No. 3559Kitap 16, no. 161Arapça numaralandırma: 1440.01
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كُنَّا نَعْزِلُ وَالْقُرْآنُ يَنْزِلُ . زَادَ إِسْحَاقُ قَالَ سُفْيَانُ لَوْ كَانَ شَيْئًا يُنْهَى عَنْهُ لَنَهَانَا عَنْهُ الْقُرْآنُ
Bize Ebu Bekr.b. Ebî Şeybe ile ishâk b. ihrâhîm rivayet ettiler. ishâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekr ise: Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti; dedi. Câbir: «Biz Kur'ân inerken azil yapardık.» demiş. ishâk şunu da ziyâde etti: «Süfyân: Azil yasak edilecek bir şey olsa idi, bizi ondan Kur'ân nehyederdi; dedi.»
Kaynak, bu rivayet için derece kaydetmiyor.