İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Cahiliye Konuları

8 hadis

Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakınınız. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılığa kaçmaları helak etmiştir

عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَدَاةَ الْعَقَبَةِ وَهُوَ عَلَى نَاقَتِهِ: «الْقُطْ لِي حَصًى» فَلَقَطْتُ لَهُ سَبْعَ حَصَيَاتٍ، هُنَّ حَصَى الْخَذْفِ، فَجَعَلَ يَنْفُضُهُنَّ فِي كَفِّهِ وَيَقُولُ: «أَمْثَالَ هَؤُلَاءِ فَارْمُوا» ثُمَّ قَالَ: «أَيُّهَا النَّاسُ، إِيَّاكُمْ وَالْغُلُوَّ فِي الدِّينِ، فَإِنَّما أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ الْغُلُوُّ فِي الدِّينِ».
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah Akabe sabahı (Akabe cemresine taş atılacak olan bayramın ilk günü sabahı) devesinin üzerinde iken, «Benim için çakıl taşları topla.» buyurdu. Bunun üzerine onun için parmaklarıyla fırlatılacak büyüklükte yedi tane çakıl taşı topladım. Onları avucunda hareket ettirerek şöyle buyurdu: «Bunlar gibi (küçük taşlar) atın.» Sonra sözlerine şunları ekledi: «Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakınınız. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılığa kaçmaları helak etmiştir.»
İbn Mâce, Nesâî ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

İbn Abbas -radıyallahu anhuma- Kurban Bayramının ilk günü, Veda Haccı sırasında Akabe Cemresi taşlandığı günün sabahında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanında bulunduğunu haber vermiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan çakıl taşları toplamasını istediğinde, taşlardan her biri nohut veya fındık büyüklüğünde olmak üzere yedi çakıl taşı topladı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- taşları eline koydu ve sonra onları hareket ettirdi ve şöyle dedi: Benzer büyüklükte atın. Daha sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dinde aşırılığa, tutuculuğa ve haddi aşmaya karşı uyarıda bulunmuştur. Zira önceki ümmetleri dinde haddi aşmak, aşırılık ve tutuculuk yapmak helak etmiştir.

Faydalar
  1. Dinde aşırılık yasaklanmış, bunun kötü sonuçları ve helak sebebi olduğu açıklanmıştır.
  2. Bizden önceki ümmetlerin yaptıkları hatalardan kaçınarak ibret almanın gerekliliği anlatılmıştır.
  3. Sünnete uymak teşvik edilmiştir.
Kaynakça

سنن النسائي (5/ 268)(3057). سنن ابن ماجه (4/ 228) (3029). مسند أحمد (5/ 298) (3248). الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص165). الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص179).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e nüşra (büyü bozmak) hakkında soru soruldu. Buyurdu ki: «O, şeytanın bir amelidir.»

عن جابر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم سئل عن النُّشْرَةِ؟ فقال: هي من عمل الشيطان.
Câbir –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e nüşra (büyü bozmak) hakkında soru soruldu. Buyurdu ki: «O, şeytanın bir amelidir.»
Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e büyü yapılmış birinin büyüsünün cahiliye döneminde yaptıkları şekilde büyünün büyü ile bozulmasının hükmü soruldu. Ve peşinden Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- cevap verdi: Muhakkak ki bu şeytanın işidir ya da vasıtasıyla olur. Çünkü bu büyü çeşitleri ve şeytani şeylerin kullanılması ile olur. Bunlar da şirkî ameller olup yapılması haramdır. Ama caiz olan büyü bozmaya gelince; o da, büyünün rukye ile bozulması ya da onu araştırarak ve Kur'an okuyarak el ile ya da mübah olan ilaçlar ile olur.

Kaynakça

1- الملخص في شرح كتاب التوحيد، صالح بن فوزان بن عبد الله الفوزان، دار العاصمة، الرياض، الطبعة: الأولى، 1422هـ - 2001م. 2- الجديد في شرح كتاب التوحيد، محمد بن عبد العزيز السليمان القرعاوي، تحقيق: محمد بن أحمد سيد، مكتبة السوادي، الطبعة: الخامسة، 1424هـ - 2003م. 3- سنن أبي داود، سليمان بن الأشعث أبوداود، تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، المكتبة العصرية، صيدا، بيروت. 4- مسند الإمام أحمد بن حنبل، أحمد بن حنبل أبو عبدالله الشيباني، تحقيق: شعيب الأرنؤوط و عادل مرشد، وآخرون، تحت إشراف: عبد الله بن عبد المحسن التركي، مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م. 5- سلسلة الأحاديث الصحيحة وشيء من فقهها وفوائدها، محمد ناصر الدين الألباني، مكتبة المعارف للنشر والتوزيع، الرياض.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Advâ (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, Hâmeh/Baykuş (Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur. Safer (safer ayının uğursuz sayılması) yoktur. Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlıdan kaç

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ، وَلاَ هَامَةَ وَلاَ صَفَرَ، وَفِرَّ مِنَ المَجْذُومِ كَمَا تَفِرُّ مِنَ الأَسَدِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Advâ (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, Hâmeh/Baykuş (Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur. Safer (safer ayının uğursuz sayılması) yoktur. Aslandan kaçtığın gibi cüzzamlıdan kaç.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- İslam öncesi cahiliye adetlerinden olan bazı hususları açıklamış, her işin Allah'ın elinde olduğunu beyan etmiş ve O'nun emri ve takdiri dışında hiçbir şeyin olmayacağını haber vermiştir. Bu hususlar şunlardır: Birincisi: İslamiyet öncesi cahiliye dönemindeki insanlar hastalığın kendiliğinden bulaşıcı olduğuna inanıyorlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastalığın hasta olan kişiden başkalarına direk bulaştığı inancının doğru olmadığını bildirmiş ve buna inanmayı yasaklamıştır. Kainatı idare eden Allah'tır. Hastalığı veren ve ortadan kaldıran da O'dur. Bu, O'nun dilemesi ve takdiri dışında gerçekleşmez. İkincisi: İslamiyet öncesi cahiliye dönemindeki insanlar seyahat veya ticaret için yola çıkmak istediklerinde kuşları korkutup uçururlardı. Şayet sağa uçarlarsa sevinirler, yola çıkarlardı. Sola uçarlarsa bunu uğursuzluk sayar karamsarlığa kapılıp yola çıkmazlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kuşların (sola uçmasıyla) ilgili bu uğursuzluğu yasaklamış ve bunun batıl bir inanç olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Üçüncüsü: İslamiyet öncesi cahiliye dönemindeki insanlar şöyle derlerdi: Bir eve baykuş konarsa, o evin halkının başına felaket gelir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda uğursuzluğu yasaklamıştır. Dördüncüsü: Kamerî ayların ikinci ayı olan safer ayını uğursuz saymak haramdır. Safer: Midede bulunan, hayvanlara ve insanlara bulaşan bir kurtçuk olduğu söylenir. Uyuzdan daha bulaşıcı olduğu iddia edilmektedir. Bu inancı kabul etmemiş ve doğru bir inanç olmadığını bildirmiştir. Beşincisi: Cüzzamlıdan, aslandan uzak durur gibi uzak durulmasını emretmiştir. Bu, insanın kendi nefsini koruması, selamette olması ve hastalıktan korunmak için Allah'ın emrettiği sebeplere sarılmak içindir. Cüzzam, insan organlarını yiyip bitiren bir hastalıktır.

Faydalar
  1. Allah'a güvenip dayanmanın ve meşru sebepleri yerine getirmenin gerekliliği ifade edilmiştir.
  2. Allah'ın kaza ve kaderine, sebeplerin Allah'ın elinde olduğuna, bunları gerçekleştirenin veya etkisini ortadan kaldıranın O olduğuna iman etmek gerekir.
  3. Bazı insanların siyah ve kırmızı gibi renkler veya bazı sayılar, isimler, kişiler ve engelli kişiler hakkında edindiği uğursuzluk iptal edilmiştir. Bunun batıl bir inanç olduğu ortaya konmuştur.
  4. Cüzzamlılara ve bulaşıcı hastalıkları olanlara yakınlaşmak hadiste yasaklanmıştır. Bu Yüce Allah'ın belirlediği düzen gereği bazı sebeplerin belirli sonuçlara yol açması doğal bir süreçtir. Şayet Allah dilerse hiçbir şeye etki etmeyecek şekilde sebeplerin etki gücünü ortadan kaldırır. Allah dilerse (bulaşıcı hastalıkları) bırakır ve hastalıklar etki eder.
Kaynakça

صحيح البخاري (7/ 126) (5707). صحيح مسلم (4/ 1742) (2220). فتح المجيد شرح كتاب التوحيد، لعبد الرحمن التميمي (ص307). القول المفيد على كتاب التوحيد، لابن عثيمين (1/ 565). الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص228). الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص253). التمهيد لشرح كتاب التوحيد، لصالح آل الشيخ (ص77).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan ve cahiliye çağrıları ile feryat eden kimse bizden değildir

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَيْسَ مِنَّا مَنْ لَطَمَ الخُدُودَ، وَشَقَّ الجُيُوبَ، وَدَعَا بِدَعْوَى الجَاهِلِيَّةِ».
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan ve cahiliye çağrıları ile feryat eden kimse bizden değildir.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- cahiliye dönemindeki insanların bazı davranışlarını yasaklamış ve onlara karşı uyarmış ve şöyle buyurmuştur: Böyle yapan bizden değildir. Birincisi: Yanaklara vuran kimsedir. Yanak özellikle zikredilmiştir; çünkü bu davranışta en yaygın olanıdır. Aksi hâlde yüzün diğer kısımlarına vurmak da yasağın kapsamına girer. İkincisi: Şiddetli üzüntü ve feryat sebebiyle, başın içinden geçirildiği elbisenin yaka/açıklık kısmını yırtmaktır. Üçüncüsü: Vay hâline, helâk olsun gibi sözlerle feryat etmek; ağıt yakmak, yüksek sesle ağlayıp dövünmek ve benzeri cahiliye ehlinin çağrılarıyla çağrıda bulunmaktır.

Faydalar
  1. Hadiste geçen bu uyarı, bu fiillerin büyük günahlardan olduğuna işaret etmektedir.
  2. Musibet karşısında sabretmek gerekmektedir. Allah'ın takdir ettiği acı veren şeylere kızmak ve bunu feryat ederek, ağıt yakarak, saçları tıraş ederek, elbiseleri yırtarak veya başka şekilde göstermek haramdır.
  3. Şeriatın onaylamadığı hususlarda cahiliye adetlerini taklit etmek haram kılınmıştır.
  4. Üzüntü ve ağlamanın hiçbir sakıncası yoktur. Zira bu, Allah Teâlâ'nın takdirine sabretmeye aykırı değildir. Aksine Allah'ın akraba ve birbirini seven kimselerin kalplerine yerleştirdiği bir merhamettir.
  5. Müslümana Allah’ın takdirine razı olmak yaraşır. Eğer razı olmazsa, sabretmek onun için vaciptir.
Kaynakça

صحيح البخاري (2/ 81) (1294). صحيح مسلم (1/ 99) (103). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص287). تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (2/ 379) .

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Kim bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanır veya kendisi için uğursuzluk getirecek şeyi bulması için başkasına (fal) baktırırsa

عن عمران بن حصين رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «‌لَيْسَ ‌مِنَّا ‌مَنْ ‌تَطَيَّرَ أَوْ تُطُيِّرَ لَهُ، أَوْ تَكَهَّنَ أَوْ تُكُهِّنَ لَهُ، أَوْ سَحَرَ أَوْ سُحِرَ لَهُ، وَمَنْ عَقَدَ عُقْدَةً، وَمَنْ أَتَى كَاهِنًا فَصَدَّقَهُ بِمَا يَقُولُ فَقَدْ كَفَرَ بِمَا أُنْزِلَ عَلَى مُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ».
İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanır veya kendisi için uğursuzluk getirecek şeyi bulması için başkasına (fal) baktırırsa; kim kehanette bulunur veya kendisi hakkında kehanette bulunmasını isterse ve kim büyü yapar veya büyü yaptırırsa bizden değildir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirileni inkâr etmiş olur.»
Bezzâr rivayet etmiştirDereceHasen hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmetinden bazı amellerde bulunanları “O bizden değildir” diyerek tehdit etmiştir. Bu amellerden bazıları şunlardır: Birincisi: "Kim bir şeyde uğursuzluk olduğuna inanır veya kendisi için uğursuzluk getirecek şeyi bulması için başkasına (fal) baktırırsa" Bunun aslı şudur: Yolculuk, ticaret veya başka bir işe girişirken bir kuşu havaya doğru salıvermektir. Bu kuş sağ tarafa uçarsa iyimser düşünüp yapmak istediğini yapar, eğer kuş sola uçarsa karamsar olur ve istediğini yapmaktan vazgeçer. Bu (kuşu havaya salma) işi kendisinin yapması veya onun yerine başkasını görevlendirmesi de caiz değildir. Bu uğursuzluk; kuşlar, hayvanlar, engelli insanlar, sayılar, günler veya başka işitsel veya görsel herhangi bir şey hakkında olabilir. İkincisi: "Kim kehanette bulunur veya kendisi için kehanette bulunulmasını isterse." Kim yıldızları ve başka şeyleri kullanarak gaybı bildiğini iddia ederse veya kâhin ve benzeri gibi gaybı bildiğini iddia eden birine gider ve iddia ettiği şeyleri tasdik edip ona inanırsa, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirileni inkâr etmiş olur. Üçüncüsü: "Kim büyü yapar veya kendisi için büyü yaptırırsa" başka birine fayda sağlamak veya zarar vermek niyetiyle ya da bir iplik bağlayarak düğüm atıp ve üzerine haram olan büyülü sözler okuyup üfleyerek kendisi büyü yapan veya kendisi için bir başkasına büyü yaptıran kimsedir.

Faydalar
  1. Allah'a tevekkül etmenin, Allah'ın kaza ve kaderine iman etmenin farz olduğu ifade edilmiştir. Uğursuzluğa inanmanın, karamsar olmanın, büyü yapmanın ve yaptırmanın, fal bakmanın ve baktırmanın ve bunları yapanlardan bu işleri yapmalarını istemenin haram olduğu anlatılmıştır.
  2. Gaybı bildiğini iddia etmek, tevhit ile çelişen şirktir.
  3. Kâhinlere inanıp onlara gitmek haramdır. Buna el falı okumak, fincana ve burçlara bakmak da dahildir. Bilgi edinme ve inceleme amaçlı olsa dahi bunların hepsinin yapılması arasında bir fark yoktur.
Kaynakça

مسند البزار = البحر الزخار (9/ 52) (3578). شرح السنة للبغوي (12/ 182). مجموع الفتاوى (35/ 173). القول المفيد على كتاب التوحيد، لابن عثيمين (1/ 543). التمهيد لشرح كتاب التوحيد، لصالح آل الشيخ (ص315). الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص242). الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص217).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Babası olmadığını bildiği birini babam diye sahiplenen kimse, babasına nankörlük etmiş olur. Kendisine ait olmayan bir şeyi sahiplenmeye kalkışan kimse bizden değildir. O, Cehennem'deki yerine hazırlansın. Her kim, bir adama öyle olmadığı halde kâfir veya Allah düşmanı derse, bu sözler gerisin geriye kendisine döner.»

عن أبي ذر رضي الله عنه مرفوعًا: (ليس من رجل ادَّعَى لغير أبيه -وهو يعلمه- إلا كفر، ومن ادعى ما ليس له، فليس منا وَلَيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ من النار، ومن دعا رجلا بالكفر، أو قال: عدو الله، وليس كذلك، إلا حَارَ عليه).
Ebû Zer -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buymuştur: «Babası olmadığını bildiği birini babam diye sahiplenen kimse, babasına nankörlük etmiş olur. Kendisine ait olmayan bir şeyi sahiplenmeye kalkışan kimse bizden değildir. O, Cehennem'deki yerine hazırlansın. Her kim, bir adama öyle olmadığı halde kâfir veya Allah düşmanı derse, bu sözler gerisin geriye kendisine döner.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste zikredilen üç hususu yapan kimse için şiddetli bir şekilde tehtid ve uyarı vardır. Bir de bunların üçünü birden işleyen kimsenin durumu ne (kadar da kötü) olur? Birincisi: Babasını bilen, nesebi de sabit olduğu halde onu inkâr edip bilmezlikten gelen ve kendisini babasından başka bir nesebe ya da kabileye nispet edip bunu iddia eden kimsedir. İkincisi: Nesebi, malı ve herhangi bir hakkı, herhangi bir işi, ilimlerden bir ilmi olmadığı halde kendisinde olmayan bir vasfı fırsat bilip insanları kendisine çekiyorsa, o kimse yalancıdır ve onun azabı çetindir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle yapan bir kimseden uzaklaşmış ve ona, ateşten bir yer seçmesini emretmiştir. Çünkü o kimse Cehennem ehlindendir. Üçüncüsü: Bir kimseye küfür, yahudi olmak, hristiyan olmak ya da Allah'ın düşmanı olmak iftirasını atan kimsedir. Söylediği bu şeyler sözü söyleyen kimseye geri döner. Çünkü bu iftirayı atan kimse, bu kötü sıfatları, kötü söz ve fiillerinden haberdar olmayan müslümandan daha çok hak eder.

Kaynakça

صحيح البخاري، دار طوق النجاة، ط 1422هـ. صحيح مسلم، ط دار إحياء التراث العربي، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي. تيسير العلام، للبسام، الناشر: مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة العاشرة، 1426هـ - 2006 م. الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري، ط دار الفكر بدمشق، الطبعة الأولى 1381هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

O hak sözü cin kapar ve dostunun kulağına tavuğun gagalaması gibi sokar ve içine yüzden fazla yalan kelime karıştırırlar

عن عائشة رضي الله عنها قالت: سَأَلَ أُنَاسٌ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الْكُهَّانِ، فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَيْسُوا بِشَيْءٍ» قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ، فَإِنَّهُمْ يُحَدِّثُونَ أَحْيَانًا بِالشَّيْءِ يَكُونُ حَقًّا، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «تِلْكَ الْكَلِمَةُ مِنَ الْحَقِّ يَخْطَفُهَا الْجِنِّيُّ فَيَقُرُّهَا فِي أُذُنِ وَلِيِّهِ قَرَّ الدَّجَاجَةِ، فَيَخْلِطُونَ فِيهَا أَكْثَرَ مِنْ مِائَةِ كَذْبَةٍ».
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Bazı insanlar Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kâhinler hakkında sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara: «Onlar bir hiçtir.» dedi. Dediler ki: Ey Allah'ın Rasûlü, bazen bir şey söylüyorlar, söyledikleri şey doğru çıkıyor. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: « O hak sözü cin kapar ve dostunun kulağına tavuğun gagalaması gibi sokar ve içine yüzden fazla yalan kelime karıştırırlar.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelecekte olacak şeyler hakkında haber veren kimseler sorulduğunda şöyle buyurmuştur: Onları dikkate almayın, onların sözlerine itibar etmeyin ve onların işlerini önemsemeyin. Dediler ki: Bazen onların sözü hakikate uyuyor. Sanki onlar filan ayda falan günde meydana gelen bilinmeyen bir olayı anlatıyorlar, sonra onların dedikleri gibi oluyor. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Cinler gökten işittiklerini kaparlar, ezberlerler; böylece kâhinlerden olan dostlarına inerler ve duyduklarını onlara haber verirler. Sonra kâhin gökten işittiğine yüz yalan ekler.

Faydalar
  1. Kâhinlere inanmak, onların söylediklerini tasdik etmek yasaklanmıştır. Söyledikleri bazen doğru da olsa yalan ve iftiradır.
  2. Gökyüzü, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesiyle kulak hırsızlığı yapmaya çalışan ve göktaşlarından kurtulanlar hariç, vahiy ve diğer sözlerden bir şey işitmek isteyen şeytanlardan korunmuştur.
  3. Cinler kendilerine insanlardan dostlar edinirler.
Kaynakça

صحيح البخاري (8/ 47) (6213). صحيح مسلم (4/ 1750) (2228). نزهة المتقين (2/ 1143). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (17/ 557). بهجة الناظرين، لسليم الهلالي (3/ 177). مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، لعلي القاري (7/ 2904). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (6/ 404).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Fetih günü Mekke'de halka hi­tabetti.''Haberiniz olsun! Mal veya kandan, câhiliyye devrinde anılıp zikredilen tüm övünme vesilesi olan şeyler ayaklarımın altındadır. (Kaldırılmıştır.) Sadece Hacılara su vermek (sikâyetu'l-Hac) ve Kabe hizmeti (Sidânetû'l-Beyt) bundan müstesnadır.Haberiniz olsun!Şüphesiz, kamçı ve sopa ile olan amde benze­yen hata ile öldürmenin diyeti yüz devedir. Bunlardan kırkının karın­larında yavruları olacaktır."

عن عبد الله بن عمرو رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم خطب يوم الفتح فقال: «ألا إن كل مَأْثُرَة كانت في الجاهلية من دم أو مال تُذْكَرُ وَتُدْعَى تحت قدمي، إلا ما كان من سِقَايَةِ الحاج، وسِدَانَة البيت» ثم قال: «ألا إن دِيَةَ الخطإ شِبْه العمد ما كان بالسَّوْطِ والعَصَا مِائة من الإبل: منها أربعون في بُطُونِهَا أولادُهَا».
Abdullah b. Amr -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Fetih günü Mekke'de halka hi­tabetti.''Haberiniz olsun! Mal veya kandan, câhiliyye devrinde anılıp zikredilen tüm övünme vesilesi olan şeyler ayaklarımın altındadır. (Kaldırılmıştır.) Sadece Hacılara su vermek (sikâyetu'l-Hac) ve Kabe hizmeti (Sidânetû'l-Beyt) bundan müstesnadır.Haberiniz olsun!Şüphesiz, kamçı ve sopa ile olan amde benze­yen hata ile öldürmenin diyeti yüz devedir. Bunlardan kırkının karın­larında yavruları olacaktır."
İbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Dârimî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Fetih günü Mekke'de halka hi­tab ettiğinde.Câhiliyye devrinde anılıp zikredilen tüm övünme vesilesi olan şeyler ayaklarımın altındadır. (Kaldırılmıştır.) Sadece Hacılara su vermek (sikâyetu'l-Hac) ve Kabe hizmeti (Sidânetû'l-Beyt) ve onun işleriyle ilgilenmenin bundan müstesna olduğunu haber verdi.O işler olduğu gibi kalacaklardır.Cahiliye döneminde Kabe'nin örtülmesi Abdu'd-Dâroğullarında idi.Su dağıtma işi Haşimoğullarında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onarı bu iş üzere bıraktı onay verdi.Sonra da amde benze­yen o da kırbaç,sopa gibi genel olarak öldürmeyen bir alet ile vurmaktır.Diyeti mugallaza (ağırlaştırılmış) olup yüz devedir.Bunların kırk tanesi gebedir.

Kaynakça

سنن أبي داود، المحقق: محمد محيي الدين عبد الحميد-الناشر: المكتبة العصرية، صيدا – بيروت. سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي-الناشر: دار إحياء الكتب العربية - فيصل عيسى البابي الحلبي. سنن للنسائي، تحقيق: عبد الفتاح أبو غدة، الناشر: مكتب المطبوعات الإسلامية، حلب،الطبعة: الثانية، 1406 – 1986. مسند الإمام أحمد بن حنبل، المحقق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421 هـ - 2001 م. فتح ذي الجلال والإكرام شرح بلوغ المرام،محمد بن صالح بن محمد العثيمين، تحقيق: صبحي بن محمد رمضان، وأُم إسراء بنت عرفة، المكتبة الإسلامية، القاهرة، الطبعة الأولى، 1427هـ. توضيح الأحكام من بلوغ المرام ، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، مكتبة الأسدي، مكة، الطبعة الخامسة، 1423. منحة العلام شرح بلوغ المرام، عبد الله الفوزان، دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى، 1428. بلوغ المرام من أدلة الأحكام، أحمد بن علي بن حجر العسقلاني، تحقيق وتخريج وتعليق: سمير بن أمين الزهري-الناشر: دار الفلق، الرياض، الطبعة: السابعة، 1424 هـ. سبل السلام، محمد بن إسماعيل الصنعاني، الناشر: دار الحديث. عون المعبود شرح سنن أبي داود، محمد أشرف الصديقي، العظيم آبادي،الناشر: دار الكتب العلمية، بيروت، الطبعة: الثانية، 1415 هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com