Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, her Müminin kıyamet günü Allah’ın huzurunda tek başına duracağını haber vermektedir. O gün Allah Teâlâ, kuluyla tercüman olmaksızın, aracısız olarak konuşacaktır. İnsan, korkunun şiddetinden sağa ve sola bakacak; belki bir kurtuluş yolu bulup, önünde duran cehennem ateşinden kurtulmak için bir çare arayacaktır. Sağına baktığında sadece yaptığı salih amellerini görür. Soluna baktığında yaptığı kötülüklerden başka bir şey görmez. Önüne baktığında ateşten başka bir şey görmez ve sırattan geçmesi gerektiği için oradan başka yöne doğru sapamaz. Sonra Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Yarım hurma gibi küçük bir şeyle bile olsa, kendinizle Cehennem ateşi arasına sadakalardan ve salih amellerden bir himaye ve koruma koyun.
- Az da olsa sadaka vermek, övülen güzel ahlaka sahip olmak, insanlara nazik davranıp, yumuşak sözle muamele etmek teşvik edilmiştir.
- Allah Teâlâ kıyamet gününde kuluna yakın olacaktır; aralarında hiçbir perde, hiçbir aracı ve bir tercüman olmayacaktır. O halde Mümin, Rabbinin emrine karşı gelmekten sakınmalıdır.
- Bir kimse az da olsa verdiği sadakayı küçümsememelidir. Bu sadaka Cehennem'den onu korur.
صحيح البخاري (9/ 148) (7512). صحيح مسلم (2/ 703) (1016). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين. بهجة الناظرين، لسليم الهلالي (1/ 476). نزهة المتقين، مجموعة من الباحثين (1/ 370). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (2/ 201). بهجة قلوب الأبرار، عبد الرحمن آل سعدي (ص181).