıya atıp duracaktır ve orada ebedî ve kalıcı olarak kalacaktır
  18. Küçük görülen günahlardan sakının!
  19. Dört özellik vardır ki, kimde bunlar bulunursa o kimse tam bir münafık olur. Kimde de bu özelliklerden biri bulunursa, onu terk edinceye kadar onda münafıklıktan bir özellik bulunmuş olur: Konuştuğunda yalan söyler, anlaşma yaptığında hıyanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz, tartıştığında haddi aşar (haksızlık eder)

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com