عن عبد الله بن عُمَر رضي الله عنه قال: «اسْتَأْذَنَ الْعَبَّاسُ بن عَبْدِ الْمُطَّلِب رسول الله صلى الله عليه وسلم : أن يبيت بمكة ليالي مِنى، من أجل سِقَايَتِه فأذن له».
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Abbas b. Abdülmuttalib, hacılara su dağıtmak görevinden dolayı Mina gecelerinde, Mekke'de gecelemek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de ona izin verdi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Teşrik günlerinde Minada gecelemek Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yaptığı haccın vaciplerinden birisidir. Bu gün ve gecelerde Mina'da kalmak Allah Teâlâ'ya itaatten ve haccın ibadet ve alametlerindendir. Hacılara su dağıtmak faziletli ibadetlerdendir. Çünkü Allah'ın evine hac yapmak için gelen misafirlerine hizmet etmeyi içerir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, amcası Abbâs -radıyallahu anh-'a hacılara su dağıtma görevinden dolayı Mina'da gecelemeyi terk etmesi için ruhsat verdi. Ona verilen bu ruhsat genel bir maslahattır. Onun dışında bu ameli yapmayan kimseler özür sahibi olmadıkları için bu ruhsat onlara verilmemiştir.
Kaynakça
تيسير العلام، للبسام، الناشر: مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة الطبعة، العاشرة، 1426هـ - 2006 م.
تنبيه الأفهام، للعثيمين، طبعة مكتبة الصحابة الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة الأولى 1426هـ.
صحيح البخاري، لأبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.
تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار المنهاج، القاهرة، مصر، الطبعة الأولى.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن عبَّاس رضي الله عنهما قال: «أُمِرَ الناس أن يكون آخر عَهْدِهِمْ بالبيت، إلا أنه خُفِّفَ عن المرأة الحائض».
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "İnsanlara (Mekke'den ayrılmadan önce) en son bulunacakları yerin Beytullah olması emri buyuruldu. Ancak hayızlı kadına ruhsat verildi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu Beytullah için bir yüceltme ve bir lütuftur. Bu, Allah'a yapılan ibadetin, Allah'ın huzurunda boyun eğmenin ve huşunun simgesidir. Kalplerde O'nun heybeti, tazimi, bağı ve sevgisi vardır. Bundan dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hacılara oradan ayrılmadan önce son iş olarak tavaf etmelerini emretmiştir. Bu son tavaftır ve veda tavafıdır. Ancak hayızlı kadın bundan müstesna kılınmıştır. Çünkü içinde bulunduğu durumdan dolayı mescide girdiğinde ondan bir şeyler düşüp mescidi kirletebilir. Bu nas hac içindir, umreyi kapsamaz. Teysiru'l Allâm Tenbih'ul Efhâm Te'sîsu'l Ahkâm
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة، الإمارات، الطبعة: الأولى 1426هـ.
الإفهام في شرح عمدة الأحكام لابن باز، تحقيق: سعيد القحطاني، مؤسسة عبد العزيز بن باز الخيرية، الرياض، الطبعة: الأولى 1435هـ.
خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام، فيصل بن عبد العزيز المبارك، الطبعة: الثانية 1412هـ، 1992م.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
تأسيس الأحكام، أحمد بن يحيى النجمي، دار المنهاج، القاهرة، الطبعة: الأولى.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: « تَمَتَّعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الوَدَاع بالعُمرَة إلى الحج وأهدَى، فَسَاقَ مَعَهُ الهَدْيَ مِن ذِي الحُلَيفَة، وَبَدَأَ رَسول اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهَلَّ بالعمرة، ثُمَّ أَهَلَّ بالحج، فَتَمَتَّعَ النَّاس مع رسول اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَهَلَّ بالعمرة إلَى الحج، فَكَان مِن النَّاس مَنْ أَهْدَى، فَسَاقَ الهَدْيَ مِن ذي الحُلَيفَة، وَمِنهُم مَنْ لَمْ يُهْدِ، فَلَمَّا قَدِمَ رسول اللَّه صلى الله عليه وسلم قَالَ للنَّاس: مَنْ كَانَ مِنكُم أَهْدَى، فَإِنَّهُ لا يَحِلُّ مِن شَيء حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى يَقْضِيَ حَجَّهُ، وَمَن لَم يَكُن أَهْدَى فَلْيَطُفْ بالبَيت وَبالصَّفَا وَالمَروَة، وَلْيُقَصِّر وَلْيَحْلِل، ثُمَّ لِيُهِلَّ بالحج وليُهدِ، فَمَن لم يجد هَدْياً فَلْيَصُم ثَلاثَةَ أَيَّام فِي الحج وَسَبعة إذَا رَجَعَ إلى أَهلِهِ فَطَافَ رسول اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَدِمَ مَكَّةَ، وَاستَلَمَ الرُّكْنَ أَوَّلَ شَيْءٍ، ثُمَّ خَبَّ ثَلاثَةَ أَطْوَافٍ مِنْ السَّبْعِ، وَمَشَى أَربَعَة، وَرَكَعَ حِينَ قَضَى طَوَافَهُ بالبيت عِند المَقَام رَكعَتَين، ثُمَّ انصَرَفَ فَأَتَى الصَّفَا، وطاف بِالصَّفَا وَالمَروَة سَبعَةَ أَطوَاف، ثُمَّ لَم يَحلِل مِنْ شَيْءٍ حَرُمَ منه حَتَّى قَضَى حَجَّهُ، وَنَحَرَ هَدْيَهُ يوم النَّحرِ، وَأَفَاضَ فَطَافَ بالبيت، ثُمَّ حَلَّ مِن كُلِّ شَيء حَرُمَ مِنهُ، وَفَعَلَ مِثل مَا فَعَلَ رَسول اللَّه صلى الله عليه وسلم : مَن أَهدَى وَسَاقَ الهَديَ مِن النَّاسِ».
«رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يَقْدَمُ مكَّة إذا اسْتَلَمَ الرُّكْنَ الأَسْوَدَ -أَول ما يَطُوفُ- يَخُبُّ ثَلاثَةَ أَشْوَاطٍ».
Abdullah ibn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Veda Haccı'nda umreyi hacca eklemek suretiyle temettü etti ve Zulhuleyfe mevkiinden beraberinde kurbanlık götürüp, bunları Kabe'ye hediye eyledi. Şöyle ki, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, ihrama girerken umre ile telbiyeye başladı. Sonra hac (niyeti) ile telbiye etti. İnsanlar da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte nihayet hacca kadar umre ile temettü haccına niyet ettiler. İnsanlardan, Zulhuleyfe'den kurbanlık götürüp de hediye edenler de oldu, kurbanlık hediye etmeyenler de oldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Mekke'ye gelince insanlara şöyle buyurdu: «Sizlerden kurbanlık hediye edenler (ihramlarını muhafaza etsinler). Öyle kimseye haccı edâ edinceye kadar ihrâmlıya işlemesi haram olan şeylerden hiçbir şey işlemesi helal olmaz. Kurbanlık hediye etmeyenler ise Beyt'i tavaf etsin ve Safâ ile Merve arasında sa'y etsin, saçından biraz kısaltıp ihramından çıksın. Daha sonra hac için ihrama girip telbiye etsin ve hac kurbanı kessin. Kim de kesecek kurban bulamaz ise (hac niyetiyle ihrâmlandıktan sonra), hac sırasında üç gün oruç tutsun. Yedi gün de ehline (memleketine) döndüğü zaman oruç tutsun (on günü doldursun).» Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Mekke'ye geldiği zaman ilk iş olarak Hacer-i Esved rüknünü isti'lâm edip tavafa koyuldu. Bu başlamanın ardından ilk üç şavtı koşar gibi yaptı, dört şavtı da yürüdü. Beyt etrafında yedi kez döndükten sonra Makam-ı İbrahim'in yanında iki rekat namaz kıldı. Sonra bunun ardından Safâ'ya geldi. Safâ ile Merve arasında yedi şavt yaptı. Sonra haccını bitirene kadar ihramdan dolayı haram olan şeylerden hiçbiri kendisine halâl olmadı. Kurbanını Yevmu'n-Nahr (Kurban Bayramının ilk günü) kesti. Nihayet Arafat'tan dönüp Beyt'i tavaf ettikten sonra, ihram sebebiyle kendisine haram olan herşey helâl oldu. İnsanlardan kurbanlık hayvan hediye edip getiren kimseler de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yaptığı gibi yaptılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye gelip -ilk tavafa başlarken- Hacer-i Esved'i istilam ederken gördüm. İlk üç şavtı koşar gibi yaptı.
Her iki rivayeti de Muttefekun Aleyh'dirDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Kabe'ye, hac ibadetlerine ve insanlara veda ettiği, insanlara risaletini ulaştırdığı ve insanları risaleti ulaştırdığına şahit tuttuğu haccını yapmak için Medine ehlinin mikât yeri olan Zulhuleyfe'ye vardığında hacca ve umreye niyet ederek kıran haccı yaptı. Kıran faydalanmaktır. İnsanlar da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte faydalandılar. Bazısı hac ve umreye aynı anda niyet ederken, bazısı da umreyi bitirdikten sonra hacca niyet etmek kasdıyla umreye niyet etti. Bazısı da sadece hacca niyet etti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu üç hac çeşidinde (Temettü, Kıran , İfrad) muhayyer kıldı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ve bazı ashabı Zulhuleyfe'den hac kurbanını yanında götürdü. Bazıları ise götürmedi. Mekke'ye yaklaştıklarında yanlarında kurban getirmeyen ve ifrat ve kıran haccı yapacak olanları, haclarını iptal edip umreye çevirmelerine teşvik etti. Tavaf ve sa'yı bitirdikten sonra saçlarından kısaltmalarına vurgu yaptı. Sonra umrelerini bitirip ihramdan çıktıktan sonra zamanı gelince hacca niyet edip bir yolculukta hac ve umre yaptıkları için kurban kestiler. Kesecek kurban bulamayanların üzerine on gün oruç tutmaları gerekli oldu. Böyle bir kimse üç gün hacda yedi günde ailesine döndüğünde tutar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye ulaşıp Kabe'nin yanına geldiğinde Hacer-i Esved'i isti'lam edip yedi şavt yaparak tavafını tamamladı. Kudûm tavafı olduğu için ilk üç şavtında koşar gibi hızlıca yürüdü. Dört şavtında normal yürüdü. Makam-ı İbrahim'in yanında iki rekat namaz kıldı. Sonra Safâ Tepesi'ne geldi ve Safâ ile Merve arasında yedi şavt gidip geldi. İki (yeşil) işaret arasında koştu ve geri kalan kısımlarda yürüdü. Haccını bitirene kadar ihramdan çıkmadı. Yevmu'n-Nahr (Kurban bayramının ilk günü) hedy (hac) kurbanını kesti. Akabe Cemresi'ni taşlayıp kurbanını kesip saçlarını kısalttıktan sonra ihramdan çıkmış oldu. Buna birinci tehallul (helallik)denir. Kuşluk vakti Beytullah'a gidip tavaf yaptı ve artık ihramdan dolayı yasak olan kadınlar dahil bütün yasaklar ortadan kalktı. Yanında kurban getiren ashabı da onun gibi yaptı.
Kaynakça
الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381هـ.
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، لابن عثيمين، ط1، مكتبة الصحابة، الإمارات، 1426هـ.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم، لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408 هـ.
صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ.
صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن حَفْصَة زَوْج النَّبِي رضي الله عنها قالت: «يَا رَسُولَ اللَّه، مَا شَأن النَّاس حَلُّوا مِنَ العُمرَة، وَلَم تَحِلَّ أنت مِنْ عُمْرَتِكَ؟ فَقَال: إنِّي لَبَّدْتُ رَأْسِي، وَقَلَّدتُ هَدْيِي، فَلا أَحِلُّ حَتَّى أَنْحَرَ».
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in eşi olan Hafsa -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü! İnsanlara ne oluyor ki umre ile ihramdan çıktılar; hâlbuki sen umrenden çıkmadın?" Nebi -aleyhisselam- buyurdu ki: «Ben saçlarımı zamkla yapıştırıp taradım ve hedy kurbanlarıma gerdanlık koydum.Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- veda haccında hem umre hem de hacca niyet ederek ihrama girdi. Hedy kurbanlarını getirdi ve saçlarının dağılmasını engellemesi için saçlarını zamkla yapıştırdı. Çünkü ihram süresi uzayacaktı. Bazı sahabeleri de onun gibi (yani hem umre hem de hacca niyet ederek) ihrama girdiler. Bazıları da temettu haccı yapacakları şekilde umreye niyet ettiler. Çoğunluğu beraberinde hedy kurbanı getirmemişti. Bazıları ise getirmişti. Mekke'ye vardıkları zaman tavaf ve sa'y yaptılar. Nebi -aleyhisselam- beraberinde hedy kurbanı getirmeyip de ifrad ve kıran haccı yapacaklara hac niyetlerini fesh edip ihramdan çıkmalarını ve bunu umreye çevirmelerini emretti. Ancak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onlardan hedy kurbanlarını beraberinde getirenler ihramlı kaldılar, ihramdan çıkmadıllar. Nebi -sallallahu aleyhive sellem-'in hanımı Hafsa -radıyallahu anha- Nebi -sallallahu aleyhive sellem-'e; "İnsanlar ihramdan çıktılar, sen neden çıkmadın ey Allah'ın Rasûlu? diye sordu. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Çünkü ben, saçımı zamklayarak taradım ve hedy kurbanıma gerdan taktım ve beraberimde getirdim» dedi. Bu da hedy yerine ulaşana kadar benim ihramdan çıkmama engeldir. O günde haccın tamamlandığı/bittiği kurban bayramı günüdür.
Kaynakça
تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ، 2006م.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الأحكام، محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة، الإمارات، الطبعة: الأولى 1426هـ، 2005م.
عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ، 1988م.
صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عبد الرحمن بن يزيد النَّخَعِي: «أنه حج مع ابن مسعود فرآه يَرمي الجَمْرَةَ الكبرى بسبع حصَيات، فجعل البيت عن يساره، ومِنى عن يمينه، ثم قال: هذا مَقَامُ الذي أُنْزِلَتْ عليه سورة البقرة صلى الله عليه وسلم ».
Abdurrahman b. Yezîd en-Nehai'nin rivayet ettiğine göre o, İbn Mesud ile birlikte haccetmiş ve İbn Mesud'u Akabe Cemresi'ne yedi çakıl taşı atarken görmüştür. (İbn Mesud) Beytullah'ı soluna Mina'yı sağına alıp şöyle demiştir: "Bu yer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Bakara Suresi'nin indirildiği yerdir."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Kurban Bayramın ilk günü ve teşrik günlerinde cemreleri taşlamak büyük bir ibadettir. Bunda, Allah Teâlâ'ya boyun eğmek, O'nun emirlerini yerine getirmek ve Halil İbrahim -aleyhissalâtu vesselâm-'a tabi olmak vardır. Kurban bayramının ilk günü hacıların yapacağı ilk iş Akabe Cemresi'ni taşlamaktır. Bu sayede o büyük günün amelleri başlamış olur. (Abdurrahman b. Yezîd en-Nehai) Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in durduğu gibi Kabeyi soluna, Mina'yı sağına alarak Akabe Cemresi'ne doğru dönmüştür. Yedi takıl taşı atıp her bir taşı atarken tekbir getirmiştir. İbn Mes'ud -radıyallahu anh- da böyle yapmış ve bu yerin Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Bakara Sûresi'nin nazil olduğu yer olduğu hususunda yemin etmiştir.
Kaynakça
تيسير العلام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق محمد صبحي بن حسن حلاق، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة العاشرة، 1426 هـ.
تأسيس الأحكام شرح عمدة الأحكام، تأليف: أحمد بن يحي النجمي: نسخة إلكترونية لا يوجد بها بيانات نشر.
تنبيه الأفهام شرح عمدة الإحكام، تأليف: محمد بن صالح العثيمين، مكتبة الصحابة ومكتبة التابعين، الطبعة الأولى: 1426هـ.
الإفهام في شرح عمدة الأحكام، للشيخ عبد العزيز بن عبد الله بن باز، تحقيق: سعيد بن علي بن وهف القحطاني، الطبعة الأولى، 1435 هـ
خلاصة الكلام على عمدة الأحكام، تأليف: فيصل بن عبد العزيز آل مبارك، الطبعة الثانية، 1412 هـ
صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري ، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ
صحيح مسلم، تأليف: مسلم بن الحجاج النيسابوري، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها قالت: خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم لا نَذْكُرُ إلا الحج، حتى جِئْنَا سَرِف فَطَمِثْتُ، فدخل عليَّ رسول الله صلى الله عليه وسلم وأنا أبْكِي، فقال: «ما يُبْكِيك؟» فقلت: والله، لوَدِدْتُ أنَّي لم أكُن خرجت العَام، قال: «ما لك؟ لَعَلَّكِ نَفِسْتِ؟» قلت: نعم، قال: «هذا شيء كَتَبه الله على بنات آدم، افعلي ما يفعل الحاج غير أن لا تَطُوفي بالبيت حتى تَطْهُري» قالت: فلمَّا قدمت مكة، قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لأصحابه «اجْعَلُوها عُمرة» فأحَلَّ الناس إلا من كان معه الهَدْي، قالت: فكان الهَدْي مع النبي صلى الله عليه وسلم وأبي بكر وعمر وذَوِي اليَسَارَة، ثم أهَلُّوا حين راحُوا، قالت: فلمَّا كان يوم النَّحر طَهَرْت، فأمَرَني رسول الله صلى الله عليه وسلم فَأَفَضْتُ، قالت: فَأُتِيَنَا بِلَحم بَقَر، فقلت: ما هذا؟ فقالوا: أَهْدَى رسول الله -صلى الله عليه وسلم- عن نِسَائه البقر، فلمَّا كانت ليلة الحَصْبَةِ، قلت: يا رسول الله، يرجع الناس بحجة وعُمرة وأرجع بِحَجَّة؟ قالت: فأمر عبد الرحمن بن أبي بكر، فَأَرْدَفَنِي على جَمَلِه، قالت: فإني لأذْكُر، وأنا جَارية حَدِيثَةُ السِّن، أَنْعَسُ فيُصِيب وجْهِي مُؤْخِرَة الرَّحْل، حتى جِئْنَا إلى التَّنْعِيم، فَأَهْلَلْتُ منها بِعُمْرة؛ جزاء بِعُمْرَة الناس التي اعْتَمَرُوا.
Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle haber vermiştir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Hac maksadıyla yola çıktık. Serif denilen yere geldiğimizde ben aybaşı oldum ve ağlıyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ne oldu sana! Aybaşı mı oldun?» buyurdu. Ben de: “Evet!” diye cevap verdim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bu, Allah’ın Âdem’in kızlarına takdir buyurduğu fıtrî bir şeydir. Kâbe’yi tavaf hariç hacı kimsenin bütün yapması (gerekenleri) yerine getir. Yanında hedy kurbanı olanların dışında dileyen haccını umreye çevirsin.» dedi. Hedy kurbanı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer ve maddi durumu iyi olanların yanında vardı. Mina'ya gittikleri zaman niyet ettiler. Bathâ gecesi olunca temizlendim ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana ifâda/ziyaret tavafını yapmamı emretti. Bize inek eti verdiler. Bu ne dedim? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımları adına inek kesti dediler. Ya Rasûlallah -sallallahu aleyhi ve sellem- arkadaşlarım hac ve umreyle dönüyor, bense yalnız bir hacla dönüyorum (ne dersin?) dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- emretmesi üzerine (kardeşim) Abdurrahman b. Ebî Bekr, beni devesinin arkasına bindirdi bu şekilde Ten'im'e gittik. Ben küçük yaşta bir kızdım,uykum geliyordu devenin sağrısı yüzüme çarpıyordu. Orada umre yapan insanların umresine karşılık olarak ihrama girdim.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Âişe -radıyallahu anha-'nın rivayet ettiği bu hadisin manası, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selâm- ile birlikte hac maksadıyla yola çıktık. "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Medine'den öğle namazını dört rekat kıldıktan sonra çıktı. Bu gün, Zilkade ayının bitimine beş gece kalmış olan cumartesi gününe denk gelmişti. Sonra zülhuleyfeye doğru gitti ve orada ikindi namazını iki rekat olarak kıldı. ''Hac maksadıyla''; başka bir rivayette: ''Sadece hac yapmak istiyorduk'' Ancak Âişe -radıyallahu anha-'dan sahih olarak rivayet edilen başka bir hadiste: ''Kimimiz umre için kimimiz de hac için telbiye getiriyordu. Ben ise umre için telbiye getirenlerdendim.'' Bunun üzerine Âişe -radıyallahu anha-'nın ''Hac maksadıyla'' sözü ve ''Sadece hac yapmak'' sözü aşağıda gelen durumlardan biri olmadan gerçekleşemez. Birinci Durum: Asıl olması itibariyle farz olan hac ibadetini bildirmek istiyor. Yoksa, niyet ettikleri hac ibadetinin çeşidini değil. İkinci durum: Bu sözü ile Medine'den çıkışlarından ve mikat yerine ulaşmadan ve ihrama girmeden önceki durumdan haber vermek istiyor. Üçüncü Durum: Bununla kendisini kast etmeyerek diğer sahabelerin durumundan bahsediyor. ''Serif'e geldik.'' Bunun ile 'Serif denilen bir yere ulaştıklarını söylüyor. Orası Mekke'ye yakın bir yerdir. ''Hayız oldum ve bundan dolayı ağlıyordum." Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ne oldu sana! Aybaşı mı oldun?» diye buyurdu. Âişe -radıyallahu anha- dedi ki: "Allah'a yemin olsun ki bu yıl (hac için) çıkmamayı istedim." dedi ve başına gelen şey vuku bulunca ağladı. Bu yıl onlarla hac yapmamayı temenni etti. Çünkü hayız olunca hac ibadetlerini yapamayacağını zannetti. Bu şekilde de bu hayrı kaçırmış olacaktı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Sana ne oldu! Hayız mı oldun?» dedi. Ben: ''Evet!" dedim. Bunun üzerine O -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu,Allah’ın Âdem’in kızlarına takdir buyurduğu fıtrî bir şeydir. Sadece sana özel bir şey değil ve senin elinde de değildir ağlamana gerek yoktur. Kâbe’yi tavaf hariç hacı kmsenin yapması (gerekenleri) yerine getir.» Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona hayızın hac ibadetlerine devam etmeye engel olmadığını haber vermiştir. İhramına bir halel getirmediğine, kendisinin Arafat'ta, Mina'da ve Müzdelife'de vakfe yapmak, cemreleri taşlamak ve diğer hac ibadetlerini diğer hacıların yaptığı gibi yapacağını haber vermiştir. Bu durumda olan kadın, tavaf hariç, hayızından temizlenip yıkanana kadar tavaf yapmaktan kaçınır. "Mekke'ye geldiğimiz zaman Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına şöyle buyurdu: «Umreye çevirin!» Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye varınca beraberinde hedy kurbanlarını getirmeyenlere niyetlerini umreye çevirmelerini emretti. Kim hacca niyet etmiş, hedy kurbanını da beraberinde getirmemiş ise niyetini hac ve umreye çevirecek.Tavaf ve sa'y yapıp saçını kısaltacak sonra da ihramından çıkmış olacak. Müslim'de yer alan başka bir rivayete göre: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bizden, yanında hedy kurbanı olmayanların ihramdan çıkmalarını emretti. Dedi ki: Biz O'na dedik ki: İhramdan çıkmak nedir? O, şöyle buyurdu: ''Tamamen ihramdan çıkmaktır.'' Yanında Hedy kurbanı olanların dışındaki insanlar ihramdan çıktılar. Hedy kurbanı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebû Bekr, Ömer -radıyallahu anhuma-'nın ve maddi durumu iyi olanların yanında vardı. Âişe -radıyallahu anha-'nın söylemek istediği beraberinde hedy kurbanı olmayanlar tavaf ve sa'y yapıp saçlarını kısalttıktan sonra ihramlarından çıktılar. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekr, Ömer -radıyallahu anhum- ve maddi durumu iyi olup hedy kurbanlarını beraberinde getirenler ihrama niyet ettikleri üzere kaldılar. Çünkü onlar Hedy kurbanlarını beraberlerinde getirmişlerdi. Kim hedy kurbanını beraberinde getirimişse Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in- şu buyruğu doğrultusunda; «Eğer ben hedy kurbanını getirmeseydim size emrettiğim gibi yapardım», niyetini umreye çevirmesi caiz değildir. ''Sonra niyet edip gittiler'', şunu demek istiyor, tavaf ve sa'y yapanlar ve saçlarını kısaltanlar Mina'ya giderken hacca niyet ettiler. Bu da terviye günü yani zilhicce ayının sekizinci günü idi. Âişe -radıyallahu anha- dedi ki: ''Kurban bayramının birinci günü olunca temizlendim.'' Aişe -radıyallahu anha-, zilhicce ayının onuncu günü hayızından temizlendi. Bu gün, kurbanlar o gün kesildiğinden dolayı yevmu'n nahr olarak isimlendirilmiştir. ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana ifada/ziyaret tavafını yapmamı emretti ben de yaptım.'' Kurban bayramı günü hayızından temizlendikten sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Âişe -radıyallahu anha-'ya ifada/ziyaret tavafını yapmasını emretti ve o da hemen yaptı. Âişe -radıyallahu anha- dedi ki: ''Bize inek eti getirdiler, bu ne dedik?'' Ona ve onunla beraber olan kadınlara inek eti gönderildi. Sonra da o etin nereden geldiğini sordu.Ona, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımları için hedy kurbanı olarak bir inek kestiği söylendi.Yani Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarından her biri için bir inek kesti. ''Mina'dan iniş gecesi olduğu zaman'' O gece teşrik günlerinden sonraki gece olup, bu isimle isimlendirilmesinin sebebi, Mina'dan indikten sonra Muhassab denilen yere inip orada gecelemeleridir. Buhari'de ''Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Muhassab'ta uyudu sonra da bineğine binerek Kâbe'yi tavaf etmek için gitti. Ya Rasûlallah! Arkadaşlarım hac ve umreyle dönüyor, bense yalnız bir hacla dönüyorum (ne dersin?) dedim. Yani ayrı ayrı bir hac ve umre yapmış olarak dönüyorlar. Çünkü onlar temettu haccı yaptılar. Ama ben ise ayrı bir umre yapmadan dönüyorum. Çünkü kendisi kıran haccı yapmıştı. Kıran haccında hac ve umre bir arada olup niyet ile umre hacca dahil olmaktadır. Müslim'deki bir rivayette: ''İnsanlar iki ecirle dönecekler, ben ise bir ecir ile mi döneyim'' Âişe -radıyallahu anha- müminlerin annelerinin ve diğer sahabenin terviye gününden önce haccı umreye çevirerek umreyi tamamlayıp ihramdan çıktıkları gibi kendisi için de hacdan ayrı olarak umre olmasını istedi. Daha sonra terviye günü Mekke'de hac için ihrama girdiler ve onlar için ayrı bir umre ve hac oldu. Ancak Âişe -radıyallahu anha-'ya gelince umresi kıran haccına dahil edilerek oldu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona tavafın hem hac, hem de umren için sana yeter, dedi. Fakat o, bunu kabul etmedi, diğer insanlar gibi ayrı bir umresinin olmasını istedi. Dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (kardeşim) Abdurrahman b. Ebi Bekr'e emretti o da beni devesinin arkasına bindirdi'' Yani Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kardeşi Abdurrahman b. Ebî Bekr -radıyallahu anhuma-'ya Âişe -radıyallahu anha-'yı umre yapması ve diğer insanlar gibi olması için Ten'îm'e götürmesini emretti. Müslim'in başka bir rivayetinde geçtiği gibi Abdurrahman -radıyallahu anhuma- onu devesinin arkasına bindirdi. ''Muhakkak ki ben hatırlıyorum küçük yaşta bir kızdım, devenin sağrısı benim yüzüme çarpıyordu. Abdurrahman b. Ebî Bekr -radıyallahu anhuma- onu bineğinin arkasına koyup Ten'î'me doğru giderken uykusu geliyor ve aşırı uyuklama hali sebebiyle başı düşüyordu ve bineğin arkasına vuruyordu. Orada umre yapan insanların umresine karşılık olarak ihrama girdim. Ten'îm'e geldik ve orada umre yapan insanların umresine karşılık olarak ihrama girdim. Yani Ten'îm'e vardıkları zaman ilk başta umre yapanların yaptıkları umreye karşılık olarak Âişe -radıyallahu anha- ibadetleriyle birlikte sadece umreye niyet etti. Sahihayn'de olan bir rivayette Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Âişe -radıyallahu anha-'ya umreyi yaptıktan sonra şöyle dedi: «Bu senin umrenin yerine», yani senin sadece umre olarak hacdan ayrı bir şekilde yapmayı isteyip yapamadığın hayızının sana engel olduğu umredir.
Kaynakça
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.
لسان العرب، محمد بن مكرم بن منظور الأنصاري، دار صادر، بيروت، الطبعة: الثالثة 1414هـ.
كشف المشكل من حديث الصحيحين، جمال الدين أبو الفرج عبد الرحمن بن الجوزي، تحقيق: علي حسين البواب، الناشر: دار الوطن، الرياض.
المصباح المنير في غريب الشرح الكبير، أحمد بن محمد بن علي الفيومي، الناشر: المكتبة العلمية، بيروت.
النهاية في غريب الحديث والأثر، مجد الدين أبو السعادات المبارك بن الأثير، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى، محمود محمد الطناحي، نشر: المكتبة العلمية، بيروت، الطبعة: 1399هـ، 1979م.
المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، أبو زكريا محيي الدين النووي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: الثانية 1392هـ.
إكمال المعلم بفوائد مسلم، عياض بن موسى اليحصبي السبتي، المحقق: يحيى إسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر، الطبعة: الأولى، 1419هـ، 1998م.
تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، صالح بن فوزان بن عبد الله الفوزان، اعتنى بإخراجه عبدالسلام بن عبد الله السليمان، الرسالة، بيروت، الطبعة: الأولى 1427هـ، 2006م.
توضيح الأحكام مِن بلوغ المرام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، مكتبة الأسدي، مكة المكرّمة، الطبعة: الخامِسَة 1423هـ، 2003م.
فتح ذي الجلال والإكرام شرح بلوغ المرام، محمد بن صالح العثيمين، تحقيق: صبحي بن محمد رمضان، وأم إسراء بنت عرفة، المكتبة الإسلامية، الطبعة: الأولى 1427هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com