İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Kur'an Okuma ve Hafızlık Adabı

6 hadis

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bana: «Bana Kur’an oku!

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ: قَالَ لِي النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «اقْرَأْ عَلَيَّ»، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَأَقْرَأُ عَلَيْكَ، وَعَلَيْكَ أُنْزِلَ؟ قَالَ: «نَعَمْ» فَقَرَأْتُ سُورَةَ النِّسَاءِ حَتَّى أَتَيْتُ إِلَى هَذِهِ الآيَةِ: {فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ، وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا} [النساء: 41]، قَالَ: «حَسْبُكَ الآنَ» فَالْتَفَتُّ إِلَيْهِ، فَإِذَا عَيْنَاهُ تَذْرِفَانِ.
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bana: «Bana Kur’an oku!» diye buyurdu. Ben; “Ya Rasûlallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?” diye sorduğumda, «Evet» dedi. Bunun üzerine ben; O'na Nisâ Suresi'ni okumaya başlayıp; {Biz her ümmetten hakkıyla bir şahit getirdiğimiz, onlara da seni şahit kıldığımız zaman onların halleri nice olur.} (Nisâ Suresi: 41) mealindeki ayet-i kerimeye geldiğimde «Şimdilik yeter.» dedi. O'na baktığımda iki gözünden yaşlar boşalıyordu.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- İbn Mesûd -radıyallahu anh-'dan kendisine Kur’an'dan bazı yerler okumasını istedi. Bunun üzerine İbn Mes'ûd-radıyallahu anh-: “Ya Rasûlallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?” diye sorduğunda; Nebî-sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ben Kur'an’ı başkalarından dinlemeyi severim.» diye buyurdu. İbn Mes'ûd -radıyallahu anh- Nisâ Suresi'ni ona okumaya başlayıp Allah Teâlâ'nın şu ayetine gelince: {Biz her ümmetten hakkıyla bir şahit getirdiğimiz, onlara da seni şahit kıldığımız zaman onların halleri nice olur.} Yani, “Seni, ümmetine şahit olarak getirdiğimizde; onlara Rabbinin mesajını ulaştırdığını ortaya koyduğumuzda, senin ve ümmetinin hâli nasıl olacak?” demektir. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Şimdilik okumayı bırak.” buyurdu. İbn Mes‘ûd -radıyallahu anh- şöyle der: “Ona doğru döndüm; bir de baktım ki, gözlerinden yaşlar akıyordu. Bunun sebebi, o büyük makamın dehşetinden duyduğu korku ve ümmetine karşı beslediği merhametti.

Faydalar
  1. İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Kur’an tilavetini dinlemenin, onu dikkat ve sükûnetle dinleyip kulak vermenin, dinlerken ağlamanın ve anlamlarını düşünüp tefekkür etmenin müstehap olduğuna delalet eder. Ayrıca Kur’an’ı başkasına okutmanın ve kendisinin de onu dinlemesinin müstehap olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü başkasının okuyuşunu dinlemek, anlamını kavrama ve üzerinde derinlemesine düşünme bakımından kişinin kendi kendine okumasından daha etkili olabilir.
  2. Kur'an dinlemekte de tıpkı onu okumakta olduğu gibi sevap vardır.
  3. Abdullah b. Mesûd -radıyallahu anh-'ın faziletine işaret vardır. Zira Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Kur’an’ı onun ağzından dinlemeyi arzu etmiştir. Bu da İbn Mes‘ûd -radıyallahu anh-'ın Kur’an’ı öğrenmeye, ezberlemeye ve onu hakkıyla okuyup sağlam bir şekilde öğrenmeye ne denli gayret gösterdiğini göstermektedir.
  4. Allah -Azze ve Celle-'nin ayetlerini dinlerken, sükûnet ve edep içinde sessizliği koruyarak ve feryat edip bağırmaktan kaçınarak Allah korkusundan dolayı ağlamanın fazileti ifade edilmiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (6/ 196) (5050). صحيح مسلم (1/ 551) (800). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (7/ 133). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 515). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 402). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 342).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Kur'an okuma ve ezberine sahip kimsenin misali, bağlı deve gibidir. Eğer sahibi devesini korursa, onu eli altında tutar. Eğer salıverirse deve kaçıp gider

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّمَا مَثَلُ صَاحِبِ القُرْآنِ كَمَثَلِ صَاحِبِ الإِبِلِ المُعَقَّلَةِ، إِنْ عَاهَدَ عَلَيْهَا أَمْسَكَهَا، وَإِنْ أَطْلَقَهَا ذَهَبَتْ».
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kur'an okuma ve ezberine sahip kimsenin misali, bağlı deve gibidir. Eğer sahibi devesini korursa, onu eli altında tutar. Eğer salıverirse deve kaçıp gider.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur'an'ı öğrenen ve onu ezberleyerek okumaya alışan kişiyi -ister Kur'an'a bakarak ister ezberleyerek olsun- dizi bir iple bağlı olan devenin sahibine benzetmiştir. Eğer devesine özen gösterirse, onu tutmaya devam eder; eğer ipi çözerse, deve kaçar. Dolayısıyla, Kur'an'ı ezberleyen kimse okumaya devam ederse, onu hatırlar; okumazsa onu unutur. Bağlılık olduğu sürece, Kur'an ezberinde kalmaya devam eder.

Faydalar
  1. Kur'an'ın ezberlenmesi ve okunması teşvik edilmiş ve unutulmaya maruz kalmasına karşı uyarı yapılmıştır.
  2. Kur'an'ı düzenli okumak, dili Kur'an okumaya yatkın hale getirir ve tilavetini kolaylaştırır. Eğer bir kişi Kur'an okumayı bırakırsa, Kur'an okumak onun için zor ve zahmetli hale gelir.
  3. Kâdî Îyaz -rahimehullah- şöyle demiştir: “Kur’an'ı arkadaş edinen'' ifadesinin anlamı: Kur'an'la ülfet kurmuş, onu kendisine arkadaş edinmiş kimsedir. Zira "musâhabe (arkadaşlık, sahiplik)" ülfet ve sürekli beraberliği ifade eder. Nitekim "Falanca, falancanın arkadaşıdır (sâhibidir)", "Cennet ehli (Ashâbü'l-Cenne)" ve "Cehennem ehli (Ashâbn'n-nâr)" ifadeleri de bu anlamdadır.
  4. Davet yöntemlerinden biri de benzetmeler kullanmaktır.
  5. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Hadiste özellikle develerin zikredilmesinin sebebi, onların evcil hayvanlar arasında kaçmaya ve ürkmeye en meyilli olanlar olmasıdır. Bir kez kaçıp uzaklaştıklarında ise onları yeniden ele geçirmek oldukça zordur.
Kaynakça

صحيح البخاري (6/ 193) (5031). صحيح مسلم (1/ 543) (789). شرح صحيح مسلم، للنووي (6/ 77). فيض القدير شرح الجامع الصغير، لعبدالرؤوف المناوي (3/ 3). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (13/ 12).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Cundüb b. Abdullah -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kalbleriniz ülfet edip birleştiği müddetçe Kur'ân 'ı okuyunuz, Kur'ân üzerin­de ihtilâf ettiğiniz zaman da artık kalkıp ondan ayrılınız". Buhari rivayet etmiştir.

عن جندب بن عبد الله رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «اقرؤوا القرآنَ ما ائْتَلَفت قلوبُكم، فإذا اختلفْتُم فقوموا عنه».
Cundüb b. Abdullah -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kalbleriniz ülfet edip birleştiği müddetçe Kur'ân 'ı okuyunuz, Kur'ân üzerin­de ihtilâf ettiğiniz zaman da artık kalkıp ondan ayrılınız"
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadisin manası: Kalbiniz onda bir olduğu müddetçe Kuran'ı okumaya devam ediniz. Manasını anlamakta ihtilaf ettiğinizde ondan ayrılınız ki ihtilafınız devam edip sizi şerre götürmesin. Manasının şöyle olma ihtimalide vardır: Muhkem olan ayetlere sımsıkı sarılınız. Müteşabih ayetlere gelince ki o ihtilafı gerektirir. Ona dalmaktan uzak durunuz. Şunun kastedilmiş olma ihtimalide söz konusudur: Kalpler Kur'an okumaya meyilli olduğunda okunması emredilmiş, Kalp okumak istemediğinde ise okumak istediği enerjiyi kendisinde bulana ve isteyene kadar terk etmektir. Namazda da aynı şey emredilmiştir. Birinci ihtimal doğruya en yakın olanıdır.

Kaynakça

- صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه. - صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت. - إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري، لأحمد بن محمد بن أبى بكر بالقسطلاني المصري، الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر، الطبعة: السابعة، 1323 هـ. - المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، للنووي، نشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت، الطبعة: الثانية، 1392ه. - شرح صحيح البخاري لابن بطال، تحقيق: أبي تميم ياسر بن إبراهيم، نشر: مكتبة الرشد، الرياض-السعودية، الطبعة: الثانية 1423ه، 2003م. - التوشيح شرح الجامع الصحيح, عبد الرحمن بن أبي بكر، جلال الدين السيوطي, المحقق: رضوان جامع رضوان, مكتبة الرشد - الرياض, الطبعة: الأولى، 1419 هـ - 1998 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on ayet öğrenirlerdi. Bu on ayetteki ilim ve ameli hayatlarına geçirmeden başka bir on ayete geçmezlerdi

عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمي رحمه الله قَالَ: حَدَّثَنَا مَنْ كَانَ يُقْرِئُنَا مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُمْ كَانُوا يَقْتَرِئُونَ مِنْ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ آيَاتٍ، فَلَا يَأْخُذُونَ فِي الْعَشْرِ الْأُخْرَى حَتَّى يَعْلَمُوا مَا فِي هَذِهِ مِنَ الْعِلْمِ وَالْعَمَلِ، قَالُوا: فَعَلِمْنَا الْعِلْمَ وَالْعَمَلَ.
Abdurrahman es-Sülemî -rahimehullah-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından bize Kur'an okumayı öğretenler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on ayet öğrenirlerdi. Bu on ayetteki ilim ve ameli hayatlarına geçirmeden başka bir on ayete geçmezlerdi. Bu sayede ilim ve ameli öğrendik derlerdi.
Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen hadis
Açıklama

Sahabeler -radıyallahu anhum-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on Kur'an ayeti öğrenirlerdi. Bu on ayetteki ilmi öğrenip onlarla amel etmeden başka bir on ayete geçmezlerdi. İlim ve ameli birlikte öğrenirlerdi.

Faydalar
  1. Sahabelerin fazileti ve Kur'an'ı öğrenmekteki hırsları ifade edilmiştir.
  2. Kur'an'ı öğrenmek, ilim ve amel ile olur. Yoksa sadece okuyup ezberlemek ile olmaz.
  3. İlim, söz ve amelden önce gelir.
Kaynakça

مسند أحمد (38/ 466) (23482).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Biz, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikteyken henüz genç delikanlılardık. Kur’ân’ı öğrenmeden önce imanı öğrendik. Sonra Kur’ân’ı öğrendik ve onun sayesinde imanımız arttı

عَنْ جُنْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ: كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ فِتْيَانٌ حَزَاوِرَةٌ، فَتَعَلَّمْنَا الإِيمَانَ قَبْلَ أَنْ نَتَعَلَّمَ القُرْآنَ، ثُمَّ تَعَلَّمْنَا القُرْآنَ، فَازْدَدْنَا بِهِ إِيمَانًا.
Cündüb b. Abdullah -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikteyken henüz genç delikanlılardık. Kur’ân’ı öğrenmeden önce imanı öğrendik. Sonra Kur’ân’ı öğrendik ve onun sayesinde imanımız arttı.
İbn Mâce rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Cündüb b. Abdullah -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Biz, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikteyken bulûğ çağına yaklaşmış, güçlü ve kuvvetli gençlerdik. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’den Kur’ân’ı öğrenmeden önce imanı öğrendik. Daha sonra Kur’ân’ı öğrendik ve onun sayesinde imanımız arttı.

Faydalar
  1. İmanın artıp eksildiğini ifade eder.
  2. Gençlerin (yeni neslin) yetiştirilmesinde önceliklerin sıraya konulması ve içlerinin imanla doldurulmasına özen gösterilmesi gerekir.
  3. Kur'an; imanı artırır, kalbi aydınlatır ve kalbe huzur verir.
Kaynakça

سنن ابن ماجه (1/ 42) (61). مشارق الأنوار الوهاجة ومطالع الأسرار البهاجة في شرح سنن الإمام ابن ماجه (2/ 255). مرشد ذوي الحجا والحاجة إلى سنن ابن ماجه والقول المكتفى على سنن المصطفى (1/ 227).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüp olmadığı sürece her halde bize Kur'ân okumayı öğretirdi

عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُقْرِئُنَا القُرْآنَ عَلَى كُلِّ حَالٍ مَا لَمْ يَكُنْ جُنُبًا.
Ali -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüp olmadığı sürece her halde bize Kur'ân okumayı öğretirdi.
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen hadis
Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarıyla cinsel ilişki sebebiyle cünüp olmadığı sürece her hâlinde ashâbına Kur’ân öğretir ve onlara Kur’ân’ı okutuyordu.

Faydalar
  1. Cünüp halinde olan bir kişinin gusül abdesti almadan Kur'ân okuması caiz değildir.
  2. Uygulamalı eğitim.
Kaynakça

سنن الترمذي (1/ 214) (146). سنن أبي داود (1/ 164) (229). سنن النسائي (1/ 144) (265). سنن ابن ماجه (1/ 375) (594). مسند أحمد (2/ 61) (627). النهاية في غريب الحديث والأثر (917-167).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com