İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Hedy Kurbanı ve Kefaretler

5 hadis

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun eti­ni, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."

عن علي بن أبي طالب رضي الله عنه قال: «أَمَرَنِي رَسُول اللَّهِ -صلَّى الله عليه وسلَّم- أَن أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ، وَأَن أَتَصَدَّقَ بِلَحمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا، وَأَن لا أُعْطِيَ الجَزَّارَ مِنهَا شَيْئًا».
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun eti­ni, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Veda Haccı'nda Mekke'ye yöneldiğinde yanında kurbanlık hayvanı da vardı. Ali b. Ebî Tâlib -radıallahu anh- da Yemen'den geldi ve yanında kurbalık hayvanı vardı. Bu hayvan, fakirler ve yoksullar için sadakaydı. Kurban edecek kimselerin, onun üzerinde tasararuf hakkı ya da ondan bir şeyi değiş tokuş yapma hakkı yoktur. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ali -radıyallahu anh-'ın, hayvanı kesen kasaba ameli karşılığında hayvandan birşey vermesini yasakladı. Ancak kasabın ücretini, hayvanın eti, derisi ve çulu hariç başka bir şeyle verdi.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında Beytullah'a kurbanlık koyun hediye etti."

عن عائشة رضي الله عنها قالت: «أَهدَى رسول الله صلى الله عليه وسلم مَرَّةً غَنَمًا».
Âişe -radıyallahu anha-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında Beytullah'a kurbanlık koyun hediye etti."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Beytullah'a en çok deve kurbanı gönderiyordu. Çünkü faydası daha büyük ve ecri daha çoktu. Âişe -radıyallahu anha- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir keresinde koyun kurbanı hediye ettiğinden haber vermiştir. Behimetu'l Enâm (koyun, sığır, deve cinsi) hediye etmek caizdir. Bu hayvanlarda, Allah'ın şiarını izhar etme ve O'nun rızasını kazanmak için kan akıtmak vardır. Bu da iki ibadeti içerir. Sadaka ve O'nun rızası için kan dökmek. Daha önceleri putlar ve tağutlar için kan dökülürdü.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ تنبيه الأفهام شرح عمدة لأحكام لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426ه عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408 هـ. الإفهام في شرح عمدة الأحكام (شرح على متن عمدة الأحكام لشيخ الإسلام الإمام عبد الغني المقدسي - رحمه الله - (541 - 600هـ))، المؤلف: عبد العزيز بن عبد الله بن باز، حققه واعتنى به وخرج أحاديثه: د. سعيد بن علي بن وهف القحطاني، الناشر: توزيع مؤسسة الجريسي. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423 هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kurbanlık develerinin gerdanlıklarını ellerimle ördüm, sonra o develeri işaret­ledim, boyunlarına gerdanlık taktı -ya da taktım- ve sonra Beytullah'a gönderdi. (Kendisi de) Medine'de kaldı, ama (bununla) kendisine helâl olan hiç bir şey haram olmadı.

عائشة رضي الله عنها قالت: «فَتَلْتُ قَلَائِدَ هَدْيِ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم ، ثم أَشْعَرْتُها وَقَلَّدَهَا -أو قَلَّدْتُها-، ثم بعث بها إلى البيت، وأقام بالمدينة، فما حَرُمَ عليه شيءٌ كان له حِلًّا».
Âişe radıyallahu anha- şöyle dedi: Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kurbanlık develerinin gerdanlıklarını ellerimle ördüm, sonra o develeri işaret­ledim, boyunlarına gerdanlık taktı -ya da taktım- ve sonra Beytullah'a gönderdi. (Kendisi de) Medine'de kaldı, ama (bununla) kendisine helâl olan hiç bir şey haram olmadı.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Beytullah'ı takdis ve tazim ediyordu. Kendisi gitmediği zamanda bile Beytullah'ı tazim ettiği için ve etrafında ona komşu olanlara ikram olsun diye kurbanlık hayvan gönderiyordu. Kurban gönderdiğinde insanlar Beytullah'a gönderilen kurban olduğunu bilsinler diye onlara işaret koyar ve gerdanlık takarlardı ki, kurbanlara ihtiram etsinler ve kötü muamelede bulunmasınlar. Âişe -radıyallahu anha- kendisinin, gerdanlıkları elleri ile ördüğünü söyleyerek bu haberi kuvvetlendirmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kurbanı, Beytullah'a gönderdiğinde Medine'de kaldı. İhramlı olan kimsenin kadınlardan, koku sürmekten, dikişli elbise giymek ve benzeri yasaklardan kaçındığı gibi kaçınmadı. Bilakis ihramda olmadığı zamandaki gibi her şey ona helal olduğu şekilde hareket etti.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، محمد بن صالح العثيمين ، مكتبة الصحابة، الإمارات، الطبعة: الأولى 1426هـ. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem,- kur­banlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve ona: «Deveye bin!» buyurdu. O zât: Bu kurbanlıktır (nasıl binerim)? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (kurbanlık) deveye bin!» buyurdu. O zâtın bindiğini gördüm. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peşine düştü.

عن أبي هريرة رضي الله عنه «أن نبي الله صلى الله عليه وسلم رأى رجلا يَسُوقُ بَدَنَةً، فقال: اركبها، قال: إنها بَدَنَةٌ، قال اركبها، فرأيته رَاكِبَهَا، يُسَايِرُ النبي صلى الله عليه وسلم ». وفي لفظ: قال في الثانية، أو الثالثة: «اركبها وَيْلَكَ أو وَيْحَكَ».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kur­banlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve ona: «Deveye bin!» buyurdu. O zât: Bu kurbanlıktır (nasıl binerim)? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (kurbanlık) deveye bin!» buyurdu. O zâtın bindiğini gördüm. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peşine düştü. Hadisin başka bir lafzında: İkincisi ya da üçüncüsünde: «Yazıklar olsun sana! Bin şu deveye!» buyurdu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kur­banlık devesini çekip götüren bir kimse gördü ve o kimsenin bu deveye binmeye ihtiyacı vardı. O adama: «Deveye bin!» buyurdu. Onların nazarında hac kurbanının değeri büyüktü ve deveye binmeye yönelmedi. Beytullah'a hediye edilmiş bir kurbandır dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem,- ikinci ya da üçüncü kez tekrarladı ve hitabını sertleştirerek «Deveye bin!» dedi.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ. تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426ه. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم، لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım kurban getirmezdim. Eğer, beraberimde kurbanlığım olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım.» dedi.

عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: «أَهَلَّ النبيُّ صلى الله عليه وسلم وأصحابُه بالحج، وليس مع أحد منهم هَدْيٌ غير النبي صلى الله عليه وسلم وطلحة، وقدم علي رضي الله عنه من اليمن. فقال: أَهْلَلْتُ بما أَهَلَّ به النبي صلى الله عليه وسلم فأمر النبي صلى الله عليه وسلم أصحابه: أن يجعلوها عمرة، فيطوفوا ثم يُقَصِّرُوا ويَحِلُّوا، إلا من كان معه الهَدْي، فقالوا: ننطلق إلى مِنًى وَذَكَرُ أَحَدِنَا يَقْطُرُ؟ فبلغ ذلك النبي - صلى الله عليه وسلم- فقال: لَوِ اسْتَقْبَلْتُ من أَمْرِي مَا اسْتَدْبَرْتُ ؛ ما أَهْدَيْتُ ، ولولا أن معي الهَدْيَ لَأَحْلَلْتُ. وحاضت عائشة. فَنَسَكَتْ المنَاسِك كلها، غير أنها لم تَطُفْ بالبيت. فلما طَهُرت وطافت بالبيت قالت: يا رسول الله، تَنْطَلِقُونَ بحج وعمرة، وأنطلق بحج؟ فأمر عبد الرحمن بن أبي بكر: أن يخرج معها إلى التَّنْعِيمِ ، فاعتمرت بعد الحج».
Cabir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: (Veda haccında), Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı, hac için ihrama girdikleri vakit, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Talha hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. O sırada Ali -radıyallahu anh- Yemen'den geldi ve: "Ben de Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in niyet ettigi şeye niyet ederek ihrama girdim." deyip katıldı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına (bu haclarını) umreye çevirmelerini, tavaf yapmalarını, (sa'y yapmalarını), sonra beraberinde kurbanlığı olanlar hariç, saçlarını kısaltarak ihramdan çıkmalarını emretti. Bir kısmı itiraz ederek: "Yani henüz zekerlerimizden meni damlarken (cenabetken) Mina'ya mı gidecegiz?" dediler. Bu söz Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaşmıştı: «Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım kurban getirmezdim. Eğer, beraberimde kurbanlığım olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım.» dedi. Bu sırada Aişe -radıyallahu anha- hayız oldu. Beytullah'ı tavaf hariç, haccın bütün menasikini (ibadetlerini) yerine getirdi. Temizlenince de tavafı yaptı. Dedi ki: " Ya Rasûlallah! Sizler hem umre, hem de hac yapmış olarak buradan ayrılacaksınız, ben ise sadece hacla ayrılacağım!" Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (erkek kardeşi) Abdurrahman b. Ebi Bekr -radıyallahu anhumâ-’ya, Aişe'yi (Harem bölgesinin dışında yer alan) Ten'îm'e götürmesini emretti. Aişe -radıyallahu anha- hacdan sonra umre yaptı.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Cabir b. Abdillah -radıyallahu anhuma- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in haccını anlatmıştır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı, hac için ihrama girdikleri vakit, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Talha b. Ubeydillah hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. Ali b. Ebi Tâlib Yemen'deydi ve oradan yeni dönmüştü. Anlayış sahibi olduğu için ihrama girmesini (niyetini) Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ihramıyla (niyetiyle) aynı tutarak ihrama girdi. Mekke’ye vardıklarında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hacca olan niyetlerini umreye çevirmelerini emretti. Tavafları ve sa'yları umre için olacaktı. Sonra saçlarını kısaltıp bütünüyle ihramdan çıkacaklardı. Tabi ki bu hac kurbanlarını yanlarında getirmeyenler içindi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- gibi kurbanını yanında getirenler tavaflarını ve sa'ylarını yaptıktan sonra ihramlarından çıkmadılar. Haclarını umreye çevirmeleri emredilenlerden bazıları -şaşırarak ve olayın azametinden - nasıl ihramdan çıkarız ve hanımlarımızla ilişkiye girdikten sonra (yani ihramdan çıktıktan sonra bunu yapmaları artık onlara helal olmuş, bütün ihram yasakları kalkmıştır) bunun üzerinden fazla vakit geçmemesine rağmen nasıl olur da hacca niyet ederek Mina’ya gideriz dediler. Onların olayın azametinden dolayı nefislerinde oluşan bu sözleri Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ulaştığında kalpleri hak olana mutmain oldu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım benim ihramdan çıkmama mani olan kurbanı getirmezdim ve sizinle beraber ihramdan çıkardım.» buyurdu. Nefisleri bu durumdan razı ve kalpleri mutmain oldu. Mekke’ye girmek üzereyken Âişe -radıyallahu anha- hayız oldu ve kıran haccına döndü. Çünkü hayızı onu Beytullah’ı tavaf etmekten alıkoydu. Tavaf ve sa'yın dışındaki bütün hac ibadetlerini yaptı. Hayızdan temizlendikten sonra Beytullah’ı tavaf ederek haccın tavafını yaptı ve kalbinde bir şey kalmıştı. Çünkü sahabelerin çoğu -Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in diğer eşleri de bulunuyordu- umreyi ayrı ve haccı ayrı yapmışlardı. Onun haccı umresiyle birleşmişti. Aişe -radıyallahu anha-: Ya Rasûlallah! Sizler hem umre, hem de hac yapmış olarak buradan ayrılacaksınız, ben ise sadece hacla ayrılacağım. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onun hatırını kıramadı ve erkek kardeşi Abdurrahman’a, onu, (Harem bölgesinin dışında yer alan) Ten'îm'e götürmesini emretti. Aişe -radıyallahu anha- hacdan sonra umre yaptı.

Kaynakça

عمدة الأحكام، تأليف: عبد الغني بن عبد الواحد المقدسي، تحقيق: محمود الأرناؤوط، دار الثقافة العربية ومؤسسة قرطبة، الطبعة الثانية، 1408هـ. تيسير العلام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق محمد صبحي بن حسن حلاق، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة العاشرة، 1426 هـ. تأسيس الأحكام شرح عمدة الأحكام، تأليف: أحمد بن يحي النجمي: نسخة إلكترونية لا يوجد بها بيانات نشر. تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة الأولى: 1426هـ. الإفهام في شرح عمدة الأحكام، للشيخ عبد العزيز بن عبد الله بن باز، تحقيق: سعيد بن علي بن وهف القحطاني، الطبعة الأولى، 1435 هـ خلاصة الكلام على عمدة الأحكام، تأليف: فيصل بن عبد العزيز آل مبارك، الطبعة الثانية، 1412 هـ صحيح البخاري ، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم ، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت..

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com