Cerîr b. Abdullah -radıyallahu anh- idrarını yaptı, ardından abdest aldı ve ayaklarını yıkamayarak sadece mestlerinin üzerine mesh etti. Etrafındakiler (şaşkınlıkla): "Böyle mi yapıyorsun?!" diye sorunca, o şöyle cevap verdi: "Evet, ben Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in idrarını yaptıktan sonra abdest aldığını ve mestlerinin üzerine mest ettiğini gördüm. Cerîr -radıyallahu anh- abdest âyetinin yer aldığı Mâide sûresinin nüzulünden sonra, geç dönemde Müslüman olmuştu. Bu da mestler üzerine mesh etme hükmünün söz konusu âyetle neshedilmediğine işaret etmektedir.
- Sahabe ve tâbiin Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine uyma hususunda çok hırslı kimselerdi.
- Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: İcmâ konusunda görüşlerine itibar edilen âlimler, ister yolculukta ister evde olsun; ister ihtiyaçtan, ister başka bir sebeple olsun mestler üzerine mesh etmenin caiz olduğu konusunda icma etmişlerdir. Bu nedenle sürekli evde duran bir kadın ve yürüyemeyen bir engelli için de caizdir.
- Cerîr b. Abdullah -radıyallahu anh-'ın fazileti ve hoşgörüsü ifade edilmiştir. Nitekim öğrencilerinin kendisine karşı çıkmalarına, bu konuda yanılmış olsalar bile, tahammül etmiştir.
- Mestler üzerine mesh etmeyi inkâr eden ve bunun neshedildiğini iddia eden kimseye reddiye vardır. Çünkü Cerîr -radıyallahu anh-’ın hadisi, abdest âyetinin nüzulünden sonradır.
- Kendisinin doğru olduğuna inandığı bir husus sebebiyle kendisine itiraz edildiğinde, itiraz edene öfkelenmemesi ve onun itirazını anlayışla karşılayıp, delilini en güzel şekilde açıklaması gerektiğinin beyan edilmiştir.
- İhtiyaç duyulduğunda tarihle (olayın gerçekleştiği zaman bilgisiyle) delil getirilir.
صحيح البخاري (1/ 87) (387). صحيح مسلم (1/ 227) (272). البحر المحيط الثجاج في شرح صحيح الإمام مسلم بن الحجاج (7/ 39).