Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ın iyi ve güzel, mukaddes, her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh ve kemal sıfatlar sahibi olduğunu, güzel olanların dışındaki amelleri, sözleri ve inançları kabul etmediğini bize bildirmiştir. Sadece kendisi için ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yoluna uygun olanları kabul eder. O yüzden Allah'a ancak bu şekilde yakınlaşılmalıdır. Müminin amellerinin temiz olmasını sağlayan en büyük sebeplerden biri, yediğinin helâl olmasıdır. Bu şekilde ameli temiz ve bereketli olur. Bu sebeple Allah Teâlâ, peygamberlere emrettiğini Müminlere de emrederek helâl yemelerini ve salih ameller işlemelerini istemiştir. Nitekim şöyle buyurmuştur: {Ey peygamberler! Tertemiz nimetlerden yiyip için, salih amel işleyin. Kuşkusuz ben yaptıklarınızı eksiksiz bilmekteyim.} [Muminun: 51. Ayet] Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Ey iman edenler, size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin.} [Bakara: 172. Ayet] Daha sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir kulun amelinin kabul edilmesine açıkça vesile olan sebeplere ne kadar sarılsa da, haram şeyler yemesinin amelini boşa çıkaracağı ve kabul edilmesine engel olacağı hususunda uyarıda bulunmuştur. Bu vesilelerden bazıları şunlardır: Birincisi: Hac, cihat, aile bağlarını korumak gibi itaat amaçlı uzun yolculuklar yapmaktır. İkincisi: Saçları taranmamış ve dağınık, saçının ve elbiselerinin rengi toprak sebebiyle değişmiş; yani zaruret hâlinde bulunan bir kimse olmasıdır. Üçüncüsü: Dua ederken ellerini semaya kaldırmasıdır. Dördüncüsü: Allah’a O’nun isimleriyle tevessül ediyor ve ısrarla: Ya Rabbi! Ya Rabbi! demesidir. Duaya icabet edilmesi için bütün bu sebepler yerine getirilmiş olmasına rağmen, onun bu duası işitilmez; çünkü yediği, içtiği ve giydiği haramdır ve haramla beslenmiştir. Böyle bir kimsenin duasının kabul edilmesi ne kadar uzak bir ihtimaldir! Ona nasıl icabet edilsin?!
- Allah -Azze ve Celle- zatında, sıfatlarında, fiillerinde ve hükümlerinde kamildir.
- Amelin samimi bir şekilde Allah -Azze ve Celle-'nin rızasını kazanmak ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e uymak için yapılması emredilmiştir.
- İbadet ve salih amelleri teşvik eden şeylerin kullanılması: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Yüce Allah, peygamberlerine emrettiği şeyleri Müminlere de emretmiştir. Eğer bir Mümin bunun peygamberlere emredilen şeylerden olduğunu bilirse, emirleri yerine getirip, onlara uyma hususunda kendinde güç bulur ve cesaretlenir.
- Duanın kabulüne engel olan şeylerden biri de haram yemektir.
- Duanın kabul edilmesinin beş sebebi vardır: Birincisi: Uzun yolculuk yapılması; çünkü bu, kulda tevazu ve kırılganlık hâli meydana getirir ve duanın kabulü için en büyük vesilelerden biridir. İkincisi: Zaruret hâli (muhtaç ve çaresiz durumda olmak). Üçüncüsü: Ellerinin semaya kaldırılması. Dördüncüsü: Allah’a ısrarla dua etmek ve O’nun rububiyetini sürekli zikredilmesi; bu, duanın kabulü için en önemli yollardan biridir. Beşincisi: Yiyeceğin ve içeceğin helal olması.
- Helal ve temiz yemek, salih amel işlemeye yardımcı olan vesilelerden biridir.
- Kâdî şöyle demiştir: ‘el-Tayyib’ (temiz, iyi) kelimesi, kötü ve pis olanın zıddıdır. Allah Teâlâ için bu kullanılırsa; O’nun eksikliklerden uzak ve kötülüklerden münezzeh olduğu kastedilir. Eğer bir kul bu sıfatla nitelendirilirse, bununla kastedilen, ahlaki kusurlardan ve kötü işlerden arınmış, bunların zıddı olan güzelliklerle donanmış olmasıdır. Eğer mal ve mülk bu sıfatla nitelendirilirse, bununla kastedilen, helâl ve en iyi mallardan olmasıdır.
صحيح مسلم (2/ 703) (1015). التحفة الربانية في شرح الأربعين حديثًا النووية، لإسماعيل الأنصاري (ص27). شرح الأربعين النووية، لابن عثيمين (ص141). الأحاديث الأربعين النووية مع ما زاد عليها ابن رجب وعليها الشرح الموجز المفيد (ص22).