عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: ما سُئل رسول الله - صلى الله عليه وسلم- شيئا قطُّ، فقال: لا.
وعن أنس رضي الله عنه قال: ما سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم على الإسلام شيئا إلا أعطاه، ولقد جاءه رجل، فأعطاه غنما بين جبلين، فرجع إلى قومه، فقال: يا قوم، أسلموا فإن محمدا يعطي عطاء من لا يخشى الفقر، وإن كان الرجل ليسلم ما يريد إلا الدنيا، فما يلبث إلا يسيرا حتى يكون الإسلام أحب إليه من الدنيا وما عليها.
Câbir ibn Abdillâh -radıyallahu anhuma-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şey istendiğinde asla yok demezdi. Enes -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’den İslâm devrinde bir şey istendiyse onu mutlaka vermiştir. Kendisine bir adam geldi de ona iki dağ arası koyun verdi. Bunun üzerine adam kavmine dönerek: Ey kavmim, Müslüman olun! Vallahi Muhammed öyle ihsanda bulunuyor ki, fakirlikten korkmuyor, demiştir. (Enes -radıyallahu anh- şöyle demiştir) Bir adam ancak dünyayı murad ederek müslüman oluyor. Fakat Müslüman olur olmaz İslâmiyet onun nazarında dünyadan ve dünya üzerindekilerden daha sevimli oluyordu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Hadisin anlamı: Bir kimse, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’den dünya işleriyle alakalı bir şey istediğinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ihsanda bulunmaya engel olmamak için ona hayır dememiştir. Aksine, kendisinde varsa onu vermiş yahut Allah Teâlâ’nın şu emri gereğince ona güzel söz söylemiştir. “İsteyeni de sakın azarlama!” (Duhâ Suresi: 10. Ayet) Buhârî’nin, El-Edebu’l Mufred adlı eserinde Enes -radıyallahu anh-’dan rivayet ettiğine göre Enes şöyle demiştir: “Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, çok merhametli bir kimse idi. Bir kimse O’na geldiği (ve bir şey istediği) zaman ona bunu vadeder ve şayet yanında istediği şey varsa onu ona verirdi.” Şeyh el-Elbânî -rahimehullah-, El-Edebu’l Mufred’e düşmüş olduğu notlarında bu hadis hakkında Hasen Hadis demiştir. Bkz shf:145 Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre; bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o adamı hanımlarına gönderdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları, "Bizim yanımızda sudan başka bir şey yok." dediler. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim bu adamı barındırmak ve misafir etmek ister?» Buhari: 3798 Sehl İbn Sa’d -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre bir kadın yanında bir bürde ile geldi ve Ey Allah’ın Rasûlü! Bunu kendi ellerimle ördüm bunu giy! dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bürdeyi aldı zira onun buna ihtiyacı vardı. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bizim yanımıza üzerinde o bürdesi olduğu halde geldi. O sırada topluluktan bir adam: "Ey Allah’ın Rasûlü! Onu bana giydirir misin (verir misin)?" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Evet” dedi. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o mecliste oturdu. Sonra döndü. O bürdeyi katladı ve o adama gönderdi. Topluluk ona şöyle dedi: "Sen ondan bunu isteyerek iyi bir şey yapmadın. Ve biliyorsun ki O (Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-), isteyeni geri çevirmez." Bunun üzerine adam şöyle dedi: “Vallahi ben ondan bu elbiseyi öldüğüm gün onu kefen yapmaktan başka bir sebeple istemedim.” (hadisi rivayet eden) Sehl -radıyallahu anh- şöyle dedi: ”Bu elbise adamın kefeni oldu.” İşte, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendisinden bir şey isteyen kimse ile muamelesi böyle idi. Yanında varsa şayet kendisinin ona ihtiyacı olsa dahi istediğini ona verirdi. Şayet istediği şey onda yoksa bundan dolayı ondan müsamaha ister yahut ona daha sonra vereceğini vadeder, yahut da ashabından onun için isterdi. İşte bu, O’nun (-sallallahu aleyhi ve sellem-) cömertliğinden ve güzel ahlakından idi.
Kaynakça
بهجة الناظرين، تأليف: سليم بن عيد الهلالي.
تيسير الكريم الرحمن في تفسير كلام المنان، تأليف: عبد الرحمن بن ناصر آل سعدي، تحقيق: عبد الرحمن بن معلا اللويحق، الناشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الأولى، 1420هـ.
صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
صحيح مسلم، تأليف: مسلم بن الحجاج النيسابوري، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.
دليل الفالحين، تأليف: محمد بن علان، الناشر: دار الكتاب العربي.
مرقاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، تأليف: علي بن سلطان القاري، الناشر: دار الفكر، الطبعة: الأولى، 1422هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه مرفوعاً: أنَّ ناسًا من الأنصارِ سألوا رسولَ الله - صلى الله عليه وسلم - فأعطاهم، ثم سألوه فأعطاهم، حتى نَفِدَ ما عنده، فقال لهم حين أنفقَ كلَّ شيءٍ بيده: «ما يَكُنْ عندي من خيرٍ فلن أَدَّخِرَهُ عَنْكُم، ومَنْ يَسْتَعْفِفْ يُعِفِّهُ اللهُ، ومَنْ يَسْتَغْنِ يُغْنِهِ اللهُ، ومَنْ يَتَصَبَّرْ يُصَبِّرْهُ اللهُ. وما أُعْطِيَ أَحَدٌ عطاءً خَيرًا وأَوسع من الصبرِ».
Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak nakledildiğine göre, Ensar'dan bir grup, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler tükenince onlara şöyle dedi: «Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Ensar'dan bazı kişiler Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Elindekiler bitene kadar verdi. Yanında olanı saklayıp onlara vermeme imkânının olmadığını haber verdi. Onlara iffetli olmayı, insanlara muhtaç olmaktan uzak durmayı ve sabrı tavsiye etti. Kim insanların elinde olandan Allah’ın katında olan ile uzak durursa Allah -Azze ve Celle-’nin onu zengin edeceğini haber verdi. Zenginlik gönül zenginliğidir. Eğer bir insan Allah katındakiyle yetinip insanların yanındakinden uzak durursa, Allah onu insanlardan müstağni kılar ve onu izzetli ve insanlardan istemekten uzak kılar. Kim iffetli olup Allah’ın haram kıldığı kadınlardan uzak durursa Allah -Azze ve Celle- onu ve ailesini korur. Kim sabrederse Allah da onu sabrettirir ve ona sabır verir. Hiç bir kimseye, rızık ve diğerleri gibi sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.
Kaynakça
1- نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه 1987م.
2- شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة: 1426ه.
3- بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي.
4- صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه.
5- صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.
6- المعجم الوسيط، نشر: دار إحياء التراث العربي، بيروت – لبنان، الطبعة: الثانية.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سهل بن سعد رضي الله عنه : أن امرأةَ جاءت إلى رسولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم بِبُرْدَةٍ مَنسُوجَةٍ، فقالت: نَسَجتُها بيديَّ لأَكْسُوَكَها، فأخذها النبيُّ صلى الله عليه وسلم محتاجاً إليها، فخرجَ إلينا وإنها إزارُهُ، فقال فلانٌ: اكسُنِيها ما أحسَنَها! فقال: "نعم"، فجلسَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم في المجلسِ، ثم رجع فطَوَاها، ثم أرسلَ بها إليه، فقال له القومُ: ما أحسَنتَ! لبسها النبيُّ صلى الله عليه وسلم محتاجاً إليها، ثم سألته وعَلِمتَ أنه لا يَرُدَ سائلاً، فقال: إني واللهِ ما سألتُهُ لألبِسَها، إنما سألتُهُ لتكُونَ كَفَنِي. قال سهلٌ: فكانت كَفَنَهُ.
Sehl b. Sa'd -radıyallahu anh-'dan rivayet olundu ki; bir kadın Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e dokunmuş bir bürde getirdi. Kadın: Ya Rasûlallah! Bu bürdeyi kendi elimle dokudum, onu sana giydireceğim, dedi. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bürdeyi, ihtiyacından dolayı aldı. Daha sonra Peygamber bu bürdeyi izâr yapıp giymiş olduğu halde bizim yanımıza çıkıp, geldi. Topluluktan bir kimse: Ya Rasûlallah, onu bana giydir, ne güzel bir kıyafet dedi. Allah Rasûlü de peki, diyerek meclise oturdu. Sonra (hücresine) geri döndü ve o bürdeyi çıkarıp katladıktan sonra isteyen kimseye gönderdi. Bunun üzerine mecliste bulunan topluluk adama, sen bu işi güzel yapmadın. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bu bürdeyi ihtiyacından dolayı giymişti. Sen ise Peygamberin hiçbir isteyeni geri çevirmeyeceğini bildiğin halde, O'ndan bu bürdeyi istedin, diye serzeniş ettiler. O zat da, vallahi ben onu başka sebepten değil, ancak öleceğim günde benim kefenim olması için istedim, dedi. Sehl -radıyallahu anh- hakikaten bu bürde o zatın kefeni oldu, demiştir."
Buhârî buna benzer bir şekilde rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadiste Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in başkalarını kendisine isâr/tercih ettiğini görmekteyiz. Zira kendisinin bu bürdeye ihtiyacı olmasına rağmen isteyen kişiye vermiştir. Elbiseyi üzerine hemen giyen peygamberimizin bu davranışı bu bürdeye duyduğu ihtiyacı gösterir. Zira bir kadın gelerek bu bürdeyi hediye edince bir zat çıkarak ne kadar da güzel bir kıyafet ifadesiyle onu talep etmiştir. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de üzerindeki bu bürdeyi çıkarmış, katlayarak kendisinden isteyen zata vermiştir. Hadisi şerh eden bazı alimler bu hadisin salih kulların eşyalarıyla teberrük edilmesine delil olacağını ifade etmişlerdir. Durum böyle olmayıp, bu hadisten anlaşılan O'nun -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zatıyla yapılan bir teberrüktür. Fazilet ve salih olmak konusunda hiçbir kimse peygambere kıyas edilemez. Bunun yanında sahabelerden hiç birisi peygamber dışında içlerinde yaşayan faziletli kimselere bu davranışta bulunmamışlardır. Şayet bu hadisin ifade ettiği şey öyle olsaydı bu hayrı önce onlar yapıp, uygularlardı.
Kaynakça
بهجة شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي.
تطريز رياض الصالحين؛ تأليف فيصل آل مبارك، تحقيق د. عبدالعزيز آل حمد، دار العاصمة-الرياض، الطبعة الأولى، 1423هـ.
تيسير العزيز الحميد في شرح كتاب التوحيد؛ للإمام سليمان بن عبدالله بن محمد بن عبدالوهاب، تحقيق أسامة عطايا، دار الصميعي-الرياض، الطبعة الأولى، 1428هـ.
الجمع بين الصحيحين؛ للإمام محمد بن فتوح الحميدي، تحقيق د. علي البواب، دار ابن حزم.
دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين؛ لمحمد بن علان الشافعي، دار الكتاب العربي-بيروت.
رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين؛ للإمام أبي زكريا النووي، تحقيق د. ماهر الفحل، دار ابن كثير-دمشق، الطبعة الأولى، 1428هـ.
صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبدالله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ.
فتح الباري بشرح صحيح البخاري؛ للحافظ أحمد بن علي بن حجر العسقلاني، دار المعرفة-بيروت.
كنوز رياض الصالحين؛ فريق علمي برئاسة أ.د. حمد العمار، دار كنوز إشبيليا-الرياض، الطبعة الأولى، 1430هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشر، 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن جبير بن مطعم رضي الله عنه قال: بينما هو يسير مع النبي صلى الله عليه وسلم مَقْفَلَه من حُنَيْن، فَعَلِقَهُ الأعراب يسألونه، حتى اضطروه إلى سَمُرَة، فَخَطِفَت رداءه، فوقف النبي صلى الله عليه وسلم فقال: «أعطوني ردائي، فلو كان لي عدد هذه العِضَاهِ نَعَمًا، لقسمته بينكم، ثم لا تجدوني بخيلًا ولا كذابًا ولا جبانًا».
Cubeyr b. Mut'im -radıyallahu anh- şöyle dedi: Huneyn Gazvesi'nden dönüşte Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yürürken bedevi Araplar ısrarla ganimetin taksimini istemeye başladılar. Neticede Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i Semura (denilen dikenli ağacının) altında durmaya zorladılar. Ridası o ağacın dikenlerine takıldı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- durup: «Bana ridamı verin! Şayet şu ağacın dikenleri kadar hayvanım olsaydı, onların tamamını size paylaştırırdım. Sonra siz, benim cimri, yalancı ve korkak olmadığımı görürdünüz!» buyurdu.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Huneyn Gazvesi'nden döndükten sonra ki orası Mekke ile Tâif arasında bir vadidir. O'nunla beraber Cubeyr b. Mutim -radıyallahu anh- da vardı. Birlikte yürürken bedevi Araplar ısrarla ganimetin taksimini istemeye başladılar. Neticede Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i Semura (denilen dikenli ağacının) altında durmaya zorladılar. -Semure ağacı dikenli bir çöl ağacıdır- Ridası o ağacın dikenlerine takıldı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- durup: «Bana ridamı verin! Şayet şu ağacın dikenleri kadar hayvanım olsaydı, -dikenleri olan bir ağaçtır- deve, inek ve koyun gibi hayvanlarım olsaydı onların tamamını size paylaştırırdım. Sonra siz, benim cimri, yalancı ve korkak olmadığımı görürdünüz!» buyurdu.
Kaynakça
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ، 2007م.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الطبعة: الأولى 1418 هـ، 1997م.
إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري، أحمد بن محمد القسطلاني القتيبي، الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر، الطبعة: السابعة 1323 هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عمر رضي الله عنه قال: قَسَمَ رسول الله صلى الله عليه وسلم قَسْمًا، فقلت: يا رسول الله لَغَيْرُ هؤلاء كانوا أحق به منهم؟ فقال: «إنهم خَيَّرُونِي أن يسألوني بالْفُحْشِ، أو يُبَخِّلُونِي ولست بِبَاخِلٍ».
Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir malı taksim etti/bölüştürdü. Ben: “ Ey Allah’ın Rasûlü! Şu kimseler bunlardan daha hak sahibidirler!” dedim. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Bu kimseler çirkin sözlerle benden mal almak ile beni cimriliğe nispet etmek arasında tercihte bıraktılar. Ben, cimri değilim.” buyurdular.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir malı insanlardan bir kısmına bu maldan vererek diğer bir kısmına da vermeyerek taksim etti. Ömer -radıyallahu anh-, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: Malı, kendilerine mal verilmeyen kimselere verebilirdin, çünkü onlar daha hak sahibidirler, dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: “İmanlarının zayıflığı sebebiyle bu kimseler benden kaba bir şekilde mal istediler. Beni, malı onlara taksim etmekle cimriliğe nispet edilmek arasında bıraktılar." dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- cimriliğin O’nun ahlakından olmaması ve idare etmenin ve kaynaştırmanın O’nun ahlakından olması sebebiyle malı onlara vermeyi tercih etti.
Kaynakça
المسند الصحيح (صحيح مسلم), تأليف: مسلم بن حجاج النيسابوري, تحقيق: محمد فؤاد عبدالباقي, دار إحياء التراث العربي.
تاج العروس من جواهر القاموس, تأليف: محمد بن محمد الزبيدي, تحقيق: مجموعة من المحققين, الناشر: دار الهداية.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين, تأليف: سليم بن عيد الهلالي, دار ابن الجوزي.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين, تأليف: مصطفى الخن ومصطفى البغا ومحي الدين مستو وعلي الشربجي ومحمد لطفي, مؤسسة الرسالة, ط 14 عام 1407 - 1987.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَجْوَدَ النَّاسِ، وَكَانَ أَجْوَدُ مَا يَكُونُ فِي رَمَضَانَ حِينَ يَلْقَاهُ جِبْرِيلُ، وَكَانَ يَلْقَاهُ فِي كُلِّ لَيْلَةٍ مِنْ رَمَضَانَ فَيُدَارِسُهُ القُرْآنَ، فَلَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَجْوَدُ بِالخَيْرِ مِنَ الرِّيحِ المُرْسَلَةِ.
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan'da Cebrâil'in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, Ramazan'ın her gecesinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile buluşur, (karşılıklı) Kur'an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların en cömerdiydi ve ramazan ayında da çok cömert davranırdı. İhtiyacı olana verirdi ve bu cömertliğinin artmasının sebebi de şu iki şeydi:
Birincisi: Cebrâîl -aleyhisselam- ile görüşmesi.
Diğer husus ise: Ezbere okumak suretiyle Kur’an’ı birbirlerine okuyup müzakere etmeleriydi.
Böylece Cebrâîl -aleyhisselâm- Kur'an'dan vahyedilen her şeyi onunla birlikte okur ve müzakere ederdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hayır hususunda ikram sahibi, cömert, daha çok veren bir kimseydi. Allah'ın yağmur ve rahmetle gönderdiği güzel rüzgârdan daha hızlı insanlara fayda sağlardı.
Faydalar
- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in itaat ve salih amel mevsimi olan ramazan ayına özel elinin daha da açık olması, cömertliğinin genişliği anlatılmıştır.
- Her zaman cömert olmak teşvik edilmiş ve ramazan ayında bunun daha fazla olması müstehap görülmektedir.
- Ramazan ayında cömertçe hayır yollarında harcamak, bağış yapmak, ihsanda bulunmak ve çokça Kur’an okumak teşvik edilmiştir.
- İlmin korunmasının vesilelerinden biri de onu ilim talebeleri ve âlimlerle birlikte müzakere etmek ve beraber okumaktır.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 8) (6).
صحيح مسلم (4/ 1803) (2308).
شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (5/ 275).
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين (2/ 870).
بهجة الناظرين، لسليم الهلالي (2/ 364).
كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com