İçeriğe geç
Delâilü’l-Hayrât

Hatim duası

دعاء يقرأ عقيب دلائل الخيرات
İlmî inceleme: beklemede

Metin, okunuş ve çeviriler dalailalkhayrat.com’a aittir, 20 Ekim 2026 Salı tarihinde olduğu gibi. Sabīl Arapça metni bir yazma nüshayla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Kitabın nüshaları birbirinden biraz farklıdır; site hangisini izlediğini söylemiyor. Çeviriler sitenindir, Sabīl’in değil.

اللَّهُمَّ اشْرَحْ بِالصَّلَاةِ عَلَيْهِ صُدُورَنَا، وَيَسِّرْ بِهَا أُمُورَنَا، وَفَرِّجْ بِهَا هُمُومَنَا، وَاكْشِفْ بِهَا غُمُومَنَا، وَاغْفِرْ بِهَا ذُنُوبَنَا، وَاقْضِ بِهَا دُيُونَنَا، وَأَصْلِحْ بِهَا أَحْوَالَنَا، وَبَلِّغْ بِهَا آمَالَنَا، وَتَقَبَّلْ بِهَا تَوْبَتَنَا، وَاغْسِلْ بِهَا حَوْبَتَنَا، وَانْصُرْ بِهَا حُجَّتَنَا، وَطَهِّرْ بِهَا أَلْسِنَتَنَا، وَآنِسْ بِهَا وَحْشَتَنَا، وَارْحَمْ بِهَا غُرْبَتَنَا، وَاجْعَلْهَا نُورًا بَيْنَ أَيْدِينَا، وَمِنْ خَلْفِنَا، وَعَنْ أَيْمَانِنَا، وَعَنْ شَمَائِلِنَا، وَمِنْ فَوْقِنَا، وَمِنْ تَحْتِنَا، وَفِي حَيَاتِنَا، وَمَوْتِنَا، وَفِي قُبُورِنَا، وَحَشْرِنَا، وَنَشْرِنَا، وَظِلًّا فِي يَوْمِ القِيَامَةِ عَلَی رُؤُوسِنَا، وَثَقِّلْ بِهَا مَوَازِينَ حَسَنَاتِنَا، وَأَدِمْ بَرَكَاتِهَا عَلَيْنَا حَتَّى نَلْقَى نَبِيَّنَا وَسَيِّدَنَا مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَنَحْنُ آمِنُونَ مُطْمَئِنُّونَ فَرِحُونَ مُسْتَبْشِرُونَ، وَلَا تُفَرِّقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُ حَتَّى تُدْخِلَنَا مُدْخَلَهُ، وَتُؤْوِيَنَا إِلَی جِوَارِهِ الكَرِيمِ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ ﴿ مِّنَ النَّبِيِّـنَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَآءِ وَالصَّـٰلِحِينَ ۚ وَحَسُنَ أُوْلَـٰٓئِكَ رَفِيقًا ﴾.
Allāhummashraḥ biṣṣalāti ʿalayhi sudūrana, wa yassir bihā umūranā, wa farrij bihā humūmanā, wakshif bihā ghumūmanā, waghfir bihā dhunūbanā, waqḍi bihā duyūnanā, wa aṣliḥ bihā aḥwālanā, wa balligh bihā āmālanā, wa taqabbal bihā tawbatanā, waghsil bihā ḥawbatanā, wanṣur bihā ḥujjatanā, wa ṭahhir bihā al sinatanā, wa ānis bihā waḥshatanā, warḥam bihā ghurbatanā, wajʿalhā nūran bayna aydīnā wa min khalfinā wa ʿan aymānina wa ʿan shamāʾilinā, wa min fawqinā wa min taḥtinā, wa fī ḥayātina wa mawtinā, wa fī qubūrinā wa ḥashrinā wa nashrinā, wa ẓillan fī yawmal qiyāmati ʿalā ruʾūsina, wa thaqqil bihā ya rabbi mawāzīna ḥasanātinā, wa adim barakātihā ʿalaynā ḥattā nalqa nabiyyinā wa sayyidinā Muḥammadan ṣallAllahu ʿalayhi wa ṣallama, wa naḥnu āminūna muṭmaʾinnūna fariḥūna mustabshirūna, wa lā tufarriq baynanā wa baynahu ḥattā tudkhilanā madkhalahu, wa taʿwiyanā ilā jiwārihil karīmi maʿalladhīna anʿamta ʿalayhim min annabiyyīna waṣ ṣiddīqīna wash shuhadāʾi waṣ ṣāliḥīna, wa ḥasuna ūlāʾika rafīqa.
Allah'ım! Ona (Resûlullah'a) getirdiğimiz salavat-ı şerifeler hürmetine gönüllerimize inşirah ver, işlerimizi kolaylaştır, sıkıntılarımızı gider, kederlerimizi dağıt, günahlarımızı bağışla, borçlarımızı ödemeyi nasip et, hâllerimizi ıslah eyle ve bizleri umduklarımıza ulaştır. Bu salavatlar bereketiyle tövbemizi kabul buyur, günah kirlerimizi yıkayıp temizle, hüccetimizi (delilimizi) üstün kıl, dillerimizi pak eyle, ıssızlığımızı giderip bize yoldaş ol ve garipliğimize merhamet et. Bu salavatları önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda, üstümüzde, altımızda, hayatımızda, ölümümüzde, kabrimizde, haşrimizde ve neşrimizde bizim için bir nur eyle; kıyamet gününde başlarımızın üzerinde bir gölge kıl. Onunla sevap terazilerimizi ağırlaştır ve bizler güven içinde, mutmain, sevinçli ve müjdeli bir hâlde Peygamberimiz ve Efendimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) ile kavuşuncaya dek bu salavatların bereketini üzerimizde daim eyle. Bizi onun gireceği o yüce makama (cennete) dâhil edinceye ve nimet verdiğin o kutlu kimselerle (peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle) beraber onun o keremli civarına (yanına) yerleştirinceye kadar bizimle onun arasını ayırma.
اللَّهُمَّ إِنَّا آمَنَّا بهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلَمْ نَرَهُ، فَمَتِّعْنَا اللَّهُمَّ فِي الدَّارَيْنِ بِرُؤْيَتِهِ، وَثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى مَحَبَّتِهِ، وَاسْتَعْمِلْنَا عَلَى سُنَّتِهِ، وَتَوَفَّنَا عَلَى مِلَّتِهِ وَاحْشُرْنَا فِي زُمْرَتِهِ النَّاجِيَةِ وَحِزْبِهِ المُفْلِحِينَ، وَانْفَعْنَا بِمَا انْطَوَتْ عَلَيْهِ قُلُوبُنَا مِنْ مَحَبَّتِهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ لَا جَدَّ وَلَا مَالَ وَلَا بَنِينَ، وَأَوْرِدْنَا حَوْضَهُ الأَصْفَى، وَاسْقِنَا بِكَأْسِهِ الأَوْفَى، وَيَسِّرْ عَلَيْنَا زِيَارَةَ حَرَمِكَ وَحَرَمِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُمِيتَنَا، وَأَدِمْ عَلَيْنَا الإِقَامَةَ بِحَرَمِكَ وَحَرَمِهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى أَنْ نُتَوَفَّى.
Allāhumma innā āmannā bihi ṣallAllahu ʿalayhi wa ṣallama wa lam narahu, famattiʿnAllahuma fiddāraini biruʾyatihi, wa thabbit qulūbana ʿalā maḥabbatihi, wastaʿmilna ʿalā sunnatihi, wa tawaffanā ʿalā millatihi, waḥshurna fī zumratihin nājiyati wa ḥizbihil mufliḥīna, wanfaʿna biman ṭawat ʿalayhi qulūbuna min maḥabbatihi ṣallAllahu ʿalayhi wa ṣallama yawma lā jadda wa lā māla wa lā banīn, wa awridnā ḥawḍahul aṣfa, wasqinā bikaʾ sihil awfa, wa yassir ʿalaynā ziyārata ḥaramika wa ḥaramihi min qabli an tumītana, wa adim ʿalaynal iqāmata biḥaramika wa ḥaramihi ṣallAllahu ʿalayhi wasṣallama ilā an natawaffa.
Allah'ım! Bizler onu (sallallahu aleyhi ve sellem) görmeden iman ettik. Öyleyse Allah'ım, her iki cihanda da bizi onu görme nimetiyle şereflendir. Kalplerimizi onun muhabbeti üzere sabit kıl, bizleri onun sünneti üzere amel edenlerden eyle, onun dini üzere canımızı al ve bizleri onun kurtuluşa eren zümresi ile felaha kavuşan topluluğu içinde haşret. Soyun sopun, malın mülkün ve evlatların fayda vermeyeceği o günde, kalplerimizin derinliklerinde sakladığımız o nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) sevgisini hakkımızda faydalı kıl. Bizi onun o en saf ve tertemiz havzına (Kevser'e) ulaştır, onun en dolu kâsesinden bize kana kana içir. Bizleri vefat ettirmeden evvel Senin Harem'ini (Mekke) ve Onun Harem'ini (Medine) ziyaret etmeyi bizlere kolaylaştır ve ruhumuzu teslim edene dek Senin Harem'inde ve Onun (sallallahu aleyhi ve sellem) Harem'inde yaşamayı bizlere daim eyle.
اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَشْفِعُ بِهِ إِلَيْكَ إِذْ هُوَ أَوْجَهُ الشُّفَعَاءِ إِلَيْكَ، وَنُقْسِمُ بِهِ عَلَيْكَ إِذْ هُوَ أَعْظَمُ مَنْ أُقْسِمَ بِحَقِّهِ عَلَيْكَ، وَنَتَوَسَّلُ بِهِ إِلَيْكَ إِذْ هُوَ أَقْرَبُ الوَسَائِلِ إِلَيْكَ، نَشْكُو إِلَيْكَ يَا رَبِّ قَسْوَةَ قُلُوبِنَا، وَكَثْرَةَ ذُنُوبِنَا، وَطُولَ آمَالِنَا، وَتَكَاسُلَنَا عَنِ الطَّاعَاتِ، وَهُجُومَنَا عَلَى المُخَالَفَاتِ، فَنِعْمَ المُشْتَكَى إِلَيْهِ أَنْتَ يَا رَبِّ، بِكَ نَسْتَنْصِرُ عَلَى أَعْدَائِنَا وَأَنْفُسِنَا فَانْصُرْنَا، وَعَلَى فَضْلِكَ نَتَوَكَّلُ فِي صَلَاحِنَا، فَلَا تَكِلْنَا إِلَى غَيْرِكَ يَا رَبَّنَا، وَإِلَى جَنَابِ رَسُولِكَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَنْتَسِبُ فَلَا تُبَعِّدْنَا، وَبِبَابِكَ نَقِفُ فَلَا تَطْرُدْنَا، وَإِيَّاكَ نَسْأَلُ فَلَا تُخَيِّبْنَا.
Allāhumma innā nastashfiʿu bihi ilayka idh huwa awjahush shufaʿāi ilayka, wa nuqsimu bihi ʿalayka idh huwa aʿẓamu man uqsima bi ḥaqqihi ʿalayka, wa natawassalu bihi ilayka idh huwa aqrabul wasāʾili ilayka, nashkū ilayka yā rabbi qaswata qulūbina, wa kathrata dhunūbinā, wa ṭūla āmālinā, wa fasada ʿāmālina, wa takasulanā ʿaniṭṭāʿāti, wa hujūmanā ʿalal mukhālafāti, faniʿmal mushtaka ilayhi anta yā rabbi bika nastanṣiru ʿalā aʿdāʾinā wa anfusinā fanṣurnā, wa ʿalā faḍlika natawakkalu fī ṣalāḥinā,falā takilnā ilā ghayrika yā rabbana, wa ilā janābi rasūlika ṣallAllahu ʿalayhi wa ṣallama nantasibu falā tubaʿidnā, wa bibābika naqifufalā taṭrudnā, wa iyyāka nasʾalu falā tukhayyibnā.
Allah'ım! O, Sana yönelen şefaatçilerin en itibarlısı olduğu için onunla Senden şefaat diliyoruz. O, hakkı için Sana yemin edileceklerin en büyüğü olduğu için onun hakkı için Sana ant veriyoruz. O, Sana ulaştıran vesilelerin en yakını olduğu için onunla Sana tevessül ediyoruz. Ya Rabbi! Kalplerimizin katılığını, günahlarımızın çokluğunu, bitmek bilmeyen tûl-i emelimizi (dünyevi arzularımızı), itaatlerdeki tembelliğimizi ve isyana olan (cüretkârane) atılganlığımızı Sana şikâyet (arz) ediyoruz. Ya Rabbi, kendisine şikâyette bulunulacak ne güzel sığınaksın Sen! Düşmanlarımıza ve kendi nefislerimize karşı Senden yardım diliyoruz; bize yardım et. Hâlimizin düzelmesi hususunda ancak Senin fazlına ve keremine tevekkül ediyoruz; Rabbimiz, bizi Senden başkasına bırakma. Resûlünün (sallallahu aleyhi ve sellem) o yüce makamına intisap ediyoruz; bizi uzaklaştırma. Senin kapında duruyoruz; bizi kovma. Yalnızca Senden istiyoruz; ne olur bizi eli boş çevirme.
اللَّهُمَّ ارْحَمْ تَضَرُّعَنَا، وَآمِنْ خَوْفَنَا، وَتَقَبَّلْ أَعْمَالَنَا، وَأَصْلِحْ أَحْوَالَنَا، وَاجْعَلْ بِطَاعَتِكَ اشْتِغَالَنَا، وَإِلَى الخَيْرِ مَآلَنَا، وَحَقِّقْ بِالزِّيَادَةِ آمَالَنَا، وَاخْتِمْ بِالسَّعَادَةِ آجَالَنَا. هَذَا ذُلُّنَا ظَاهِرٌ بَيْنَ يَدَيْكَ، وَحَالُنَا لَا يَخْفَى عَلَيْكَ، أَمَرْتَنَا فَتَرَكْنَا، وَنَهَيْتَنَا فَارْتَكَبْنَا، وَلَا يَسَعُنَا إِلَّا عَفْوُكَ فَاعْفُ عَنَّا يَا خَيْرَ مَأْمُولٍ، وَأَكْرَمَ مَسْئُولٍ، إِنَّكَ عَفُوٌّ غَفُورٌ رَؤُوفٌ رَحِيمٌ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. وَصَلَّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبهِ وَسَلَّمَ تَسْلِيمًا، وَالحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ.
Allāhummarḥam taḍarruʿanā, wa āmin khawfanā, wa taqabbal ʿamālanā, wa aṣliḥ aḥwālanā, wajʾal biṭāʿatikash tighālanā, wa ilāl khayri mālanā, wa ḥaqqiq bizziyādati āmālanā, wakhtim bissaʿādati ājālanā, hadhā dhullunā ẓāhirun bayna yadayka, wa ḥālunā la yakhfa ʿalayka, amartanā fataraknā, wa nahaytanā fartakabnā, wa lā yasʿunā illā ʿafwuka, faʿfu ʿannā yā khayra maʾmūlin, wa akrami masʾūlin, innaka ʿafuwwun ghafūrun raʾūfun raḥīmun, yā arḥamar raḥimīna, wa ṣallAllahu ʿalā sayyidinā Muḥammadin wa ʿalā ālihi wa ṣaḥbihi wa ṣallama taslīman, walḥamduliLlahi rabbil ʿālamīn.
Allah'ım! Sana olan yakarışımıza merhamet et, korkularımızdan bizi emin kıl, amellerimizi kabul buyur ve hâllerimizi ıslah eyle. Meşguliyetimizi Sana itaat eyle, varış noktamızı ve akıbetimizi hayır kıl, umduklarımıza bizi fazlasıyla ulaştır ve ömrümüzü saadetle (imanla) nihayete erdir. İşte acizliğimiz ve zilletimiz Senin huzurunda apaçık ortadadır, hâlimiz Sana gizli değildir. Sen emrettin biz terk ettik, Sen yasakladın biz işledik. Şimdi bizi Senin affından başka sığınacak hiçbir yer kurtaramaz; öyleyse bizi affet ey umut bağlananların en hayırlısı ve kendisinden istenenlerin en keremlisi! Şüphesiz Sen Afuvv'sun (çok affedicisin), Ğafûr'sun (çok bağışlayıcısın), Raûf'sun (çok şefkatlisin), Rahîm'sin (çok merhametlisin), ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ın salâtı ve çokça selâmı Efendimiz Muhammed'e, onun âline ve ashabına olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

dalailalkhayrat.com’dan, 20 Ekim 2026 Salı tarihinde alındı. · dalailalkhayrat.com’u aç