İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: «Bir gün Cebrail -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken yukarıdan bir gıcırtı/kapı sesi duydu. Başını kaldırarak şöyle dedi: 'Bu, bugün gökte açılan bir kapıdır ve bugüne kadar hiç açılmamıştı.' Derken o kapıdan bir melek indi. Cebrail -aleyhisselam-: 'Bu, yeryüzüne inen bir melektir ki bugüne kadar hiç inmemişti' dedi. Melek selam verdikten sonra şöyle dedi: 'Senden önce hiçbir peygambere verilmeyen, yalnızca sana lütfedilen şu iki nur ile seni müjdeliyorum. Bunlar; Fâtihatü'l-Kitâb (Fâtiha Sûresi) ve Bakara Sûresi’nin son ayetleridir (Âmene’r-Rasûlü). Bunlardan okuduğun her bir harfe karşılık sana (dilediğin) mutlaka verilecektir.
Tercüme Edilmiş Nebevî Hadisler Ansiklopedisi’nde (HadeethEnc.com) bir rivayetin metninin aynısı bulunuyorsa, çevirisi o rivayetin altında kaynağı belirtilerek gösterilir. İkisi bir programla, yalnızca Arapça metne bakılarak eşleştirilmiştir: ansiklopedideki hadisin tüm metni, andığı sahabînin adıyla birlikte, rivayetin son kısmıyla harfi harfine aynıdır. Bu eşleştirmeyi kimse kontrol etmemiştir; Sabīl’in inceleyenleri de çeviriyi gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapçadır.
Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.