Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e insanlardan işitip itaat etmelerini isteyen, fakat kendilerine düşen hakları -adaleti yerine getirmek, ganimeti vermek, zulümleri gidermek ve eşit davranmak gibi- vermeyen yöneticiler hakkında soruldu. “Bunlar karşısında bize neyi emredersin?” denildi. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan yüz çevirdi. Sanki bu soruları hoş görmüyordu. Fakat soruyu soran kişi ona ikinci ve üçüncü kez tekrar sordu. Eş'as b. Kays -radıyallahu anh- soruyu soran kişiyi çekerek onu susturmaya çalıştı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: "Onların söylediklerini dinleyin ve emirlerine uyun. Çünkü adaleti yerine getirmek ve halkın hakkını vermek gibi kendilerine yüklenen ve sorumlu kılındıkları şeyler onlar sorumludur. Sizin üzerinize düşen itaat etmek, hakları yerine getirmek ve musibetlere karşı sabretmektir.
- Yöneticilere, halkın haklarını tam olarak yerine getirmeseler dahi, Allah Teâlâ’nın razı olduğu hususlarda dinleyip itaat etmek emredilmiştir.
- İdarecilerin görevlerini ihmal etmeleri, halka da görevlerini ihmal etme hakkı vermez. Herkes yaptığı işlerden sorumludur ve kusurlarından dolayı hesaba çekilir.
- Din, karşılıklı pazarlık ve şartlı bir değiş-tokuş üzerine kurulmuş değildir. Bilakis, karşı taraf kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmese bile, kişinin kendi üzerine vacip olanı yerine getirmesi esasına dayanır. Nitekim bu hadis-i şerifte de bu hakikat ifade edilmiştir.
صحيح مسلم (3/ 1474) (1846). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، لسليم الهلالي (1/ 719). شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين (3/ 664). تطريز رياض الصالحين، لفيصل آل مبارك (ص432). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (1/ 553).