Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- İsrâ ve Miraç Gecesi'nde İbrahim Halîl -aleyhisselâm- ile karşılaştığını ve İbrahim -aleyhisselâm-'ın kendisine şöyle dediğini anlatır: Ey Muhammed! Ümmetine selamımı ilet ve onlara bildir ki cennetin toprağı hoştur, suyu tatlıdır; tuzluluk yoktur. Cennet geniş, dümdüz ve ağaçsızdır. Onun dikimi güzel sözlerledir. Bunlar, kalıcı salih amellerdir: "Subhânallâhi, Velhamdulillâhi, Velâ ilâhe illallâhu, Vallâhu ekber" Müslüman bu sözleri her söylediğinde ve tekrar ettiğinde, kendisi için cennette bir fidan dikilir.
- Cennet'te bizim için çokça fidan dikilmesi için zikre devam etmek teşvik edilmiştir.
- İslam ümmetinin fazileti ifade edilmiştir. Öyle ki İbrahim -aleyhissalâtu vesselâm- bu ümmete selam söylemiştir.
- İbrahim -aleyhisselâm- Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetini Allah Teâlâ'yı çokça zikretmeye teşvik etmiştir.
- Et-Tîbî -rahimehullah- şöyle demiştir: Cennet başlangıçta dümdüz bir araziydi. Sonra Allah Teâlâ, lütuf ve ikramı ile orada, kulların amellerine göre ağaçlar ve köşkler var etmiştir. Her amel sahibine, yaptığı amele bağlı olarak kendisine mahsus olan şey vardır. Allah Teâlâ, onu yaratıldığı amele muvaffak kılıp bu vesileyle sevaba eriştirdiğinde ise, o kimseyi bu ağaçları diken bir kimse mesabesinde kılmıştır.
سنن الترمذي (5/ 455) (3462). بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين لسليم الهلالي (2/ 512). الكاشف عن حقائق السنن (شرح المشكاة)، للطيبي (6/ 1831). كنوز رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (17/ 186). مشكاة المصابيح، للتبريزي (2/ 716). مرعاة المفاتيح شرح مشكاة المصابيح، للمباركفوري (7/ 476). نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، لمجموعة من الباحثين (2/ 985).