İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Konuşma ve Susma Adabı

32 hadis

Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin

عن المِقدام بن معدي كرب رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «إِذَا أَحَبَّ الرَّجُلُ أَخَاهُ فَلْيُخْبِرْهُ أَنَّهُ يُحِبُّهُ».
Mikdâd b. Mâdikerib -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin.»
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ahmed ve Nesâî de (Sünen-i) el-Kübrâ'da rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Müminlerin aralarındaki bağı güçlendiren ve sevgiyi arttıran hususlardan birinin de, kişinin kardeşini sevdiğinde bunu ona söylemesi gerektiğini beyan etmiştir.

Faydalar
  1. Dünyevi bir maslahat için değil de sadece Allah Teâlâ için sevmenin faziletine delalet eder.
  2. Allah için sevdiğin kimseye onu sevdiğini haber vermek müstehaptır. Bu durum aradaki sevgi ve dostluğu arttırır.
  3. Müminlerin arasında sevginin yayılması imanî kardeşliği güçlendirir, toplumu parçalanmak ve bölünmekten korur.
Kaynakça

سنن أبي داود (7/ 444) (5124). سنن الترمذي (4/ 199) (2392). السنن الكبرى للنسائي (9/ 87) (9963). مسند أحمد (28/ 408) (17171). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 450). تطريز رياض الصالحين، لفيصل المبارك (ص258). رياض الصالحين للنووي، (ص138) (383). سلسلة الأحاديث الصحيحة وشيء من فقهها وفوائدها، للألباني (1/ 777). فيض القدير شرح الجامع الصغير، للمناوي (1/ 247). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (6/ 279).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Falan kimseyi bağışlamayacağıma dair kim benim adıma yemin etti? Ben onu bağışladım, senin amelini boşa çıkardım."

عن جندب بن عبد الله رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "قال رجل: والله لا يغفر الله لفلان، فقال الله: من ذا الذي يتألى عليَّ أن لا أغفر لفلان؟ إني قد غفرت له، وأحبطت عملك". وفي حديث أبي هريرة: أن القائل رجل عابد، قال أبو هريرة: "تكلم بكلمة أوبقت دنياه وآخرته".
Cündüb İbn Abdillah -radıyallahu anh-’dan gelen rivayete göre Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir adam, Allah’a yemin olsun ki falan kimseyi Allah bağışlamaz dedi. Bunun üzerine yüce Allah: "Falan kimseyi bağışlamayacağıma dair kim benim adıma yemin etti? Ben onu bağışladım, senin amelini boşa çıkardım." buyurdu.» Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’ın hadisinde bu sözü söyleyenin “Âbid bir adam” olduğu bildirilir. Ebu Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: “Bu adam bir söz söyledi, dünyasını da, ahiretini de mahvetti.”
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- dilin ne kadar tehlikeli olduğuna dikkat çekerek bizlere haber vermiştir. Bir kişi, Allah -Azze ve Celle-’nin günahkar bir kimseyi affetmeyeceği hususunda yemin etti, kendisinin Allah katında bir makamı, saygınlığı ve menzilesi olduğunu inandığı için, sanki Allah adına hüküm verip, yasaklıyordu. Bu, günahkâr olan aşağılamaktır. Bu Allah’a karşı saygısızlık ve meydan okumaktır. Bundan dolayı bu kişi dünya ve ahirette hüsran ve bedbaht olacaktır.

Kaynakça

1- فتح المجيد شرح كتاب التوحيد، مطبعة السنة المحمدية، القاهرة، مصر، الطبعة: السابعة، 1377هـ - 1957م. 2- القول المفيد على كتاب التوحيد، دار ابن الجوزي، المملكة العربية السعودية، الطبعة: الثانية, محرم، 1424ه. 3- الملخص في شرح كتاب التوحيد، دار العاصمة، الرياض، الطبعة: الأولى، 1422هـ - 2001م. 4- الجديد في شرح كتاب التوحيد، مكتبة السوادي، جدة، المملكة العربية السعودية، الطبعة: الخامسة، 1424هـ - 2003م. 5- التمهيد لشرح كتاب التوحيد، دار التوحيد، تاريخ النشر: 1424هـ. 6- صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Kul, (iyice düşünüp taşınmadan) bir söz söyler de bu söz yüzünden cehennemin, doğu ile batı arasındaki mesafeden daha derin bir yerine düşer."

عن أبي هريرة رضي الله عنه أَنَّهُ سَمِعَ النَّبيَّ -صلّى اللهُ عليه وسَلَّم يقول-: «إن العبد ليتكلم بالكلمة ما يتبين فيها يزلُّ بها إلى النار أبعدَ مما بين المشرق والمغرب».
Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyler de bu söz yüzünden cehennemin, doğu ile batı arasındaki mesafeden daha derin bir yerine düşer.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- bize insanlardan bir kısmının konuşmak istediğinde söyleyeceği sözü tartmadan hayır ya da şer mi olduğunu düşünmeden konuştuklarını haber vermektedir. Sonuç olarak, konuşan bu kişi düşünmeden konuşmasından dolayı yasaklanmış olan şeye düşer. Allah korusun, kendini cehennem ateşinde Allah’ın azabına maruz bırakır. Ateşin, (cehennemin) mesafesi doğu ile batı arasındaki uzaklıktan daha derin bir yerine düşme ihtimali vardır.

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد الناصر، دار طوق النجاة. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ. - كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا، الطبعة الأولى، 1430ه. - دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لمحمد علي بن محمد بن علان، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة. - شرح رياض الصالحين، للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ. -التَّنويرُ شَرْحُ الجَامِع الصَّغِيرِ، محمد بن إسماعيل الصنعاني، المحقق: د. محمَّد إسحاق محمَّد إبراهيم، مكتبة دار السلام، الرياض، الطبعة: الأولى، 1432هـ - 2011م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«İnsan sabahlayınca, bütün organları dile başvurur ve (adeta ononun önünde boyun bükerek) şöyle derler: Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork. Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan, biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»

عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «إذا أصْبَح ابن آدَم، فإن الأعضاء كلَّها تَكْفُرُ اللِّسان، تقول: اتَّقِ الله فِينَا، فإنَّما نحن بِك؛ فإن اسْتَقَمْتَ اسْتَقَمْنَا، وإن اعْوَجَجْت اعْوَجَجْنَا».
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh'den- merfu olarak rivayet edilen bir hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İnsan sabahlayınca, bütün organları dile başvurur ve (adeta ononun önünde boyun bükerek) şöyle derler: Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork. Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan, biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»
Tirmizî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Hadisin manası: Bedenin diğer azaları dile itaat edip boyun eğmektedirler. Dile tabi olmuşlardır. Bundan dolayı İnsan sabahlayınca, bütün organları dile başvurur ve (adeta ona) şöyle derler: Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork. Biz, sana bağlıyız. Dil, sahibine tehlikeli olması bakımından en sıkıntılı organdır. Eğer o istikamet üzere olursa, diğer azalarda istikamet üzere olur. Diğer amelleri de düzgün olur. Eğer istikamet üzere olmazsa diğer azaları da istikamet üzere olmaz. Böylece diğer amelleri de fasit olur. Enes –radıyallahu anh-’dan rivayet edilen hadiste Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kalbi istikamet üzere olmayan kişinin imanı istikamet üzere olmaz. Dili de istikamet üzere olmayan kişinin kalbi istikamet üzere olmaz.» Dilin tehlikesini delalet eden birçok hadis bulunmaktadır. Dil, ya sahibinin saadetine ya da cezaya çarptırılmasına sebep olur. Kim onu Allah’a itaatte kullanırsa dünya ve ahirette o kimsenin mutluluğu olur. Kim de dilini Allah’ın razı olmadığı şeylerde başı boş bırakırsa dünya ve ahrette hüsranı olur. Mirkatul Mefatih Şerh Mişkatul Mesabih lil-Kâri (7/3040)

Kaynakça

دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425 ه. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415ه. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ. تطريز رياض الصالحين للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423هـ. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ. رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ. رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ. شرح رياض الصالحين للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، ط1، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح الجامع الصغير وزيادته للألباني، ط3، المكتب الإسلامي، بيروت، 1408هـ. مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح للقاري، ط1، دار الفكر، بيروت، 1422هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ. سلسلة الأحاديث الصحيحة وشيء من فقهها وفوائدها للألباني، مكتبة المعارف، ط1، الرياض، 1422هـ. صحيح الترغيب والترهيب للألباني، ط5، مكتبة المعارف - الرياض. جامع الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر وآخرون، مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، ط2، مصر، 1395 هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ben, ''Ey Allah'ın Resulü! Kurtuluş nedir?'' diye sordum. O, şöyle buyurdu: «Diline hakim ol! Evin sana yetsin ve de günahlarına ağla!

عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ رضي الله عنه قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ مَا النَّجَاةُ؟ قَالَ: «امْلِكْ عَلَيْكَ لِسَانَكَ، وَلْيَسَعْكَ بَيْتُكَ، وَابْكِ عَلَى خَطِيئَتِكَ».
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Ben, ''Ey Allah'ın Resulü! Kurtuluş nedir?'' diye sordum. O, şöyle buyurdu: «Diline hakim ol! Evin sana yetsin ve de günahlarına ağla!»
Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Mümin kimsenin dünya ve ahiret yurdunda kurtuluşa ermesinin yollarını sormuştur. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona şu üç şeyi yerine getirmesini söylemiştir: Birincisi: Dilini, hayırlı olmayan ve bütün kötü sözlerden koru. Yalnızca hayır konuş. İkincisi: Allah'a gizlice ibadet etmek için evinde kal ve Allah'a itaatle meşgul ol. Evinde fitnelerden uzak dur. Üçüncüsü: İşlemiş olduğun günahlardan ötürü ağla, pişman ol ve tövbe et.

Faydalar
  1. Sahabelerin -radıyallahu anhum- kurtuluş yollarını öğrenme hususundaki hırsı ifade edilmiştir.
  2. Dünya ve ahirette kurtuluşun yolları açıklanmıştır.
  3. Kişinin başkasına fayda sağlamaktan aciz kaldığında veya insanlarla iç içe olduğunda dinine ve nefsine bir zarar gelmesinden korktuğunda, kendi kendisiyle meşgul olmaya teşvik edilmiştir.
  4. Özellikle fitne zamanlarında evde vakit geçirmeye işaret edilmektedir; zira bu, dini koruma yollarından biridir.
Kaynakça

سنن الترمذي (4/ 208) (2406). مسند أحمد (28/ 654) (17452). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (3/ 15). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 1039). مرقاة المفاتيح، لعلي القاري (7/ 3039).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Nebî -salallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir kul Allah'ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu bu sözü sebebiyle cehennemin dibine atar.''Buhârî rivayet etmiştir."Ebû Abdurrahman Bilâl İbni'l-Hâris el-Müzeni -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü söyler, fakat onunla Allah'ın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez. Hâlbuki Allah, o söz sebebiyle, kendisine kavuştuğu kıyamet gününe kadar o kimseden hoşnut olur. Yine bir kul da Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler fakat o sözün kendisini Allah'ın gazabına çarptıracağını düşünmez. Oysa Allah, o kimseye o kötü söz sebebiyle kendisine kavuşacağı kıyamet gününe kadar gazap eder."Mâlik Muvatta'da,Tirmizî:Hasen Sahih Hadis demiştir.

عن أبي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «إن العبد لَيَتَكَلَّمُ بالكلمة من رِضْوَانِ الله تعالى ما يُلْقِي لها بَالًا يَرْفَعُهُ الله بها درجاتٍ، وإن العبد لَيَتَكَلَّمُ بالكلمة من سَخَطِ الله تعالى لا يُلْقِي لها بَالًا يَهْوِي بها في جهنم». وعن أبي عبد الرحمن بلال بن الحارث المزني رضي الله عنه : أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «إن الرجل لَيَتَكَلَّمُ بالكلمة من رِضْوَانِ الله تعالى ما كان يظن أن تبلغ ما بَلَغَتْ يكتب الله له بها رِضْوَانَهُ إلى يوم يَلْقَاهُ، وإن الرجل لَيَتَكَلَّمُ بالكلمة من سَخَطِ الله ما كان يظن أن تبلغ ما بَلَغَتْ يكتب الله له بها سَخَطَهُ إلى يوم يَلْقَاهُ».
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Nebî -salallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir kul Allah'ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu bu sözü sebebiyle cehennemin dibine atar.''Ebû Abdurrahman Bilâl İbni'l-Hâris el-Müzeni radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü söyler, fakat onunla Allah'ın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez. Hâlbuki Allah, o söz sebebiyle, kendisine kavuştuğu kıyamet gününe kadar o kimseden hoşnut olur. Yine bir kul da Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler fakat o sözün kendisini Allah'ın gazabına çarptıracağını düşünmez. Oysa Allah, o kimseye o kötü söz sebebiyle kendisine kavuşacağı kıyamet gününe kadar gazap eder."
İbn Mâce rivayet etmiştir - Buhârî rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Mâlik rivayet etmiştirDereceBu hadisin her iki rivayeti de sahihtir
Açıklama

Kul,nasihat,irşad ve öğretmek gibi Allah Teâlâ'nın razı olduğu ve sevdiği bir söz söyler fakat onunla Allah Teâlâ'nın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez.Allah onun derecesini yüceltir.Keza gıybet,koğuculuk ve iftira gibi Allah'ı gazaplandıracak bir söz söyler bunun sebebiyle kıyamet günü cehenneme düşer.

Kaynakça

كنوز رياض الصالحين, بإشراف حمد العمار, دار كنوز إشبيليا, الطبعة الأولى, 1430هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407هـ - 1987م. شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426هـ. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ. سنن الترمذي، نشر: شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي – مصر، الطبعة: الثانية، 1395هـ - 1975م. مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. موطأ الإمام مالك، ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت - لبنان، عام النشر: 1406هـ - 1985م. سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي. صحيح الجامع الصغير وزياداته، للألباني، نشر: المكتب الإسلامي.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Gıybet nedir bilir misiniz?» Ashâb: "Allah ve Rasûlü daha iyi bilir." dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.» buyurdu

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «أَتَدْرُونَ مَا الْغِيبَةُ؟»، قَالُوا: اللهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ، قَالَ: «ذِكْرُكَ أَخَاكَ بِمَا يَكْرَهُ»، قِيلَ: أَفَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ فِي أَخِي مَا أَقُولُ؟ قَالَ: «إِنْ كَانَ فِيهِ مَا تَقُولُ فَقَدِ اغْتَبْتَهُ، وَإِنْ لَمْ يَكُنْ فِيهِ فَقَدْ بَهَتَّهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Gıybet nedir bilir misiniz?» Ashâb: "Allah ve Rasûlü daha iyi bilir." dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.» buyurdu. "Ya kardeşimde benim söylediğim bulunursa, ne buyurursun?" de­nildiğinde. O da: «Söylediğin onda varsa, onun gıybetini yapmış olursun. Eğer onda yoksa, ona iftira etmiş olursun.» diye buyurdu.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- haram olan gıybetin ne olduğunu açıklamıştır. Gıybet, Müslümanın kardeşini arkasından hoşlanmadığı bir şeyle anmasıdır. Kör, sahtekâr hırsız gibi yerilen fiziki ya da ahlaki özelliklerinin söylenmesi arasında bir fark yoktur. Bu söylenenler onda olsa bile bu gıybettir. Bu söylenen özellikler onda yok ise bu gıybetten daha tehlikelidir. O da insanda olmayan bir şeyi ona iftira atmaktır.

Faydalar
  1. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in güzel bir eğitim metodu olduğu ifade edilmiştir. Öyle ki, öğretirken soru sorma yöntemini tercih etmiştir.
  2. Sahabelerin Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı güzel ahlakı ifade edilmiştir. Kendilerine soru sorulduğunda Allah ve Rasûlü daha iyi bilir demişlerdir.
  3. Kendisine, cevabını bilmediği soru sorulan kimse en iyisini Allah bilir der.
  4. İslam dini, insanlar arasındaki hukuk ve kardeşlik ile toplumu korumuştur.
  5. Maslahat olan bazı durumlarda gıybete izin verilmiştir. Zulmün def edileceği durumlar; falanca bana zulmetti ya da bana şunu yaptı diyerek mazlum olan kimsenin zulüm eden kimseden hakkını alabilecek kimseye bunu anlatması; evlilik, ortaklık ya da komşuluk vb. gibi durumlarda birisine danışmak buna örnektir.
Kaynakça

صحيح مسلم (4/ 2001) (2589). فتح ذي الجلال والاكرام بشرح بلوغ المرام، لابن عثيمين (6/ 378). منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان (10/ 237). توضيح الأحكام من بلوغ المرام، للبسام (7/ 428).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Kıyamet günü, Müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur. Şüphesiz Yüce Allah, ahlaksız çirkin söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder

عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ رضي الله عنه أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا شَيْءٌ أَثْقَلُ فِي مِيزَانِ الْمُؤْمِنِ يَوْمَ القِيَامَةِ مِنْ خُلُقٍ حَسَنٍ، وَإِنَّ اللَّهَ لَيُبْغِضُ الفَاحِشَ البَذِيءَ».
Ebu'd-Derdâ -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kıyamet günü, Müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur. Şüphesiz Yüce Allah, ahlaksız çirkin söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder.»
Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kıyamet gününde Müminin terazisinde güzel ahlakın, amel ve sözlerden daha ağır geleceğini haber vermiştir. Bu da güler yüzlü olmak, başkalarına eziyet vermemek ve iyilik yapmak ile olur. Allah Teâlâ, fiillerinde ve sözlerinde nahoş davrananlardan hoşlanmaz, konuşurken müstehcen söz söyleyenlere buğzeder.

Faydalar
  1. Güzel ahlakın üstünlüğü ifade edilmiştir. Çünkü sahibine Allah sevgisini ve kullarının sevgisini miras bırakır ve kıyamet gününde tartılacak en büyük şeydir.
Kaynakça

سنن أبي داود (7/ 177) (4799). سنن الترمذي (3/ 535) (2002). توضيح الأحكام من بلوغ المرام، لعبد الله البسام (7/ 487). منحة العلام شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان (10/ 264). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 673). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص410). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (1/ 526).

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 23
23 hadis
  1. Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin
  2. "Falan kimseyi bağışlamayacağıma dair kim benim adıma yemin etti? Ben onu bağışladım, senin amelini boşa çıkardım."
  3. "Kul, (iyice düşünüp taşınmadan) bir söz söyler de bu söz yüzünden cehennemin, doğu ile batı arasındaki mesafeden daha derin bir yerine düşer."
  4. «İnsan sabahlayınca, bütün organları dile başvurur ve (adeta ononun önünde boyun bükerek) şöyle derler: Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork. Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan, biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»
  5. Ben, ''Ey Allah'ın Resulü! Kurtuluş nedir?'' diye sordum. O, şöyle buyurdu: «Diline hakim ol! Evin sana yetsin ve de günahlarına ağla!
  6. Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Nebî -salallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yüceltir. Yine bir kul Allah'ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu bu sözü sebebiyle cehennemin dibine atar.''Buhârî rivayet etmiştir."Ebû Abdurrahman Bilâl İbni'l-Hâris el-Müzeni -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:"Kul, Allah'ın hoşnut olduğu bir sözü söyler, fakat onunla Allah'ın rızâsını kazanacağı hiç aklına gelmez. Hâlbuki Allah, o söz sebebiyle, kendisine kavuştuğu kıyamet gününe kadar o kimseden hoşnut olur. Yine bir kul da Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler fakat o sözün kendisini Allah'ın gazabına çarptıracağını düşünmez. Oysa Allah, o kimseye o kötü söz sebebiyle kendisine kavuşacağı kıyamet gününe kadar gazap eder."Mâlik Muvatta'da,Tirmizî:Hasen Sahih Hadis demiştir.
  7. Gıybet nedir bilir misiniz?» Ashâb: "Allah ve Rasûlü daha iyi bilir." dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.» buyurdu
  8. Kıyamet günü, Müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır basan bir şey yoktur. Şüphesiz Yüce Allah, ahlaksız çirkin söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder
  9. 'Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır'' buyurmuştu. Ashâb–ı kirâm: Yâ Rasûlallah! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince: “Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver'' buyurdu.
  10. «Bir topluluğu güldürmek için yalan söyleyen kimseye yazıklar olsun, yazıklar olsun!»
  11. Nebi -sallalahu aleyhi ve sellem-, bir adamın bir kişiyi övdüğünü ve övmede aşırı gittiğini işitti ve bunun üzerine şöyle buyurdu: «Adamı mahvettiniz -veya- adamın belini kırdınız.»
  12. Yemin etmek malın (hızlıca) satılmasını sağlar, fakat kazancın (bereketini) yok eder
  13. «Allah'ın lâneti, gazabı ve ateşi ile lânetleşmeyin!»
  14. "Kul, herhangi bir şeye lanet ettiğinde o lanet gökyüzüne çıkar. Semanın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola gider, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner.
  15. Ebû Berze Nadle b. Ubeyd el-Eslemî radıyallahu anh şöyle dedi: Genç bir hanım, üzerinde müslümanların birtakım eşyalarının da bulunduğu bir deve üstünde bulunuyorken, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'i görüverdi. Dağ yolunun dar yerine gelmişlerdi. Kadın: "Deeh, Allahım bu hayvana lanet et!" deyip hayvanı sürmeye çalıştı. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm: "Lânetlenmiş bir deve bizimle birlikte bulunmasın!" buyurdu.
  16. "Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum olan haddi aşmadıkça sövmeyi ilk başlatana aittir."
  17. «Horoza sövmeyiniz. Çünkü o namaz için uyandırır.»
  18. «Sıtmaya sövme! Çünkü o, körüğün demirin kirini ve pasını giderdiği gibi insanoğlunun hata ve günahlarını giderir.»
  19. Müslüman; Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Muhacir de Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir
  20. Mümin kınayan, lanet eden, kaba ve çirkin sözlü ve edepsiz değildir
  21. Onu lânetlemeyin! Allah’a yemin ederim ki onun Allah’ı ve Resûlü’nü sevdiğini biliyorum
  22. Herhangi bir kimse kardeşine: 'Ey kâfir!' derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer söylediği kimse gerçekten dediği gibi ise (yani gerçekten kâfir ise), söz yerini bulmuş olur; aksi takdirde bu söz onu söyleyene döner
  23. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: Âdemoğlu zamana söverek bana eziyet ediyor. Hâlbuki zamanı yöneten benim. Emir (her türlü tasarruf) benim elimdedir, geceyi ve gündüzü ben çeviririm (birbirine dönüştürürüm)

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com