عن حُصين بن عبد الرحمن قال: كنتُ عند سعيد بن جُبير فقال: أيكم رأى الكوكب الذي انقَضَّ البارحة؟ فقلتُ: أنا، ثم قلتُ: أما إني لم أكن في صلاة، ولكني لُدغْتُ، قال: فما صنعتَ؟ قلت: ارتقيتُ، قال: فما حَمَلك على ذلك؟ قلت: حديث حدَّثَناه الشعبي، قال: وما حدَّثَكم؟ قلتُ حدثنا عن بريدة بن الحُصيب أنه قال: "لا رُقْية إلا مِن عَيْن أو حُمَة"، قال: قد أحسَن مَن انتهى إلى ما سمع، ولكن حدثنا ابن عباس عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال:
"عُرضت عليّ الأُمم، فرأيتُ النبي ومعه الرَّهط والنبي ومعه الرجل والرجلان، والنبي وليس معه أحد، إذ رُفع لي سواد عظيم فظننتُ أنهم أمَّتي، فقيل لي: هذا موسى وقومه، فنظرتُ فإذا سواد عظيم، فقيل لي: هذه أمَّتك، ومعهم سبعون ألفا يدخلون الجنة بغير حساب ولا عذاب، ثم نهض فدخل منْزله، فخاض الناس في أولئك؛ فقال بعضهم: فلعلهم الذين صحِبوا رسول الله صلى الله عليه وسلم وقال بعضهم: فلعلهم الذين وُلِدُوا في الإسلام فلم يشركوا بالله شيئا، وذكروا أشياء، فخرج عليهم رسول الله صلى الله عليه وسلم فأخبروه، فقال: هم الذين لا يَسْتَرقون، ولا يَكْتَوُون، ولا يَتَطَيَّرون، وعلى ربهم يتوكلون، فقام عُكاشة بن مِحصَن فقال: ادع الله أن يجعلني منهم، قال: أنت منهم، ثم قام جل آخر فقال: ادع الله أن يجعلني منهم، فقال: سَبَقَك بها عكاشة".
Husayn b. Abdurrahmân'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Sa’îd b. Cubeyr’in yanındaydım “Dün gece düşen yıldızı
kim gördü?” diye sorunca, “Ben (gördüm)” dedim. Sonra da “Namaz kılıyor değildim, beni bir şey sokmuştu.” dedim. “Ne yaptın?” dedi. “Rukye yaptım.” dedim. “Seni buna sevkeden nedir?” diye sordu. “Bize Şa’bî’nin rivayet ettiği hadistir.” dedim. “Ne rivayet etti size?” dedi. “Bize Bureyde b. Husayb’ın şöyle dediğini rivayet etti” dedim: “Rukye ancak nazar ve zehirli hayvan sokmasına karşı yapılabilir.” Bunun üzerine (Sa’îd b. Cubeyr) şöyle dedi: “İşittiğini uygulayan ne güzel etmiştir. Fakat İbn Abbâs -radıyallahu anhuma- bize Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: «Bana ümmetler arzedildi. Öyle peygamber gördüm, yanında on kişiden daha az sayıda bir grup insan bulunmaktaydı. Başka bir peygamberin yanında bir iki kişi vardı. Bir başka peygamberin yanında hiç kimse yoktu. Büyük bir kalabalık bana gösterildi. Kendi ümmetim sandım. “Bu Mûsâ ve kavmidir” denildi. Daha sonra Ufka doğru baktım ki oldukça büyük bir kalabalık, “işte bu senin ümmetindir” denildi. Beraberlerinde hesap ve azap görmeden cennete girecek yetmiş bin insan bulunmaktadır.» Daha sonra kalktı ve evine girdi. Gerideki insanlar hadiste bahsedilen yetmiş bin kişi hakkında konuşmaya başladı. Kimisi: “Bunlar Rasûlullah’ın ashabıdır” dedi. Kimisi de “İslam’da doğup da Yüce Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamış olan insanlardır” dedi. Başka şeyler de dile getirdiler. Ardından Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanlarına çıktı ve onlara şunu haber verdi: Onlar kendilerine rukye yapılmasını talep etmeyen, dağlama yöntemiyle tedavi yapmayan, uğursuzluğa inanmayan yalnızca rablerine tevekkül edenlerdir" buyurdu. ‘Ukkâşe b. Mihsan radıyallâhu anh kalkıp “Allah’a dua et de beni onlardan kılsın!” dedi. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ona «Sen onlardansın.» buyurdu. Başka bir adam da kalkarak “Beni de onlar arasına katması için Allah’a dua et!” dedi. Rasûlullah da «‘Ukkâşe senden önce davrandı ve seni geçti.» buyurdu.”
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Husayn b. Abdurrahmân -rahimehullah- Sa’îd b. Cubeyr -rahimehullah- ile aralarında rukye ile ilgili geçen konuşmayı bize haber vermiştir. Husayn'ı akrep sokmuş ve şeri olan rukye ile kendine rukye yapmıştır. Said ona bunun delilinin ne olduğunu sorduğunda Şa'bi'nin nazar ve zehirli hayvan sokmasına karşı rukye yapmanın cazi olduğuna dair rivayet ettiği hadisi aktarmıştır. Bundan dolayı Said ona övgüde bulunmuştur. Fakat ona rukyenin terk edilmesine teşvik eden hadisi zikretmiştir. Oda İbn Abbâs -radıyallahu anh-'ın zikrettiği hadistir ki dört hususu içermektedir. Kim bu dört sıfatı hayatına geçirirse cennete hesap ve ceza görmeden girmeyi hak edecektir. Bu dört husus: Rukye talep etmemek, ateşle dağlama yapmamak, uğursuzluğa inanmamak, Allah Teâlâ'ya doğrulukla tevekkül etmektir. Ukkâşe Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'den onlardan olması için dua etmesini talep ettiğinde Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan olduğunu haber vermiştir. Başka bir adam kalkıp aynı talepte bulunduğunda Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bu kapıyı kapatmak ve ardı ardına bu talepte bulunmayı engellemek için güzel bir uslupla konuyu kapatmıştır.
Kaynakça
-صحيح البخاري، المحقق: محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه.
-صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت.
-الملخص في شرح كتاب التوحيد، دار العاصمة، الرياض، الطبعة: الأولى، 1422ه - 2001م.
-الجديد في شرح كتاب التوحيد، مكتبة السوادي، جدة، المملكة العربية السعودية، الطبعة: الخامسة، 1424هـ - 2003م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «إنَّ الرُّقَى والتَمائِمَ والتِّوَلَةَ شِرْكٌ».
İbni Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: « Rukye, temâim (muska) ve tivele (muhabbet muskası) şirktir.»
Ebû Dâvûd, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yapılması şirk olan şeyleri beyan etmiştir. Bunlardan bazısı şunlardır:
Birincisi: Rukye, Cahiliye ehlinin şifa aradıkları şirk içeren sözlerdir.
İkincisi: Deri ve benzeri şeylerden edinilen muskadır. Bu muskalar nazarı def etmek için çocuklara ve hayvanlara takılır.
Üçüncüsü: Tivele, karı kocadan birisinin diğerini sevmesi için yapılan şeydir.
Bunlar şirk olan hususlardandır. Çünkü bir şeyi sebep kılmaktır. Oysa ki, bu sebep kılınan şeyler delil ile sabit olan şeri bir sebep ya da tecrübe ile sabit olan gözle görülen bir sebep değildir. Kur'an-ı Kerim okumak gibi şeri vesileler ya da ilaç gibi tecrübe ile sabit olan vesilelerin şifa için aracı olduğuna, ancak fayda ve zararın sadece Yüce Allah'ın elinde olduğuna itikat edildiğinde bunları yapmak caiz olur.
Faydalar
- Tevhit ve akide onu bozacak şeylerden korunmuştur.
- Şirki rukye, muska ve muhabbet muskasının kullanılması haram kılınmıştır.
- Bir kimse bu üçünün sebep olduğuna inanırsa küçük şirktir. Çünkü sebep olmayan bir şey sebep kılınmış olur. Ancak bunların kendilerinin fayda ve zarar verdiğine inanmak ise büyük şirktir.
- Şirk ve haram olan sebeplerin yapılması yasaklanmıştır.
- Rukye yapmak haramdır. Meşru olan rukye dışındakiler ise şirktir.
- Kalp yalnız Allah'a bağlanmalıdır. Çünkü fayda ve zarar vermek yalnızca Allah'a aittir ve O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bundan dolayı hayır yalnızca Allah'tandır ve şerri de yalnızca Yüce Allah def eder.
- Caiz olan rukye şu üç şartı içerir: 1- Bunun sebep olduğuna ve yalnızca Allah'ın izni ile fayda vereceğine inanmak gerekir. 2- Rukyenin; Kur'an-ı Kerim, Allah'ın isim ve sıfatları, nebevi dualar ve meşru dualar içermesi gerekir. 3- Anlaşılır bir dil olması, tılsım ve büyü içermemesi gerekir.
Kaynakça
سنن أبي داود (6/ 31) (3883).
سنن ابن ماجه (4/ 554) (3530).
مسند أحمد (6/ 110) (3615).
الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص91).
الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص79).
القول المفيد على كتاب التوحيد، لابن عثيمين (1/ 180).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ عَائِشَةَ أُمِّ المؤْمنينَ رَضيَ اللهُ عنها قَالَت: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا أَتَى الْمَرِيضَ يَدْعُو لَهُ قَالَ: «أَذْهِبِ الْبَاسَ، رَبَّ النَّاسِ، وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا».
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastayı ziyaret ettiğinde ona şöyle diyerek dua ederdi: «Allah'ım! Sen insanların Rabbisin! Sıkıntıyı giderensin! Şifa ihsan et. Zira Sen eş-Şâfi'sin/şifa vericisin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastayı ziyaret ettiğinde ona dua eder ve şöyle derdi: Allah'ım, (Ezhib'l-Be's) hastalığın şiddetini ve sıkıntısını gider. (Rabbi'n-Nâs) Ey insanların Rabbi, onları yaratan ve eğitensin. (İşfi) bu hastaya şifa ver. (Ente) Sen yücesin, (Eş-Şâfî) Sen şifa verensin. Senin Şâfî isminle Senden şifa istiyorum. (Lâ Şifâe) hastalara Senin şifandan (İllâ Şifâuke) başka hiçbir şifa yoktur ve (Âfiyetuke) Senin verdiğin afiyetten başka afiyet yoktur. (Şifaen) Öyle mutlak bir şifa ver ki (Lâ Yügâdiru) arkasında (Sekamen) başka bir hastalık ve rahatsızlık bırakmasın.
Faydalar
- Şifa veren Allah -Azze ve Celle-'dir. Doktor ve ilaç ise Allah'ın izni olmadan ne fayda ne de zarar veren vesilelerdir.
- Hasta ziyareti Müslümanlar arasında bir haktır. Bu ziyaret aile için daha da önemlidir.
- Hastayı ziyaret edenlerin, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den nakledilen bu mübarek duayı hasta için okumaları teşvik edilmiştir.
- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in uygulamalarından biri, Kur’ân ayetleri ve güzel dualarla şifa aramak, yani meşru rukye ile tedavi olmaktı. Kendisi hastalandığında bu şekilde dua eder, ailesinden veya diğer insanlardan rahatsızlanan kimseler için de dua ve rukye yapardı.
- İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Hadislerde ittifakla belirtildiği üzere; hastalığın günahlara kefaret olması ve sevap kazandırması gerçeği karşısında, hastaya şifa için dua edilmesi (ilk bakışta) çelişkili bir durum gibi algılanıp sorgulanmıştır. Bunun cevabı şudur: Dua başlı başına bir ibadettir. Şifa istemek, hastalığın sevap ve kefaret olmasına aykırı değildir. Çünkü sevap ve günahlara kefaret olma, hastalığın başlamasıyla ve kişinin ona sabretmesiyle elde edilir. Dua eden kimse ise iki güzellikten birinin içindedir: Ya istediği şey gerçekleşir, ya da bunun karşılığında kendisine bir fayda ulaştırılır veya bir zarar ondan uzaklaştırılır. Bunların hepsi de Yüce Allah’ın lütfundandır.
Kaynakça
صحيح البخاري (7/ 134) (5750).
صحيح مسلم (4/ 1721) (2191).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 162).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (4/ 477).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (11/ 539).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 687).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَبِي سَعِيدٍ رَضيَ اللهُ عنه: أَنَّ جِبْرِيلَ أَتَى النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: يَا مُحَمَّدُ اشْتَكَيْتَ؟ فَقَالَ: «نَعَمْ» قَالَ: «بِاسْمِ اللهِ أَرْقِيكَ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنِ حَاسِدٍ، اللهُ يَشْفِيكَ بِاسْمِ اللهِ أَرْقِيكَ».
Ebû Saîd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Cebrâil -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve: “Ey Muhammed! Hasta mısın?” diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Evet.” diye buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil -aleyhisselam- şöyle dua etti: “Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum. Sana eziyet veren her şeyden, her nefsin şerrinden veya haset eden gözün (nazarın) şerrinden (seni koruması için). Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum.”
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Meleklerden Cebrâîl -aleyhisselam- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: Ey Muhammed! Hasta mısın? diye sordu. O da evet diye cevap verdi. Bunun üzerine Cebrâîl aleyhisselam- şu sözlerle Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e rukye yaptı: «Allah’ın adıyla» yani O'ndan yardım dileyerek “sana rukye yapıyorum”, seni Allah'a sığındırıyorum. “Sana eziyet veren her şeyden”; küçük veya büyük, sana zarar veren her türlü şeyden,
“Her nefsin şerrinden”; kötülük sahibi her nefis ve kötü kimsenin şerrinden, “Veya haset eden bir gözün (nazarın) şerrinden”; sana nazar değdirip zarar vermesinden, Allah sana şifa versin, seni bütün hastalıklardan korusun ve muhafaza etsin. “Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum” sözünü tekrar etmesi, bu duanın önemini ve tesirini vurgulamak içindir. Duaya Allah'ın adıyla başlayıp yine Allah'ın adıyla bitirmesi ise, gerçek fayda verenin yalnızca Yüce Allah olduğuna işaret etmektedir.
Faydalar
- Hastalığı, sızlanmak veya Allah'ın takdirinden hoşnutsuzluk göstermek amacıyla değil; sadece mevcut durumu bildirmek için söylemenin caiz olduğuna dair delildir.
- Rukyenin caiz olabilmesi için şu şartların bulunması gerekir: 1- Rukye, Kur'ân-ı Kerîm, Allah Teâlâ'nın zikri ve meşru dualarla yapılmalıdır. 2- Arapça ile veya anlamı bilinen başka bir dille yapılmalıdır. 3- Rukyenin kendi başına etkili olduğuna değil, onun ancak sebeplerden biri olduğuna ve yalnızca Allah Teâlâ'nın izniyle fayda verdiğine inanılmalıdır. 4- Şirk, haram, bidat veya bunlara götüren herhangi bir unsurdan tamamen uzak olmalıdır.
- Nazarın zarar verebileceği sabittir ve nazar haktır. Bu sebeple nazardan korunmak veya etkisini gidermek için meşru rukye yaptırmak teşvik edilmiştir.
- Hadiste zikredilen duaların okunması tavsiye edilir.
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- de diğer insanlar gibi bir beşerdir; onların yakalandıkları aynı hastalıklara yakalanabilir.
- Bu hadiste, Allah Teâlâ'nın Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gözetip koruduğu ve onu muhafaza etmeleri için meleklerini görevlendirdiği görülmektedir.
Kaynakça
صحيح مسلم (4/ 1718) (2186).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 164).
تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص538).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (4/ 485).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (11/ 568).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 690).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي الْعَاصِ الثَّقَفِيِّ رضي الله عنه أَنَّهُ شَكَا إِلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَجَعًا يَجِدُهُ فِي جَسَدِهِ مُنْذُ أَسْلَمَ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «ضَعْ يَدَكَ عَلَى الَّذِي تَأَلَّمَ مِنْ جَسَدِكَ، وَقُلْ بِاسْمِ اللهِ ثَلَاثًا، وَقُلْ سَبْعَ مَرَّاتٍ أَعُوذُ بِاللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ».
Osman b. Ebu'l-Âs es-Sekafî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, Müslüman olduğundan beri vücudunda hissettiği bir ağrıdan şikayet etti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle buyurmuştur: «Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve yedi kere şöyle dua et: Bismillah. Bedenimde çekmekte olduğum ve çekindiğim şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Osman b. Ebu'l-As -radıyallahu anh- neredeyse kendisini öldürecek bir hastalığa yakalanmıştı. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onu ziyarete geldi ve Allah’ın, kendisine isabet eden hastalığı gidereceği bir dua öğretti. Bu dua şöyledir: Kişi, ağrıyan yerin üzerine elini koyar ve üç defa ‘Bismillah’ der. Ardından yedi defa şöyle söyler: ‘Şu anda hissettiğim ağrının şerrinden ve ileride meydana gelmesinden korktuğum (ya da devam edip yayılmasından endişe ettiğim) şeylerin şerrinden Allah’a ve O’nun kudretine sığınırım.
Faydalar
- Hadiste de belirtildiği gibi rukyeyi kendi kendine yapmak müstehaptır.
- Şikayet etmek, eğer sızlanma ve itiraz şeklinde değilse, tevekkül ve sabırla çelişmez.
- Dua, sebeplere sarılmanın bir parçasıdır; bu sebeple lafızlarına ve sayısına riayet etmek gerekir.
- Bu dua, her çeşit bedensel ağrı için okunur.
- Bu dua ile rukye yapılırken, elimizi ağrıyan yerin üzerine koyarız.
Kaynakça
صحيح مسلم (4/ 1728) (2202).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 163).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (4/ 481).
فيض القدير شرح الجامع الصغير، لعبدالرؤوف المناوي (1/ 284).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 689).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها : أنَّ النَّبيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا اشْتَكى الإنْسَانُ الشَّيْءَ مِنْهُ، أَوْ كَانَتْ بِهِ قَرْحَةٌ أَوْ جُرْح، قالَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم بأُصبعِهِ هكذا - ووضع سفيان بن عيينة الراوي سبابته بالأرض ثم رفعها- وقالَ: «بِسمِ اللهِ، تُرْبَةُ أرْضِنَا، بِرِيقَةِ بَعْضِنَا، يُشْفَى بِهِ سَقِيمُنَا، بإذْنِ رَبِّنَا».
Âişe -radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre, bir kimsenin herhangi bir yeri ağrıdığında veya yara bere olduğunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- parmağıyla şöyle yapar- râvi Süfyân b. Uyeyne, şehâdet parmağını yere değdirip kaldırarak (Peygamber’in nasıl yaptığını gösterdi) ve: “Bismillah, bu tükürüğümüzle karışmış bizim yurdumuzun toprağıdır, Rabbimizin izniyle hastalarımıza şifa olur.” buyururdu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bir kimse hastalandığında yahut yaralandığında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şehâdet parmağına tükürüğünü sürer, ardından toprağa değdirirdi. Parmağına topraktan bir kısım yapışır ve bunu yara yahut hasta olan yere koyarak şöyle dua ederdi: "Bismillah, bu tükürüğümüzle karışmış bizim yurdumuzun toprağıdır, Rabbimizin izniyle hastalarımıza şifa olur.”
Kaynakça
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي.
رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير - دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ.
شرح رياض الصالحين، للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن - الرياض، 1426هـ.
شرح صحيح مسلم، للإمام محي الدين النووي، دار الريان للتراث - القاهرة، الطبعة الأولى، 1407هـ.
صحيح البخاري، للإمام أبي عبدالله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبدالباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
كنوز رياض الصالحين، فريق علمي برئاسة أ.د. حمد العمار، دار كنوز إشبيليا - الرياض، الطبعة الأولى، 1430هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة - بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَتَعَوَّذُ مِنَ الجَانِّ، وعَيْنِ الإنسان، حتى نَزَلَتْ المُعَوِّذتان، فلمَّا نَزَلَتا، أخذ بهما وتركَ ما سواهما.
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cinlerden ve göz değmesinden Allah’a sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn (Kul eûzü birabbi’l-felak ve kul eûzü birabbi’n-nâs) nâzil oldu. Ondan sonra Muavvizeteyn ile Allah’a sığınmaya başladı ve diğer duaları bıraktı.
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadis Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dualar ve zikir yoluyla cinlerden ve insanların göz değmesinden diyerek Cinlerin şerrinden ve hased eden insanların göz değmesinden Allah Teâlâ'ya sığındığını ifade etmektedir.Bu Muavvizeteyn sureleri inene kadar devam etmiştir.İndikleri zaman genellikle onlarla sığındı.Kendisi ile sığınılan ve kendisinden sığınılan şeyleri kapsamasından dolayı diğer sığınma dualarını ve rukyeleri bıraktı.
Kaynakça
1-بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف: سليم بن عيد الهلالي، الناشر: دار ابن الجوزي ، سنة النشر: 1418 هـ- 1997م
2-الجامع الصحيح –وهو سنن الترمذي-؛ للإمام محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق الشيخ أحمد شاكر، مكتبة الحلبي-مصر، الطبعة الثانية، 1388هـ.
3-رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ.
4-سنن ابن ماجه؛ للحافظ محمد بن يزيد القزويني، حققه محمد فؤاد عبدالباقي، دار إحياء الكتب العربية.
5-السنن الصغرى للنسائي "المجتبى"، تحقيق: عبد الفتاح أبو غدة، نشر: مكتب المطبوعات الإسلامية – حلب، الطبعة: الثانية، 1406ه – 1986م.
6-كنوز رياض الصالحين؛ فريق علمي برئاسة أ.د. حمد العمار، دار كنوز إشبيليا-الرياض، الطبعة الأولى، 1430هـ.
7-مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، لعلي بن سلطان الملا الهروي القاري، الناشر: دار الفكر، بيروت – لبنان، الطبعة: الأولى، 1422هـ - 2002م.
8-مشكاة المصابيح؛ تأليف محمد بن عبدالله التبريزي، تحقيق محمد ناصر الدين الألباني، المكتب الإسلامي-بيروت، الطبعة الثانية، 1399هـ.
9-نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
10- دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين, محمد علي بن محمد البكري الصديقي الشافعي, اعتنى بها: خليل مأمون شيحا, الناشر: دار المعرفة للطباعة والنشر والتوزيع، بيروت – لبنان, الطبعة: الرابعة، 1425 هـ - 2004 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ عَادَ مَرِيضًا، لَمْ يَحْضُرْ أَجَلُهُ فَقَالَ عِنْدَهُ سَبْعَ مِرَارٍ: أَسْأَلُ اللَّهَ الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ، إِلَّا عَافَاهُ اللَّهُ مِنْ ذَلِكَ الْمَرَضِ».
İbni Abbas -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir.»
Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, henüz ölüm vakti gelmemiş bir hastayı ziyaret eden bir Müslümanın, hastanın başında: "Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde pek yüce olan Allah’tan; o büyük Arş’ın Rabbinden sana şifa vermesini dilerim." duasını yedi defa tekrarlaması halinde, Yüce Allah'ın o kulunu karşı karşıya kaldığı hastalıktan mutlaka kurtaracağını ve ona afiyet ihsan edeceğini haber vermiştir.
Faydalar
- Hastaya bu duayı okuyup yedi defa tekrarlamak müstehaptır.
- Bu duanın, Allah’ın izniyle, samimiyet ve salih niyetle söylenmesi halinde, kendisine bu dua yapılan kişide şifanın gerçekleşmesi umulur.
- Bu dua gizli veya açık olarak okunabilir, hepsi caizdir. Ancak hastanın bunu duyması daha evla ve daha iyidir. Çünkü bu ona sevinç verir.
Kaynakça
سنن أبي داود (5/ 22) (3106).
سنن الترمذي (3/ 593) (2083).
السنن الكبرى للنسائي (9/ 385) (10820).
مسند أحمد (4/ 40) (2137).
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (2/ 163).
تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص537).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (4/ 483).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (11/ 559).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 689).
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com