İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Nikah

60 hadis

«Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. (onlara) iyi davranın.»

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «اسْتَوْصُوا بالنِّساءِ خَيْرًا؛ فَإِنَّ المرأة خُلِقَتْ مِن ضِلعٍ، وَإنَّ أعْوَجَ مَا في الضِّلَعِ أعْلاهُ، فَإنْ ذَهَبتَ تُقيمُهُ كَسَرْتَهُ، وإن تركته، لم يزل أعوج، فاستوصوا بالنساء». وفي رواية: «المرأة كالضِّلَعِ إنْ أقَمْتَهَا كَسَرْتَهَا، وَإن اسْتَمتَعْتَ بها، استمتعت وفيها عوَجٌ». وفي رواية: «إنَّ المَرأةَ خُلِقَت مِنْ ضِلَع، لَنْ تَسْتَقِيمَ لَكَ عَلَى طَريقة، فإن استمتعت بها استمتعت بها وفيها عوج، وإنْ ذَهَبْتَ تُقِيمُهَا كَسَرْتَها، وَكَسْرُهَا طَلاَقُهَا».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz.» Bir rivayette: «Kadın kaburga kemiği gibidir. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin.» Başka bir rivayette: «Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Hep seni hoşnut edecek şekilde davranamaz. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen kırarsın. Kadının kırılması da boşanmasıdır.»
Müslim rivayet etmiştir - Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- kadınlarla geçinme hakkında haber vermiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dedi ki: Size tavsiyede bulunacağım bu vasiyyeti kabul edin. Bu tavsiye; sizin, kadınlara iyi muamele yapmanızdır. Çünkü kadınlar akılda, dinde, düşüncede ve işlerinin çoğunda eksiktirler. Muhakkak ki onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Adem -aleyhissalatu vesselam- Allah, onu babasız ve annesiz yaratmıştır. Onu topraktan yaratıp ona ol demiş, o da hemen olmuştur. Allah Teâlâ, ondan insanı yaratıp çıkartmak istediği zaman hanımını ondan yaratmıştır. Onu Adem'in eğri olan kaburgasından yaratmıştır. Böylece kadın eğri kaburgadan yaratılmıştır. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen kırarsın. Bir insan kadından faydalanmak isterse ondan bu eğrilikle beraber faydalanır. İnsan elde olana razı olur. Onun düzelmesini istesen dahi düzelemeyecektir. Buna da imkanı olmayacaktır. Kadın dininde doğru yolda olursa bile tabiatının gerektirdiği şeyde düzgün olmayacaktır. Her şeyde eşinin, istediği gibi olmayacaktır. Mutlaka terslik olacaktır. Mutlaka kendisindeki eksiklikle beraber kusur olacaktır. Şayet onu doğrultayım dersen kırarsın. Onu kırmakta boşamaktır. Bunun manası senin istediğin şekilde düzgün olması mümkün değildir. O zaman da ondan ümidini kesersin ve boşarsın.

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، فيصل بن عبد العزيز المبارك، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى 1423هـ، 2002م. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ، 2007م. شرح رياض الصالحين للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ، 1987م. النهاية في غريب الحديث والأثر، مجد الدين أبو السعادات المبارك بن الأثير، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى، محمود محمد الطناحي، نشر: المكتبة العلمية، بيروت، الطبعة: 1399هـ، 1979م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.»

عن عبد الله بن زمعة رضي الله عنه أنّه سمع النبي صلى الله عليه وسلم يخطب، وذكر الناقة والذي عقرها، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «إذِ انبَعَثَ أشقاها: انْبَعَثَ لَهَا رجل عزِيز، عَارِم منيع في رَهطِه»، ثم ذكر النساء، فوعظ فيهنَّ، فقال: «يَعمِد أحدكم فيجلد امرأته جلد العبد، فلعلَّه يُضَاجِعُهَا من آخر يومه» ثمَّ وعظهم فِي ضَحِكِهم من الضَّرطَة، وقال: «لم يضحك أحدكم ممَّا يفعل؟!».
Abdullah b. Zem`a -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i birgün hutbe okurken dinledi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Sâlih -aleyhisselâm-’ın dişi devesinden ve onu öldüren adamdan bahsederek: «Onların en azgını ileri atıldı.» âyetini okudu ve; «Semûd Kavmi'nde gücü ve kuvveti ile tanınan ve son derece fena olan bir adam deveyi öldürmek için ileri fırladı» diye açıkladı. Sonra kadınlardan bahsetti. Onlar hakkında nasihat ederek şöyle buyurdu: «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.» Sonra yellenmeden ötürü gülmemelerini tavsiye ederek şöyle buyurdu: «İnsan bizzat kendisinin de yaptığı bir şeye ne diye güler?»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Abdullah b. Zem`a -radıyallahu anh- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i birgün devesi üzerinde hutbe okurken dinlediğini haber vermiştir. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in özelliği bir şeyi yaparken kendisini zorlamazdı; olmayanı istemez, şer'î olarak bir taksir ya da haddi aşma yoksa, var olanı da geri çevirmezdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hutbe verirken Abdullah b. Zem'a -radıyallahu anh- O'nu işitmiş, verdiği hutbenin bir kısmında Sâlih -aleyhisselâm-’a mucize olarak verilen dişi devesinden ve deveyi öldüren adamdan bahsetmiştir. Deveyi öldüren bu kimseye Güzar denilirdi ve bu adam kavmin en şerlisiydi. Kavminde menfaat için çok ifsat çıkaran eşi benzeri olmayan birisi olarak vasf edilmiştir. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hutbesine şöyle devam etmiştir: «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor.» Bu ifade köleyi edeplendirmek için şiddetli bir şekilde dövmenin cevazını ifade etmektedir. Bu dereceye ulaşmadan kadınların dövülmesinin cevazına imalı olarak vurgu yapılmıştır. Hadisin metninde akıllı olan bir kimsenin hanımını şiddetli bir şekilde dövüp, sonra da günün geri kalan kısmında ya da gecesinde onunla cima etmesinin akıl almaz olduğuna vurgu yapılmıştır. Genellikle dövülen dövenden kaçar. Bunun zemmedildiğine işaret vardır. Eğer dayak gerekli ise onu kaçıracak kadar şiddetli olmaması gerekir. Edeplendirmede ve vurmada aşırı gitmemek gerekir. Sonra yellenmeden ötürü gülmemelerini tavsiye etmiştir. Çünkü bu erkekliğe yakışmaz. Aynı zamanda da bu saygınlığa leke sürer. Bunu kötülemek için şöyle buyurdu: «İnsan bizzat kendisinin de yaptığı bir şeye ne diye güler?» Çünkü gülmek ancak garip ve acaip olan bir şey için olur. Sadece gülmenin belirtileri yüz hatlarında ortaya çıakrsa buna tebessüm denir. Eğer daha güçlü ve bununla birlikte sesli olursa buna da gülmek denir. Bundan da daha fazla olursa o da kahkaha olarak isimlendirilir. Bu yellenme eylemi her kimse tarafından yapılan birşey olduğuna göre insan kendisinin de yaptığı bu şeye niye güler.?

Kaynakça

بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ. تطريز رياض الصالحين، فيصل بن عبد العزيز المبارك، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة للنشر والتوزيع، الرياض، الطبعة: الأولى 1423هـ، 2002م. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، محمد علي بن البكري بن علان، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، الطبعة: الرابعة 1425هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ. رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، الطبعة: الرابعة 1428هـ. شرح رياض الصالحين، محمد بن صالح العثيمين، دار الوطن، الرياض، الطبعة: 1426هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ. كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، كنوز إشبيليا، الرياض، الطبعة: الأولى1430هـ، 2009م. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي لله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَفْرَكْ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةً، إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلُقًا رَضِيَ مِنْهَا آخَرَ» أَوْ قَالَ: «غَيْرَهُ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.» Ya da «Bir diğer huyunu» buyurmuştur.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- kocanın, karısına haksızlık yapmaya, onu terk etmeye ve ondan yüz çevirmeye yol açacak kadar nefret etmesini yasaklamıştır. İnsan doğuştan kusurludur ve eğer hanımında bulunan kötü bir karakterden hoşlanmazsa onda başka iyi bir karakter bulur. Kendine yakışan güzel huya razı olur, razı olmadığı kötü huya sabreder. Bu da onun sabırlı olmasını ve hanımından ayrılmak isteyecek kadar nefret etmemesini sağlar.

Faydalar
  1. Müminin eşiyle yaşadığı her türlü anlaşmazlıkta duygulara ve geçici ani tepkilere değil, adaletli olmaya ve aklın hakemliğine başvurması öğütlenmiştir.
  2. Müminin bir erkek, iman etmiş bir kadından ayrılacak kadar nefret etmemelidir. Aksine; nefret ettiği şeyi, sevdiği şeyle göz ardı etmelidir.
  3. Eşler arasında geçimli ve dost olmak teşvik edilmiştir.
  4. İman, güzel ahlakı gerektirir, dolayısıyla imanlı hiçbir erkek veya kadın güzel ahlaktan yoksun olmamalıdır. İman, o ikisinde övgüye değer niteliklerin bulunmasını gerektirir.
Kaynakça

صحيح مسلم (2/ 1091) (1469). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 359). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 122). فتح رب البرية بتلخيص الحموية، لابن عثيمين (ص117). مجموع فتاوى ابن باز (25/ 246). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 282).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-, Osman b. Maz'ûn'un kadınlardan kesilip evlenmekten çekinmesini reddetti. Eğer Rasûlullah onun kadınlardan kesilip çekinmesine izin verseydi (biz daha ileri giderek) muhakkak hadımlaşırdık.

عن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: رد رسول الله صلى الله عليه وسلم على عثمان بن مظعون التَّبَتُّلَ، ولو أذن له لاختَصَيْنَا.
Sa'd b. Ebî Vakkâs -radiyallahu anhu- anlatıyor: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-, Osman b. Maz'ûn'un kadınlardan kesilip evlenmekten çekinmesini reddetti. Eğer Rasûlullah onun kadınlardan kesilip çekinmesine izin verseydi (biz daha ileri giderek) muhakkak hadımlaşırdık.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Sa’d b. Ebi Vakkâs –radıyallahu anh- şöyle rivayet etti: Osman b. Maz’un, ibadete olan aşırı istek ve arzusu sebebi ile ibadet için boş vakit ayırmak için hayatın lezzet veren şeylerini terk etmek istedi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’den kadınlardan uzak durmak ve Allah Teâlâ’ya taatte bulunmak için izin istedi. Fakat Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona izin vermedi. Çünkü dünya lezzetlerini terk edip ibadet için inzivaya çekilmek dinde aşırı gitmek ve yerilen/zem edilen bir ruhbanlıktır. Asıl doğru olan din, Allah için olan ibadeti yaparak, nefse de (dünya) güzelliklerinden nasibini vermektir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- eğer Osman –radıyallahu anh-’a izin verseydi, ibadette gayretli/çalışkan olanların çoğu onun yoluna tabi olurdu.

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية، 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام -عبد الله البسام- تحقيق محمد صبحي حسن حلاق -مكتبة الصحابة- الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426ه. - خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، فيصل بن عبد العزيز المبارك، الطبعة الثانية، 1412هـ - 1992م. الإعلام بفوائد عمدة الأحكام، لابن الملقن، المحقق: عبد العزيز بن أحمد بن محمد المشيقح، دار العاصمة للنشر والتوزيع، المملكة العربية السعودية، الطبعة الأولى، 1417هـ - 1997م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Dul kadın emri alınmadan evlendirilemez. Bekar kıza izni sorulmadan evlendirilemez.» Ey Allah'ın Rasûlü! Bekar kızın izni nasıldır? diye sorulunca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Onun izni, sükut etmesidir/susmasıdır.» diye cevap verdi.

عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: «لا تنُكْحَ ُالأيُّم حتى تُستأمر، ولا تنكح البكر حتى تُستَأذن، قالوا: يا رسول الله، فكيف إذنها قال: أن تسكت».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- merfu olarak rivayet ediyor: «Dul kadın emri alınmadan evlendirilemez. Bekar kıza izni sorulmadan evlendirilemez.» Ey Allah'ın Rasûlü! Bekar kızın izni nasıldır? diye sorulunca, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Onun izni, sükut etmesidir/susmasıdır.» diye cevap verdi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nikah akti önemli bir akittir. Kadının koruyup, muhafaza ettiği bekareti erkek için ancak bu akitle mubah olur. Kadın öylece erkeğin esiri gibi olur. Bundan ötürü hikmetli, merhametli ve adaletli olan dinimiz kadına hayat ortağını seçme hakkını vermiş, gözüyle görüp, seçmesine olanak tanımıştır. Çünkü kadın erkekle beraber yaşamaya adım atacak olan kişidir. Rağbet ve eğilimlerini kendisi daha iyi bilmektedir. Bundan dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dul kadının emrine baş vurulmasını emretmiş, aksi taktirde evlendirilmesini yasaklamıştır. Bakire olan kıza da izni sorulup, izin vermesinden sonra evlendirilmesini, bunun dışında evlendirilmesini yasaklamıştır. Bakire kız genellikle utangaç olacağından dolayı emrine başvurmak yerine izninin alınması ile yetinilmiştir. Sükutu yani sessiz kalması da onun iznine işaret olarak kabul edilmiştir.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات ، مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381ه. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Biriniz bir kadına dünürlük yaptığı zaman kendisini o kadın­la evlenmeye sevkeden azalara bakmaya imkân buluyorsa; bunu yapsın.

عن جابر بن عبد الله، قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "إذا خطبَ أحدُكم المرأة، فإن استطاع أن ينظر إلى ما يدعوه إلى نِكاحها فَلْيَفْعَلْ". فخطبتُ جارية فكنت أتَخَبَّأُ لها، حتى رأيتُ منها ما دَعاني إلى نِكاحها فتزَوجتُها.
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:"Biriniz bir kadına dünürlük yaptığı zaman kendisini o kadın­la evlenmeye sevkeden azalara bakmaya imkân buluyorsa; bunu yapsın. (Câbir) dedi ki: "Ben bir cariyeyle evlenmek istedim, bunun üzerine (onun haberi olmadan görebilmek için) onu gizli gizli gözet­lemeye başladım. Nihayet beni kendisiyle evlenmeye sevkeden azalarını gördüm de onunla evlendim.
Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Bu hadis, evlenilmek istenen kadına evlenmeden önce bakılmasının müstehap olduğuna delalet etmektedir. Ancak yüze ve ellere bakmak mübahtır. Çünkü yüze bakılarak güzel mi çirkin mi olduğu anlaşılır. Ellere bakılarakta bedenin üretken olup olmadığı anlaşılır. Alimlerin çoğunluğunun mezhebi budur. Kadının bu bakmaya razı olma şartı söz konusu değildir. Bilakis Câbir -radıyallahu anh-'ın yaptığı gibi haber vermeden onun dikkatsiz olduğu bir zamanda yapılabilir. Eğer kadına bakması mümkün olmadı ise güvendiği bir kadını yollayıp, ona baktırması, sonrada onun vasfını kendisine haber vermesini istemesi güzeldir. Bunun meşru kılınması, aralarında ülfet oluşması için en evla yoldur. Birbirini gördükten sonra evlenmeleri genellikle sonrasında pişman olmaya sebebiyet vermez.

Kaynakça

- سنن أبي داود, ت: محمد محي الدين, المكتبة العصرية. - مسند أحمد، تحقيق شعيب الأرنؤوط. الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى، 1421هـ - 2001م. - بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، ت: سمير بن أمين الزهري, دار الفلق - ط: السابعة، 1424هـ. - شرح سنن النسائي المسمى، ذخيرة العقبى في شرح المجتبى، للإثيوبي, دار آل بروم, الطبعة الأولى. - توضِيحُ الأحكَامِ مِن بُلوُغ المَرَام، للبسام، مكتَبة الأسدي، مكّة المكرّمة، الطبعة الخامِسَة، 1423هـ - 2003م. - مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح للقاري, دار الفكر، بيروت, الطبعة الأولى، 1422هـ. - البدرُ التمام شرح بلوغ المرام للمَغرِبي, ت: علي بن عبد الله الزبن, دار هجر, الطبعة الأولى، 1428هـ. - صحيح أبي داود – الأم، للألباني، الناشر: مؤسسة غراس للنشر والتوزيع، الكويت، الطبعة الأولى، 1423هـ - 2002م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nikâhı ilan ediniz”

عن عامر بن عبد الله بن الزبير، عن أبيه، أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: "أعْلِنُوا النِّكاح".
Amir b. Abdullah b. Zübeyr'in babasından rivayet ettiği hadiste Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmutur: Nikâhı ilan ediniz”
Ahmed rivayet etmiştirDereceHasen Hadis
Açıklama

Hadis nikahın insanlar arasında ilan edilip yayılmasının meşru oluşuna delalet etmektedir. Bunun sebebi mutluluğu izhar edip gizli yapılan evlilikten ayırt edilmesidir. İlan edilmesinin ölçüsü örftür. Düğün yemeğinin ilan edilmesi, nikah şahitliği, damatı gelini alıp giderken uğurlamak, def çalmak ve arabaların korna çalmaları vb hususlar bu kapsamda değerlendirilir.

Kaynakça

- مسند أحمد، تحقيق شعيب الأرنؤوط، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى، 1421هـ - 2001م. - البدرُ التمام شرح بلوغ المرام للمَغرِبي, ت: علي بن عبد الله الزبن, دار هجر, الطبعة الأولى، 1428هـ. - بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية، الطبعة الأولى، 1435هـ - 2014م. - صحيح الجامع الصغير وزياداته, محمد ناصر الدين الألباني, الناشر: المكتب الإسلامي، ط 3, 1408هـ. - منحة العلام في شرح بلوغ المرام، تأليف عبد الله الفوزان، طبعة دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى، 1428ه. - توضيح الأحكام شرح بلوغ المرام، تأليف عبد الله البسام- مكتبة الأسدي – مكة المكرمة – الطبعة الخامِسَة، 1423هـ - 2003م. - فتح ذي الجلال والإكرام بشرح بلوغ المرام، للشيخ ابن عثيمين- المكتبة الإسلامية، القاهرة، تحقيق صبحي رمضان وأم إسراء بيومي- الطبعة الأولى، 1427ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Velisiz nikah olmaz

عن أبي موسى رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لا نِكَاحَ إِلّا بِوَليٍّ».
Ebû Mûsâ –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Velisiz nikah olmaz.»
Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- velisi olmadan kadının nikah akdinin geçerli olmayacağını beyan etmiştir.

Faydalar
  1. Veli, nikahın sıhhat şartıdır. Nikah akdi veli olmadan gerçekleşirse ya da kadın kendi kendine evlenirse kıyılan nikah geçerli değildir.
  2. Veli, kadına en yakın olan erkektir. Dolayısıyla kadına daha yakın bir veli varken uzak olan onu evlendiremez.
  3. Veli de mükellef, erkek, nikahın maslahatını bilme olgunluğu, velisi olduğu kişi ile velinin aynı dinden olma şartı vardır. Kimde bu özellikler yoksa nikah akdinde kadının velisi olamaz.
Kaynakça

سنن أبي داود (3/ 427) (2085). سنن الترمذي (2/ 392) (1101). سنن ابن ماجه (3/ 79) (1881). مسند أحمد (32/ 280) (19518). البدرُ التمام شرح بلوغ المرام، للمَغرِبي (7/ 57). إرواء الغليل في تخريج أحاديث منار السبيل، للألباني (6/ 237). توضِيح الأحكام من بلوغ المَرَام، للبسام (5/ 262). منحة العلام في شرح بلوغ المرام، لعبد الله الفوزان (7/ 222). فتح ذي الجلال والإكرام بشرح بلوغ المرام، لابن عثيمين (4/ 469).

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 13
13 hadis
  1. «Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. (onlara) iyi davranın.»
  2. «Sizden biriniz karısını, köleyi döver gibi dövmeye kalkışıyor. Belki de o akşam onunla aynı yatakta yatacaktır.»
  3. Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir
  4. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-, Osman b. Maz'ûn'un kadınlardan kesilip evlenmekten çekinmesini reddetti. Eğer Rasûlullah onun kadınlardan kesilip çekinmesine izin verseydi (biz daha ileri giderek) muhakkak hadımlaşırdık.
  5. «Dul kadın emri alınmadan evlendirilemez. Bekar kıza izni sorulmadan evlendirilemez.» Ey Allah'ın Rasûlü! Bekar kızın izni nasıldır? diye sorulunca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Onun izni, sükut etmesidir/susmasıdır.» diye cevap verdi.
  6. Biriniz bir kadına dünürlük yaptığı zaman kendisini o kadın­la evlenmeye sevkeden azalara bakmaya imkân buluyorsa; bunu yapsın.
  7. Nikâhı ilan ediniz”
  8. Velisiz nikah olmaz
  9. Hangi kadın velilerinin izni olmaksızın nikahlanırsa, onun nikahı batıldır -bu sözü üç defa tekrarladı-. Eğer erkek onunla gerdeğe girmişse, kadının kendisine helal kılınması (cinsel birliktelik) sebebiyle mehir hakkı kadına aittir. Eğer (veliler) anlaşmazlığa düşerlerse, velisi olmayanın velisi sultandır (yöneticidir)
  10. «Dul kadın kendisi için velisinden daha ziyade hak sahibidir. Kızdan ise nefsi hakkında izin istenir; onun izni de susmasıdır.»
  11. Kadın kadını evlendirmesin; kadın kendi başına kendini evlendirmesin. Şüphesiz zinakar olan kadın kendi kendini evlendirir."
  12. "Hangi köle efendisinden izinsiz olarak evlenirse zinakârdır.''
  13. Hülle nikâhı ile evlenen kocaya ve kendisi için hülle yapılan kocaya Allah lanet etsin

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com