Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, insanların delil ve kanıt olmaksızın yalnızca iddialarıyla haklı sayılmalarının mümkün olmadığını açıklamıştır. Aksi takdirde, bazı kimseler başkalarının mallarını ve canlarını talep ederdi. Ancak iddia sahibinin, talebini destekleyen bir delil veya kanıt sunması gerekir. Eğer delili yoksa, dava davalıya arz edilir. Davalı bu iddiayı inkâr ederse, yemin eder ve sorumluluktan kurtulur.
- İbn Dakîki'l-Îd şöyle demiştir: “Bu hadis, hükümlerin temel ilkelerinden biridir ve anlaşmazlık ve davalarda en önemli başvuru kaynağıdır.”
- Şeriat, insanların mallarını ve canlarını haksızlıktan korumak için gelmiştir.
- Hakim, bilgisine göre karar vermez, delillere dayanır.
- Delilden yoksun her iddia reddedilir; bu, haklar ve muameleler konularında olduğu gibi iman ve ilim meselelerinde de geçerlidir.
السنن الكبرى للبيهقي تحقيق التركي (21/ 242 - 243) (21243). التحفة الربانية في شرح الأربعين حديثًا النووية (ص76). شرح الأربعين النووية، لابن عثيمين (ص328). فتح القوي المتين في شرح الأربعين وتتمة الخمسين، لعبد المحسن البدر (ص114).