İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Yiyecek ve İçeceklere Dair Hükümler

5 hadis

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip, Yâ Rasûlullah! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında bulunuyoruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz?

عن أبي ثَعْلبة الخُشني رضي الله عنه قال: «أَتَيْتُ رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت: يا رسول الله، إنا بأرض قوم أهل كتاب، أَفَنَأْكُلُ في آنِيَتِهِم؟ وفي أرض صيد، أَصِيدُ بِقَوْسِي وبِكَلْبِي الذي ليس بِمُعَلَّمٍ، وبِكَلْبِي المُعَلَّمِ، فما يَصلح لي؟ قال: أمَّا مَا ذَكَرْتَ- يعني من آنية أهل الكتاب-: فإِنْ وجدْتُمْ غيرها فلا تأكلوا فيها، وإِنْ لم تَجِدُوا فاغسِلوهَا، وكلوا فِيهَا، وما صدتَ بِقَوْسِكَ، فذَكَرْتَ اسمَ الله عَلَيه فَكُلْ، وما صِدْتَ بِكَلْبِكَ المُعَلَّمِ، فَذَكَرْتَ اسْمَ الله عليه فَكُلْ، وما صِدْتَ بِكَلْبِكَ غيرِ المُعَلَّمِ فَأَدْرَكْتَ ذَكَاتَهُ فَكُلْ».
Ebû Sa'lebe el-Huşenî -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip, Yâ Rasûlullah! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında bulunuyoruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz? Yine ben bir av sahasında bulunuyorum, yayımla, eğitilmemiş köpeğimle ve eğitilmiş köpeğimle avlanıyorum. Benim için doğru olan nedir? diye sordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: "Kitâb ehlinin kapları ile ilgili: Eğer siz kitâb ehli kaplarından başka yemek kapları bulursanız, on­ların kaplarından yemeyiniz! Eğer başkasını bula­mazsanız, yıkayıp, onların içinde yiyiniz. (Av mes'elesine gelince) Yayınla, okunla Allah adını anarak avlarsan, onu ye! Allah adını zikrederek eğitimli köpeğinle avladığın avın etini de ye! Eğitilmemiş köpeğinle avladığında avı (diri iken) yeti­şip boğazlarsan, onu da ye!"
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebû Sa'lebe -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'e Ehli kitapla komşu olmakla imtihan edildiklerini aktarmıştır. Buradan kasıt Yahudi ve Hristiyanlardır. Onların kaplarını necis olduğunu zannetmekle beraber o kaplardan yemek yemenin helalliğini sormuştur. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem o kaplardan yenilmesinin caiz olduğu fetvasını vermiştir. Başka işlerde kullanılması caizdir. Şu iki şarta bakılır: 1- Ondan başkasının bulunamaması. 2- Yıkanmış olması. Rasûlullah'a bir av sahasında bulunduğunu, yayıyla, av ve adabı üzere eğitimli köpeğiyle ve eğitimsiz köpeğiyle avlandığını zikretmiştir. Bunlardan hangisinin onun için helal ve uygun olduğunu sormuştur. Yayı ile oku firlattığı esnada Allah Teâlâ'nın ismini zikretmek şartıyla oku ile avladığının helal olduğu fetvasını vermiştir. Köpeklerin avladığı ile alakalı eğitimli köpek Allah'ın ismi zikredilerek gönderildi ise aynı zamanda bu avda helaldir. Ancak eğitimsiz köpeğin avladığını ancak diri iken yeti­şip şeri bir şekilde boğazlarsa helal olduğunu söylemiştir.

Kaynakça

-صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. -صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423ه.ـ -تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، 1426ه. -عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Allah Yahûdîler'in canlarını alsın; onlara iç yağları haram kılındı da onlar bu yağları erittiler ve sattılar"

عن عبد الله بن عباسٍ رضي الله عنهما قال: بلغَ عمرَ رضي الله عنه أن فلانًا باعَ خمرًا. فقال: قاتلَ الله فلانًا! ألم يعلم أن رسولَ الله صلى الله عليه وسلم قال: "قاتلَ الله اليهودَ، حُرِّمت عليهم الشُّحومُ، فجَمَلُوها، فباعُوها".
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer -radıyallahu anh-'a falanca kimsenin şarâb sattığı haberi ulaştı. Bunun üzerine Ömer -radıyallahu anh-: Allah o falancayı öldürsün! O, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in "Allah Yahûdîler'in canlarını alsın; onlara iç yağları haram kılındı da onlar bu yağları erittiler ve sattılar" buyurduğunu bilmez mi? dedi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Ömer -radıyallahu anh-'a bir adamın içkiyi içmeden satarak hile ile bundan istifade ettiği haberi ulaşmıştır. Bu apaçık haram olan bir hiledir. Bundan dolayı Ömer -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hileci yahudilere beddua ettiği gibi bu adama beddua ederek Allah onun canını alsın. Hile yapmanın haram olduğunu bu adam bilmez mi? dedi. Çünkü bu Allah'ı ve Rasûlünü aldatmaya çalışmaktır. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Allah Yahûdîler'e lanet etsin. Allah onlara iç yağlarını haram kıldığında hile yaparak ondan faydalanmayı kasteddiler. Yağın vasfını değiştirip, erittiler sonrada sattılar ve bedelini yediler. -Hile ve aldatarak- Bizler haram olan yağları yemedik dediler. Onlar Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah'da onların bu çabalarını başlarına geçirir.

Kaynakça

صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، 1423هـ. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام صلى الله عليه وسلم لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، ط2، دار الثقافة العربية، دمشق ، بيروت، مؤسسة قرطبة، 1408هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط دار الفكر بدمشق الطبعة الأولى1381هـ. تأسيس الأحكام للنجمي، ط2، دار علماء السلف، 1414هـ. تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الأمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır.»

عن جابر رضي الله عنه : أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَأَلَ أَهْلَهُ الأُدُمَ، فقالوا: مَا عِنْدَنَا إِلَّا خَلٌّ، فَدَعَا بِهِ، فَجَعَلَ يَأْكُلُ، وَيَقُولُ: «نِعْمَ الأُدُمُ الخَلَّ، نِعْمَ الأُدُمُ الخَلَّ».
Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ev halkına katık sormuş, onlar da bizde sirkeden başka bir şey yok diye cevap vermişlerdir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-; sirkeyi istemiş ve gelince yemeye başlamış ve: «Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır.» buyurmuştur.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ekmek ile yiyebileceği bir yemeği ev halkından talep etmiştir. Onlar da bizde sirkeden başka bir şey yoktur demişlerdir. Sirkeyi getirmelerini emretmiş gelince yemeye başlamış ve: «Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır.» buyurmuştur. Burada sirkeye övgü vardır. Sirke içecek cinsinden olsa dahi, yemek olarak isimlendirilir. Allah Teâlâ, yüce kitabımızda Tâlût, askerlerle ayrıldığı zaman, Tâlût'un askerlerine şöyle seslendiğini haber vermiştir: "Allah sizi bir ırmakta deneyecektir. Kim onun suyundan içerse benden değildir; kim ondan tatmazsa, yahut sadece eliyle bir avuç alırsa, bendendir." (Bakara:249. ayet) Bu ayette su; yemek olarak isimlendirilmiştir. Çünkü onun, doyuran bir tadı vardır. Sirke için de böyle denmiştir.

Kaynakça

نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، نشر: مؤسسة الرسالة، الطبعة الرابعة عشر، 1407ه - 1987م. شرح رياض الصالحين، لابن عثيمين، نشر: دار الوطن للنشر، الرياض، الطبعة، 1426ه. كنوز رياض الصالحين، نشر: دار كنوز إشبيليا، الطبعة الأولى، 1430ه - 2009م. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، للهلالي، نشر: دار ابن الجوزي. النهاية في غريب الحديث والأثر، لابن الأثير، تحقيق: طاهر أحمد الزاوى - محمود محمد الطناحي، نشر: المكتبة العلمية - بيروت، 1399هـ - 1979م. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Sizden birinizin içeceği içine sinek düştüğü zaman, o kişi sineği içeceğin içine batırsın, sonra çıkarsın (atsın). Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, diğerinde de şifâ vardır.»

عن أبي هريرة رضي الله عنه مرفوعاً: «إذا وقع الذباب في شراب أحدكم فليغمسه، ثم لينزعه؛ فإن في أحد جناحيه داء، وفي الآخر شفاء». وفي رواية: «وإنه يتقي بجناحه الذي فيه الداء».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet olunduğuna göre Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden birinizin içeceği içine sinek düştüğü zaman, o kişi sineği içeceğin içine batırsın, sonra çıkarsın (atsın). Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, diğerinde de şifâ vardır.»Başka bir rivayette ise; «O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur.» ifadesi bulunmaktadır.
Buhârî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste bir içeceğe sinek düşerse bunun bir etkisinin olmayacağını haber veriyor. Kişinin böyle bir durumda sineği tam olarak içeceğe batırması gerekir. Zira kanadının birisinde hastalık diğerinde ise deva/şifa vardır. Modern tıp Müslümanların asırlar önce bildiği bu bilgiyi doğrulayıp, onaylamaktadır. İslam dini ile gönderdiği bu nimetlerden ötürü Allah'a hamd olsun.

Kaynakça

- منحة العلام في شرح بلوغ المرام: تأليف عبد الله الفوزان-طبعة دار ابن الجوزي-الطبعة الأولى 1428 - تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام: تأليف الشيخ صالح الفوزان- مؤسسة الرسالة - توضيح الأحكام شرح بلوغ المرام: تأليف عبد الله البسام- مكتبة الأسدي –مكة المكرمة –الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م - صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı.

عن عائشة، قالت: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يحِبُّ الحَلْواء والعسل، فكان إذا صلَّى العصر دارَ على نسائه، فَيَدْنُو منهنَّ، فدَخَل على حفصة، فَاحْتَبَسَ عندها أكثرَ ممَّا كان يحْتَبِس، فسألتُ عن ذلك، فقيل لي: أهْدَتْ لها امرأة من قومها عُكَّةً من عسل، فسَقَتْ رسول الله صلى الله عليه وسلم منه شرْبة، فقلتُ: أمَا والله لنَحْتالَنَّ له، فذكرتُ ذلك لسَوْدَة، وقلتُ: إذا دخل عليكِ، فإنه سَيَدْنُو منكِ، فقولي له: يا رسول الله، أَكَلْتَ مَغَافِيرَ؟ فإنه سيقول لك: «لا»، فقولي له: ما هذه الرِّيح؟ وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يشْتَدُّ عليه أنْ يوجد منه الريح، فإنه سيقول لك: «سَقَتْني حفصة شربة عسل»، فقولي له: جَرَسَتْ نَحْلُهُ الْعُرْفُطَ، وسأقول ذلك له، وقولِيه أنتِ يا صفية، فلما دخَل على سودة قالت: تقول سودة: والذي لا إله إلا هو لقد كدتُ أن أبادئه بالذي قلتِ لي، وإنه لعلى البابِ فرقًا منكِ، فلما دَنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ، قالت: يا رسول الله، أَكَلْتَ مَغَافِيرَ؟ قال: «لا»، قالت: فما هذه الريح؟ قال: «سَقَتْني حفصة شربة عسل»، قالت: جَرَسَتْ نَحْلُهُ الْعُرْفُطَ، فلما دخل عليَّ، قلتُ له: مثل ذلك، ثم دخل على صفية، فقالت بمثل ذلك، فلما دخل على حفصة، قالت: يا رسول الله، ألا أسْقِيك منه؟ قال: «لا حاجةَ لي به»، قالت: تقول سودة: سبحان الله، والله لقد حَرَمْنَاهُ، قالت: قلتُ لها: اسْكُتِي.
Âişe'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşırdı. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı. Ben bunu sordum. Bana: "Yakınlarından bir kadın Hafsa'ya bir okka (Tâif) balı hediye etti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)" dediler. Ben: "Öyleyse, kasem olsun biz de ona mutlaka bir hile kurmalıyız!" dedim. Bunu Sevde'ye anlattım: "(Hafsa'dan sonra sıra senin) O girince sana yaklaşacak. Sana yaklaşınca O'na: " Ya Rasûlallah! Sen megâfîr mi yedin?" diyeceksin. (Ben biliyorum ki, o sana:) "Hayır!"diyecek. O zaman sen de: "Öyleyse senden burnuma gelen bu koku da ne?" diyeceksin. "Rasûlullah kendisinde kötü bir koku hissedilmesine tahammül edemez, buna çok üzülürdü (Bu sebeple gerçeği. itiraf ederek) muhakkak "Hafsa bana bal şerbeti ikram etti" diyecek. O zaman sen kendisine "Demek ki arı, balını urfut ağacından almış" diyeceksin. (Senden sonra bana uğradığı zaman) ben de böyle hareket edip aynı şeyleri söyleyeceğim. Ey Safiyye, sana uğradığı zaman sen de aynı şeyleri söyle! dedim." Âişe anlatmaya devam etti: "Sevde (bilâhere bana) dedi ki: "Kendinden başka ilâh bulunmayan Allah'a kasem olsun, bana tenbih ettiğin şeyleri, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kapıdan görünür görünmez, senden korktuğum için (unutmadan) hemen söylemek istedim." Ne ise, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisine yaklaşınca Sevde: "Ya Rasûlallah meğâfır mi yediniz?" dedim: O da Hayır dedi. Sevde: "Öyleyse bu koku da ne?" dedi. O da " Hafsa bana bal şerbeti ikram etti. " dedi. Sevde: " Demek ki arı urfut yemiş." dedi. Âişe (radıyallahu anhâ) anlatmaya devam ederek: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana uğrayınca ben de aynı şeyleri söyledim. Keza, Safiyye'ye uğrayınca o da aynı şeyleri söyledi. Müteâkiben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa (radıyallahu anhâ)'nın yanına girince: " Ya Rasûlallah! sana o şerbetten ikram edeyim mi?" diye sorar. Rasûlullah!: "Hayır, ihtiyacım yok!" cevabını verir. (Bu durumu işittiği zaman) Sevde (radıyallahu anhâ): "Allah'a kasem olsun balı ona haram ettik!" dedi. Ben kendisine: "Sus, (sesini çıkarma)" dedim."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Âişe -radıyallahu anaha- Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem-'in yemeklerden tatlı olan herşeyi sevdiğini ve balı sevdiğini zikretmiştir. İkindi namazını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır cime etmeden onları öper ve dokunurdu. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa -radıyallahu anha-'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığından daha uzun kaldı. Ben bunu sordum. Bana: "Yakınlarından bir kadın Hafsa'ya bir kırba bal hediye etti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ondan şerbet yapıp ikram etmiş olmalı, (o da şerbet hatırına sohbetini biraz uzatmıştır)" dediler. Âişe -radıyallahu anha- bunu kıskanmıştı. Sevde, Safiyye ile ittifak edip yanlarına girdiklerinde megafir mi? yedin diyeceklerdi. Megafir kötü kokusu olan reçinedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-kendisinden kötü koku gelmesinden hoşlanmazdı. Hafsa'nın yanına ona bal ikram etti ve Rasûlullah onu reddetti. Başka bir rivayette: Bir daha içmeyeceğine yemin etti olarak gelmektedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bal şerbeti ikram eden kişi hakkında rivayetler farklılık göstermektedir. Zeynep'in yanında, Sevde'nin yanında olduğu söylenmiştir. Bazı ilim ehli bal şerbetini ikram edenin Zeynep olduğunu tercih etmişlerdir. Âişe -radıyallahu anha- ile yardımlaşanın Hafsa olduğu belirtilmiştir. Bazı alimler kıssanın birden fazla gerçekleştiğini bir şeyden dolayı aynı olay birden fazla gerçekleşmiş olabilir. O yüzden bu başka kıssa olabilir.

Kaynakça

صحيح البخاري، تأليف: محمد بن إسماعيل البخاري، تحقيق: محمد زهير الناصر، الناشر: دار طوق النجاة الطبعة: الأولى، 1422هـ صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. المنهاج شرح صحيح مسلم بن الحجاج، للنووي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت، الطبعة: الثانية، 1392هـ. التوضيح لشرح الجامع الصحيح, ابن الملقن سراج الدين أبو حفص عمر بن علي بن أحمد الشافعي, ت: دار الفلاح للبحث العلمي وتحقيق التراث، دار النوادر، دمشق – سوريا, الطبعة: الأولى، 1429 هـ - 2008 م. إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري, أحمد بن محمد بن أبى بكر بن عبد الملك القسطلاني القتيبي المصري, الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر, الطبعة: السابعة، 1323 هـ فتح الباري شرح صحيح البخاري, أحمد بن علي بن حجر أبو الفضل العسقلاني الشافعي, دار المعرفة - بيروت، 1379, رقم كتبه وأبوابه وأحاديثه: محمد فؤاد عبد الباقي, قام بإخراجه وصححه وأشرف على طبعه: محب الدين الخطيب. إكمال المعلم بفوائد مسلم لعياض بن موسى بن عياض بن عمرون اليحصبي السبتي، المحقق: الدكتور يحيى إسماعيل، الناشر: دار الوفاء للطباعة والنشر والتوزيع، مصر، الطبعة: الأولى، 1419 هـ - 1998 م. معالم السنن، وهو شرح سنن أبي داود, أبو سليمان حمد بن محمد بن إبراهيم بن الخطاب البستي المعروف بالخطابي, المطبعة العلمية - حلب, الطبعة: الأولى 1351 هـ - 1932 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com