Ebû Said el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken fıtır sadakasını; küçük-büyük, hür-köle her bir kişi için bir sâ' yiyecek, veya bir sâ' keş (kurutulmuş peynir), veya bir sâ' arpa, veya bir sâ' hurma, ya da bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik. Muâviye b. Ebî Süfyân -radıyallahu anhuma- hac veya umre amacıyla yanımıza gelip minberde insanlara hitap edene kadar da bu şekilde vermeye devam ettik. Muâviye -radıyallahu anh-'ın insanlara minberden söylediği sözlerden bir kısmı şöyleydi: 'Ben, Şam buğdayından iki müddün, bir sâ' hurmaya eşdeğer oluğunu düşünüyorum.' Bunun üzerine insanlar Muâviye -radıyallahu anh-'ın bu görüşünü kabul edip uygulamaya başladılar. Ebû Saîd (sözlerine devam ederek) dedi ki: 'Bana gelince; ben hayatta olduğum sürece, fıtır sadakasını daha önce (Allah Resûlü döneminde) verdiğim gibi (yani tam bir sâ' olarak) vermeye devam edeceğim.
Tercüme Edilmiş Nebevî Hadisler Ansiklopedisi’nde (HadeethEnc.com) bir rivayetin metninin aynısı bulunuyorsa, çevirisi o rivayetin altında kaynağı belirtilerek gösterilir. İkisi bir programla, yalnızca Arapça metne bakılarak eşleştirilmiştir: ansiklopedideki hadisin tüm metni, andığı sahabînin adıyla birlikte, rivayetin son kısmıyla harfi harfine aynıdır. Bu eşleştirmeyi kimse kontrol etmemiştir; Sabīl’in inceleyenleri de çeviriyi gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapçadır.
Arapça metin, numaralandırma, kitap adları ve dereceler, açık bir veri kümesinde (hadith-api) nasıl yer alıyorsa aynen öyle gösteriliyor. Sabīl bu verinin doğruluğunu da haklarını da henüz doğrulamadı; ilmî incelemesi de başlamadı. O zamana kadar bir rivayete dayanmadan önce onu basılı bir nüshayla karşılaştırın.