Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını gerektiren bir suç işledim, onu bana tatbik et." dedi. Burada bu adam, Allah'ın hükmünün uygulanmasını istemektedir. Enes -radıyallahu anh-, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in adama bir şey sormadığını haber veriyor. Bir görüşe göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- vahiy yoluyla bu adamın suçunu ve bağışlanacağını biliyordu. "Namaz vakti girdi ve bu adam Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namazını kıldı." Beş vakit namazdan birisini yahut ikindi namazını kıldı. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirip, selam verince adam hemen ayağa kalkarak, "Ya Rasûlallah, ben had cezasını hak ettim, Allah'ın kitabını bana tatbik et." dedi. Yani Kur'an ve sünnette yer alan Allah'ın hükmünü uygulamasını talep ederek, hakkında had cezasını yahut gerekeni tatbik etmesini istedi. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, "Bizimle namaz kılmadın mı?" diye sordu. Adam, evet diye cevap verince, kendisine "Allah, günahlarını yahut had cezanı bağışladı." dedi. Buradaki şek, raviden kaynaklanmaktadır. Hadisin zahirinde bir sorun var gibi görünmektedir. Had cezası, büyük bir günah sebebiyle uygulanır. Buna rağmen Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu adama kıldığı namazdan ötürü günahının bağışlandığını haber vermiştir. Buradaki adam diğer rivayetlerde geçen adamla aynı kişidir. Had cezası ile kapsayıcı ta'zir cezası kastedilmektedir. Bundan başka bir mana da olabilir. Had cezası ile gerçek ceza kast edilmiş olabilir. Had cezasını gerektiren bir günahın affedilmesi adamın tövbe ettiğine işaret eden delillerin varlığını göstermektedir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in adama işlediği suçunu sormaması onun bir mazeretinin olduğunu bilmesinden kaynaklanabilir. Belki de ona had cezasını uygulamamak için sormamıştır. Şayet adamdan işlediği suçu duysaydı ona had cezasını uygulaması gerekecekti. Tövbe etmesi had cezasının uygulanmasına mani değildir. Sadece yol kesicilikten dolayı had cezasını hak eden kimselerin yaptığı tövbe sebebiyle bu ceza düşer. Çünkü konuyla ilgili ayet bulunmaktadır. Zimmi olan zina eden kimse de böyledir. Her ne olursa olsun bu hadisten, kılınan namazın işlenen büyük günaha kefaret olduğuna dair açık bir delil yoktur. Böyle olduğu ileri sürülse bile var olan icmadan ötürü yorumu yukarıda belirtilen şeklide yapılmalıdır.
- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - كنوز رياض الصالحين، لحمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا- الطبعة الأولى1430ه. - شرح رياض الصالحين؛ للشيخ محمد بن صالح العثيمين، مدار الوطن، الرياض، 1426هـ. - جامع العلوم والحكم في شرح خمسين حديثاً من جوامع الكلم عبد الرحمن بن بن رجب بن الحسن الحنبلي - تحقيق: الدكتور محمد الأحمدي أبو النور دار السلام للطباعة والنشر والتوزيع الطبعة: الثانية، 1424 هـ - 2004 م. - بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين؛ تأليف سليم الهلالي، دار ابن الجوزي- الطبعة الأولى1418ه. - نزهة المتقين شرح رياض الصالحين؛ تأليف د. مصطفى الخِن وغيره، مؤسسة الرسالة-بيروت، الطبعة الرابعة عشرة، 1407هـ.