İçeriğe geç
Delâilü’l-Hayrât

4. bölüm

الحزب الرابع
İlmî inceleme: beklemede

Metin, okunuş ve çeviriler dalailalkhayrat.com’a aittir, 20 Ekim 2026 Salı tarihinde olduğu gibi. Sabīl Arapça metni bir yazma nüshayla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Kitabın nüshaları birbirinden biraz farklıdır; site hangisini izlediğini söylemiyor. Çeviriler sitenindir, Sabīl’in değil.

1
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyi ve ala ali Seyyidine Muhammedin.
Allahım, kulun, rasûlün, ümmî nebî Efendimiz Muhammed'e ve onun âline salât eyle.
2
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَاءً، وَلَهُ جَزَاءً، وَلِحَقِّهِ أَدَاءً، وَأَعْطِهِ الوَسِيلَةَ وَالفَضِيلَةَ، وَالمَقَامَ المَحْمُودَ الَّذِي وَعَدْتَهُ، وَاجْزِهِ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ، وَاجْزِهِ أَفْضَلَ مَا جَازَيْتَ نَبِيًّا عَنْ قَوْمِهِ، وَرَسُولًا عَنْ أُمَّتِهِ، وَصَلِّ عَلَى جَمِيعِ إِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصَّالِحِينَ، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin salaten tekûnü leke rızaen ve lehü cezaen ve li hakkıhi edaen. Ve a'tıhil vesilete vel fazilete ve makamel mahmûdenillezi veadtehu ve eczihi anna ma hüve ehlühü. Ve eczihi efdale ma cazeyte bihi nebiyyen an kavmihi ve Resûlen an ümmetihi ve salli ala cemi'i ihvanihi minen nebiyyine ves salihine ya erhamer rahimine.
Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve O'nun ailesine; Senin rızana uygun düşecek, O'na bir mükafat olacak ve hakkını ödeyecek bir salat ile salat eyle. O'na vesileyi, fazileti ve vadettiğin Makam-ı Mahmud'u lütfeyle. O'nu bizden yana layık olduğu en güzel şekilde mükâfatlandır; bir peygamberi kavminden, bir elçiyi de ümmetinden dolayı mükafatlandırdığın en üstün derecelerle mükâfatlandır. Ey merhametlilerin en merhametlisi!
3
اللَّهُمَّ اجْعَلْ فَضَائِلَ صَلَوَاتِكَ، وَشَرَائِفَ زَكَوَاتِكَ، وَنَوَامِيَ بَرَكَاتِكَ، وَعَوَاطِفَ رَأْفَتِكَ، وَرَحْمَتِكَ وَتَحِيَّتِكَ، وَفَضَائِلَ آلَائِكَ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَيِّدِ المُرْسَلِينَ، وَرَسُولِ رَبِّ العَالَمِينَ، قَائِدِ الخَيْرِ، وَفَاتِحِ البِرِّ، وَنَبِيِّ الرَّحْمَةِ، وَسَيِّدِ الأُمَّةِ.
Allahümmec'al fezaile salavatike ve şeraife zekevatike. Ve nevamiye berekatike ve avatıfa re'fetike ve rahmetike ve tahiyyetike ve fezaile alaike ala Seyyidine Muhammedin seyyidil mürseline. Ve Resûli Rabbil alemine. Kaa-idilhayri ve fatihil birri ve nebiyyil rahmeti ve seyyidil ümmeti.
Allahım! Salatlarının en faziletlilerini, arındırmalarının en şereflilerini, bereketlerinin her daim artanlarını, şefkatinin teveccühlerini, rahmetini, selamını ve nimetlerinin en üstünlerini; gönderilen peygamberlerin efendisi, alemlerin Rabbinin elçisi, hayrın öncüsü, iyiliğin kapılarını açan, rahmet peygamberi ve ümmetin efendisi olan Efendimiz Muhammed'in üzerine eyle.
4
اللَّهُمَّ ابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا تُزْلِفُ بِهِ قُرْبَهُ، وَتُقِرُّ بِهِ عَيْنَهُ، يَغْبِطُهُ بِهِ الأَوَّلُونَ وَالآخِرُونَ.
Allahümmebashü makamen mahmuden tüzlifü bihi kurbehü ve tukırrü bihi aynühü yağbutuhü binil evvelûne vel ahirûne.
Allahım! O'nu; kendisiyle O'na olan yakınlığını artıracağın, O'nun gözünü aydın kılacağın, öncekilerin ve sonrakilerin kendisine gıpta edeceği Makam-ı Mahmud'a ulaştır.
5
اللَّهُمَّ أَعْطِهِ الفَضْلَ وَالفَضِيلَةَ، وَالشَّرَفَ وَالوَسِيلَةَ، وَالدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ، وَالمَنْزِلَةَ الشَّامِخَةَ.
Allahümme a'tihil fadle vel fazilete veşşerefe vel vesilete ved-dereceter refi 'ate vel menzileteş şamihate.
Allahım, O'na fazlı ve fazîleti, şerefi ve (cennetin en yüce makâmı olan) vesîleyi, yüce dereceyi ve yüksek makamı ihsân eyle.
6
اللَّهُمَّ أَعْطِ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا الوَسِيلَةَ، وَبَلِّغْهُ مَأْمُولَهُ، وَاجْعَلْهُ أَوَّلَ شَافِعٍ، وَأَوَّلَ مُشَفَّعٍ.
Allahümme a'ti Seyyidana Muhammedenil vesilete.Ve belliğhü memûlehü.Vec'alhü evvele şafi 'in ve evvele müşeff ein.
Allahım, efendimiz Muhammed'e vesîle makâmını ihsân eyle. O'nu emellerine ulaştır. O'nu ilk şefaat eden ve şefaati ilk kabûl edilen kişi eyle.
7
اللَّهُمَّ عَظِّمْ بُرْهَانَهُ، وَثَقِّلْ مِيزَانَهُ، وَأَبْلِجْ حُجَّتَهُ، وَارْفَعْ فِي أَهْلِ عِلِّيِّينَ دَرَجَتَهُ، وَفِي أَعْلَى المُقَرَّبِينَ مَنْزِلَتَهُ.
Allahümme azzim burhanehü ve sakkıl mizanehü ve eblic hüccetehü. Ve erfa' fi ehli illiyyine derecetehü ve fi alel mukarrebine menziletehu.
Allahım! O'nun burhanını (delilini) yücelt, mizanını ağırlaştır, hüccetini apaçık kıl; İlliyyîn ehli arasında derecesini ve Sana en yakın olanların (mukarrebînin) en yüce makamlarında menzilini yükselt.
8
اللَّهُمَّ أَحْيِنَا عَلَى سُنَّتِهِ، وَتَوَفَّنَا عَلَى مِلَّتِهِ، وَاجْعَلْنَا مِنْ أَهْلِ شَفَاعَتِهِ، وَاحْشُرْنَا فِي زُمْرَتِهِ، وَأَوْرِدْنَا حَوْضَهُ، وَاسْقِنَا مِنْ كَأْسِهِ، غَيْرَ خَزَايَا وَلَا نَادِمِينَ وَلَا شَاكِّينَ، وَلَا مُبَدِّلِينَ وَلَا مُغَيِّرِينَ، وَلَا فَاتِنِينَ وَلَا مَفْتُونِينَ، آمِينَ يَا رَبَّ العَالَمِينَ.
Allahümme ahyina ala sünnetihi ve teveff ena ala milletihi vecalna min ehli şefaatihi. Vahşürna fi zümretihi. Ve evridna havzahü. Veskına min ke'sihi gayre hazaya vela nadimine vela şakkine vela mübeddiline vela mugayyirine vela fatinine vela meftunine amin ya Rabbel alemine.
Allahım! Bizi O'nun sünneti üzere yaşat, O'nun milleti (yolu) üzere vefat ettir, bizi O'nun şefaat ehlinden kıl ve O'nun zümresi içinde haşreyle; rezil rüsva olmadan, pişmanlığa düşmeden, şüpheye kapılmadan, (sözümüzü ve dinimizi) değiştirmeden ve bozmadan, fitneye sapanlardan ve saptıranlardan olmadan bizi O'nun havzına ulaştır ve kadehinden bizlere içir; amin, ey alemlerin Rabbi.
9
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَأَعْطِهِ الوَسِيلَةَ وَالفَضِيلَةَ، وَالدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ، وَابْعَثْهُ المَقَامَ المَحْمُودَ الَّذِي وَعَدْتَهُ مَعَ إِخْوَانِهِ النَّبِيِّينَ، وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ، وَسَيِّدِ الأُمَّةِ، وَعَلَى أَبِينَا سَيِّدِنَا آدَمَ وَأُمِّنَا سَيِّدَتِنَا حَوَّاءَ، وَمَنْ وَلَدَا مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ، وَصَلِّ عَلَى مَلَائِكَتِكَ أَجْمَعِينَ، مِنْ أَهْلِ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِينَ، وَعَلَيْنَا مَعَهُمْ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin ve a'tihil vesilete vel fazilete veddereceter refi 'ate veb'ashül makamel mahmudenillezi vaadtehu maa ihvanihin nebiyyine. Sallallahu ala Seyyidine Muhammedin nebiyyirrahmeti ve Seyyidil ümmeti ve ala ebina Seyyidine Ademe ve ümmina Seyyidetina Havvae ve men velede minen nebiyyine ves sıddıkıyne veş şühedai vessalihine. Ve salli ala melaiketike ecmaine min ehlissemavati vel ardiyne ve aleyna maahüm ya erhamer rahimin.
Allahım, efendimiz Muhammed'e ve onun âl-i'ne, vesîle makâmını, fazîlet ve yüksek dereceyi ihsân eyle. O'nu nebîlerden olan kardeşleriyle berâber, kendisine va'd ettiğin Makâm-ı Mahmûd'a ulaştır. Allahım, bu ümmetin efendisi ve rahmet nebîsi olan efendimiz Muhammed'e, babamız Âdem'e, annemiz Havvâ'ya ve bunlardan dünyâya gelen nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerden olan zâtlara, yer ve gök ehline salât eyle.
10
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَلِوَالِدَيَّ وَارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا، وَلِجَمِيعِ المُؤْمِنِينَ وَالمُؤْمِنَاتِ، وَالمُسْلِمِينَ وَالمُسْلِمَاتِ، الأَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالأَمْوَاتِ، وَتَابِعْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ بِالخَيْرَاتِ. ﴿ رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّٰحِمِينَ ﴾، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا باللَّهِ العَلِيِّ العَظِيمِ.
Allahumağfirli zunubi ve li valideyye verhamhuma kema Rabbe yani sağiyran ve li cemiil mü‘minine vel mü‘minate vel müslimine vel müslimate el ehyaiminhum vel emvat. Ve tabi beynena ve beynehum bil hayrati rabbiğfir verham ve ente hayrur rahimiyn.Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil aziym
Allahım, beni ve ana-babamı bağışla. Allahım, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi, anne-babama merhamet eyle. Bütün kadın ve erkek mü'minleri, bütün kadın ve erkek müslümanları, onlardan ölmüş olanların ve hayatta olanlarının da günahlarını bağışla. Kendimizle onlar arasında ihtimâm göstermek, düşmanlık etmemek, birbirimize duâ etmek gibi hayırlarla bize yardım eyle. "Rabbim; bağışla, merhamet et, Sen merhametlilerin en merhametlisisin."
11
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نُورِ الأَنْوَارِ، وَسِرِّ الأَسْرَارِ، وَسَيِّدِ الأَبْرَارِ، وَزَيْنِ المُرْسَلِينَ الأَخْيَارِ، وَأَكْرَمِ مَنْ أَظْلَمَ عَلَيْهِ اللَّيْلُ وَأَشْرَقَ عَلَيْهِ النَّهَارُ، عَدَدَ مَا نَزَلَ مِنْ أَوَّلِ الدُّنْيَا إِلَى آخِرِهَا مِنْ قَطْرِ الأَمْطَارِ، وَعَدَدَ مَا نَبَتَ مِنْ أَوَّلِ الدُّنْيَا إِلَى آخِرِهَا مِنَ النَّبَاتِ وَالأَشْجَارِ، صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِ مُلْكِ اللَّهِ الوَاحِدِ القَهَّارِ.
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin nûril envari ve sırrıl esrari ve Seyyidil ebrari ve zeynil mürselinel ahyari. Ve Ekremi men azleme aleyhil leylü ve eşraka aleyhin neharü. Ve adede ma nezele min evvelid dünya ila ahiriha min katril emtari. Ve adede ma nebete min evvelid dünya ila ahiriha minen nebati vel eşcari. Salaten daimeten bi devami mülkillahil vahidil kahhar.
Allahım! Nurların nuru, sırların sırrı, iyilerin efendisi, hayırlı peygamberlerin süsü, üzerine gecenin çöktüğü ve gündüzün doğduğu kimselerin en şereflisi olan Efendimiz Muhammed'e; dünyanın başından sonuna kadar yağan yağmur damlalarının sayısınca, dünyanın başından sonuna kadar yetişen bitkilerin ve ağaçların sayısınca, Vâhid ve Kahhâr olan Allah'ın mülkünün devamlılığıyla daim olan bir salât ile salât eyle.
12
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُكْرِمُ بِهَا مَثْوَاهُ، وَتُشَرِّفُ بِهَا عُقْبَاهُ، وَتُبَلِّغُ بِهَا يَوْمَ القِيَامَةِ مُنَاهُ وَرِضَاهُ، هَذِهِ الصَّلَاةُ تَعْظِيمًا لِحَقِّكَ يَا سَيِّدَنَا مُحَمَّدُ (3)
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin salaten tükrimü biha mesvahü ve tüşerrifü biha ukbahü ve tübelliğu biha yevmel kıyameti münahü ve rızahü. Hazihis salatü ta'zimen li hakkike ya Seyyidana Muhammed (3).
Allahım! Efendimiz Muhammed'e; o salat ile makamını keremli kılacağın, akıbetini şereflendireceğin ve kıyamet gününde onu muradına ve hoşnutluğuna ulaştıracağın bir salat ile salat eyle; bu salat senin hakkını tazim içindir ey Efendimiz Muhammed! (3 defa)
13
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَاءِ الرَّحْمَةِ، وَمِيمَيِ المُلْكِ، وَدَالِ الدَّوَامِ، السَّيِّدِ الكَامِلِ، الفَاتِحِ الخَاتِمِ، عَدَدَ مَا فِي عِلْمِكَ كَائِنٌ أَوْ قَدْ كَانَ، كُلَّمَا ذَكَرَكَ وَذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ، وَكُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ وَذِكْرِهِ الغَافِلُونَ، صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِكَ، بَاقِيَةً بِبَقَائِكَ، لَا مُنْتَهَى لَهَا دُونَ عِلْمِكَ، إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (3)
Allahümme salli ala Seyyidina Mahammedin hair rahmeti ve miymeil mülki ve dalid devamisSeyyidil kamilil fatihil hatemi. Adede ma fi ilmike kainün ev kadkane. Küllema zekereke ve zekerehuz zakirüne. Ve küllema ğafale an zikrike ve zikrihil ğafi lûne. Salaten daimeten bi devamike. Bakiyeten bibekaa-ike.La münteha leha dûne ilmike. İnneke ala külli şey'in kadirün (3).
Allahım! Rahmetin Hâ'sı, mülkün iki Mîm'i ve devamın Dâl'ı; kâmil efendi, açan ve sonlandıran olan Efendimiz Muhammed'e; ilminde var olan veya var olmuş şeyler adedince, zikredenler Seni ve O'nu her zikrettiğinde, gafiller Senin ve O'nun zikrinden her gafil kaldığında; Senin devamınla daim olan, Senin bekanla baki kalan ve Senin ilmin dışında hiçbir sonu olmayan bir salat ile salat eyle.
14
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي هُوَ أَبْهَى شُمُوسِ الهُدَى نُورًا وَأَبْهَرُهَا، وَأَسْيَرُ الأَنْبِيَاءِ فَخْرًا وَأَشْهَرُهَا، وَنُورُهُ أَزْهَرُ أَنْوَارِ الأَنْبِيَاءِ وَأَشْرَفُهَا وَأَوْضَحُهَا، وَأَزْكَى الخَلِيقَةِ أَخْلَاقًا وَأَطْهَرُهَا، وَأَكْرَمُهَا خَلْقًا وَأَعْدَلُهَا.
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala ali seyyidina Muhammedinillezi hüve ebha şümûsil hüda nûren ve ebherüha ve esyerül enbiya-i fahren ve eşherüha ve nûruhü ezherü envaril enbiya-i ve eşrefuha ve evdahüha ve ezkel halikati ehlaken ve etharûha ve ekremüha halkan ve a'delüha.
Allahım! Hidayet güneşlerinin nur bakımından en güzeli ve en göz alıcısı, peygamberlerin övünç bakımından en çok anılanı ve en meşhuru, nuru peygamberlerin nurlarının en parlağı, en şereflisi ve en açığı, ahlak bakımından mahlukatın en temizi ve en arınmışı, yaratılış (huy) bakımından mahlukatın en şereflisi ve en adili olan Ümmî Nebî Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salat eyle.
15
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي هُوَ أَبْهَى مِنَ القَمَرِ التَّامِّ، وَأَكْرَمُ مِنَ السَّحَابِ المُرْسَلَةِ وَالبَحْرِ الخِضَمِّ.
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala ali seyyidina Muhammedinillezi hüve ebha minel kamerit tammi ve Ekremü minessehabil mürseleti vel bahril hatm..
Allahım! Dolunaydan daha parlak, yağmur yüklü bulutlardan ve engin denizlerden daha cömert olan Ümmî Nebî Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salat eyle.
16
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي قُرِنَتِ البَرَكَةُ بِذَاتِهِ وَمُحَيَّاهُ، وَتَعَطَّرَتِ العَوَالِمُ بِطِيبِ ذِكْرِهِ وَرَيَّاهُ.
Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala ali Seyyidine Muhammedinillezi kurinetil bereketü bizatihi ve mahyahü ve te'atteretil avalimü bitiybi zikrihi ve reyyahu.
Allahım! Bereketin zatıyla ve çehresiyle bütünleştiği, alemlerin onun zikrinin ve rayihasının o hoş kokusuyla ıtırlandığı Ümmî Nebî Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salat eyle.
17
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَسَلِّمْ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala alihi ve sellim.
Allahım, efendimiz Muhammed'e ve onun âline salât ve selâm eyle.
18
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، وَارْحَمْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا وَآلَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ وَبَارَكْتَ وَتَرَحَّمْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin ve barik ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin verham Seyyidana Muhammeden ve ali Seyyidana Muhammedin kema salleyte ve barekte ve terehhamte ala Seyyidine İbrahime ve ala ali Seyyidine İbrahime inneke hamidün mecidün.
Allahım, efendimiz İbrâhîm'e ve onun âline salât, merhamet ve bereket ihsan ettiğin gibi, efendimiz Muhammed'e ve onun âline de salât, merhamet ve bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık, azâmet ve şeref sâhibisin.
19
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَنَبِيِّكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin abdike ve nebiyyike ve Resûliken nebiyyil ümmiyyi ve ala ali Seyyidine Muhammedin.
Allahım, kulun, nebîn, rasûlün, ümmî nebîn efendimiz Muhammed'e ve onun âline salât eyle.
20
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِلْءَ الدُّنْيَا وَمِلْءَ الآخِرَةِ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِلْءَ الدُّنْيَا وَمِلْءَ الآخِرَةِ، وَارْحَمْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا وَآلَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِلْءَ الدُّنْيَا وَمِلْءَ الآخِرَةِ، وَاجْزِ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا وَآلَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِلْءَ الدُّنْيَا وَمِلْءَ الآخِرَةِ، وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِلْءَ الدُّنْيَا وَمِلْءَ الآخِرَةِ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti. Ve barik ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti.Verham seyyidina Muhammeden ve ali Seyyidine Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti. Veczi seyyidina Muhammeden ve ali Seyyidine Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti. Ve sellim ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti.
Allahım, efendimiz Muhammed'e ve onun âline dünyâ ve âhiret dolusunca salât eyle. Efendimiz Muhammed'e ve onun âline dünyâ ve âhiret dolusunca bereket ihsân eyle. Efendimiz Muhammed'e ve onun âline dünyâ ve âhiret dolusunca merhamet ihsân eyle. Efendimiz Muhammed'i ve onun âlini dünyâ ve âhiret dolusunca mükâfatlandır. Efendimiz Muhammed'e ve onun âline dünyâ ve âhiret dolusunca selâm eyle.
21
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا أَمَرْتَنَا أَنْ نُصَلِّيَ عَلَيْهِ، وَصَلِّ عَلَيْهِ كَمَا يَنْبَغِي أَنْ يُصَلَّى عَلَيْهِ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin kema emertena en nusalli aleyhi. Ve salli ala Seyyidine Muhammedin kema yenbeği en yusalli aleyhi.
Allahım, kendisine salât okumamızı emrettiğin salât gibi, Efendimiz Muhammed'e salât eyle. Efendimiz Muhammed'e nasıl salât edilmesini istiyorsan o şekilde salât eyle.
22
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّكَ المُصْطَفَى، وَرَسُولِكَ المُرْتَضَى، وَوَلِيِّكَ المُجْتَبَى، وَأَمِينِكَ عَلَى وَحْيِ السَّمَاءِ.
Allahümme salli ala nebiyyikel Mustafa ve Resülikel murtaza ve veliyyikel mücteba ve Eminike ala vahyis semai.
Allahım, seçkin nebîn, beğenilmiş rasulün, seçilmiş velîn ve semâ vahyinin emînin efendimiz Muhammed'e salât eyle.
23
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْرَمِ الأَسْلَافِ، وَالقَائِمِ بِالعَدْلِ وَالإِنْصَافِ، المَنْعُوتِ فِي سُورَةِ الأَعْرَافِ، المُنْتَخَبِ مِنْ أَصْلَابِ الشِّرَافِ، وَالبُطُونِ الظِّرَافِ، المُصَفَّى مِنْ مُصَاصِ عَبْدِ المُطَّلِبِ بْنِ عَبْدِ مَنَافٍ، الَّذِي هَدَيْتَ بِهِ مِنَ الخِلَافِ، وَبَيَّنْتَ بِهِ سَبِيلَ العَفَافِ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin Ekremil eslafil kaa-imil bil'adli vel insafil mebûsi fi sûretil a'rafi.El müntehabi min eslabiş şerafi vel hutûniz zirafil musaff a min musasi Abdül Muttalibi bin abdi menafi nnilezi hedeyte bihi minel hilafi ve beyyente bihi sebilel afafi .
Allahım, ataların en keremlisin, adaleti ve hakkı ayakta tutanın, A'raf suresinde nitelendirilenin, şerefli soylardan ve pak rahimlerden seçilenin, Abdülmuttalib bin Abdümenaf'ın özünden saflaştırılanın, kendisiyle ihtilaftan hidayet ettiğin ve iffet yolunu beyan ettiğin efendimiz Muhammed'e salât eyle.
24
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَفْضَلِ مَسْأَلَتِكَ، وَبِأَحَبِّ أَسْمَائِكَ إِلَيْكَ، وَأَكْرَمِهَا عَلَيْكَ، وَبِمَا مَنَنْتَ عَلَيْنَا بِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّنَا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَاسْتَنْقَذْتَنَا بِهِ مِنَ الضَّلَالَةِ، وَأَمَرْتَنَا بِالصَّلَاةِ عَلَيْهِ، وَجَعَلْتَ صَلَاتَنَا عَلَيْهِ دَرَجَةً وَكَفَّارَةً وَلُطْفًا وَمَنًّا مِنْ إِعْطَائِكَ، فَأَدْعُوكَ تَعْظِيمًا لِأَمْرِكَ، وَاتِّبَاعًا لِوَصِيَّتِكَ، وَمُنْتَجِزًا لِمَوْعُودِكَ، لِمَا يَجِبُ لِنَبِيِّنَا سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي أَدَاءِ حَقِّهِ قِبَلَنَا، إِذْ آمَنَّا بِهِ وَصَدَّقْنَاهُ، وَاتَّبَعْنَا النُّورَ الَّذِي أُنْزِلَ مَعَهُ، وَقُلْتَ وَقَوْلُكَ الحَقُّ:﴿ إِنَّ اللَّهَ وَمَلَـٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ ۚ يَـٰٓأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُواْ صَلُّواْ عَلَيْهِ وَسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا ﴾، وَأَمَرْتَ العِبَادَ بِالصَّلَاةِ عَلَى نَبِيِّهِمْ، فَرِيضَةً افْتَرَضْتَهَا وَأَمَرْتَهُمْ بِهَا، فَنَسْأَلُكَ بِجَلَالِ وَجْهِكَ، وَنُورِ عَظَمَتِكَ، وَبِمَا أَوْجَبْتَ عَلَى نَفْسِكَ، أَنْ تُصَلِّيَ أَنْتَ وَمَلَائِكَتُكَ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَرَسُولِكَ، وَنَبِيِّكَ وَصَفِيِّكَ، وَخِيرَتِكَ مِنْ خَلْقِكَ، أَفْضَلَ مَا صَلَّيْتَ عَلَى أَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Allahümme inni es‘elûke bi efdali meseletike ve bi ehabbi esmaike ileyke ve ekremiha aleyke ve bima menente aleyna bi Seyyidine Muhammedin Nebiyyina sallallahü aleyhi ve selleme. Festenkaztena bihi min‘ed dalaleti ve emertena bissalati aleyhi ve cealte salatena aleyhi dereceten ve keff areten ve lutfen ve mennen min itaike feedûke ta‘zimen li emrike vettibaanli vasiyyetike ve müntecezen li mevûdike lima yecubu li nebiyyina Seyyidine Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme fi edai hakkihi kıbelena iz amenna bihi ve saddeknahü vettebenen nûrellezi ünzile maahü ve kulte ve kavlukel hakku innallahe ve melaiketehu yusallune alennebiyyi ya eyyühellezine amenû sallü aleyhi ve sellimû teslimen. Ve emertel ibade bissalati ala nebiyyihim farizaten nifteredteha ve emertehüm biha fenes‘elüke bi celali vechike ve nûri azametike ve bima evcebte ala nefsike lil muhsinine en tusalliye ente ve melaiketüke ala Seyyidine Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike ve safi yyike ve hiyeretike min halkıke efdale ma salleyte ala ehedin min halkıke inneke hamidün mecidün.
Allahım, kendi bağışlarından bir derece, bir kefaret, bir lütuf ve bir ihsan kıldığın Peygamberimiz Efendimiz Muhammed ile bize lütufta bulunman hürmetine Senden istiyorum; Senin emrini yücelterek, buyruğuna uyarak ve vaadini yerine getirmeni dileyerek, ona iman edip onu tasdik ettiğimiz ve onunla birlikte indirilen nura uyduğumuz için Peygamberimiz Efendimiz Muhammed'in üzerimizdeki hakkını eda etmek hususunda Sana dua ediyorum; 'Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salat ederler; ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle selam verin' buyurdun ve kullara peygamberlerine salat etmeyi farz kıldın; işte vechinin celali, azametinin nuru ve kendi üzerine vacip kıldığın şeyler hürmetine Senden istiyoruz ki; Sen ve meleklerin; kulun, resulün, nebîn, safiyyin ve yarattıkların içinden güziden olan Efendimiz Muhammed'e, yarattıklarından herhangi birine ettiğin salatın en faziletlisiyle salat edesiniz; şüphesiz Sen Hamîd'sin, Mecîd'sin.
25
اللَّهُمَّ ارْفَعْ دَرَجَتَهُ وَأَكْرِمْ مَقَامَهُ، وَثَقِّلْ مِيزَانَهُ، وَأَبْلِجْ حُجَّتَهُ، وَأَظْهِرْ مِلَّتَهُ، وَأَجْزِلْ ثَوَابَهُ، وَأَضِئْ نُورَهُ، وَأَدِمْ كَرَامَتَهُ، وَأَلْحِقْ بِهِ مِنْ ذُرِّيَّتِهِ وَأَهْلِ بَيْتِهِ مَا تُقِرُّ بِهِ عَيْنَهُ، وَعَظِّمْهُ فِي النَّبِيِّينَ الَّذِينَ خَلَوْا قَبْلَهُ.
Allahümme erfa‘ derecetehü ve ekrim makamehu ve sakkıl mizanehu ve eblic hüccetehu ve azhir milletehu ve eczil sevabehu ve edinûrehu ve edim kerametehu ve elhık bihi min zürriyetihi ve ehli beytihi ma tukirru bihi aynehu ve azzimhu fi n-nebiyyinellezine halev kablehu.
Allahım, O'nun derecesini yükselt, makamını keremli kıl, mizanını ağırlaştır, hüccetini apaçık eyle, milletini aşikar kıl, sevabını bollaştır, nurunu aydınlat, kerametini daim eyle; zürriyetinden ve ehl-i beytinden gözünü aydın kılacak kimseleri O'na ilhak eyle ve O'nu kendinden önce gelip geçen peygamberler içinde yücelt.
26
اللَّهُمَّ اجْعَلْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا أَكْثَرَ النَّبِيِّينَ تَبَعًا، وَأَكْثَرَهُمْ أُزَرَاءَ، وَأَفْضَلَهُمْ كَرَامَةً وَنُورًا، وَأَعْلَاهُمْ دَرَجَةً، وَأَفْسَحَهُمْ فِي الجَنَّةِ مَنْزِلًا.
Allahümmecal Seyyidana Muhammeden ekseren nebiyyine tebean ve ekserehüm üzerae ve efdalehüm kerameten ve nûren ve alahüm dereceten ve efsehahüm fil cenneti menzilen.
Allahım, Efendimiz Muhammed'i kendisine tabi olanlar bakımından peygamberlerin en çoku, yardımcılar bakımından onların en çoku; keramet ve nur bakımından en faziletlisi, derece bakımından en yücesi ve cennetteki menzili bakımından onların en genişi kıl.
27
اللَّهُمَّ اجْعَلْ فِي السَّابِقِينَ غَايَتَهُ، وَفِي المُنْتَخَبِينَ مَنْزِلَتَهُ، وَفِي المُقَرَّبِينَ دَارَهُ، وَفِي المُصْطَفَينَ مَنْزِلَهُ.
Allahümmecal fissabikıyne ğayetehü ve fil müntehabine menzilehu ve fil mukarrebine darehu ve fil mustafeyne menzilehu.
Allahım, O'nun varılacak yerini öne geçenler içinde, derecesini seçkinler içinde, yurdunu Sana en yakın olanlar içinde ve menzilini seçilmişler içinde kıl.
28
اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ أَكْرَمَ الأَكْرَمِينَ عِنْدَكَ مَنْزِلًا، وَأَفْضَلَهُمْ ثَوَابًا، وَأَقْرَبَهُمْ مَجْلِسًا، وَأَثْبَتَهُمْ مَقَامًا، وَأَصْوَبَهُمْ كَلَامًا، وَأَنْجَحَهُمْ مَسْأَلَةً، وَأَفْضَلَهُمْ لَدَيْكَ نَصِيبًا، وَأَعْظَمَهُمْ فِيمَا عِنْدَكَ رَغْبَةً، وَأَنْزِلْهُ فِي غُرُفَاتِ الفِرْدَوْسِ مِنَ الدَّرَجَاتِ العُلَى الَّتِي لَا دَرَجَةَ فَوْقَهَا.
Allahümmecalhü ekremel ekremine indeke menzilen ve efdalehüm sevaben ve ekrabehüm meclisen ve esbetehüm makamen ve esvabehüm kelamen ve encehahüm meseleten ve efdalehüm ledeyke nasiben ve azamehüm fi ma indeke rağbeten ve enzilhu fi gurufatil firdevsi mined derecatil ulalleti la derecete fevgaha.
Allahım, O'nu menzil bakımından Senin katındaki keremlilerin en keremi, sevap bakımından onların en faziletlisi, meclis bakımından onların en yakını, makam bakımından onların en sabiti, söz bakımından onların en isabetlisi, isteği en çok yerine getirilen, Senin katındaki nasip bakımından onların en faziletlisi kıl; O'nu Firdevs köşklerindeki, üzerinde hiçbir derece bulunmayan o en yüce derecelere yerleştir.
29
اللَّهُمَّ اجْعَلْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا أَصْدَقَ قَائِلٍ، وَأَنْجَحَ سَائِلٍ، وَأَوَّلَ شَافِعٍ، وَأَفْضَلَ مُشَفَّعٍ، وَشَفِّعْهُ فِي أُمَّتِهِ بِشَفَاعَةٍ يَغْبِطُهُ بِهَا الأَوَّلُونَ وَالآخِرُونَ، وَإِذَا مَيَّزْتَ عِبَادَكَ بِفَصْلِ قَضَائِكَ، فَاجْعَلْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا فِي الأَصْدَقِينَ قِيلًا، وَالأَحْسَنِينَ عَمَلًا، وَفِي المَهْدِيِّينَ سَبِيلًا.
Allahümmecal Seyyidana Muhammeden esdaka kaailin ve encaha sailin ve evvele şafi 'in ve efdale müşeff ein ve şeffi hu fi ümmetihi bi şefaatin yağbituhu bihel evvelûne vel ahirûne. Ve iza meyyezte ibadeke bi fasli kazaike fec'al Seyyidana Muhammeden fil esdakıyne kıylen vel ahsenine amelen ve fil mehdiyyine sebilen.
Allahım, Efendimiz Muhammed'i söz söyleyenlerin en doğrusu, dileyenlerin dileği en çok yerine getirileni, şefaat edenlerin ilki ve şefaati kabul edilenlerin en faziletlisi kıl; ümmeti hakkında O'na öyle bir şefaat hakkı ver ki öncekiler ve sonrakiler bu şefaatten dolayı O'na gıpta etsinler. Kesin hükmünle kullarını birbirinden ayırdığında, Efendimiz Muhammed'i söz bakımından en sadıkların, amel bakımından en güzellerin ve yol bakımından hidayete erenlerin içinde kıl.
30
اللَّهُمَّ اجْعَلْ نَبِيَّنَا لَنَا فَرَطًا، وَاجْعَلْ حَوْضَهُ لَنَا مَوْعِدًا لِأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا.
Allahümmecal nebiyyena lena feretan vec'al havzahü lena mev'iden li evvelina ve ahirina.
Allahım, peygamberimizi bizim için ahirette bir öncü kıl ve onun havzını öncekilerimiz ve sonrakilerimiz için bir buluşma yeri eyle.
31
اللَّهُمَّ احْشُرْنَا فِي زُمْرَتِهِ، وَاسْتَعْمِلْنَا بِسُنَّتِهِ، وَتَوَفَّنَا عَلَى مِلَّتِهِ، وَعَرِّفْنَا وَجْهَهُ، وَاجْعَلْنَا فِي زُمْرَتِهِ وَحِزْبِهِ.
Allahümme ahşürna fi zümretihi vesta'milna fi sünnetihi ve tevefena ala milletihi ve arrifna vecheh vec'alna fi zümretihi ve hizbini.
Allahım, bizi onun zümresi içinde haşreyle, bizi onun sünnetiyle amel ettir, bizi onun milleti üzere vefat ettir, bize onun nur cemâlini tanıt ve bizi onun zümresi ve hizbinin içinde kıl.
32
اللَّهُمَّ اجْمَعْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُ كَمَا آمَنَّا بِهِ وَلَمْ نَرَهُ، وَلَا تُفَرِّقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُ حَتَّى تُدْخِلَنَا مَدْخَلَهُ، وَتُورِدَنَا حَوْضَهُ وَتَجْعَلَنَا مِنْ رُفَقَائِهِ، مَعَ المُنْعَمِ عَلَيْهِمْ ﴿ مِّنَ النَّبِيِّيـنَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَآءِ وَالصَّـٰلِحِينَ ۚ وَحَسُنَ أُوْلَـٰٓئِكَ رَفِيقًا ﴾ ، وَالحَمْدُ للَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ.
Allahümmecma beynena ve beynehu kema amenna bihi velem nerehu ve la tüferrık beynena ve beynehu hatta tüdhilena mudhalehu ve tûridena havzahu ve tec' alena min rûfekaihi maalmun'ami aleyhim minen nebiyyine ves sıddıkıyne vesşühedai ves salihine ve hasüne ulaike refikan. elhamdü-lillahi Rabbil Alemin.
Allah'ım! Onu görmeden kendisine iman ettiğimiz gibi, bizimle onun arasını birleştir; bizi onun gireceği makama girdirinceye, onun havzına ulaştırıncaya ve kendilerine nimet verilen peygamberler, sıddîklar, şehitler ve salihlerle beraber -ki onlar ne güzel arkadaştırlar- bizi onun refiklerinden (arkadaşlarından) kılıncaya kadar bizimle onun arasını ayırma. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
ابتداء الربع الثالث
Beginning of the Third Quarter
33
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نُورِ الهُدَى، وَالقَائِدِ إِلَى الخَيْرِ، وَالدَّاعِي إِلَى الرُّشْدِ، نَبِيِّ الرَّحْمَةِ، وَإِمَامِ المُتَّقِينَ، وَرَسُولِ رَبِّ العَالَمِينَ، لَا نَبِيَّ بَعْدَهُ، كَمَا بَلَّغَ رِسَالَتَكَ، وَنَصَحَ لِعِبَادِكَ، وَتَلَا آيَاتِكَ، وَأَقَامَ حُدُودَكَ، وَوَفَّى بِعَهْدِكَ، وَأَنْفَذَ حُكْمَكَ، وَأَمَرَ بِطَاعَتِكَ، وَنَهَى عَنْ مَعْصِيَتِكَ، وَوَالَى وَلِيَّكَ الَّذِي تُحِبُّ أَنْ تُوَالِيَهُ، وَعَادَى عَدُوَّكَ الَّذِي تُحِبُّ أَنْ تُعَادِيَهُ، وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin nûril hüda vel kaidi ilel hayri veddai iler rüşdi nebiyyir rahmeti ve imamil müttekıyne ve resûli Rabbil Alemine.La nebiyye ba'dehu kema belleğa risaleteke ve nesaha li ibadike ve tela ayatike ve ekame hudûdeke ve vefa bi ahdike ve enfeze hükmeke ve emere bitaatike ve neha an ma'siyetike ve vala veliyyekellezi tühibbu en tüvaliyehu ve ada adüvvükellezi tühibbu en tüadiyehu ve sallallahü ala Seyyidine Muhammedin
Allah'ım! Hidayet nuru, hayrın öncüsü, rüşde (doğru yola) çağıran, rahmet peygamberi, muttakilerin imamı, alemlerin Rabbinin elçisi ve kendisinden sonra hiçbir peygamber bulunmayan Efendimiz Muhammed'e; tıpkı Senin risaletini tebliğ ettiği, kullarına nasihatte bulunduğu, ayetlerini okuduğu, sınırlarını (hükümlerini) ayakta tuttuğu, ahdine vefa gösterdiği, hükmünü yerine getirdiği, Sana itaati emredip Sana isyandan sakındırdığı, dost edinilmesini sevdiğin velini (dostunu) dost edindiği ve düşmanlık edilmesini sevdiğin düşmanına düşmanlık ettiği gibi salat eyle; Allah, Efendimiz Muhammed'e salat eylesin.
34
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى جَسَدِهِ فِي الأَجْسَادِ، وَعَلَى رُوحِهِ فِي الأَرْوَاحِ، وَعَلَى مَوْقِفِهِ فِي المَوَاقِفِ، وَعَلَى مَشْهَدِهِ فِي المَشَاهِدِ، وَعَلَى ذِكْرِهِ إِذَا ذُكِرَ، صَلَاةً مِنَّا عَلَى نَبِيِّنَا.
Allahümme salli ala cesedihi fi l ecsadi. Ve ala rûhini fi l ervahi. Ve ala mevkıfi hi fi l mevakıfi . Ve ala meşhedihi fi l meşahidi. Ve ala zikrini iza zükire salaten minna ala nebiyyina.
Allah'ım! Bizden peygamberimize bir salat olarak; bedenler içinde onun bedenine, ruhlar içinde onun ruhuna, yerler içinde onun yerine, şahitlik makamları (meşhedler) içinde onun makamına ve anıldığı zaman onun zikrine salat eyle.
35
اللَّهُمَّ أَبْلِغْهُ مِنَّا السَّلَامَ، كَمَا ذُكِرَ السَّلَامُ، وَالسَّلَامُ عَلَى النَّبِيِّ، وَرَحْمَةُ اللَّهِ تَعَالَى وَبَرَكَاتُهُ.
Allahümme ebliğhü minnes selame kema zükirresselamü vesselamü alennebiyyi ve rahmetullahü teala ve berekatühü.
Allah'ım! "es-Selam" anıldığı vakit bizden ona selam ulaştır; peygambere selam olsun, Yüce Allah'ın rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun.
36
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مَلَائِكَتِكَ المُقَرَّبِينَ، وَعَلَى أَنْبِيَائِكَ المُطَهَّرِينَ، وَعَلَى رُسُلِكَ المُرْسَلِينَ، وَعَلَى حَمَلَةِ عَرْشِكَ، وَعَلَى سَيِّدِنَا جِبْرِيلَ، وَسَيِّدِنَا مِيكَائِيلَ، وَسَيِّدِنَا إِسْرَافِيلَ، وسَيِّدِنَا مَلَكِ المَوْتِ، وَرِضْوَانَ خَازِنِ جَنَّتِكَ، وَسَيِّدِنَا مَالِكٍ، وَصَلِّ عَلَى الكِرَامِ الكَاتِبِينَ، وَصَلِّ عَلَى أَهْلِ طَاعَتِكَ أَجْمَعَينَ، مِنْ أَهْلِ السَّمَوَاتِ وَالأَرَضِينَ.
Allahümme salli ala melaiketikel mukarrebin.Ve ala enbiyaikel mutahharine ve ala rüsülikel mürseline. Ve ala hameleti arşike ve ala Seyyidine Cibrile ve Seyyidine Mikaile ve Seyyidine İsrafi le ve Seyyidine melekilmevti. Ve Seyyidine Rıdvane hazini cennetike ve Seyyidine Malikin. Ve salli alel kiramil katibine.Ve salli ala ehli taatike ecmaine min ehlis semavati vel ardine.
Allah'ım! Mukarreb (Sana yakın kılınmış) meleklerine, tertemiz kılınmış peygamberlerine, gönderilmiş elçilerine, arşını taşıyan meleklere; Efendimiz Cebrail'e, Efendimiz Mikail'e, Efendimiz İsrafil'e, Efendimiz Ölüm Meleği'ne, cennetinin bekçisi Rıdvan'a ve Efendimiz Malik'e salat eyle; Kiramen Katibin meleklerine de salat eyle ve göklerin ve yerlerin ehlinden olup Sana itaat edenlerin tümüne salat eyle.
37
اللَّهُمَّ آتِ أَهْلَ بَيْتِ نَبِيِّكَ أَفْضَلَ مَا آتَيْتَ أَحَدًا مِنْ أَهْلِ بُيُوتِ المُرْسَلِينَ، وَاجْزِ أَصْحَابَ نَبِيِّكَ أَفْضَلَ مَا جَازَيْتَ أَحَدًا مِنْ أَصْحَابِ المُرْسَلِينَ.
Allahümme ati ehli beyti nebiyyike efdale ma ateyte ehaden min ehli buyutil mürseline.Ve eczi eshabe nebiyyike efdale ma cazeyte ehaden min ashabil mürseline.
Allah'ım! Peygamberinin ehl-i beytine, gönderilmiş elçilerin ailelerinden herhangi birine ihsan ettiğin şeylerin en faziletlisini ver ve peygamberinin ashabını, gönderilmiş elçilerin ashabından herhangi birini mükafatlandırdığın şeylerin en faziletlisiyle mükafatlandır.
38
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالمُؤْمِنَاتِ، وَالمُسْلِمِينَ وَالمُسْلِمَاتِ، الأَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالأَمْوَاتِ وَ﴿اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَـٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ ﴾.
Allahümmağfir lil mü'minine vel mü'minati vel müslimine vel müslimati el ahyai minhüm vel emvati vagfi rlena ve li ihvaninel lezine sebekuna bil imanı vela tec'al fi kulubina ğıllen lillezine amenû Rabbena inneke raufun rahimün.
Allahım, Mü'min kadın ve erkekleri, müslüman kadın ve erkekleri, onlardan yaşayanları ve vefat etmiş olanları bağışla. "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"
39
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى النَّبِيِّ الهَاشِمِيِّ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا.
Allahümme salli alennebiyyil Haşimiyyi Seyyidine Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim teslimen.
Allahım, Haşimi soyundan olan peygamber Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına salat eyle ve tam bir selam ile selam eyle.
40
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ خَيْرِ البَرِيَّةِ، صَلَاةً تُرْضِيكَ وَتُرْضِيهِ، وَتَرْضَى بِهَا عَنَّا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin hayril beriyyeti. Salaten turdike ve turdiyhi ve terda biha anna ya erhamer rahimine.
Allah'ım! Yaratılmışların en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed'e; Seni razı edecek, O'nu razı edecek ve o salat vesilesiyle bizden razı olacağın bir salat ile salat eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi!
41
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ تَسْلِيمًا كَثِيرًا، طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ، جَزِيلًا جَمِيلًا، دَائِمًا بِدَوَامِ مُلْكِ اللَّهِ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim teslimen kesiren tayyiben mubareken fi hi cezilen cemilen daimen bidevami mülkillahi.
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına; çokça, tertemiz, içinde bereket barındıran, bol, güzel ve Allah'ın mülkünün devamlılığıyla daim olan tam bir selam ile salat ve selam eyle.
42
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ مِلْءَ الفَضَاءِ، وَعَدَدَ النُّجُومِ فِي السَّمَاءِ، صَلَاةً تُوَازِنُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ، وَعَدَدَ مَا خَلَقْتَ وَمَا أَنْتَ خَالِقُهُ إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala alihi mil'el fezai ve adeden nücûmi fi ssemai. Salaten tüvazinüs-semavati vel arda ve adede ma halakte vema ente halikuhu ila yevmil kıyameti.
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve onun ailesine; uzay boşluğu dolusunca, gökyüzündeki yıldızlar adedince, gökleri ve yeri tartacak büyüklükte, yarattıkların ve kıyamet gününe kadar yaratacakların sayısınca bir salât ile salât eyle.
43
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ فِي العَالَمِينَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin kema salleyte ala Seyyidine İbrahime ve barik ala Seyyidine Muhammedin ve ala ali Seyyidine Muhammedin kema barekte ala Seyyidine İbrahime ve ala ali Seyyidine İbrahime fi l alemine inneke hamidün mecidün.
Allahım, Efendimiz İbrahim'e salat ettiğin gibi, efendimiz Muhammed'e ve onun âline de salat eyle. Bütün alemlerde efendimiz İbrahim'e ve onun âline bereket ihsan ettiğin gibi, efendimiz Muhammed'e ve onun âline de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen meth edilmeye layık olan, azamet ve şeref sahibisin.
44
اللَّهُمَّ إنِّي أَسْأَلُكَ العَفْوَ وَالعَافِيَةَ فِي الدِّينِ وَالدُّنْيَا وَالآخِرَةِ (3). اللَّهُمَّ اسْتُرْنَا بِسِتْرِكَ الجَمِيلِ (3)
Allahümme inni es'elükel afve vel afiyete fiddini ved dünya vel ahireti (3). Allahümmestürna bi setrikel cemili (3).
Allah'ım! Senden dinde, dünyada ve ahirette af ve afiyet diliyorum (3 defa). Allah'ım! Bizi o güzel örtünle ört (3 defa).
45
اللَّهُمَّ إنِّي أَسْأَلُكَ بِحَقِّكَ العَظِيمِ، وَبِحَقِّ نُورِ وَجْهِكَ الكَرِيمِ، وَبِحَقِّ عَرْشِكَ العَظِيمِ، وَبِمَا حَمَلَ كُرْسِيُّكَ مِنْ عَظَمَتِكَ وَجَلَالِكَ وَجَمَالِكَ، وَبَهَائِكَ وَقُدْرَتِكَ وَسُلْطَانِكَ، وَبِحَقِّ أَسْمَائِكَ المَخْزُونَةِ المَكْنُونَةِ الَّتِي لَمْ يَطَّلِعْ عَلَيْهَا أَحَدٌ مِنْ خَلْقِكَ.
Allahümme inni es'elüke bi hakkıkel azimi ve bi hakkı nûri vechikel keriymi ve bi hakkı arşikel azimi.Ve bima hamele kürsiyyüke min azametike ve celalike ve cemalike ve behaike ve kudretike ve sultanike. Ve bihakkı esmai kel mahzûnetil meknûnetilleti lem yettali' aleyha ehadün min halkıke.
Allah'ım! Senin yüce hakkın hürmetine, kerim Zâtının (vechinin) nuru hürmetine, yüce arşın hürmetine; kürsünün taşıdığı azametin, celalin, cemalin, ihtişamın (behâ), kudretin ve saltanatın hürmetine ve yarattıklarından hiç kimsenin muttali olmadığı (bilmediği) o gizli ve saklı isimlerin hürmetine Senden istiyorum.
46
اللَّهُمَّ وَأَسْأَلُكَ بِالِاسْمِ الَّذِي وَضَعْتَهُ عَلَى اللَّيْلِ فَأَظْلَمَ، وَعَلَى النَّهَارِ فَاسْتَنَارَ، وَعَلَى السَّمَوَاتِ فَاسْتَقَلَّتْ، وَعَلَى الأَرْضِ فَاسْتَقَرَّتْ، وَعَلَى الجِبَالِ فَرَسَتْ، وَعَلَى البِحَارِ وَالأَوْدِيَةِ فَجَرَتْ، وَعَلَى العُيُونِ فَنَبَعَتْ، وَعَلَى السَّحَابِ فَأَمْطَرَتْ. وَأَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِالأَسْمَاءِ المَكْتُوبَةِ فِي جَبْهَةِ سَيِّدِنَا إِسْرَافِيلَ عَلَيْهِ السَّلَامُ، وَبِالأَسْمَاءِ المَكْتُوبَةِ فِي جَبْهَةِ سَيِّدِنَا جِبْرِيلَ عَلَيْهِ السَّلَامُ، وَعَلَى المَلَائِكَةِ المُقَرَّبِينَ، وَأَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِالأَسْمَاءِ المَكْتُوبَةِ حَوْلَ العَرْشِ، وَبِالأَسْمَاءِ المَكْتُوبَةِ حَوْلَ الكُرْسِي، وَأَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِالِاسْمِ المَكْتُوبِ عَلَى وَرَقِ الزَّيْتُونِ، وَأَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِالأَسْمَاءِ العِظَامِ الَّتِي سَمَّيْتَ بِهَا نَفْسَكَ، مَا عَلِمْتُ مِنْهَا، وَمَا لَمْ أَعْلَمْ.
Allahümme ve es'elüke bil ismillezi ve da'tehü alel leyli fe ezleme ve alennehari festenare ve alessemavati festakallet ve alel ardi festekarret ve alel cibali feerset ve alel bihari vel evdiyeti feceret ve alel uyûni fenebeat ve alessehabi feemtaret. Ve es'elüke Allahümme bil esmail mektûbeti fi cebheti Seyyidüna İsrafi le aleyhisselam ve bil esmail mektûbeti fi cebheti Seyyidüna Cibrile aleyhisselam.Ve alel melaiketil mukarrebine. Ve es'elüke Allahümme bil esmail mektûbeti havlel arşi.Ve es'elüke bil esmail mektûbeti havlel kürsiyyi. Ve es'elüke Allahümme bil ismil mektûbi ala varakız zeytûni. Ve es'elüke Allahümme bil esmail izamilleti semmeyte biha nefseke ma alimtû minha ve malem a'lem.
Allah'ım! Geceye yerleştirip de onu karanlık kıldığın, gündüze yerleştirip de onu aydınlattığın, göklere yerleştirip de onları (direksiz) durdurduğun, yere yerleştirip de onu sabit kıldığın, dağlara yerleştirip de onları diktiğin, denizlere ve vadilere yerleştirip de onları akıttığın, pınarlara yerleştirip de onları fışkırttığın ve bulutlara yerleştirip de onlardan yağmur yağdırdığın ismin hürmetine Senden istiyorum. Allah'ım! Efendimiz İsrafil aleyhisselamın alnında yazılı olan isimler hürmetine, Efendimiz Cebrail aleyhisselamın alnında yazılı olan isimler hürmetine ve mukarreb meleklerin (üzerinde yazılı olan isimler) hürmetine Senden istiyorum. Allah'ım! Arş'ın etrafında yazılı olan isimler hürmetine ve Kürsî'nin etrafında yazılı olan isimler hürmetine Senden istiyorum. Allah'ım! Zeytin yaprağı üzerine yazılı olan ismin hürmetine Senden istiyorum. Allah'ım! Kendi Zâtını isimlendirdiğin, onlardan bildiğim ve bilmediğim o yüce isimlerin (esmâ-i izâm) hürmetine Senden istiyorum.

dalailalkhayrat.com’dan, 20 Ekim 2026 Salı tarihinde alındı. · dalailalkhayrat.com’u aç