عن أم سلمة رضي الله عنها مرفوعاً: «جاءت امرأة إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت: يا رسول الله، إن ابنتي توفي عنها زوجها، وقد اشتكت عينها أفَنَكْحُلُها؟ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لا -مرتين، أو ثلاثا-، ثم قال: إنما هي أربعة أشهر وعشر، وقد كانت إحداكن في الجاهلية ترمي بالبَعْرَةِ على رأس الحول».
فقالت زينب: كانت المرأة إذا توفي عنها زوجها: دخلت حفشا، ولبست شر ثيابها، ولم تَمَسَّ طيبا ولا شيئا حتى تمر بها سنة، ثم تؤتى بدابة -حمار أو طير أو شاة- فتَفْتَضُّ به! فقلما تفتض بشيء إلا مات! ثم تخرج فتُعطى بعرة؛ فترمي بها، ثم تراجع بعد ما شاءت من طيب أو غيره».
Ümmü Seleme –radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre bir kadın Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek ona kocası vefat etmiş, bir kızının olduğunu ve bunun gözlerinden rahatsızlanıp ona sürme çekmek istediğini söyleyince Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- iki ya da üç kere hayır dedi. «Sizden biriniz cahiliye döneminde sene sonunda bir tezek atardı. Hâlbuki o (bu iddet) dört ay on günden ibarettir.» buyurdu. Zeynep (binti Cahş) dedi ki: (Cahiliye döneminde) eğer kocası ölürse kadın eski bir eve girerdi. Eski elbise giyer, hiç koku sürünmez, hatta bir sene hiç yıkanmadan beklerdi. Sonra da eşek, kuş ya da koyun getirilir ve ön tarafını onunla silerdi. Onunla ön tarafını silip de ölmeyen bir şeye pek az rastlanırdı. Sonra dışarı çıkar ona bir tezek verilir ve onu atardı. Bundan sonra artık güzel koku ya da başka her neyse dilediğine döner kullanırdı.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bir kadın Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek fetva sorar. Kızının kocasının öldüğünü ve kızının iddet beklediğini haber verir. İddet bekleyen süsten uzak durur. Ancak o gözlerinin rahatsızlığından şikâyetçiydi. Bundan dolayı kızına sürme kullanmasında ruhsat/izin var mıdır? diye sormaya geldi. Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- (ruhsat olmadığının) kesin olduğunu bildirmek için hayır diyerek tekrar etti. Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- (iddet) iddetini azalttı. Ölen eşine ihtiramdan dolayı kadının iddet beklemesi dört ay on gündür. O, içinde rahatlık olan bu az sürede sabredemez mi? Cahiliye döneminde kadınlar küçücük bir eve girerdi. Bu ev sanki vahşi bir hayvanın yaşadığı delik/yer gibiydi. Süsten, koku sürmekten, yıkanmaktan ve insanların içine girmekten uzak dururdu. Tam bir sene boyunca insanlardan uzak dururdu. Üzerinde pislikler ve necasetler birikirdi. Geçirmiş olduğu sıkıntı, darlık, zorluk, meşakkat kocasına karşı görevlerini yerine getirmesi karşısında hiçbir şey değildir, bu tezek kadardır manasına bir işaret bu bekleme müddetini bitirdiğine dair kendisine verilen tezeği atardı. İslam geldi ve onların bu zor durumunu nimet ile değiştirdi. Darlığa karşı genişlik verdi. Onun gözüne sürme çekme işine sabrederek bunu yapmaması gerekir. İddet bekleyenin süslenmesine kapı açmaya bir basamak olmaması için ona ruhsat/izin yoktur.
Kaynakça
- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
- صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
- الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه.
- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه.
الإعلام بفوائد عمدة الأحكام لابن الملقن المحقق: عبد العزيز بن أحمد بن محمد المشيقح
دار العاصمة للنشر والتوزيع، المملكة العربية السعودية الطبعة: الأولى، 1417 هـ - 1997 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سبيعة الأسلمية رضي الله عنها أنها كانت تحت سعد بن خولة -وهو من بني عامر بن لؤي، وكان ممن شهد بدرا- فتوفي عنها في حجة الوداع، وهي حامل. فلم تنشب أن وضعت حملها بعد وفاته.
فلما تعلت من نفاسها؛ تجملت للخطاب، فدخل عليها أبو السنابل بن بعكك -رجل من بني عبد الدار- فقال لها: ما لي أراك متجملة؟ لعلك ترجين النكاح؟ والله ما أنت بناكح حتى يمر عليك أربعة أشهر وعشر.
قالت سبيعة: فلما قال لي ذلك: جمعت علي ثيابي حين أمسيت، فأتيت رسول صلى الله عليه وسلم فسألته عن ذلك؟ فأفتاني بأني قد حللت حين وضعت حملي، وأمرني بالتزويج إن بدا لي».
وقال ابن شهاب: ولا أرى بأسا أن تتزوج حين وضعت -وإن كانت في دمها-، غير أنه لايقربها زوجها حتى تطهر.
Sübey’a el-Eslemiyye –radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre Amir b. Lüey oğullarından Sa’d b. Havle’nin nikâhı altında idi. Sa’d, Bedir’e katılmış olanlardan birisiydi. Kendisine hamile olduğu halde Veda Haccı’nda vefat etti. Vefatı üzerinden fazla bir zaman geçmeden doğum yaptı. Lohusalığını bitirdikten sonra evlenmek için talipleri için süslendi. Abduddar oğullarından bir adam olan Ebu’s-Senâbil b. Ba’kek onun yanına geldi ve: "Neden senin süslendiğini görüyorum? Galiba sen evlenmeyi ümit ediyorsun. Allah’a yemin ederim ki senin üzerinden dört ay on gün geçmeden kimse seni nikâhlayamaz." dedi. Sübey’a dedi ki: O bana bu sözleri söyleyip akşam olunca hemen elbiselerimi aldım, Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem’e- gidip ona bu durumu sordum. O da bana doğumumu yapmakla birlikte iddetimin bittiği fetvasını verdi ve uygun görürsem evlenmemi emir buyurdu. İbni Şihâb dedi ki: Bu sebeple isterse daha kanı içinde bulunsun, doğum yapınca evlenmesinde bir sakınca görmüyorum. Şu kadar var ki, temizlenmeden kocası ona yaklaşamaz.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Sa’d b. Havle hanımı Sübey’a hamile iken vefat etti. Fazla bir zaman geçmeden doğum yaptı. Doğumu yapıp nifasından temizlenince, iddetinin bittiğini ve evlenmek isteyenlere helal olduğunu bildiği için süslendi. Ebu’s-Senabil süslenmiş olduğu halde iken onun yanına girdi. Ve talipleri için hazır olduğunu gördü. Ebu’s-Senabil zannının ağır basması sebebiyle Allah adına yemin etti. Ona üzerinden dört ay on gün geçmeden nikâhlanmak helal değildir. Bunu da Allah Teâlâ’nın şu ayetinden aldı: (Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler) Bakara:234. Ayetten. Sübey’a kendi bildiğinden tam emin değildi o yüzden yanına giren yemin ederek pekiştirmek istedi. Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi ve ondan sordu. Allah Teâlâ’nın şu ayetiyle amel ederek: Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğumlarını yapmaları)dır. Eğer evlenmek isterse, doğum yaptığı zaman kendisiyle evlenmek isteyenlere helal olduğu fetvasını verdi.
Kaynakça
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق - بيروت، مؤسسة قرطبة، مدينة الأندلس، 1408هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426ه.
الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381ه.
- خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام- فيصل بن عبد العزيز بن فيصل ابن حمد المبارك الحريملي النجدي - الطبعة: الثانية، 1412 هـ - 1992 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ رَضيَ اللهُ عنها أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا تُحِدُّ امْرَأَةٌ عَلَى مَيِّتٍ فَوْقَ ثَلَاثٍ إِلَّا عَلَى زَوْجٍ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا، وَلَا تَلْبَسُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا إِلَّا ثَوْبَ عَصْبٍ، وَلَا تَكْتَحِلُ، وَلَا تَمَسُّ طِيبًا إِلَّا إِذَا طَهُرَتْ نُبْذَةً مِنْ قُسْطٍ أَوْ أَظْفَارٍ».
Ümmü Atiyye -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hiçbir kadının, bir ölünün ardından üç günden fazla yas tutması helâl değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutar. Bu süre içinde boyanmış elbise giymez; yalnızca Yemen'de dokunan çizgili ('asab) kumaştan yapılmış elbiseyi giyebilir. Gözüne sürme çekmez ve güzel koku sürünmez. Ancak hayızdan temizlendiğinde, kötü kokuyu gidermek amacıyla az miktarda kust veya azfâr (güzel kokulu bir tür tütsü/koku) kullanmasında sakınca yoktur.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kadınların; baba, kardeş, evlat veya başka bir yakını için üç günden fazla yas tutarak süslenmeyi terk etmelerini yasaklamıştır. Ancak kocası vefat eden kadın bunun dışındadır; o, dört ay on gün iddet süresi boyunca yas tutar. Bu süre içinde, ziynet amacıyla boyanmış elbiseler giymez. Ancak dokunmadan önce boyanmış Yemen yapımı çizgili "asab" kumaşından yapılmış elbiseyi giymesinde sakınca yoktur. Gözüne süs amacıyla sürme çekmez ve güzel koku sürünmez.
Bununla birlikte, hayızdan temizlenip guslettiğinde, kötü kokuyu gidermek için az miktarda kust veya azfâr kullanmasına ruhsat verilmiştir. Bunlar, buhur olarak kullanılan iki meşhur koku türüdür ve burada amaç güzel kokulanmak değildir. Hayızdan temizlenen kadının, kötü kokuyu gidermek için bunları kan izinin bulunduğu yere sürmesine izin verilmiştir; yoksa süslenmek ve güzel kokmak amacıyla değil.
Faydalar
- İhdad (yas tutma), kadının süs ve ziyneti terk etmesi, ayrıca evlenme isteği uyandırabilecek her türlü davranıştan kaçınması demektir. Buna göre kadın; her türlü takıyı, güzel kokuyu, göze çekilen sürmeyi ve ziynet sayılan elbiseleri terk etmelidir.
- Kadınların, kocası dışında birinin ölümü için üç günden fazla yas tutmaları yasaktır.
- Bu hadiste, kocanın İslâm'daki yüksek konumu ortaya konulmuştur. Zira kocadan başka hiçbir kimse için üç günden fazla yas tutulmasına izin verilmemiştir.
- Yakınını kaybeden kadının, acısını hafifletmek ve nefsini teselli etmek amacıyla üç güne kadar yas tutmasına izin verilmiştir.
- Kocası vefat eden kadının, hamile değilse dört ay on gün yas tutması (ihdâd) vaciptir. Eğer hamileyse, yas ve iddet süresi doğum yapmasıyla sona erer.
- Kadının, ziynet amacı taşımayan boyalı elbiseleri giymesi caizdir. Bunun ziynet sayılıp sayılmayacağının ölçüsü ise örftür.
Kaynakça
صحيح البخاري (7/ 60) (5342- 5343).
صحيح مسلم (2/ 1127) (938).
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (2/ 81).
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص608).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن زينب بنت أبي سلمة قالت: تُوُفِّيَ حَمِيْمٌ لأم حبيبة، فدعت بصُفْرَةٍ، فَمَسحَتْ بذراعيها، فقالت: إنما أصنع هذا؛ لأني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «لا يحل لامرأة تؤمن بالله واليوم الآخر أن تُحِدَّ على ميت فوق ثلاث، إلا على زوج: أربعة أشهر وعشرًا».
Ummu Habîbe'nin babası vefat etmişti. İçerisinde sarı renk bulunan bir koku (tıyb) istedi ve onu ellerine sürdü. Sonra böyle yapıyorum zira ben: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Fakat kocası müstesna, ona dört ay on gün matem tutar." diye buyurduğunu işittim.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ummu Habîbe'nin babası vefat etmişti. Kadının kocası müstesna ölen yakını için üç günden fazla yas tutmasının yasaklandığını biliyordu. Bu emri yerine getirmek için, içerisinde sarı renk bulunan bir koku (tıyb) istedi ve onu ellerine sürdü. Neden böyle davrandığını açıklayarak şöyle dedi: "Böyle yapıyorum zira ben: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Fakat kocası müstesna, ona dört ay on gün matem tutar." diye buyurduğunu işittim.
Kaynakça
- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
- صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.
- الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه.
- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه.
- خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام- فيصل بن عبد العزيز بن فيصل ابن حمد المبارك الحريملي النجدي - الطبعة: الثانية، 1412 هـ - 1992 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن الفُرَيْعَةَ بنت مالك بن سنان، وهي أخت أبي سعيد الخدري رضي الله عنهما أنها جاءت إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم تسأله أن ترجع إلى أهلها في بني خُدْرَةَ، فإن زوجها خرج في طلب أَعْبُدٍ له أَبَقُوا، حتى إذا كانوا بِطَرَفِ الْقَدُومِ لحقهم فقتلوه، فسألت رسول الله صلى الله عليه وسلم : أن أرجع إلى أهلي، فإني لم يتركني في مسكن يملكه، ولا نفقة؟ قالت: فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «نعم»، قالت: فخرجت حتى إذا كنت في الحُجْرَةِ، أو في المسجد، دعاني، أو أمر بي، فَدُعِيتُ له، فقال: «كيف قلت؟»، فرددت عليه القصة التي ذكرت من شأن زوجي، قالت: فقال: «امْكُثِي في بيتك حتى يبلغ الكتاب أَجَلَهُ»، قالت: فاعتددت فيه أربعة أشهرٍ وعشرًا، قالت: فلما كان عثمان بن عفان أرسل إِلَيَّ فسألني عن ذلك، فأخبرته فَاتَّبَعَهُ، وقضى به.
Fürey'a binti Malik b. Sinân'dan rivayet edildiğine göre -Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'ın kız kardeşidir- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelip Hudraoğulları olan ailesine dönmeyi sordu. Çünkü kocası kendisinden habersiz yere kaçan kölelerini aramaya çıktı. Fakat onlara yetişti ancak onu öldürdüler. Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem'e ailemin yanına dönebilirmiyim? eşim bana bir mesken yada nafaka bırakmadı diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisine evet cevabını verdiğini söyledi. Daha sonra sözüne şöyle devam etti: Odama yada mescide gittiğimde beni çağırarak yada beni emretti ve beni çağırdılar. Bana nasıl olmuştu dedi? Bende kocam hakkında zikredilen kıssayı ona tekrardan anlattım. Bana şöyle buyurdu: Takdir yerini buluncaya kadar evinde dur. Bunun üzerine o evde dört ay on gün iddet bekledim. Daha sonra Osman b. Affân bana elçi gönderdi ve bu meseleyi bana sordu. Ona bunu haber verdim ve sözümü alıp onunla hükmetti.
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadis ismi zikredilen bayan sahabenin kocası vefat ettiğinde kocası ile beraber yaşadığı evden başka bir yerde iddetini beklemek istediğini beyan etmektedir. Nebî -aleyhisselatu vesselam- ona Allah'ın iddeti bitene kadar evinde kalmasını farz kıldığını haber vermiştir. Bu hadis kocası ölen kadının iddeti ve yas tutması bitene kadar kocasının vefat ettiği esnada oturduğu evde kalmasının gerekli olduğu aslını içermektedir. İddeti ve yas tutmasındaki takdir yerini buluncaya kadar evinden ayrılması helal olmaz. Buda eğer hamile ise çocuğunu doğurana kadar, eğer hamile değil ise dört ay on gün tamamlanana kadardır.
Kaynakça
- فتح ذي الجلال والاكرام بشرح بلوغ المرام، للشيخ ابن عثيمين، المكتبة الإسلامية - الطبعة الأولى 1427 - 2006م
- توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام، مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة. الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م
- بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية، الطبعة: الأولى، 1435 هـ - 2014 م
- سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي. الناشر: دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي
- سنن أبي داود، المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد، الناشر: المكتبة العصرية، صيدا - بيروت.
- سنن الترمذي، تحقيق بشار عواد، دار الغرب الإسلامي – بيروت، 1998 م
- مسند أحمد، تحقيق شعيب الأرنؤوط. الناشر : مؤسسة الرسالة الطبعة: الأولى، 1421 هـ - 2001 م
- سنن النسائي، مكتب المطبوعات الإسلامية - حلب، الطبعة الثانية، 1406
- منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان، دار ابن الجوزي. ط1 1428ه
- سنن الدارمي، دار الكتاب العربي، بيروت، الطبعة الأولى، 1407 ه
- التعليقات الحسان على صحيح ابن حبان، للشيخ الألباني، دار با وزير للنشر والتوزيع، جدة - المملكة العربية السعودية. الطبعة: الأولى، 1424 هـ - 2003 م
- موطأ الإمام مالك، المحقق: بشار عواد معروف - محمود خليل، الناشر: مؤسسة الرسالة. سنة النشر: 1412 هـ
- شرح مصابيح السنة للإمام البغوي، لابن الملك. الناشر: إدارة الثقافة الإسلامية، الطبعة: الأولى، 1433 هـ - 2012 م
- حاشية السندي على سنن النسائي (مطبوع مع السنن)، لنور الدين السندي، الناشر: مكتب المطبوعات الإسلامية - حلب، الطبعة: الثانية، 1406 - 1986.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عروة بن الزبير عن عائشة زوج النبي صلى الله عليه وسلم أنها انْتَقَلَتْ حفصةَ بنتَ عبد الرحمن بن أبي بكر الصديق، حين دَخَلَتْ في الدَّمِ من الحيضة الثالثة. قال ابن شهاب: فذُكر ذلك لِعَمْرَةَ بنت عبد الرحمن. فقالت: صدَق عروة. وقد جادلها في ذلك ناس، وقالوا: إن الله -تبارك وتعالى- يقول في كتابه: {ثَلاَثَةَ قُرُوءٍ} [البقرة 2: 228]. فقالت عائشة: صدقتم، وتدرون ما الأَقْرَاءُ؟. إنما الأَقْرَاءُ الأَطْهَارُ.
Urve b. Zubeyr'in Nebî -sallallahu aleyhive sellem'in hanımı Âişe'den rivayet ettiğine göre, (iddet bekleyen) Ebû Bekir es-Sıddîk'ın oğlu Abdurrahman'ın kızı Hafsa'yı üçüncü hayzında kan görmeye başlayınca (kocasının evinden ailesinin yanına) intikal etti. İbn Şihâb şöyle demiştir: Bu hadiseyi Amre bint Abdurrahman'a anlatılınca: Urve doğru söylemiş, bu konuda bazı kimseler Âişe ile tartıştılar ve dediler ki: Yüce Allah kitabında «Üç kuru'» buyurdu.» [Bakara suresi: 228] Bunun üzerine Âişe: Doğru söylediniz (ama) Kurû'un ne olduğunu biliyor musunuz? Kuru' (hayız değil) temizlik halleridir» dedi.
Mâlik rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu eserde Urve b. Zubeyr Âişe -radıyallahu anha-nın öz kardeşi Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın kocası Münzir b. Avvâm onu boşadığında iddetini beklediği evden üçüncü hayızını gördüğünde ailesinin evine gittiğini haber vermiştir. Buda iddetin tamamlandığının göstergesidir. Âişe ile bazı sahabeler arasında ayette geçen kuru' kelimesi hakkında tartışma olmuştur. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali beklerler} Sahabeler dediki bu hayızdır. Âişe -radıyallahu anha-'da onlara şöyle cevap verdi: Sizler Kuran'ı doğru okudunuz. Ancak tefsirinde hata ettiniz. Çünkü "Kar' kelimesinin manası iki hayız arasındaki temizliktir. Kar' kelimesi zıt anlamlı kelimedir. Temizlik manasına gelir. Mâlik, Şafii bu görüştedir. Hayız manasına da gelir. Ebû Hanife ve Ahmed de bu görüştedir.
Kaynakça
- موطأ الإمام مالك, مالك بن أنس بن مالك بن عامر الأصبحي المدني, صححه ورقمه وخرج أحاديثه وعلق عليه: محمد فؤاد عبد الباقي, دار إحياء التراث العربي، بيروت – لبنان, عام النشر: 1406 هـ - 1985 م
- منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان. دار ابن الجوزي. ط1 1428هـ
- توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام. مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة. الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م
- بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر. دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية
الطبعة: الأولى، 1435 هـ - 2014 م
- تسهيل الالمام، للشيخ صالح الفوزان. طبعة الرسالة. الطبعة الأولى 1427 – 2006 م
- آداب الزفاف في السنة المطهرة، للشيخ الألباني. الناشر: دار السلام. الطبعة: الطبعة الشرعية الوحيدة 1423هـ/2002م
- التعليق الممجد على موطأ محمد، لأبي الحسنات اللكنوي. الناشر: دار القلم، دمشق. الطبعة: الرابعة، 1426 هـ - 2005 م
- شرح الزرقاني على موطأ الإمام مالك. الناشر: مكتبة الثقافة الدينية - القاهرة. الطبعة: الأولى، 1424هـ - 2003م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن ابن عمر أنه كان يقول: «طَلَاقُ العبد الحُرَّةَ تطليقتان وَعِدَّتُهَا ثلاثة قُروء، وطلاق الحر الأَمَةَ تطليقتان وعِدَّتُهَا عِدَّةُ الأمَة حَيْضَتَانِ».
İbn Ömer -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Köle, hür hanımını iki talakla boşadığında, hanımının iddeti üç hayız beklemesidir. Hür kişi köle hanımını iki talakta boşadığında, hanımının iddeti köle kadının iddeti olan iki hayızdır.
Beyhakî rivayet etmiştir - Dârekutnî rivayet etmiştir - Abdurrezzâk rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu eserde İbn Ömer -radıyallahu anhuma- köle, hür olan karısını yada köle hanımını iki talakta boşar bu iki talaktan başka hakkı yoktur. Hür olan karısı üç hayız iddet bekler. Aynı zamanda hür kişi köle olan karısını iki talakta boşar ve bu iki talaktan başka hakkı yoktur. Karısının iki hayız iddet bekleyeceğini beyan etmiştir.
Kaynakça
- سنن الدارقطني، تحقيق شعيب الارنؤوط. الناشر: مؤسسة الرسالة، بيروت - لبنان. الطبعة: الأولى، 1424 هـ - 2004 م
- منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان. دار ابن الجوزي. ط1 1428هـ
- فتح ذي الجلال والاكرام بشرح بلوغ المرام، للشيخ ابن عثيمين، المكتبة الإسلامية - الطبعة الأولى 1427 - 2006م
- توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام. مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة. الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م
- بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية
الطبعة: الأولى، 1435 هـ - 2014 م
- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ
- إرواء الغليل في تخريج أحاديث منار السبيل، للشيخ الألباني. الناشر: المكتب الإسلامي – بيروت. الطبعة: الثانية 1405 هـ - 1985م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com