Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur'an'ı öğrenen ve onu ezberleyerek okumaya alışan kişiyi -ister Kur'an'a bakarak ister ezberleyerek olsun- dizi bir iple bağlı olan devenin sahibine benzetmiştir. Eğer devesine özen gösterirse, onu tutmaya devam eder; eğer ipi çözerse, deve kaçar. Dolayısıyla, Kur'an'ı ezberleyen kimse okumaya devam ederse, onu hatırlar; okumazsa onu unutur. Bağlılık olduğu sürece, Kur'an ezberinde kalmaya devam eder.
- Kur'an'ın ezberlenmesi ve okunması teşvik edilmiş ve unutulmaya maruz kalmasına karşı uyarı yapılmıştır.
- Kur'an'ı düzenli okumak, dili Kur'an okumaya yatkın hale getirir ve tilavetini kolaylaştırır. Eğer bir kişi Kur'an okumayı bırakırsa, Kur'an okumak onun için zor ve zahmetli hale gelir.
- Kâdî Îyaz -rahimehullah- şöyle demiştir: “Kur’an'ı arkadaş edinen'' ifadesinin anlamı: Kur'an'la ülfet kurmuş, onu kendisine arkadaş edinmiş kimsedir. Zira "musâhabe (arkadaşlık, sahiplik)" ülfet ve sürekli beraberliği ifade eder. Nitekim "Falanca, falancanın arkadaşıdır (sâhibidir)", "Cennet ehli (Ashâbü'l-Cenne)" ve "Cehennem ehli (Ashâbn'n-nâr)" ifadeleri de bu anlamdadır.
- Davet yöntemlerinden biri de benzetmeler kullanmaktır.
- İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Hadiste özellikle develerin zikredilmesinin sebebi, onların evcil hayvanlar arasında kaçmaya ve ürkmeye en meyilli olanlar olmasıdır. Bir kez kaçıp uzaklaştıklarında ise onları yeniden ele geçirmek oldukça zordur.
صحيح البخاري (6/ 193) (5031). صحيح مسلم (1/ 543) (789). شرح صحيح مسلم، للنووي (6/ 77). فيض القدير شرح الجامع الصغير، لعبدالرؤوف المناوي (3/ 3). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (13/ 12).