عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعًا: «إِذَا لَبِسْتُم، وَإِذَا تَوَضَّأتُم، فَابْدَأُوا بَأَيَامِنُكُم».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'ın rivayet ettiği bu hadis, güzel işlerde sağ ile başlama hususuna vurgu yapmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: «Elbise giydiğinizde» yani giymek istediğinizde demektir. «Abdest aldığınızda» abdest aldığınız esnada demektir. «Sağ tarafınız ile başlayınız» Solun zıddı olan sağ taraftır. Gömleği giyerken sağ kolunu, soldan önce giyer. Abdest alırken de sağ el ve ayağını solun önüne geçirir, yani önce yıkar. Sonra şunu iyi bil ki, abdest azalarında sağdan başlamanın müstehap olmadığı yerler vardır. Kulaklara mesh etmek, elleri ve yanakları yıkamak gibi. Çünkü bunlar bir seferde ve birlikte yıkanır. Kolu olmayan ve benzerleri kimselerde olduğu gibi sağı öne geçirir.
Kaynakça
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1415هـ.
تطريز رياض الصالحين، للشيخ فيصل المبارك، ط1، تحقيق: عبد العزيز بن عبد الله آل حمد، دار العاصمة، الرياض، 1423هـ.
جامع الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر وآخرون، ط2، شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي ، مصر، 1395هـ.
دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين لمحمد علي بن محمد بن علان، ط4، اعتنى بها: خليل مأمون شيحا، دار المعرفة، بيروت، 1425هـ.
رياض الصالحين للنووي، ط1، تحقيق: ماهر ياسين الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، 1428هـ.
رياض الصالحين، ط4، تحقيق: عصام هادي، وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية القطرية، دار الريان، بيروت، 1428هـ.
سنن أبي داود ،تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، المكتبة العصرية، بيروت.
سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية، فيصل عيسى البابي الحلبي.
الشرح الممتع على زاد المستقنع، لمحمد بن صالح بن محمد العثيمين، ط1، دار ابن الجوزي، 1422 - 1428هـ.
كنوز رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين برئاسة حمد بن ناصر العمار، ط1، كنوز إشبيليا، الرياض، 1430هـ.
مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط و عادل مرشد، وآخرون، تحت إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، ط1، مؤسسة الرسالة، 1421هـ.
مشكاة المصابيح للتبريزي، تحقيق: محمد ناصر الدين الألباني، ط3، المكتب الإسلامي، بيروت، 1985م.
المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، للنووي، ط2، دار إحياء التراث العربي - بيروت، 1392هـ.
شرح رياض الصالحين، للشيخ ابن عثيمين، دار الوطن للنشر، الرياض، 1426هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين، ط14، مؤسسة الرسالة، 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن عائشة رضي الله عنها ، قالت: كُنَّا نُعِدُّ لرسول الله صلى الله عليه وسلم سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ، فَيَبْعَثُهُ الله ما شاء أن يَبْعَثَهُ من الليل، فَيَتَسَوَّكُ، ويتوضَّأ ويُصلي.
Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: "Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. Allah, O'nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- uyanınca hemen misvakla dişlerini temizler, abdest alır ve namaz kılardı."
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Âişe -radıyallahu anha- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- için abdest alacağı suyu ve misvağını geceden hazırladığını haber vermiştir. Gecenin bir vakti Allah Teâlâ onu uykusundan uyandırırdı. Genellikle uykudan dolayı ağızda oluşan kokuyu gidermek için uyandığında misvakla dişlerini fırçalamaya başlardı. Sonra kendisine hazırlanan su ile namaz için abdest alır, sonra da gece namazı kılardı.
Kaynakça
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي، الدمام، الطبعة: الأولى 1415هـ.
رياض الصالحين من كلام سيد المرسلين، أبو زكريا محيي الدين النووي، تحقيق ماهر الفحل، دار ابن كثير، دمشق، بيروت، الطبعة: الأولى 1428هـ.
صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423 هـ.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، مجموعة من الباحثين، مؤسسة الرسالة، بيروت، الطبعة: الرابعة عشر 1407هـ.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن سعيد بن الحارث: أنه سأل جابرا رضي الله عنه عن الوضوء مما مَسَّتِ النارُ، فقال: لا، قد كنا زمن النبي - صلى الله عليه وسلم - لا نجد مثل ذلك الطعام إلا قليلا، فإذا نحن وجدناه، لم يكن لنا مَنَادِيلُ إلا أَكُفَّنَا، وسَوَاعِدَنَا، وأَقْدَامَنَا، ثم نصلي ولا نتوضأ.
Saîd b. el-Hâris, Cabir b. Abdullah'a ateşte pişmiş şeyleri yedikten sonra abdest alınıp alınmayacağını sordu. Cabir de: Hayır (abdest almak gerekmez). Bizler Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında ateşte pişmiş yemekleri ancak pek az bulurduk. Böyle yemekler bulduğumuz zaman da (ellerimizi silecek) mendillerimiz yoktu. Ellerimizi, kollarımızı, ayaklarımızı siler, sonra (yemeğin ardından yeniden) abdest almayarak namaza dururduk, demiştir.
Buhârî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Saîd b. el-Hâris, Cabir b. Abdullah'a ateşte pişirilerek yahut kızartılarak pişen yemekleri yedikten sonra abdest alınıp alınmayacağını sordu. Cabir de: Hayır (abdest almak gerekmez). diye cevap verdi. Devamla, bizler Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında ateşte pişmiş yemekleri ancak pek az bulurduk. Böyle yemekler bulduğumuz zaman da (ellerimizi silecek) mendillerimiz yoktu. Ellerimizi, kollarımızı, ayaklarımızı yalayarak siler, sonra (yemeğin ardından yeniden) abdest almadan namaza dururduk, demiştir.
Kaynakça
.دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، لابن علان، نشر دار الكتاب العربي.
نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الرابعة عشر، 1407ه 1987م.
بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي.
صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422ه.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: «لَوْلا أنْ أَشُقِّ على أُمَّتِي لَأَمَرْتُهم بالسِّواكِ مع كلِّ وُضُوء».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Eğer ümmetime güçlük vermeyeceğini bilseydim, her abdest için misvak kullanmalarını emrederdim.»
Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir - Mâlik rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadiste Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ümmeti ve ona uyan ve iman eden kimseler üzerine zorluk,güçlük,sertlik olacağından korkmasa onlara her abdestle beraber misvak kullanmayı gerekli kılmayı emrederdi.Ancak o ümmetine merhametinden ve şefkatinden dolayı bunu yapmaktan geri durdu.Bunu mecburi olan farzlardan kılmadı.Ancak o müstehap olan sünnetlerden olup yapan sevap alır terk edende cezalandırılmaz.
Kaynakça
موطأ الإمام مالك, مالك بن أنس بن مالك الأصبحي المدني, صححه ورقمه وخرج أحاديثه وعلق عليه: محمد فؤاد عبد الباقي, دار إحياء التراث العربي، بيروت – لبنان, عام النشر: 1406 هـ - 1985 م.
مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط - عادل مرشد، وآخرون، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة: الأولى، 1421هـ - 2001م.
إرواء الغليل في تخريج أحاديث منار السبيل, محمد ناصر الدين الألباني, إشراف: زهير الشاويش, المكتب الإسلامي – بيروت, الطبعة: الثانية 1405 هـ - 1985م.
توضيح الأحكام مِن بلوغ المرام، تأليف: عبد الله بن عبد الرحمن بن صالح البسام، الناشر: مكتبة الأسدي، مكة المكرّمة الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م.
تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، تأليف: صالح بن فوزان بن عبد الله الفوزان، الطبعة: الأولى، 1427 ه - 2006 م.
فتح ذي الجلال والإكرام شرح بلوغ المرام لمحمد بن صالح بن محمد العثيمين، تحقيق: صبحي بن محمد رمضان، وأُم إسراء بنت عرفة، ط1، المكتبة الإسلامية، مصر، 1427ه.
منحة العلام في شرح بلوغ المرام، تأليف: عبد الله بن صالح الفوزان، الناشر: دار ابن الجوزي الطبعة: الأولى، 1427 هـ - 1431 هـ.
بلوغ المرام من أدلة الأحكام، لابن حجر، دار القبس للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعودية. الطبعة: الأولى، 1435 هـ - 2014 م.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ لَقِيطِ بْنِ صَبِرَةَ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: كُنْتُ وَافِدَ بَنِي الْمُنْتَفِقِ -أَوْ فِي وَفْدِ بَنِي الْمُنْتَفِقِ- إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: فَلَمَّا قَدِمْنَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَلَمْ نُصَادِفْهُ فِي مَنْزِلِهِ، وَصَادَفْنَا عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ، قَالَ: فَأَمَرَتْ لَنَا بِخَزِيرَةٍ، فَصُنِعَتْ لَنَا، قَالَ: وَأُتِينَا بِقِنَاعٍ -وَالْقِنَاعُ: الطَّبَقُ فِيهِ تَمْرٌ- ثُمَّ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: «هَلْ أَصَبْتُمْ شَيْئًا؟ أَوْ أُمِرَ لَكُمْ بِشَيْءٍ؟» قَالَ: قُلْنَا: نَعَمْ، يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: فَبَيْنَا نَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ جُلُوسٌ، إِذْ دَفَعَ الرَّاعِي غَنَمَهُ إِلَى الْمُرَاحِ، وَمَعَهُ سَخْلَةٌ تَيْعَرُ، فَقَالَ: «مَا وَلَّدْتَ يَا فُلَانُ؟»، قَالَ: بَهْمَةً، قَالَ: «فَاذْبَحْ لَنَا مَكَانَهَا شَاةً»، ثُمَّ قَالَ: «لَا تَحْسِبَنَّ» وَلَمْ يَقُلْ: لَا تَحْسَبَنَّ «أَنَّا مِنْ أَجْلِكَ ذَبَحْنَاهَا، لَنَا غَنَمٌ مِائَةٌ لَا نُرِيدُ أَنْ تَزِيدَ، فَإِذَا وَلَّدَ الرَّاعِي بَهْمَةً، ذَبَحْنَا مَكَانَهَا شَاةً» قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ لِي امْرَأَةً وَإِنَّ فِي لِسَانِهَا شَيْئًا -يَعْنِي الْبَذَاءَ- قَالَ: «فَطَلِّقْهَا إِذن»، قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لَهَا صُحْبَةً، وَلِي مِنْهَا وَلَدٌ، قَالَ: «فَمُرْهَا» يَقُولُ: عِظْهَا، «فَإِنْ يَكُ فِيهَا خَيْرٌ فَسَتَفْعَلْ، وَلَا تَضْرِبْ ظَعِينَتَكَ كَضَرْبِكَ أُمَيَّتَكَ» فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَخْبِرْنِي عَنِ الْوُضُوءِ، قَالَ: «أَسْبِغِ الْوُضُوءَ، وَخَلِّلْ بَيْنَ الْأَصَابِعِ، وَبَالِغْ فِي الِاسْتِنْشَاقِ إِلَّا أَنْ تَكُونَ صَائِمًا».
Lakît b. Sabire -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Ben, Benî Müntefik heyetinin içinde -yahut Benî Müntefik’in elçisi olarak- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelmiştim. Yanına vardığımızda onu evinde bulamadık. Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'yı bulduk. Bize hazîre (denilen bir yemek) yapılmasını emretti ve bizim için hazîre yapıldı. Sonra bize içinde hurma bulunan bir tabak getirildi. Kınâ‘, içinde hurma bulunan tabak demektir. Derken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve: ‘Size bir şey ikram edildi mi veya sizin için bir şey hazırlanması emredildi mi?’ diye sordu. ‘Evet, ey Allah’ın Rasûlü’ dedik. Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile otururken çoban koyunlarını ağıla getirdi. Yanında da meleyen küçük bir kuzu vardı. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: ‘Ey falan! Bu hayvan ne doğurdu?’ diye sordu. Çoban: ‘Bir kuzu doğurdu’ dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallahu aleyhi ve sellem-: ‘Onun yerine bizim için bir koyun kes’ diye buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: ‘Sakın, onu senin için kestiğimizi sanma. Bizim yüz koyunumuz var ve onların sayısının artmasını istemiyoruz. Çoban her koyun doğurduğunda onun yerine bir koyun kesiyoruz.’ Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Benim bir eşim var; fakat dilinde bir şey var’ -yani kötü ve çirkin sözler söyleme huyu var- dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: ‘Öyleyse onu boşa’ diye buyurdu. Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Onunla uzun süre beraberliğimiz oldu ve ondan bir çocuğum da var’ dedim. Bunun üzerine: ‘O hâlde ona nasihat et ve öğüt ver. Eğer onda hayır varsa bunu kabul edip uygulayacaktır. Sakın hanımına, hizmetçini dövdüğün gibi vurma’ buyurdu. Ben: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Bana abdest hakkında bilgi ver’ dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: ‘Abdesti güzel ve eksiksiz al, parmaklarının arasını hilalle ve oruçlu değilken istişâkta burnuna suyu çokça çek.
Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Lakît b. Sabire -radıyallahu anh- kendisinin kabilesi Müntefikoğulları ile birlikte Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına heyet olarak geldiğini haber vermiş ve şöyle demiştir: Onu evinde bulamadık. Fakat Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'yı bulduk. O da bize un ve yağdan hasâ (bir tür çorba/yemek) yapılmasını emretti. Ayrıca bize içinde hurmalar bulunan bir tabak ikram edildi. Sonra Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve: Size herhangi bir yemek ikram edildi mi? diye sordu. Biz: ‘Evet.’ dedik. Lakît -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken, birden Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in koyunlarının çobanı, onları geceleyin konaklayacakları ağıllarına götürüyordu. Yanında da meleyen bir oğlak taşıyordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: ‘Ne doğurdu?’ diye sordu. Çoban: Dişi bir kuzu doğurdu dedi. Lakît -radıyallahu anah- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: ‘Onun yerine bize yetişkin bir koyun kes.’ diye buyurdu. Sonra da sözlerine şöyle devam etti: Bizim sizin hatırınız için zahmete katlanıp onu kestiğimizi sanmayın. Bizim yüz koyunumuz var; bunların sayısının yüzü aşmasını istemiyoruz. Bu sebeple yeni bir kuzu doğduğunda, onun yerine bir koyun kesiyoruz. Lakît -radıyallahu anh-: Ey Allah’ın Rasûlü! Karımın dili sivridir ve çirkin sözler söylemektedir. Ona nasıl davranmalıyım? dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öyleyse onu boşa dedi. Ben de şöyle dedim: Ey Allah’ın Rasûlü! Onunla uzun zamandır beraberiz ve ondan çocuklarım var. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Ona öğüt ver. Eğer onda hayır varsa, öğüdünü kabul edecektir. Şayet öğüdünü kabul etmezse, onu canını acıtmayacak şekilde döv. Ancak onu kölelerini dövdüğün gibi dövme. Lakît -radıyallahu anh-: Ey Allah’ın Rasûlü! Bana abdest hakkında bilgi verir misin? dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Abdest alırken suyu gereken yerlere ulaştır ve her uzva hakkını tam olarak ver. Abdestin farz ve sünnetlerinden hiçbir şeyi eksik bırakma. Ellerin ve ayakların parmaklarını yıkarken aralarını aç. Abdest sırasında suyu burnunun içine iyice çekip dışarı çıkar. Ancak oruçluysan bunu yapma; zira suyun boğazına kaçmasından sakınman gerekir.
Faydalar
- Misafire ikramda bulunmanın meşru olduğu ifade edilmiştir.
- İsbâğ (abdest uzuvlarını suyla iyice yıkama) iki çeşittir: 1- Vacip olan isbâğ: Abdestin ancak kendisiyle tamamlandığı isbâğdır. Burada maksat, yıkanması gereken uzvu yıkamak ve suyu o uzvun tamamına ulaştırmaktır. 2- Müstehap olan isbâğ: Abdestin kendisi olmadan da tamamlandığı isbâğdır. Burada maksat, farz olan yıkamanın üzerine ikinci ve üçüncü defa yıkamaktır. Bu ise müstehap olan bir uygulamadır.
- Eller ve ayaklar yıkanırken parmakların arasını hilallemenin müstehaptır. Parmakları hilallemek ise suyu parmakların arasına ulaştırmak anlamına gelir.
- Tîbî -rahimehullah- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, abdestin sünnetlerinden yalnızca bazılarını açıklamıştır. Çünkü soru soran kişi, abdestin aslı ve temel uygulaması hakkında zaten bilgi sahibiydi.
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in güzel ahlâkından biri de insanların duygularına önem vermesi ve psikolojik durumlarını gözetmesidir.
- Bu hadis, abdestte mazmaza (ağza su alıp çalkalamanın) vacip olduğuna delildir.
- Bu hadis, abdestte istinşakta (buruna su çekmede) mübalağa etmenin müstehap olduğuna delildir. Ancak oruçlu kimse için bu müstehap değildir. Çünkü buruna su çekerken aşırıya kaçmak, suyun burundan boğaza ulaşmasına ve dolayısıyla orucun bozulmasına yol açabilir.
- Bu hadiste, İslâm’a giren herkesin hicret etmesinin farz olmadığına delildir. Nitekim Müntefikoğulları ve diğer bazı kabileler hicret etmemiş, bunun yerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e heyetler göndermişlerdir. Aynı şekilde kişi, bulunduğu yerde dinini açıkça yaşayabiliyor ve dininin gereklerini yerine getirebiliyorsa hicret etmesi gerekmez.
Kaynakça
سنن أبي داود (1/ 99) (142).
سنن الترمذي (2/ 146) (788).
سنن النسائي (1/ 66) (87).
سنن ابن ماجه (1/ 262) (407).
توضيح الأحكام من بلوغ المرام، للبسام (1/ 217).
سُبل السلام، للصنعاني (1/ 66 ).
فتح ذي الجلال والإكرام بشرح بلوغ المرام، لابن عثيمين (1/ 183).
منحة العلَّام، لعبد الله الفوزان (1/ 174).
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن حسان بن بلال قال: رأيت عمار بن ياسر رضي الله عنه توضأ فخَلَّلَ لِحْيَتَهُ، فقيل له: -أو قال: فقلت له:- أَتُخَلِّلُ لِحْيَتَك؟ قال: «وما يمنعُني؟ ولقد رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يُخَلِّلُ لِحْيَتَه».
Hassân b. Bilâl - rivayet edildiğine göre dedi ki: Ammâr b. Yâsir --radıyallahu anhuma-'yı, abdest alırken ve sakalını hilallerken gördüm. Ona denildi ki -ya da dedim ki-: "Sakalını hilalliyor musun?" O da şöyle buyurdu: ''Niçin hilallemeyeyim ki? Muhakkak ben, Rasûlullah -sallalahu aleyhi ve sellem-'i sakalını hilallerken gördüm.''
İbn Mâce rivayet etmiştir - Tirmizî rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Hassân b. Bilâl, Ammâr b. Yâsir -radıyallahu anhuma-'yı abdest alırken gördüğünü ve O'nun, sakalını hilallediğini haber vermiştir. Ona abdest alırken sakalı hilallemeyi sormuştur. Sanki o daha önceden bu şekilde abdest almayı bilmediğinden şaşırmıştır. Ancak Ammâr b. Yâsir -radıyallahu anhuma-'nın böyle yaptığını görünce bunu öğrenmiş oldu. ''Niçin hilallemeyeyim ki? Muhakkak Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i sakalını hilallerken gördüm.'' Ammâr -radıyallahu anh- ona bu şekilde cevap vermiştir. Onun hilalleme yapmasını engelleyen bir şey yoktu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i böyle yaparken görmüştür. Sakalı hilallemenin iki şekli vardır. Birincisi: Bir avuç dolusu su alıp onu sakalın altına koyup ovalayarak hilallemek. İkincisi: Bir avuç dolusu su alıp parmaklarıyla tarak gibi hilallemek.
Kaynakça
سنن الترمذي، محمد بن عيسى الترمذي، تحقيق وتعليق: أحمد محمد شاكر، ومحمد فؤاد عبد الباقي، وإبراهيم عطوة عوض، شركة مكتبة ومطبعة مصطفى البابي الحلبي، مصر، الطبعة: الثانية: 1395هـ، 1975م.
سنن ابن ماجه، ابن ماجه محمد بن يزيد القزويني، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية، فيصل عيسى البابي الحلبي.
النهاية في غريب الحديث والأثر، مجد الدين أبو السعادات المبارك بن الأثير، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى، محمود محمد الطناحي، نشر: المكتبة العلمية، بيروت، الطبعة: 1399هـ، 1979م.
الشرح الممتع على زاد المستقنع، محمد بن صالح العثيمين، دار ابن الجوزي، الطبعة: الأولى 1422، 1428هـ.
تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام، صالح بن فوزان بن عبد الله الفوزان، اعتنى بإخراجه عبدالسلام بن عبد الله السليمان، الرسالة، بيروت، الطبعة: الأولى 1427هـ، 2006م.
توضيح الأحكام شرح بلوغ المرام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، مكتبة الأسدي، مكة المكرمة، الطبعة الخامِسَة، 1423هـ، 2003 م.
صحيح وضعيف سنن الترمذي، محمد ناصر الدين الألباني، مصدر الكتاب: برنامج منظومة التحقيقات الحديثية -المجاني- من إنتاج مركز نور الإسلام لأبحاث القرآن والسنة بالإسكندرية.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعن أبي هريرة، قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «لا صلاةَ لِمن لا وُضوءَ له، ولا وُضوءَ لِمن لم يَذْكر اسم الله تعالى عليه».
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Abdesti olmayanın namazı yoktur. Abdest alırken Allah Teâlâ'nın ismini zikretmeyen kimsenin de abdesti yoktur.”
İbn Mâce rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama
Bu hadiste Ebû Hureyre -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in abdesti olmayan kimsenin namazının sahih olmadığına hükmettiğini haber vermiştir. Aynı zamanda abdest almadan önce Allah'ın ismini zikretmeyen; Bismillah demeyen kimsenin aldığı abdestin geçerli olmadığına hükmetmiştir. Hadis abdest alırken Bismillah demenin vacip olduğunun delilidir. Kim bilerek terk ederse abdesti batıldır. Kimde dini hükmünü bilmediği için yada unuttuğundan dolayı Bismillah demeden abdest alırsa abdesti geçerlidir.
Kaynakça
-سنن ابن ماجه، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء الكتب العربية، فيصل عيسى البابي الحلبي.
-سنن أبي داود ،تحقيق: محمد محيي الدين عبد الحميد، المكتبة العصرية، بيروت.
-مسند الإمام أحمد بن حنبل، تحقيق: شعيب الأرنؤوط و عادل مرشد، وآخرون، تحت إشراف: د عبد الله بن عبد المحسن التركي، ط1، مؤسسة الرسالة، 1421 هـ.
-إرواء الغليل في تخريج أحاديث منار السبيل لمحمد ناصر الدين الألباني، إشراف: زهير الشاويش، ط2، المكتب الإسلامي، بيروت، 1405 هـ.
-توضيح الأحكام للشيخ البسام، ط5، مكتبة الأسدي، مكة المكرمة، 1423ه.
-تسهيل الإلمام للشيخ صالح الفوزان، بعناية: عبدالسلام السليمان، ط1، 1427ه.
-شرح الشيخ ابن عثيمين على البلوغ، تحقيق صبحي رمضان وآخر، ط1، المكتبة الإسلامية، مصر، 1427ه.
-عون المعبود شرح سنن أبي داود، ومعه حاشية ابن القيم: تهذيب سنن أبي داود وإيضاح علله ومشكلاته للعظيم آبادي، ط3، دار الكتب العلمية، بيروت، 1415 هـ.
-منحة العلَّام للشيخ عبد الله بن صالح الفوزان، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1427ه.
-فتاوى اللجنة الدائمة - المجموعة الأولى, اللجنة الدائمة للبحوث العلمية والإفتاء, جمع وترتيب: أحمد بن عبد الرزاق الدويش, الناشر: رئاسة إدارة البحوث العلمية والإفتاء - الإدارة العامة للطبع – الرياض.
Bu hadis HadeethEnc.com’daعَنْ أَنَسٍ رضي الله عنه قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَغْسِلُ، أَوْ كَانَ يَغْتَسِلُ، بِالصَّاعِ إِلَى خَمْسَةِ أَمْدَادٍ، وَيَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ.
Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir sâ' ile beş müd miktarı arasında değişen su ile gusül abdesti, bir müd miktarı su ile de abdest alırdı.
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten temizlenmek için bir sa' ile beş müd arası değişen su ile gusül abdesti ve bir müd su ile de abdest alırdı. Sa': Dört müddür ve müd, yaratılış olarak orta halli bir insanın avuçlarını dolduracak miktardır.
Faydalar
- Su bulmak kolay olsa bile abdest ve gusül almak için kullanılacak suyu israf etmeden tasarruflu bir şekilde kullanmanın meşru olması ifade edilmiştir.
- Abdest ve gusül alırken suyun ihtiyaç duyulduğu kadar kullanılması müstehaptır. Bu, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetidir.
- Abdest ve gusül alırken sünnet ve adap kurallarına riayet ederek, israfa kaçmadan veya aşırı kısıtlamadan tam bir şekilde gusül ya da abdest almak kastedilmektedir. Bunun yanı sıra zaman, suyun bolluğu veya azlığı gibi durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır.
- Cünüplük, meni gelen veya cinsel ilişkide bulunan kimse için kullanılır. Bu durum, kişinin namaz ve ibadetlerden uzak durmasını gerektirdiği için bu isim verilmiştir; kişi bu hâlden temizlenene kadar ibadetlerden uzak kalır.
- Sâ‘, bilinen bir ölçü birimidir ve burada kastedilen, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dönemindeki sâ‘dır. Bu, iyi kalitedeki buğdaydan 480 miskal ağırlığındadır ve litre olarak yaklaşık 3 litreye tekabül eder.
- Müd, şer‘î bir hacim ölçüsüdür. Normal bir insanın iki avucunu doldurup ellerini uzattığında aldığı miktara denir. Müd, fakihlerin ittifakıyla bir sâ‘ın dörtte birine eşittir ve miktarı yaklaşık 750 mililitredir.
Kaynakça
صحيح البخاري (1/ 51) (201).
صحيح مسلم (1/ 258) (325).
توضيح الأحكام، للبسام (1/ 250).
سُبل السلام، للصنعاني (1/ 79 ).
فتح ذي الجلال والإكرام، لابن عثيمين (1/ 212).
منحة العلَّام، لعبد الله الفوزان (1/ 186).
منار القاري شرح مختصر صحيح البخاري، لحمزة قاسم (1/ 272).
تحقيق مقدار المد والصاع النبوي، للدكتور عبدالمحسن القاسم
Bu hadis HadeethEnc.com’daBuradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com