أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِلَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ الحَنَّانُ المَنَّانُ، بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ، ذُو الجَلَالِ وَالإِكْرَامِ، عَالِمُ الغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الكَبِيرُ المُتَعَالِ، وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ العَظِيمِ الأَعْظَمِ الَّذِي إِذَا دُعِيتَ بِهِ أَجَبْتَ، وَإِذَا سُئِلْتَ بِهِ أَعْطَيْتَ، وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي يَذِلُّ لِعَظَمَتِهِ العُظَمَاءُ وَالمُلُوكُ وَالسِّبَاعُ وَالهَوَامُّ وَكُلُّ شَيْءٍ خَلَقْتَهُ، يَا اللَّهُ يَا رَبِّ اسْتَجِبْ دَعْوَتِي، يَا مَنْ لَهُ العِزَّةُ وَالجَبَرُوتُ، يَا ذَا المُلْكِ وَالمَلَكُوتِ، يَا مَنْ هُوَ حَيٌّ لَّا يَمُوتُ، سُبْحَانَكَ رَبِّ مَا أَعْظَمَ شَاْنَكَ، وَأَرْفَعَ مَكَانَكَ، أَنْتَ رَبِّي، يَا مُتَقَدِّسًا فِي جَبَرُوتِهِ، إِلَيْكَ أَرْغَبُ، وَإِيَّاكَ أَرْهَبُ، يَا عَظِيمُ يَا كَبِيرُ، يَا جَبَّارُ يَا قَادِرُ يَا قَوِيُّ، تَبَارَكْتَ يَا عَظِيمُ، تَعَالَيْتَ يَا عَلِيمُ، سُبْحَانَكَ يَا عَظِيمُ، سُبْحَانَكَ يَا جَلِيلُ، أَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ العَظِيمِ التَّامِّ الكَبِيرِ، أَنْ لَا تُسَلِّطَ عَلَيْنَا جَبَّارًا عَنِيدًا، وَلَا شَيْطَانًا مَرِيدًا، وَلَا إِنْسَانًا حَسُودًا، وَلَا ضَعِيفًا مِنْ خَلْقِكَ، وَلَا شَدِيدًا، وَلَا بَارًّا وَلَا فَاجِرًا وَلَا عَبِيدًا وَلَا عَنِيدًا.
Es‘elükellahümme bila ilahe illa entel hannanül mennanü bediüssemavatı vel ardi zülcelali vel ikrami.Alimül gaybi veş şehadetil kebirül müteali. Ve es‘elüke bismikel azimil azamillezi iza duite bihi ecebte ve iza süilte bihi a‘teyte. Ve es‘elüke bismikellezi yezillü li azametihil uzamaü vel mülükü.Vessibaü vel hevammü ve küllü şey‘in halaktehu ya Allahü yaRabbi-estecib da‘veti ya men lehül izzetü vel ceberûtü ya zelmülki vel melekûti ya men hüve hayyün layemutü.Sübhaneke rabbi ma azame şaneke ve erfaa mekaneke ente rabbi ya mütekaddisen fi ceberûtihi ileyke erğabü ve iyyake erhebü.Ya Azimü ya Kebirü ya Cebbarü ya Kadirü ya Kaviyyü tebarekte ya Azimü tealeyte ya Alimü sübhaneke ya Azimü sübhaneke ya Celilü. Es‘elüke bismikel azimit tammil Kebiri en la tusallita aleyna Cebbaren aniden. Vela şeytanen meriden vela insanen hasûden vela zaifen min halkıke vela şediden vela barren vela faciren vela abiden vela aniden.
Allahım! Senden başka ilah olmadığına; senin çok merhamet eden (Hannân), bolca lütufta bulunan (Mennân), gökleri ve yeri yoktan var eden, Celâl ve İkram sahibi, gizliyi ve aşikârı bilen, çok ulu ve çok yüce olduğuna sığınarak senden niyaz ediyorum. Senden; kendisiyle dua edildiğinde icabet ettiğin, kendisiyle bir şey istendiğinde lütfettiğin o en büyük İsm-i Âzam'ın hürmetine istiyorum. Büyüklüğü karşısında büyüklerin, kralların, yırtıcı hayvanların, haşeratın ve yarattığın her şeyin boyun eğip zelil olduğu o ismin hürmetine senden diliyorum. Yâ Allah, yâ Rabbi, duama icabet eyle! Ey İzzet ve Ceberût (ihtişam) sahibi! Ey mülk ve melekûtun sahibi! Ey hiç ölmeyecek olan, daima diri (Hayy) olan! Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim Rabbim, şanın ne yüce, makamın ne âlidir! Sen benim Rabbimsin. Ey ceberûtunda mukaddes olan! Yalnızca sana yönelip rağbet ediyor ve yalnızca senden korkuyorum. Ey Azîm, ey Kebîr, ey Cebbâr, ey Kâdir, ey Kaviyy! Sen çok yücesin ey Azîm, şanın çok yücedir ey Alîm! Seni tenzih ederim ey Azîm, seni tenzih ederim ey Celîl! Senden o azametli, eksiksiz ve büyük ismin hürmetine niyaz ediyorum ki; ne inatçı bir zorbayı, ne isyankâr bir şeytanı, ne hasetçi bir insanı, ne yarattıklarından zayıf veya güçlü birini, ne bir iyiyi ne de bir kötüyü, ne de köleleri ve inatçıları üzerimize musallat etme.