İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-

15 hadis

Muhammed’in canı elinde olan zata yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine iman etmeden ölürse, mutlaka Cehennem ashabından olur!

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه عَنْ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم أنه قال: «وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَا يَسْمَعُ بِي أَحَدٌ مِنْ هَذِهِ الْأُمَّةِ يَهُودِيٌّ وَلَا نَصْرَانِيٌّ، ثُمَّ يَمُوتُ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِالَّذِي أُرْسِلْتُ بِهِ إِلَّا كَانَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Muhammed’in canı elinde olan zata yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine iman etmeden ölürse, mutlaka Cehennem ashabından olur!»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ adına yemin ederek, bu ümmetten Yahudi, Hristiyan ya da bunlar dışında herhangi birisine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in daveti ulaşır da sonra gönderilen bu dine iman etmeden ölürse, Cehennem ashabından olur ve orada ebedi kalacaktır.

Faydalar
  1. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in mesajı bütün insanlığa gelmiştir. Ona tabi olmak gerekir. Ona verilen din ile geçmiş bütün dinler nesih edilmiştir.
  2. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i inkâr eden kimsenin diğer peygamberlere inandığını iddia etmesi ona fayda sağlamaz.
  3. Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'i tanımayan, İslam daveti kendisine ulaşmayan kimse mazurdur. Ahiretteki durumu Allah Teâlâ'ya kalmıştır.
  4. Can boğaza gelip dayanmadığı sürece şiddetli hastalık da olsa, ölüm yakında olsa İslam dini fayda sağlar.
  5. Yahudi ve Hristiyanlar da dahil olmak üzere kâfirlerin dinini doğru görmek küfürdür.
  6. Hadiste Yahudi ve Hristiyan zikredilerek diğerlerine bir uyarıda bulunulmuştur. Çünkü Yahudi ve Hristiyanlara kitap gönderilmiştir. Onların durumu bu ise kendilerine kitap verilmeyen kâfirlerin durumu daha tehlikelidir. Bundan dolayı bütün bu kâfirlerin Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dinine girmeli ve ona itaat etmelidir.
Kaynakça

صحيح مسلم (1/ 134) (153). شرح النووي على مسلم (2/ 186). الإفصاح عن معاني الصحاح، لابن هبيرة (8/ 192). طرح التثريب في شرح التقريب، لعبد الرحيم العراقي (7/ 159).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Sen bizim seyyidimizsin" dedik de, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Es-Seyyid Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'dır.» buyurdu. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini) uzatma ba­kımından da en üstünümüzsün, dedik. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı övgülerde) koşturmasın!

عَن عَبدِ الله بنِ الشِّخِّير رضي الله عنه قَالَ: انْطَلَقْتُ في وَفدِ بَنِي عَامِرٍ إِلى رَسُولِ الله صلى الله عليه وسلم، فَقُلنا: أَنتَ سيّدُنَا، فقال: «السَّيدُ اللهُ»، قُلنا: وَأَفْضَلُنا فَضْلاً، وأعظَمُنا طَوْلاً، فقال: «قُولُوا بِقَولِكُم، أَو بَعضِ قولِكُم، وَلَا يَسْتَجْرِيَنَّكُم الشَّيطَانُ».
Abdullah b. eş-Şihhîr -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Âmiroğulları'nın elçileriyle birlikte (elçi olarak) Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna gitmiştim. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Sen bizim seyyidimizsin" dedik de, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Es-Seyyid Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'dır.» buyurdu. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini) uzatma ba­kımından da en üstünümüzsün, dedik. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı övgülerde) koşturmasın!»
Ebû Dâvûd ve Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir grup geldi ve yanına vardıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoş görmediği -onu öven- bazı sözler söylediler. “Sen bizim efendimizsin” dediler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara şöyle söyledi: “Es-Seyyid, Allah’tır.” O, yaratıkları üzerinde tam bir egemenliğe sahiptir ve onlar O'nun kullarıdır. Dediler ki: Sen fazilet bakımından en hayırlımızsın; derece, şeref ve erdem bakımından en üstün olanımızsın. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini uzatan) en cömerdimiz, en üstünümüz, en yücemizsin. Daha sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara her zamanki sözlerini söylemelerini ve Şeytan'ın onları haram kılınmış olan şirk ve şirke sebep olacak aşırılığa ve övgüye sürüklemesin diye dile getirmiş oldukları sözlerinde tekellüften kaçınmalarını emretti.

Faydalar
  1. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabının gönüllerindeki büyük değeri ve ona olan saygıları anlatılmaktadır.
  2. Söz söylerken insanın kendisini gereksiz yere zorlaması yasaklanmış, konuşurken de kısa ve öz konuşması tavsiye edilmiştir.
  3. Tevhid inancını, ona aykırı söz ve fiillerden korumak amaçlanmıştır.
  4. Övgüde abartılı davranmak yasaklanmıştır. Çünkü bu Şeytan'ın giriş kapılarından birisidir.
  5. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Âdemoğullarının efendisidir ve hadiste geçenler tevazudan ve onların bu konuda aşırıya kaçmalarından duyulan korkudandır.
Kaynakça

سنن أبي داود (7/ 184) (4806). مسند أحمد (26/ 234) (16307). الملخص في شرح كتاب التوحيد، لصالح الفوزان (ص424). الجديد في شرح كتاب التوحيد، لمحمد القرعاوي (ص472). مشكاة المصابيح، للألباني مشكاة المصابيح (3/ 1373).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

(Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.

عن أنس بن مالك رضي الله عنه مرفوعاً: أخبر النبي صلى الله عليه وسلم : "أنه يأتي فيسجد لربه ويحمده [لا يبدأ بالشفاعة أولا]، ثم يقال له: "ارفع رأسك وقل يُسمع، وسَلْ تُعط، واشفع تُشفَّع".
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; Kıyamet gününde gelip Rabbine secde edip, hamdedeceğini (direk olarak şefâat etmeyeceğini), sonra O'na: (Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin.Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin denileceğini haber vermiştir.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Kıyamet günü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gelip, Allah -Azze ve Celle-'ye secde edecek ve O'na dua edecektir. Sonra Allah Teâlâ, O'na Şefâatu'l-Uzmâ'yı (en büyük şefâatı) etmesi için izin verecektir. Rabbi ona şöyle diyecektir: İste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin. Yani, isteğin makbuldür ve şefâatin de makbuldür.

Kaynakça

1- القول المفيد على كتاب التوحيد، دار ابن الجوزي، المملكة العربية السعودية، الطبعة: الثانية, محرم، 1424ه. 2- صحيح البخاري، المحقق: محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ. 3- صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Benden önce hiç kimseye verilmeyen beş şey bana verildi

عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ رضي الله عنهما أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أُعْطِيتُ خَمْسًا لَمْ يُعْطَهُنَّ أَحَدٌ قَبْلِي: نُصِرْتُ بِالرُّعْبِ مَسِيرَةَ شَهْرٍ، وَجُعِلَتْ لِي الأَرْضُ مَسْجِدًا وَطَهُورًا، فَأَيُّمَا رَجُلٍ مِنْ أُمَّتِي أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ فَلْيُصَلِّ، وَأُحِلَّتْ لِي المَغَانِمُ، وَلَمْ تَحِلَّ لِأَحَدٍ قَبْلِي، وَأُعْطِيتُ الشَّفَاعَةَ، وَكَانَ النَّبِيُّ يُبْعَثُ إِلَى قَوْمِهِ خَاصَّةً وَبُعِثْتُ إِلَى النَّاسِ عَامَّةً».
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Benden önce hiç kimseye verilmeyen beş şey bana verildi: Bir aylık mesafe kadar (uzaktaki düşmanın kalbine) korku salmakla bana yardım edildi. Yeryüzü benim için mescit ve temiz kılındı; bu sebeple ümmetimden kim nerede namaz vakti girerse orada namazını kılsın. Ganimetler bana helâl kılındı; benden önce hiç kimseye helâl kılınmamıştı. Bana şefaat etme yetkisi verildi. Daha önce her peygamber özellikle kendi kavmine gönderiliyordu. Ben ise bütün insanlara gönderildim.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- daha önceki hiçbir peygambere verilmeyen beş özelliği Allah'ın kendisine verdiğini bildirmiştir: Birincisi: Düşmanlarımla aramda bir aylık yol olmasına rağmen kalplerine atılan korku ile desteklendim. İkincisi: Nerede olursak olalım namaz kılmamız için yeryüzü bize mescit ve suyun olmadığı zamanlarda toprak bizim için temiz ve temizleyici kılındı. Üçüncüsü: Savaş ganimetleri bize helal kılındı. Ganimetler, Müslümanların kâfirlerle yaptıkları savaşta aldıkları mallardır. Dördüncüsü: Kıyamet Günü'nün dehşetinden insanları kurtarmam için bana en büyük şefaat verildi. Beşincisi: Ben, sadece kendi kavimlerine gönderilmiş olan peygamberlerden farklı olarak, insan ve cin olmak üzere tüm yaratılmışa gönderildim.

Faydalar
  1. Kulun; Allah'ın kendisine olan nimetlerini sayması, bunları haber vermesi ve Allah'a şükretmesinin meşru oluşu anlatılmıştır.
  2. Allah -Azze ve Celle- bu ümmete ve Peygamberine bu özellikleri lütfetmiştir.
  3. Kişi, namazı, hangi hâlde olursa olsun vaktinde kılması farzdır; namazın şartlarından, rükünlerinden ve vaciplerinden gücü yettiğini yerine getirir.
  4. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e diğer peygamberlerden ayrı olarak kendisine has çeşitli şefaat hakkı verilmiştir. Bunlardan biri, insanlar arasında hükmün verilmesi için yapacağı şefaattir. Bir diğeri, Cennet ehlinin Cennete girmesi için yapacağı şefaattir. Bir diğeri de, amcası Ebû Talib'e özel olan Cehennem'den çıkması için değil Cehennem azabının azaltılması hususunda yapacağı şefaattir. Çünkü o, kâfir olarak ölmüştür.
  5. Bu hadiste zikredilmeyen, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e has daha birçok özellik vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: Kendisine Cevâmiu'l Kelim (veciz konuşma özelliği) verilmiştir, peygamberlerin sonuncusudur, onunla sona ermiştir, saflarımızın meleklerin safları gibi yapılması ona verilmiş özelliklerdendir ve bunlar gibi daha birçok özellikleri vardır.
Kaynakça

صحيح البخاري (1/ 74) (335). صحيح مسلم (1/ 370) (521). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام (ص74). تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين (1/ 94).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

‘’Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiği sırada evimde, rafta bulunan bir miktar arpadan başka, bir canlının yiyebileceği hiçbir şey yoktu. Ben, bir müddet ondan yedim. Uzun bir süre (geçmesine rağmen tükenmediğini görünce) onu tarttım. Tartınca da tükendi.’’

عن عائشة رضي الله عنها قالت: تُوُفِّيَ رسول الله صلى الله عليه وسلم وما في بيتي من شيء يَأكُلُهُ ذُو كَبدٍ إلا شَطْرُ شَعير في رَفٍّ لي، فأكَلتُ منه حتى طال عليَّ، فَكِلْتُهُ فَفَنِيَ.
Âişe -radıyallahu anha-’dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir;‘’Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiği sırada evimde, rafta bulunan bir miktar arpadan başka, bir canlının yiyeceği hiçbir şey yoktu. Ben, bir müddet ondan yedim. Uzun bir süre (geçmesine rağmen tükenmediğini görünce) onu tarttım. Tartınca da tükendi.’’
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Âişe –radıyallahu anha- Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiği zaman evinde biraz arpanın olduğunu haber vermiştir. Belli bir zaman Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in bıraktığı arpadan yemeye devam ediyordu, arpayı tartınca bitti.

Kaynakça

كنوز رياض الصالحين، أ.د. حمد بن ناصر بن عبد الرحمن العمار، دار كنوز إشبيليا، الطبعة الأولى: 1430 هـ. بهجة الناظرين، الشيخ: سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي. نزهة المتقين، د. مصطفى سعيد الخن، د. مصطفى البغا، محيي الدين مستو، علي الشرجبي، محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة الأولى: 1397 هـ 1977 م، الطبعة الرابعة عشرة 1407 هـ 1987م. شرح صحيح البخاري لابن بطال، المؤلف: ابن بطال أبو الحسن علي بن خلف بن عبد الملك، تحقيق: أبو تميم ياسر بن إبراهيم، دار النشر: مكتبة الرشد - السعودية، الرياض، الطبعة: الثانية، 1423هـ - 2003م. رياض الصالحين، د. ماهر بن ياسين الفحل، الناشر: دار ابن كثير للطباعة والنشر والتوزيع، دمشق - بيروت، الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م. صحيح مسلم، المؤلف: مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت. صحيح البخاري، المؤلف: محمد بن إسماعيل أبو عبدالله البخاري الجعفي، المحقق: محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ. المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، المؤلف: أبو زكريا محيي الدين يحيى بن شرف النووي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت، الطبعة: الثانية، 1392.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ümmetimin hepsi Cennet'e girecektir, yüz çeviren müstesna!

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «كُلُّ أُمَّتِي يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ إِلَّا مَنْ أَبَى»، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ، وَمَنْ يَأْبَى؟ قَالَ: «مَنْ أَطَاعَنِي دَخَلَ الْجَنَّةَ، وَمَنْ عَصَانِي فَقَدْ أَبَى».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ümmetimin hepsi Cennet'e girecektir, yüz çeviren müstesna!» Orada bulunanlar; “Ey Allah'ın Rasûlü! Yüz çeviren kimdir?” diye sorunca, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bana itaat eden Cennet'e girer. Bana isyan eden yüz çevirmiş demektir.» diye cevap vermiştir.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- reddedenler dışında ümmetinin hepsinin Cennet'e gireceğini haber vermiştir. Bunun üzerine sahabeler -radıyallahu anhum-: "Ey Allah'ın Rasûlü kim bundan reddeder ki?" diye sordular. Peygamber Efendimiz -aleyhisselam- da şöyle cevap verdi: «Bana tabi olan ve itaat eden kimse Cennet'e gider, isyan edip dinin emir ve yasaklarına boyun eğmeyen kimse de kötü amellerinden dolayı Cennet'e girmekten imtina eder.»

Faydalar
  1. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e itaat etmek Yüce Allah'a itaat, onun emir ve yasaklarını yerine getirmeyip isyan etmek Yüce Allah'a isyan etmektir.
  2. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e itaat etmek Cennet'e, isyan etmek ise Cehennem'e götürür.
  3. Allah'a ve Rasûlüne isyan edenler dışında bu ümmetin itaatkâr olanlarının hepsi Cennet'e girmekle müjdelenmiştir.
  4. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetine olan şefkati ve onların hidayeti için elinden geleni yapması ifade edilmiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (9/ 92) (7280). فيض القدير شرح الجامع الصغير، للمناوي، المكتبة التجارية الكبرى – مصر، الطبعة: الأولى. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ. التيسير بشرح الجامع الصغير، للمناوي، مكتبة الإمام الشافعي، الرياض، ط3.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir su kabı istedi. İçinde birazcık su bulunan, fakat derin olmayan geniş bir kap getirdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini suya soktu. Enes dedi ki: Nebi'nin parmaklarının arasından fışkıran suya bakmaya başladım. O sudan, yetmiş, seksen kadar kişi abdest aldı.

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: حَضَرَتِ الصلاةُ فقامَ مَنْ كان قريبَ الدارِ إلى أَهْلِهِ، وبَقِيَ قَوْمٌ، فأُتِيَ رسولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم بِمِخْضَبٍ مِنْ حِجَارَةٍ، فَصَغُرَ المِخْضَبُ أَنْ يَبْسُطَ فيهِ كَفَّهُ، فتَوَضَّأَ القومُ كلهم. قالوا: كم كنتم؟ قال: ثمانينَ وزيادةً. وفي رواية: أَنَّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم دعا بإناءٍ من مَاءٍ، فأُتِيَ بقَدَحٍ رَحْرَاحٍ فيهِ شَيْءٌ من ماءٍ، فوضعَ أَصَابِعَهُ فيهِ، قال أنس: فَجَعَلْتُ أَنْظُرُ إلى الماءِ يَنْبُعُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ، فَحَزَرْتُ مَنْ تَوَضَّأَ ما بَيْنَ السبعينَ إلى الثمانينَ.
Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: Namaz vakti girince evi yakın olanlar evlerine gittiler. Bazıları da oldukları yerde kaldılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e taştan yapılma bir kap getirdiler. İçine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in eli sığmayacak kadar dar olan bu kaptan orada bulunanların hepsi abdest aldı. Bazıları Enes’e: Orada kaç kişi vardınız? diye sorunca, Enes: Seksen kişiden fazlaydık, dedi. Başka bir rivayette: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir su kabı istedi. İçinde birazcık su bulunan, fakat derin olmayan geniş bir kap getirdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini suya soktu. Enes dedi ki: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in parmaklarının arasından fışkıran suya bakmaya başladım. O sudan, yetmiş ile seksen arasında (bir sayı kadar) kişi abdest aldı.
Bir çok rivayet ile Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama

Enes -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Namaz vakti girdi" Sahabeler Medine'de Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte iken ikindi namazı vakti girmişti. "Mescide yakın oturanlar kalktılar " Yani; bu oldukları yere evleri yakın olaranlar abdest almak için evlerine gittiler. demektir. "Bazıları da oldukları yerde kaldılar", evleri uzak olanlar Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte kaldılar. "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e içinde su bulunan taştan yapılma bir kap getirdiler." Yani; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e içinde azıcık su bulunan taştan yapılmış ufak bir kap getirdiler. Bazı rivayetlerde derin olmayan geniş bir kap olduğu gelmektedir. "İçine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in eli sığmayacak kadar dar olan bu kaptan" Yani; bu küçük kap Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini içine sokmak istediğinde dar geldi. Enes şöyle dedi: Orada bulunan herkes abdest aldı. Enes’e kaç kişi vardınız diye sorduk? Enes: Seksen kişiden fazlaydık, dedi. Yani; Seksen ya da daha fazla kişi.

Kaynakça

دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لابن علان، نشر دار الكتاب العربي، بدون تاريخ. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407هـ - 1987م. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. الطبعة الأولى 1418هـ. كنوز رياض الصالحين، نشر: دار كنوز إشبيليا، الطبعة: الأولى، 1430هـ - 2009م. صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"İsra’ya götürüldüğü gece ona, (biri şarap biri süt olmak üzere) iki kâse getirildi."

عن أبي هريرة رضي الله عنه : أنّ النبيَّ صلى الله عليه وسلم أُتِيَ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ بِقَدَحَيْنِ مِنْ خَمْرٍ وَلَبَنٍ، فَنَظَرَ إِلَيْهمَا فَأَخَذَ اللَّبَنَ. فَقَالَ جِبريل: الحَمْدُ للهِ الَّذِي هَدَاكَ لِلفِطْرَةِ لَوْ أخَذْتَ الخَمْرَ غَوَتْ أُمَّتُكَ.
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre "Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- İsra’ya götürüldüğü gece ona, biri şarap biri süt olmak üzere iki kâse getirildi. O her ikisine de baktıktan sonra sütü aldı. Cebrail -aleyhisselam- ona: Seni fıtrata ileten Allah’a hamd olsun. Eğer şarabı almış olsaydın ümmetin de azmış olacaktı, dedi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi- sallallahu aleyhi ve sellem-’e (iki kâse) getirildi, yani Cibril ‘’İsra’ya götürüldüğü gece ona geldi.’’ ’’Miraç gecesi, biri şarap biri süt olmak üzere iki kâse getirildi.’’ Yani biri şarapla ve diğeri sütle doluydu. ‘’her ikisine de baktı.’’ Sanki ikisinden birisini seçti. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- hayırlı görerek sütü seçti. Sütü aldı ve Cebrail –aleyhisselam- seni fıtrata ileten Allah’a hamd olsun dedi. Yani İslam’ın işaretini ve dosdoğru olanı seçtin. Sütü içenler için kolay, güzel ve temiz olması nedeniyle buna bir işaret kıldı. “Sağlam/temiz bir son:’’ sütü aldığı için sağlam ve temiz bir son oldu. Eğer şarabı almış olsaydın ümmetin de azmış olacaktı, dedi. Bkz. Delilu’l-Fâlihîn (7/207), Riyâzu’s-Salihîn Şerhi (5/462).

Kaynakça

1-بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي. 2-دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين؛ لمحمد بن علان الشافعي، دار الكتاب العربي-بيروت. 3-رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ. 4-شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ. 5-صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبدالله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. 6-صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبدالباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. 7-كنوز رياض الصالحين؛ فريق علمي برئاسة أ.د. حمد العمار، دار كنوز إشبيليا-الرياض، الطبعة الأولى، 1430هـ. 8-نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 15
15 hadis
  1. Muhammed’in canı elinde olan zata yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine iman etmeden ölürse, mutlaka Cehennem ashabından olur!
  2. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: "Sen bizim seyyidimizsin" dedik de, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Es-Seyyid Allah -Tebâreke ve Teâlâ-'dır.» buyurdu. Biz: Sen bizim üstünlük bakımından en faziletlimiz, (eşe, dosta iyilik elini) uzatma ba­kımından da en üstünümüzsün, dedik. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Söylediğinizin hepsi bu veya buna yakın bir söz olsun. Şeytan sizi (mübalağalı övgülerde) koşturmasın!
  3. (Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.
  4. Benden önce hiç kimseye verilmeyen beş şey bana verildi
  5. ‘’Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiği sırada evimde, rafta bulunan bir miktar arpadan başka, bir canlının yiyebileceği hiçbir şey yoktu. Ben, bir müddet ondan yedim. Uzun bir süre (geçmesine rağmen tükenmediğini görünce) onu tarttım. Tartınca da tükendi.’’
  6. Ümmetimin hepsi Cennet'e girecektir, yüz çeviren müstesna!
  7. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir su kabı istedi. İçinde birazcık su bulunan, fakat derin olmayan geniş bir kap getirdiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- elini suya soktu. Enes dedi ki: Nebi'nin parmaklarının arasından fışkıran suya bakmaya başladım. O sudan, yetmiş, seksen kadar kişi abdest aldı.
  8. "İsra’ya götürüldüğü gece ona, (biri şarap biri süt olmak üzere) iki kâse getirildi."
  9. 'Zurayk oğulları Yahudilerinden Lebîd b. A'sam adında bir Yahudi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sihir yaptı. Bundan dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bazı işleri yapmadığı halde o iş kendisine yapıyorum gibi geliyordu.
  10. Canım elinde olana yemin olsun ki, yakın bir zamanda İbn Meryem size adil bir idareci, doğru bir imam olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek ve cizye koyacaktır. Mal o kadar çoğalacak ki kimse malı kabul etmeyecektir
  11. Ben, Bekir oğlu Sa'd kabilesinden Dımâm b. Sa'lebe’yim." dedi
  12. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kırk yaşında iken ilk vahiy indirildi
  13. Yaz, nefsim elinde olan Allah'a yemin olsun ki, bu ağızdan hak olandan başkası çıkmaz
  14. Şüphesiz Allah’tan en çok sakınanınız ve Allah’ı en iyi bileniniz benim
  15. Peygamberlerden hiçbir peygamber yoktur ki, kendisine insanların inanmasını sağlayacak bir mucize verilmiş olmasın

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com