İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Yağmur (Duası) Namazı

2 hadis

Yâ Rasûlallah, mallar helak oldu, yollar kesildi. Allah'a dua et de bizlere yağmur ihsan etsin

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضيَ اللهُ عنهُ: أَنَّ رَجُلًا دَخَلَ المَسْجِدَ يَوْمَ جُمُعَةٍ مِنْ بَابٍ كَانَ نَحْوَ دَارِ القَضَاءِ، وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَائِمٌ يَخْطُبُ، فَاسْتَقْبَلَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَائِمًا، ثُمَّ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكَتِ الأَمْوَالُ وَانْقَطَعْتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ يُغِيثُنَا، فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَدَيْهِ، ثُمَّ قَالَ: «اللَّهُمَّ أَغِثْنَا، اللَّهُمَّ أَغِثْنَا، اللَّهُمَّ أَغِثْنَا» قَالَ أَنَسٌ: وَلا وَاللَّهِ، مَا نَرَى فِي السَّمَاءِ مِنْ سَحَابٍ وَلَا قَزَعَةً، وَمَا بَيْنَنَا وَبَيْنَ سَلْعٍ مِنْ بَيْتٍ وَلَا دَارٍ، قَالَ: فَطَلَعَتْ مِنْ وَرَائِهِ سَحَابَةٌ مِثْلُ التُّرْسِ، فَلَمَّا تَوَسَّطَتِ السَّمَاءَ انْتَشَرَتْ، ثُمَّ أَمْطَرَتْ، فَلَا وَاللَّهِ، مَا رَأَيْنَا الشَّمْسَ سِتًّا، ثُمَّ دَخَلَ رَجُلٌ مِنْ ذَلِكَ البَابِ فِي الجُمُعَةِ، وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَائِمٌ يَخْطُبُ، فَاسْتَقْبَلَهُ قَائِمًا، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكَتِ الأَمْوَالُ، وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ يُمْسِكْهَا عَنَّا، قَالَ: فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَدَيْهِ، ثُمَّ قَالَ: «اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلَا عَلَيْنَا، اللَّهُمَّ عَلَى الآكَامِ وَالظِّرَابِ، وَبُطُونِ الأَوْدِيَةِ، وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ» قَالَ: فَأَقْلَعَتْ، وَخَرَجْنَا نَمْشِي فِي الشَّمْسِ، قَالَ شَرِيكٌ: سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ: أَهُوَ الرَّجُلُ الأَوَّلُ؟ فَقَالَ: «مَا أَدْرِي».
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre: Bir adam Cuma günü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hutbe verirken Dâru'I-Kadâ tarafındaki bir kapıdan içeriye girdi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yöneldi, karşısında ayakta durdu. Sonra şöyle dedi: Yâ Rasûlallah, mallar helak oldu, yollar kesildi. Allah'a dua et de bizlere yağmur ihsan etsin. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki elini kaldırdı, sonra: «Ey Allah'ım! Bize yağmur ver, Ey Allah'ım! Bize yağmur ver, Ey Allah'ım! Bize yağmur ver.» dedi. Enes dedi ki: Allah’a yemin ederim ki, gökyüzünde hiçbir bulut, hatta küçük bir bulut parçası bile görmüyorduk; bizimle Sel' Dağı arasında hiçbir ev ve hiçbir konak da yoktu. Enes dedi ki: Derken Rasûlullah'ın arka tarafından kalkan şeklinde bir bulut çıktı. O bulut semanın ortasına varınca yayıl­dı. Sonra yağmur yağmağa başladı. Allah'a yemin ediyorum ki, biz bir hafta Güneş'i görmedik. Sonra ertesi Cuma yine RasûlulIah ayakta hutbe verirken, yine o kapıdan bir kimse daha girdi; Rasûlullah'ın karşısına geçip dikildi. Yâ Rasûlallah! Mallar helak oldu, yollar kesilip kapandı. Allah’a dua et de bu yağmuru üzerimizden kessin. Bunun üzerine Rasûlullah iki elini kaldırdı, son­ra: «Ey Allah'ım! Etrafımıza (yağsın), üzerimize değil. Ey Allah'ım! Tepe­lere, bayırlara, derelerin içlerine, ağaç ve ot bitecek yerlere (yağdır)» diye dua etti. Enes dedi ki: Bu dua üzerine hemen yağmur kesildi. Biz de mescitten çıkıp, Güneş'te yürüyorduk. (Râvilerden) Şerîk der ki: Enes b. Mâlik’e, "Bu adam, önceki adam mıydı?" diye sordum. Enes: "Bilmiyorum" cevabını verdi.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bir bedevî, Cuma günü, Mescid-i Nebevî’nin batı tarafındaki, Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-'ın evinin karşısında bulunan bir kapıdan mescide girdi. O sırada Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ayakta hutbe veriyordu. Adam, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yönelerek şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü! Hayvanlarımız helâk oldu, insanların ulaşımını sağlayan hayvanların ölmesi veya açlıktan zayıf düşmesi sebebiyle yollarımız da kesildi. Allah’a dua et de bize yağmur yağdırsın. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ellerini kaldırarak şöyle dua etti: Ey Allah'ım! Bize yağmur yağdır. Ey Allah'ım! Bize yağmur yağdır. Ey Allah'ım! Bize yağmur yağdır. Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Allah’a yemin ederim ki, gökyüzünde tek bir bulut parçası bile görmüyorduk. Mescidin içinde bulunduğumuz yer ile mescidin batısındaki, bulutların geldiği cihette bulunan Sel‘ Dağı arasında da, bulutu görmemize engel olacak hiçbir ev veya bina yoktu. Enes -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Derken onun ardından, kalkan gibi yuvarlak bir bulut belirdi. Kalkan, küçük ve düz bir levha şeklindeki şeydir. Bulut Medine semasının ortasına geldiğinde yayıldı ve ardından yağmur yağdırdı. Allah’a yemin ederim ki, yağmur sebebiyle güneşi ancak bir sonraki Cuma günü gördük. O gün, aynı adam aynı kapıdan içeri girdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine ayakta hutbe veriyordu. Adam ayakta durarak Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yöneldi ve şöyle dedi: Ey Allah’ın Rasûlü! Mallar helâk oldu, yollar kapandı. Allah’a dua et de yağmuru üzerimizden kessin. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ellerini kaldırarak şöyle buyurdu: Ey Allah'ım! Yağmuru üzerimize değil, etrafımıza yağdır. Ey Allah'ım! Yağmuru yeryüzünün yüksek yerlerine, tepelere, dağlara, vadilere ve ağaçların yetiştiği yerlere yağdır. Enes şöyle dedi: Yağmur bulutu dağıldı ve biz de Güneşli havada yürümeye çıktık.

Faydalar
  1. Rızık talep etmek için dua etmek ve yeryüzünde çalışıp rızık aramak gibi sebeplere başvurmak, Allah Teâlâ’ya tevekkül etmeye aykırı değildir.
  2. Yağmur yağması için bu Nebevî duayı yapmak müstehaptır.
  3. Yağmurun zarar vermesi durumunda, yağmurun kesilmesini ve havanın açmasını istemenin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Yağmurun tepelerde, yüksekçe yerlerde ve vadi yataklarında devam etmesinin özellikle belirtilmesi ise, buraların ziraat ve hayvancılık için daha elverişli olması sebebiyledir.
  4. Hayatta ve hazır bulunan, salih ve takvâ sahibi olduğu düşünülen kimselerden dua etmelerini istemenin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu, caiz olan tevessül türündendir. Ancak yaratılmışlardan herhangi birinin —hayatta veya vefat etmiş olması fark etmeksizin— makamını, hatırını veya itibarını vesile edinerek Allah’tan istemek caiz değildir. Çünkü bu, şirke götüren vesilelerden biridir.
  5. Dua ederken ısrarcı olmak ve duayı tekrar tekrar yapmak meşrudur.
  6. Gerekirse Cuma günü (hutbe esnasında) hatiple konuşmak caizdir.
  7. Allah’ın yağmuru yağdırma ve onu durdurma hususundaki eşsiz ve üstün kudreti açıkça ortaya çıkmıştır.
  8. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zararlı olacak yağmurun kesilmesi için dua etmesi, ancak zararsız olan yağmurun kesilmesi için dua etmemesi hikmetli bir davranıştır.
  9. Hutbede yağmur yağması için dua etmek meşrudur.
  10. Dua ederken elleri kaldırmak, Allah'a karşı muhtaçlığı ifade ettiği ve O'ndan gelecek ihsanı bekleme anlamı taşıdığı için meşru kılınmıştır; nitekim âlimler bu durumda ellerin kaldırılacağı hususunda icmâ etmişlerdir.
  11. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nübüvvetine delalet eden mucizelerinden biridir. Zira yağmurun yağdırılması ve ardından kesilmesi hususunda yaptığı dua, hemen kabul edilmiştir.
Kaynakça

صحيح البخاري (2/ 28) (1014). صحيح مسلم (2/ 612) (897). تيسير العلام، للبسام (ص268). تنبيه الأفهام، لابن عثيمين (2/ 339). الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (1/ 215).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yağmur duası için (namazgâha) çıktı. Dua yapmak istediğinde kıbleye döndü ve ridasını ters çevirdi, sonra da iki rekât namaz kıldı ve iki rekâtta da sesli okudu.

عن عبد الله بن زيد بن عَاصِم المازِنِي رضي الله عنه قال: «خرج النبي صلى الله عليه وسلم يَسْتَسْقِي، فتَوَجَّه إلى القبلة يدْعو، وحَوَّل رِدَاءه، ثم صلَّى ركعتين، جَهَرَ فيهما بالقِراءة». وفي لفظ «إلى الْمُصَلَّى».
Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-El-Mâzinî -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yağmur duası için (namazgâha) çıktı. Dua yapmak istediğinde kıbleye döndü ve ridasını ters çevirdi, sonra da iki rekât namaz kıldı ve iki rekâtta da sesli okudu.” Başka bir lafızda "namazgâha çıktı.'' şeklinde gelmiştir.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Allah Teâlâ, kulları sadece O'na dua etmeleri ve O'nu zikretmeleri için çeşitli imtihanlarla sınar. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında kuraklık olduğu zaman Allah Teâlâ'dan yağmur yağdırmasını istemek ve Allah'a boyun eğmenin ve O'na ihtiyaç duyulmanın ortaya çıkarılmasının daha yakın olması için insanlarla beraber bayram namazlarını kıldıkları namazgâha çıktı. Duanın kabulünün zannedildiği yer olan kıbleye yöneldi. Allah'a dua edip Müslümanlara yağmur yağdırmasını ve kuraklığı ortadan kaldırmasını istemeye başladı. Durumlarının kuraklıktan verimliliğe, darlıktan bolluğa çevrilmesini ümit ederek hırkasını bir taraftan öbür tarafa çevirdi. Sonra da iki rekât yağmur namazı kıldı. Bu namazda sesli okudu, çünkü bu toplu olarak kılınan bir namazdır.

Kaynakça

تيسير العلام، للبسام، الناشر: مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة العاشرة، 1426هـ - 2006 م. تنبيه الأفهام، للعثيمين، طبعة مكتبة الصحابة، الامارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة الأولى 1426هـ. صحيح البخاري، لأبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق محمد زهير بن ناصر الناصر، الناشر: دار طوق النجاة، الطبعة الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت. تأسيس الأحكام، لأحمد بن يحيى النجمي، دار المنهاج، القاهرة، مصر، الطبعة الأولى. تهذيب اللغة، لمحمد بن أحمد الأزهري، المحقق: محمد عوض مرعب، الناشر: دار إحياء التراث العربي - بيروت، الطبعة الأولى، 2001م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com