عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: «أَجْرَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ما ضُمِّرَ مِن الْخَيْل: مِنْ الْحَفْيَاءِ إلَى ثَنِيَّةِ الوَداع، وَأَجْرَى ما لَمْ يُضَمَّرْ: مِنْ الثَّنِيَّةِ إلَى مسجد بني زُرَيْقٍ. قَال ابن عمر: وَكنْتُ فِيمَن أَجْرى. قَالَ سفيان: مِن الْحَفْيَاء إلى ثَنِيَّة الوداع: خمسة أمْيال، أو سِتَّة، ومن ثَنِيَّة الوداع إلى مسجد بني زُرَيْقٍ: مِيلٌ».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- idmana çekilmiş ve zayıflatılmış atları el-Hafyâ'dan başlayıp Seniyyetu'l-Vedâ'ya kadar koşturtup yarıştırdı. Diğer defa da idmana çekilmemiş atları Seniyye'den tâ Benû Zurayk Mescidi'ne kadar koşturtup yarıştırdı. İbn Ömer: Ben de koşturup yarış edenler içinde idim, demiştir. Sufyân şöyle demiştir: el-Hafyâ'dan Seniyyetu'l-Vedâ'ya kadar beş yada altı mil; Seniyye ile Benû Zurayk Mescidi arası bir mildir.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- cihada hazırlanır ve sebeplerine sarılırdı. Allah Teâlâ'nın şu buyruğu ile amel ederdi: " Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı korkutursunuz" (Enfal suresi: 60) Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- atları idmanlı hale getirir ve atlara iyi binmeyi öğrenmeleri için ashabına atlara binip yarış yapma eğitimi verirdi. Atlar üzerinde vur kaç tekniğini öğretir ve bazen öğrenip deneyimli olmaları için idmanlı atlarla hızlı şekilde yarışmayı bazende idmansız atlarla yarışmayı takdir ederdi. Böylelikle sahabeler cihada hazır olurlardı. Bundan dolayı güçlenene kadar itidalli bir şekilde yedirilip aç bırakılmış atlar üzerinde yaklaşık altı mil yarış yaptırırdı. Bazende bir mil bu özelliklere sahip olmayan atlar üzerinde yarış yaptırırdı. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhu- bu yarışlara katılan sahabenin gençlerinden birisiydi.
Kaynakça
- صحيح البخاري، دار طوق النجاة، ط. 1422هـ.
- صحيح مسلم، ط. دار إحياء التراث العربي، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي.
- تيسير العلام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ عبد الله البسام، ت: صبحي الحلاق، مكتبة الصحابة، الطبعة العاشرة، 1426هـ.
- الإعلام بفوائد عمدة الأحكام، لابن الملقن، المحقق: عبد العزيز بن أحمد بن محمد المشيقح، دار العاصمة للنشر والتوزيع، المملكة العربية السعودية الطبعة: الأولى، 1417 هـ - 1997م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سلمة بن الأكوع رضي الله عنه قال: «أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَيْنٌ مِنْ الْمُشْرِكِينَ، وَهُوَ فِي سَفَرِهِ، فَجَلَسَ عِنْدَ أَصْحَابِهِ يَتَحَدَّثُ، ثُمَّ انْفَتَلَ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم : اُطْلُبُوهُ وَاقْتُلُوهُ فَقَتَلْتُهُ، فَنَفَّلَنِي سَلَبَهُ».
فِي رِوَايَةٍ «فَقَالَ: مَنْ قَتَلَ الرَّجُلَ؟ فَقَالُوا: ابْنُ الأَكْوَعِ فَقَالَ: لَهُ سَلَبُهُ أَجْمَعُ».
Seleme b. Ekva' -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir seferde iken müşrikler tarafından bir casus geldi de sahâbîlerin yanına oturdu ve onlarla konuşmaya durdu. Sonra (devesine binerek) dönüp gitti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu arayıp bulun ve öldürün!» buyurdu. O casusu, Seleme b. Ekva' (arkasından gidip) öldürdü. Peygamber de casusun devesini ve üzerindeki eşyasını Seleme'ye (ganîmet payından) fazla bir atiyye olmak üzere verdi. Başka bir rivayette: «Adamı kim öldürdü?» diye sordu. Sahabeler: İbn Ekva' (öldürdü) dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onun bütün malı Seleme'nindir.» buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadis kendileriyle savaşılan kâfirlerden birisinin müslümanların aleyhine casusluk yapmasının İslamdaki hükmünü açıklamaktadır. Seleme b. Ekva' -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Müşrikler tarafından bir casus Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi. Casus olan kimse göz olarak isimlendirilir. Çünkü işi gözetlemek ya da gözetlemeye çok ihtimam edip, vaktini bu yolda harcamaktır. Sanki bütün bedeni göz gibi olmuştur. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- seferde iken olmuştur. Casus gelip Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabının yanına oturup onlarla konuşmaya başlamıştır. Sonra kalkıp gitmiştir. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Onu arayıp bulun ve öldürün!» buyurdu, ben de öldürdüm. Yani onu arayıp buldum ve öldürdüm demektir. "Bana verdi", yani; bana ganimet olarak verdi. Ganimetten o adama ait olan şeyi verdi ve Seleme'nin kendi payına ilave edildi. "O adamdan aldılar"; o adamın üzerindeki elbisesini, silahını aldılar. Çünkü ondan çekilip alındığı için "Selb" olarak isimlendirilir. Hadiste geçen selb kelimesinin anlamına; binek, semer, diğer aletler, devenin üzerindeki mal, altın ve gümüş de girer.
Kaynakça
- صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
- صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
- تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار علماء السلف، الطبعة: الثانية 1414هـ.
- الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل بن محمد الأنصاري، دار الفكر، دمشق، الطبعة: الأولى 1381هـ.
- عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ، 1988م.
- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
كشف اللثام شرح عمدة الأحكام -محمد بن أحمد بن سالم السفاريني -اعتنى به تحقيقا وضبطا وتخريجا: نور الدين طالب-وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية - الكويت، دار النوادر – سوريا-الطبعة: الأولى، 1428 هـ - 2007 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما «أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم قَسَمَ فِي النَّفَلِ: لِلْفَرَسِ سَهْمَيْنِ، وَلِلرَّجُلِ سَهْمًا».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ganimet mallarını dağıtırken at için iki hisse, asker için bir hisse ayırdı.”
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ganimet mallarını dağıtırken at için iki hisse, asker için bir hisse ayırdığını haber vermiştir. Çünkü savaşta atın düşmanı kırıp geçirmesi ve ona olan ihtiyaç, kişinin at olmadan tek başına savaşmasından daha fazladır. Kur'ân-ı Kerim de buna işaret etmektedir. Allah -Azze ve Celle- şöyle buyurmuştur: "Sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun!" (Âdiyât Suresi: 3-5). Bu hususta atlara sena edilip övülmüştür. Savaşta onlardan müstağni kalınamayacağına işaret vardır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Atın alnına Kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır.» buyurmuştur.
Kaynakça
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار علماء السلف، الطبعة: الثانية 1414هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، إسماعيل بن محمد الأنصاري، دار الفكر، دمشق، الطبعة: الأولى 1381هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عَبْدُ الله بن عمر رضي الله عنهما «أَنَّ رَسُولَ الله صلى الله عليه وسلم كَانَ يُنَفِّلُ بَعْضَ مَنْ يَبْعَثُ فِي السَّرَايَا لأَنْفُسِهِمْ خَاصَّةً سِوَى قَسْمِ عَامَّةِ الْجَيْشِ».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gönderdiği seriyyelerin bazılarına ordunun geneline yapılan taksimden ayrı olarak nefel (ganimetten mal) verirdi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, gönderdiği seriyyelerin bazılarına ordunun geneline yapılan taksimden ayrı olarak ganimetten pay verdiğini haber vermiştir. Bunu onları cihada teşvik etmek ve cesaretlendirmek için yapmıştır.
Kaynakça
- صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة: الأولى 1422هـ.
- صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
- تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار علماء السلف، الطبعة: الثانية 1414هـ.
- عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عمر بن الخطاب رضي الله عنه قال: «كانت أموال بَنِي النَّضِيرِ: مِمَّا أَفَاءَ الله على رسوله صلى الله عليه وسلم مِمَّا لم يُوجِفْ الْمسلمون عليه بِخَيْلٍ وَلا رِكَابٍ وكانت لرسول الله خالصاً، فكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يَعْزِلُ نفقة أَهْلِهِ سَنَةً، ثُمَّ يجعل مَا بقي في الْكُرَاعِ، وَالسلاحِ عُدَّةً فِي سبيل الله عز وجل ».
Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Nadîroğulları'nın malları Allah -Celle Celâluhu-'nun peygamberine verdiği ganimetlerdir. Müslümanların at ve deveye binerek sürmedikleri mallardır. Sadece Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e özeldir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, ailesinin bir yıllık yiyeceğini ayırırdı. Sonra kalanı atlara, silahlara ve Allah -Azze ve Celle- yolunda savaş hazırlığına ayırırdı.''
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye muhacir olarak geldiği zaman, etrafında Yahudi topluluklar gördü, onları çağırdı. Dinleri üzere kalmalarına, O'nunla savaşmayacaklarına ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı düşmanlarına yardım etmeyeceklerine dair onlarla anlaşma yaptı. Sahabeden Amr b. Ümeyye ed-Damrî -radıyallahu anh- Âmiroğulları'ndan iki adamı öldürdü. Onları Müslümanların düşmanı zannediyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iki adamın diyetini vermeyi üstlendi. Nadîroğulları'nın yaşadığı köye doğru iki diyet için onlardan yardım istemeye gitti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların çarşılarından birinde oturup onlardan yardım beklerken anlaşmayı bozup onu öldürmek istediler. Onların hainliğini bildiren vahiy semadan geldi. Onlara ve sahabesinden hazır olanlara sanki ihtiyaç gidermeye gidermiş gibi onların köylerinden çıktı. Medine'ye yöneldi. Sahabelerinin üzerine ağır hareket edince O'nun arkasından çıktılar ve onlara Yahudilerin -Allah Teâlâ onları kötü yapsın- hainliğini haber verdi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onları köylerinde altı gün abluka altına aldı. Taki Şam'a, Hîra'ya ve Hayber'e çıkmaları için aralarında anlaşma yapılana kadar. Onların malları; savaşmadan ve müslümanlara da hiçbbir zorluk bulaşmaksızın elde edilen soğuk ganimet oldu. (Bunlar;) Müslümanların at ve deveye binerek sürmedikleri (kolayca elde ettikleri) mallardır. Onların malları; Allah ve Rasûlü'nündür. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu mallardan ailesinin yiyecek olması için bir yıllık kadarını ayırır, kalan kısmını da Müslümanların genel ihtiyaçları için harcardı. O zaman bu maslahatların en uygun olanı cihad için silahlar ve atlar hazırlamaktı. Her vakit genel maslahatlar için uygun olan harcama yerleri vardır.
Kaynakça
1- صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
2- صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
3- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
4- تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار علماء السلف، الطبعة: الثانية 1414هـ.
5- عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي قتادة الأنصاري رضي الله عنه قال: «خَرَجْنَا مَعَ رَسُول الله صلى الله عليه وسلم إلَى حُنَيْنٍ -وَذَكَرَ قِصَّةً- فَقَالَ رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم : مَنْ قَتَلَ قَتِيلاً لَهُ عَلَيْهِ بَيِّنَةٌ فَلَهُ سَلَبُهُ» قَالَهَا ثَلاثاً.
Ebu Katâde el-Ensârî -radıyallahu anh- şöyle söylemiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Huneyn’e çıktık (dedi ve) –kıssayı zikretti- ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Her kim düşmandan birini öldürür ve bu konuda (onu öldürdüğüne dair) bir delili olursa onun şahsî eşyası o kimseye ait olur.» Bunu üç kez tekrarladı.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Huneyn Savaşı günü; «Her kim düşmandan birini öldürür ve bu konuda bir şahidi yahut bir delili olursa onun şahsî eşyası o kimseye ait olur. Öldürülenin elbiseleri ve silahı onundur.» buyurdu. «Üzerine binip savaştığı bineği de onundur.» Ebû Katâde -radıyallahu anh- bir adamı öldürdü. Etrafındakilere ben birini öldürdüm dedi. Bunu bilenlerin üzerine yemin ederek bana bu konuda şahit olun dedi, bunu da üç defa tekrarladı.
Kaynakça
1- صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
2- صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
3- خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، فيصل بن عبد العزيز المبارك، الطبعة: الثانية 1412هـ، 1992م.
4- الإفهام في شرح عمدة الأحكام لابن باز، تحقيق: سعيد القحطاني، مؤسسة عبد العزيز بن باز الخيرية، الرياض، الطبعة: الأولى 1435هـ.
5- الإلمام بشرح عمدة الأحكام، إسماعيل بن محمد الأنصاري، دار الفكر، دمشق، الطبعة: الأولى 1381هـ.
6- تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، دار الميمان، الطبعة: الأولى 1426هـ، 2005م.
7- تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار المنهاج، الطبعة: 1427هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعًا: «غَزَا نَبِيٌّ مِن الأَنبِيَاء -صلوات الله وسلامه عليهم- فقال لقومه: لاَ يَتبَعَنِّي رجُل مَلَك بُضْعَ امرَأَةٍ وَهُوَ يُرِيدُ أنْ يَبنِي بِهَا وَلَمَّا يَبْنِ بِهَا، وَلاَ أحَدٌ بَنَى بُيُوتًا لم يَرفَع سُقُوفَهَا، ولاَ أَحَدٌ اشتَرَى غَنَمًا أو خَلِفَات وهو يَنتظِرُ أَولاَدَها، فَغَزَا فَدَنَا مِنَ القَريَةِ صَلاةَ العَصر أو قَرِيباً مِن ذلك، فَقَال للشَّمسِ: إِنَّك مَأمُورَة وأَنَا مَأمُور، اللَّهُمَّ احْبِسْهَا عَلَينَا، فَحُبِسَتْ حَتَّى فَتَحَ الله عليه، فَجَمَع الغَنَائِم فَجَاءَت -يعني النار- لِتَأكُلَهَا فَلَم تَطعَمها، فقال: إِنَّ فِيكُم غُلُولاً، فَليُبَايعنِي مِنْ كُلِّ قَبِيلَة رجل، فَلَزِقَت يد رجل بِيَدِهِ فقال: فِيكُم الغُلُول فلتبايعني قبيلتك، فلزقت يد رجلين أو ثلاثة بيده، فقال: فيكم الغلول، فَجَاؤوا بِرَأس مثل رأس بَقَرَةٍ من الذَّهَب، فَوَضَعَهَا فجاءت النَّارُ فَأَكَلَتهَا، فَلَم تَحِلَّ الغَنَائِم لأحَدٍ قَبلَنَا، ثُمَّ أَحَلَّ الله لَنَا الغَنَائِم لَمَّا رَأَى ضَعفَنَا وَعَجزَنَا فَأَحَلَّهَا لَنَا».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:"Peygamberlerden -aleyhimusselam- biri, gazveye çıktı da kavmine: "Nikâhla bağlanıp, gerdeğe girmek istediği halde henüz gerdek yapmadığı kadını olan benimle gelmesin, bina yapıp henüz çatısı atılmamış inşaatı olan da gelmesin, keza gebe koyun veya develer satın alıp doğurmalarını bekleyeniniz varsa o da gelmesin" dedi.Gazveye çıktı. Derken tam ikindi namazı sırasında veya buna yakın bir zamanda (fethedeceği) beldeye yaklaştı. Güneş'e: "Sen bir memursun, ancak ben de bir memurum" dedi ve Allah'a yönelerek: "Ey Rabbim, şu güneşi bize durdur diye dua etti. Güneş, o yerlerin fethini Allah müyesser kılıncaya kadar durduruldu. Sonra elde edilen ganimetleri topladılar. Toplanan ganimetleri yemek üzere ateş geldi. Fakat ateş bu ganimetleri yakmadı. Bunun üzerine Peygamber: "İçimizde ganimetten çalan bir hırsız var, her kabileden bir kişi bana biat etsin!" dedi. Bu suretle ona biat etmeye başladılar. Derken bir adamın eli peygamberin eline yapışıp kaldı."Hırsız bu kabilede. Kabilenin her ferdi bana teker teker biat etsin !" dedi. Biat etmeye başladılar. İki veya üç kişinin eli O'nun eline yapıştı kaldı. "Ganimet hırsızı sizde" dedi. Öküz başı kadar iri bir altın getirdiler. Ganimet yığınının içine o da atıldı. Ateş gelip ganimeti yaktı. Bilesiniz ki, bizden önce hiçbir ümmete ganimet helal kılınmamıştır. Allah, ganimetleri sadece bize helâl kıldı. Bu da, bizde gördüğü aczimiz ve zayıflığımız sebebiyledir."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- geçmiş peygamberin-aleyhimu'ssalatu ve's selam- birisinden haber vermiştir. Bir toplulukla cihad etmekle emrolunmuş ancak nikahlanıpta gerdeğe girmeyen kim varsa, bina yapıp henüz çatısı atılmamış inşaatı olan kim varsa, keza gebe koyun veya develer satın alıp doğurmalarını bekleyen kim varsa onunla gelmelerini yasaklamıştır. Çünkü bu insanlar bu işleri meşguldürler. Yeni evlenen adam gerdeğe girmediği hanımıyla meşgul olup, hanımına özlem duymaktadır. Aynı şekilde bina yapıp henüz çatısını atmamış olan kimse de kendisi ve ailesinin oturacağı bu evle meşguldür. Koyun ve develeri olanda onlarla meşgul olup yavrularını beklemektedir. Cihadda insanın boş olması gerekir. Cihaddan başka önemli bir işi olmaması gerekir. Sonra bu peygamber gazveye çıkmış ikindi namazından sonra o savaşacağı kavme ulaşmıştır .Fakat akşam olmak üzeredir. Eğer gece olursa kazanamamaktan korkmuştur. Güneşle konuşmaya başlamış ve güneşe: Sen bir memursun, ben de bir memurum demiştir. Güneşin görevli oluşu kevnî, peygamberin görevli oluşu ise dinidir. Peygamber cihad etmekle, güneş ise Allah -azze ve celle-'nin emrettiği gibi hareket etmekle görevlidir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir." (Yasin Suresi: 38). Allah -azze ve celle- güneşi yarattığından beri öne gitmeden, geriye kalmadan, inmeden ve kalkmadan emredildiği şekilde hareket etmektedir. "Ey Rabbim, şu güneşi bize durdur diye dua etti.Allah Teâlâ, güneşi, peygamber savaşıp, çok ganimetler elde edene kadar durdurup, vaktinde batırmadı. Ganimetleri topladı. Geçmiş ümmetlerde savaşanlar için ganimetlerden almak helal değildi. Allah'a hamd olsun ki ganimetin helal oluşu bizim ümmetimizin özelliklerindendir. Geçmiş ümmetlerde ganimet malları bir araya toplanırdı. Eğer Allah onlardan bunu kabul ederse gökten bir ateş iner ve o ganimeti yakardı. Ganimetler toplanmış ama gökten ateş inip, yakmamıştı. Bunun üzerine peygamber, aranızda bu maldan çalan var dedi. Sonra her kabileden bir kişinin, aralarında hırsız olmadığı hususunda kendisine biat etmesini emretti. Aralarında hırsız olmadığına biat ederken birisinin eli peygamber -aleyhiselam-'ın eline yapışıp kaldı. Bu kimsenin eli yapışınca hırsız sizin kabilede dedi. Sonra bu kabiledeki herkesin tek tek biat etmesini emretti. Bu kabiden iki yada üç kişinin eli yapışıp kaldı. Sizde çalıntı ganimet malı var dedi. Sonra onlar öküz başı büyüklüğünde sakladığı altını getirdiler. Sonra ganimet mallarının üzerine koyduklarında ateş gelip o malları yok etti.
Kaynakça
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ.
رياض الصالحين، للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ.
رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ.
كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ.
شرح رياض الصالحين، للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سَلَمَة بن الأكْوَع رضي الله عنه قال: مَرَّ النبي صلى الله عليه وسلم على نَفَرٍ يَنْتَضِلُون، فقال: «ارْمُوا بَنِي إسماعيل، فإن أبَاكُم كان رَامِياً».
Seleme b. Ekva' -radıyallahu anh- şöyle demiştir:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ok yarışı yapan bir topluluğun yanından geçti ve “Ey İsmailoğulları! Haydi, ok atınız. Sizin babanız da mahir bir ok atıcısıydı.''
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Seleme b. Ekva' -radıyallahu anh- şöyle demiştir:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- birbirlerine üstün gelir diye ok yarışı yapan bir topluluğun yanından geçti.Onların bu yaptığını onayladı.Bilakis ''Ey İsmailoğulları! Haydi, ok atınız''diyere teşvik etti.Atıcılığa devam edin ve bunu koruyun.Ey İsmailoğulları Allah Teâlâ'nın sizin üzerinize olan nimetlerinden biri -Arapları kast ediyor- Çünkü babanız İsmail b. İbrahim -Aleyhisselam- de çok iyi ve güzel et atardı.''
Kaynakça
كنوز رياض الصالحين, بإشراف حمد العمار, دار كنوز إشبيليا, الطبعة الأولى, 1430هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407هـ 1987م.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي.
صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com