İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Liân

9 hadis

Karım siyah bir çocuk dünyaya getirdi, (ne buyurursunuz?) dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Senin develerin var mı?» diye sordu. (O kimse) Evet, diye cevap verdi. (Peygamberimiz de); «Onların renkleri nasıldır?» buyurdu. (Adam): Kırmızıdır, diye karşılık verdi. (Peygamberimiz de): «İçlerinde yağız/kara olanları da var mı?» diye sordu. (O kimse de) içlerinde gerçekten yağız/kara olanları da var, cevabını verdi. Bunun üzerine (Peygamberimiz): «Bunun nasıl olduğunu sordu?» (Adam da) Onu bir damarın çekmiş olması mümkündür, diye cevap verdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de «Şu halde bu (çocuğu) da bir damarın çekmiş olması mümkündür.»

عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم جاءه أعرابي فقال: يا رسول الله، إن امرأتي ولدت غلاما أسود، فقال: «هل لك من إبل» قال: نعم، قال: «ما ألوانها» قال: حمر، قال: «هل فيها من أَوْرَقَ» قال: نعم، قال: «فأنى كان ذلك» قال: أراه عرق نزعه، قال: «فلعل ابنك هذا نَزَعَهُ عِرْقٌ»
Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Fezâre oğulların­dan bir bedevi adam gelerek, Ey Allah'ın Rasûlü! Karım siyah bir çocuk dünyaya getirdi, (ne buyurursunuz?) dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Senin develerin var mı?» diye sordu. (O kimse) Evet diye cevap verdi. (Peygamberimiz de): «Onların renkleri nasıldır?» buyurdu. (Adam); Kırmızıdır, diye karşılık verdi. (Peygamberimiz de): «İçlerinde yağız/kara olanları da var mı?» diye sordu. (O kimse de) içlerinde gerçekten yağız/kara olanları da var, cevabını verdi. Bunun üzerine (Peygamberimiz) «Bunun nasıl olduğunu sordu?» (Adam da) Onu bir damarın çekmiş olması mümkündür diye cevap verdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Şu halde bu (çocuğu) da bir damarın çekmiş olması müm­kündür.» buyurdu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Fezâre kabilesinden bir adamın çocuğu olmuştu. Çocuğun rengi anne ve babasının rengine benzemiyordu. Bu durumdan şüphelenen baba Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek suçlayan bir üslupla hanımının siyah bir çocuk doğurduğunu haber verdi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- adamın konuşmasından maksadını anladı ve şüphesini gidermek istedi. Adamın anlayacağı bir örnek vererek, senin develerin var mı? diye sordu. Adam evet diye cevap verince, bu sefer renkleri nedir? diye sordu. Adam da kırmızı dedi. Ardından içlerinde yağız/kara olanları da var mı? diye sordu. Adam da içlerinde gerçekten yağız/kara olanları da var, cevabını verdi. Bunun üzerine Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bunun nasıl olduğunu sordu?» (Adam da) Onu eski atalarından bir damarın çekmiş olması mümkündür, diye cevap verdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Şu halde bu (çocuğu) da bir damarın çekmiş olması mümkündür.» buyurdu. Yani senin atalarından siyah tenli olan birisine benzemiş olabilir. Bu konuda ona çekmiştir. Adam, bu doğru kıyasla/karşılaştırmayla ikna oldu ve içini kemiren şüpheleri de gitmiş oldu.

Kaynakça

صحيح البخاري ،عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم؛ حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه. -تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Gördün mü? Mücezziz az önce Zeyd b.Hârise ile Üsâme İbni Zeyd’e baktı da bu ayaklar hiç şüphesiz birbirindendir, dedi.»

عن عائشة رضي الله عنها : أن رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل عليَّ مسرورًا تبرُقُ أسارِيرُ وجهه. فقال: ألم تَرَيْ أن مُجَزِّزًا نظر آنفًا إلى زيد بن حارثة وأسامة بن زيد، فقال: إن بعض هذه الأقدام لمن بعض». وفي لفظ: «كان مجزِّزٌ قائفًا».
Aişe –radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünün çizgileri parlayacak şekilde sevinçli bir halde yanıma girdi ve: «Gördün mü? Mücezziz az önce Zeyd b.Hârise ile Üsâme İbni Zeyd’e baktı da bu ayaklar hiç şüphesiz birbirindendir, dedi.» buyurdu. Bir lafızda; «Mücezziz kâif (ferasetle bir kimsenin nesebini bilen, iz süren) biriydi.»
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Zeyd b. Hârise –radıyallahu anh- beyaz renkli bir kimseydi. Oğlu Üsâme ise esmerdi. İnsanlar renk farklılıklarından dolayı şüphe ediyorlar ve Üsâme’nin nesebinin babasına nispet edilmesi hakkında Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e eziyet verecek şekilde ileri geri konuşuyorlardı. Kâif (feraset ile nesep bilen) olan Mücezziz el-Müdleci onların yanından geçti. Ve onlar yüzlerini saçaklı bir örtüyle örtmüşlerdi ve ayakları gözüküyordu. Ayakların arasındaki benzerliği görünce, bu ayaklar hiç şüphesiz birbirindendir, dedi. Kâif’in (nesep bilimcinin) bu sözlerini Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- duydu ve çok çok sevindi. Üsâme’nin soyunun babasına nispetinin doğruluğunun verdiği rahatlıkla, sevinçli ve müjde verir bir halde yüzünün çizgileri parlamış olarak Âişe’nin yanına girdi. Bilgileri olmadığı halde/cahilce insanların ırzları haklarında konuşanların sözlerini çürütüldüğü için sevindi.

Kaynakça

- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem –zamanında bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin buyurduğu gibi o ikisinin lanetleşmesini emretti. Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- onları birbirinden ayırdı, çocuğu da annesine verdi.

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنها : أن رجلا اتهم امرأته بالزنا، ونفى كون ولدها منه في زمن رسول الله صلى الله عليه وسلم فأمرهما رسول الله صلى الله عليه وسلم فتلاعنا، كما قال الله تعالى، ثم قضى بالولد للمرأة، وفرق بين المتلاعنين
İbn Ömer -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem –zamanında bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin buyurduğu gibi o ikisinin lanetleşmesini emretti. Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- onları birbirinden ayırdı, çocuğu da annesine verdi."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste Abdullan b. Ömer –radıyallahu anhuma- şöyle rivayet etmiştir: Bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Kadın onun bu davasını yalanlayıp, kendisi için yapılan bu suçlamayı kabul etmedi ve o ikisi lanetleştiler. Koca kendisinin zinayla suçladığı hanımı hakkında doğru söylediğine dört kez Allah’ı şahit tutarak, beşincisinde de kendisine lanet eder. Sonra karısı kocasının yalancı olduğu hakkında dört kez Allah’ı şahit tutar, beşincisinde de Allah’ın gazabının kendisi üzerine olması için dua eder. O ikisi arasında lanetleşme tamamlandığında, Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- o ikisini birbirinden ebedi olarak ayırmış ve çocuğu kadına verip, adama değil kadına nispet etmiştir.

Kaynakça

- صحيح البخاري -الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه. - خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام- فيصل بن عبد العزيز بن فيصل ابن حمد المبارك الحريملي النجدي - الطبعة: الثانية، 1412 هـ - 1992 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol kalmadı." buyurdu. Lanetleşen erkek: Benim (bu kadına vermiş olduğum) malım ne olacak? dedi. Yine Saîd dedi ki; ona: "O mal sana ait değildir. Eğer sen zina isnadında doğru olsan bile sen o kadınla o mal mukabilinde cima etmiştin (böylece kadın onun hepsini hak etmiş oldu). Eğer sen zina isnadında yalancı isen, o mal senden daha uzaktır." denildi.

عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما مرفوعاً: «أن فلان بن فلان قال: يا رسول الله، أرأيت أن لو وجد أحدنا امرأته على فاحشة، كيف يصنع؟ إن تكلم تكلم بأمر عظيم، وإن سَكَتَ سَكَتَ على مثل ذلك. قال: فسكت النبي صلى الله عليه وسلم فلم يُجبه. فلما كان بعد ذلك أتاه فقال: إن الذي سألتك عنه قد ابتليت به. فأنزل الله عز وجل هؤلاء الآيات في سورة النور ?والذين يرمون أزواجهم...? فتلاهن عليه ووعظه وذكره. وأخبره أن عذاب الدنيا أهون من عذاب الآخرة. فقال: لا، والذي بعثك بالحق، ما كذبتُ عليها. ثم دعاها، فوعظها، وأخبرها: أن عذاب الدنيا أهون من عذاب الآخرة. فقالت: لا، والذي بعثك بالحق، إنه لكاذب. فبدأ بالرجل؛ فشهد أربع شهادات بالله: إنه لمن الصادقين، والخامسة: أن لعنة الله عليه إن كان من الكاذبين. ثم ثَنَّى بالمرأة. فشهدت أربع شهادات بالله: إنه لمن الكاذبين، والخامسة: أن غضب الله عليها إن كان من الصادقين. ثم فرق بينهما. ثم قال: إن الله يعلم أن أحدكما كاذب فهل منكما تائب؟ -ثلاثا-»، وفي لفظ «لا سبيل لك عليها. قال: يا رسول الله، مالي؟ قال: لا مال لك: إن كنت صدقت عليها فهو بما استحللت من فرجها، وإن كنت كذبت فهو أبعد لك منها».
Abdullah b. Ömer –radıyallahu anhumâ-’dan- merfû olarak rivayet edildiğine göre falan oğlu filan ya Rasûlallah –sallallahu aleyhi ve sellem- birimiz karısını zina ederken görse ne yapması gerekir? Konuşsa büyük bir meseleye cevap vermiş, susacak olsan büyük bir mesele hakkında susmuş olacaksın dedi. Bunun üzerine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- sustu ve cevap vermedi. O adam daha sonraki günlerde Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek sana sorduğum o konuyla imtihan olunuyorum dedi. Bunun üzerine Allah, Nur Sûresi'nin 6. ayetini indirdi; “Kendi eşlerini zina ile suçlayan fakat kendilerinden başka şâhidleri olmayan kimselere gelince…” ve bu ayetleri tamamladı. Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- adamı çağırdı, bu ayetleri okudu, vaaz ve nasihatte bulundu. Dünya azabının ahiret azabından daha hafif olduğunu bildirdi. Adam “Hayır” dedi. Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, o kadına karşı yalan söylemiyorum. Sonra ikinci olarak kadını çağırdı, vaaz ve nasihatte bulundu. Dünya azabının ahiret azabından daha hafif olduğunu bildirdi. Bunun üzerine kadın: Hayır! dedi seni gerçekle gönderen Allah’a yemin ederim ki kocam doğru söylemedi. Bundan sonra Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- önce erkekten başladı. Erkek kendisinin gerçekten doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört kere yemin etti, beşincisinde şayet yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını diledi. Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- kadına döndü. Kadın erkeğin gerçekten yalancılardan olduğuna dair Allah’a dört defa yemin etti ve beşincisinde şayet o erkek doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diledi. Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- o ikisini ayırdı. «Allah ikinizden birinin yalancı olduğunu biliyor. Sizden tevbe edecek var mı?» diye sordu. Onlar tevbe etmekten çekindiler. Peygamber üçüncü defa: «Allah, ikinizden birinizin yalancı olduğunu bilmektedir. Binaenaleyh ikinizden tevbe edecek var mı?» buyurdu. «Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol kalmadı.» buyurdu. Lanetleşen erkek: Benim (bu kadına vermiş olduğum) malım ne olacak? dedi. " Yine Saîd dedi ki; ona: "O mal sana ait değildir. Eğer sen zina isnadında doğru olsan bile sen o kadınla o mal mukabilinde cima etmiştin (böylece kadın onun hepsini hak etmiş oldu). Eğer sen zina isnadında yalancı isen, o mal senden daha uzaktır." denildi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu kıssanın sahibi olan, sanki hanımından şüphelenmişti. Onun zinaya düşmesinden korktu ve bu işte ne yapacağını bilemedi. Çünkü o hanımına zina iftirası atsa ve delil getiremezse kendisine iftira haddi uygulanır. Eğer susarsa bu da deyyusluk ve utanç verici bir şeydir. Bu düşüncelerini Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e açıkladı. Olmadan önce soru sorulmasını kerih gördüğü için cevap vermedi. Çünkü bu şerrin gelmesinde acele etmek ve ona kapı açmaktır. Buna ilave olarak bu konuda Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e bir şey inmemiştir. Bundan sonra soruyu soran bu zinayı gördü ve Allah onun ve hanımının hakkında hükmünü beyan eden ayetleri indirdi. Bu ayetler Nur Suresi'nden 6. Ayettir. “Kendi eşlerini zina ile suçlayan fakat kendilerinden başka şâhidleri olmayan kimselere gelince…” Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- adamı çağırdı bu ayetleri okudu, vaaz ve nasihatte bulundu. Eğer hanımına zina iftirasını atmada yalancı ise dünya azabı -o da kadına atılan zina iftirası sebebiyle erkeğe uygulanacak had cezasıdır- Ahiret azabından daha hafiftir. Hanımına zina iftirası etmediği ve yalan söylemediği için yemin etti. Sonra kadına nasihatte bulundu ve ona dünya azabının –o da (kadının yaptığı zinanın) cezası olan recim/taşlama- dır. Ahiret azabından daha hafif olduğunu haber verdi. Kadın kocasının yalancı olduğu konusunda Allah’a yemin etti. O vakit Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’ın başladığı gibi yani kocadan başladı. Karısının zina yaptığı hakkında doğru söylediğine dair dört defa yemin etti. Beşincisinde de eğer yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin kendi üzerine olması için yemin etti. Sonra da ikinci olarak kadınla devam etti. Kadın erkeğin gerçekten yalancılardan olduğuna dair Allah’a dört defa yemin etti ve beşincisinde şayet o erkek doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını diledi. Sonra da onları ebedi bir şekilde/bir daha evlenemeyecekleri şekilde ayırdı. İkisinden biri yalancı olmasına rağmen, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onlara tövbe etmeleri için imkân sundu. Koca verdiği mihrini geri istedi. O mal sana ait değildir. Eğer sen zina isnadında doğru olsan bile sen o kadınla o mal mukabilinde cima etmiştin (böylece kadın onun hepsini hak etmiş oldu). Eğer sen zina isnadında yalancı isen ve büyük iftirayı atmış isen o mal senden daha uzaktır, buyurdu.

Kaynakça

- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه. - خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام- فيصل بن عبد العزيز بن فيصل ابن حمد المبارك الحريملي النجدي (المتوفى: 1376هـ)- الطبعة: الثانية، 1412 هـ - 1992 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Çocuk (üzerinde doğduğu) döşek sahibinindir. Zina edene de mahrumiyet vardır.»

عن عائشة رضي الله عنها قالت: «اخْتَصَمَ سعد بن أبي وقاص، وعبد بن زَمْعَةَ في غلام: فقال سعد: يا رسول الله، هذا ابن أخي عتبة بن أبي وقاص، عهد إلي أنه ابنه، انظر إلى شبهه، وقال عبد بن زمعة: هذا أخي يا رسول الله، وُلِدَ على فِرَاشِ أبي من وَلِيدَتِهِ، فنظر رسول الله صلى الله عليه وسلم إلى شَبَهِهِ، فرأى شَبَهًا بَيِّنًا بعتبة، فقال: هو لك يا عبد بن زمعة، الولدُ لِلْفِرَاشِ ولِلْعَاهِرِ الحَجَرُ. واحْتَجِبِي منه يا سَوْدَةُ. فلم يَرَ سَوْدَةَ قَطُّ».
Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Sa'd b. Ebî Vakkas ile Abd b. Zem'a, Zema'nın cariyesinin oğlu (Abdurrahman'ın nesebi­nin tespiti) hakkında (aralarında çıkan) anlaşmazlığı halletmesi için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e başvurdular. Sa'd: Ya Rasûlallah! Kardeşim Utbe b. Ebi Vakkâs, o çocuğun kendisinin olduğunu bana haber verdi. Aralarındaki benzerliğe bakar mısın! dedi. Abd b. Zem'a da; (O) benim kardeşimdir, (çünkü) babamın cariyesinin oğludur (ve) babamın (firâşı) yatağı üzerinde doğmuştur, diye iddiada bu­lundu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de (çocukta) Utbe'ye açıkça bir benzerlik gördü. Bunun üzerine; «Çocuk (üzerinde doğduğu) döşek sahibinindir. Zina edene de mahrumiyet vardır. Ey Sevde! Sen bu çocuğun yanında bundan sonra örtün» buyurdu. Bundan sonra (o) Sevde'yi hiç görmedi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Cahiliye döneminde cariyelerin ferclerinden para kazanıyorlardı. Zina eden kendi çocuğu olduğunu iddia ettiğinde çocuğu onun sayıyorlardı. Utbe b. Ebi Vakkas -radıyallahu anh-, Zem'a b. Esved'in cariyesiyle zina etmişti. Bu ilişkiden bir çocuk doğdu. Utbe, kardeşi olan Sa'd b. Ebi Vakkas -radıyallahu anh-'a, bu çocuğu kendi nesebine katmasını vasiyet etti. Mekke'nin fethinde Mekke'ye geldiğinde Sa'd -radıyallahu anh- çocuğu gördü ve kardeşine benzerliğinden dolayı onu tanıdı. Çocuğu sahiplenmek istedi. Yani çocuğu, kardeşinin nesebine katmak istedi. Bu çocuk için Sa'd ve Abd b. Zem'a anlaşmazlığa düştüler. Sa'd -radıyallahu anh-, kardeşi Utbe'nin, bu çocuğun kendi oğlu olduğunu ikrar ettiğini ve çocukla Utbe'nin aralarındaki benzerliği de delil olarak getirdi. Abd b. Zem'a da o benim kardeşimdir. Babamın cariyesinden doğmuştur. Yani çocuğun babası çocuğu doğuran kölenin efendisidir. Babam firâş (yatağın) sahibidir, dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- çocuğa baktı ve çocuğun açıkça Utbe'ye benzediğini gördü. Zem'a'nın olduğuna hükmetti. «Çocuk (üzerinde doğduğu) firaş (sahibin)'e aittir.» buyurdu. Zina edene de mahrumiyet ve hüsran vardır. O çocuktan uzaktır. Çünkü asılda çocuk, sahih yoldan cariyeyle cinsel ilişki kurma hakkına sahip olan cariyenin sahibine tabidir. Ancak Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, çocuğun Utbe'ye benzediğini görünce kızkardeşi olan Sevde bint Zem'a'ya bakmasını veradan dolayı engelledi ve Sevde'ye onun yanında örtünmesini emretti. Veradan ve ihtiyatlı davranmaktan dolayı bunu yaptı. Yatak sahibi olduğu müddetçe karinelere ve benzerliğe iltifat edilmez.

Kaynakça

تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله بن عبد الرحمن البسام، تحقيق: محمد صبحي حلاق، مكتبة الصحابة، الإمارات، مكتبة التابعين، القاهرة، الطبعة: العاشرة 1426هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام، إسماعيل بن محمد الأنصاري، دار الفكر، دمشق، الطبعة: الأولى 1381هـ. عمدة الأحكام من كلام خير الأنام -صلى الله عليه وسلم- لعبد الغني المقدسي، دراسة وتحقيق: محمود الأرناؤوط، مراجعة وتقديم: عبد القادر الأرناؤوط، دار الثقافة العربية، دمشق، بيروت، مؤسسة قرطبة، الطبعة: الثانية 1408هـ. صحيح البخاري، محمد بن إسماعيل البخاري الجعفي، تحقيق: محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم، مسلم بن الحجاج القشيري النيسابوري، تحقيق محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت، الطبعة: 1423هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

“Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.”

عن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه مرفوعاً: «من ادعى إلى غير أبيه -وهو يعلم أنه غير أبيه-، فالجنة عليه حرام».
Sa’d b. Ebi Vakkâs -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.”
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadis, cahiliye insanlarının yaptığı bir iş olan, bir kimsenin kendisini babasından başkasına nispet etmesinden sakındırmak için varid olmuştur. İnsanın, kendisini babasına, dedesine ve babasının dedesine nispet etmesi gerekir. Bir kimsenin kendisini babasından başkasına nispet etmesinin bir benzeri de kabilesindeki bir eksiklik sebebiyledir. Böyle yapan kimse cennetten mahrum olmakla tehdit olunmuştur.

Kaynakça

صحيح البخاري -أبو عبد الله محمد بن إسماعيل بن إبراهيم بن المغيرة الجعفي البخاري - تحقيق محمد زهير بن ناصر الناصر -الناشر : دار طوق النجاة -الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د/ مصطفى الخن، د/ مصطفى البغا، محيي الدين مستو، علي الشربجي، محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، ط: الرابعة عشر1407. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، تأليف محمد علي بن محمد علان. كنوز رياض الصالحين، تأليف حمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا، ط1-1430ه. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي. رياض الصالحين، تأليف محيي الدين النووي، تحقيق عصام موسى هادي، ط: وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية بدولة قطر.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Babalarınızdan yüz çevirmeyin! Kim babasından yüz çevirirse bu yaptığı küfürdür."

عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لا تَرْغَبُوا عن آبائكم، فمن رغب عن أبيه، فهو كفر».
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den rivayet edilen bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Babalarınızdan yüz çevirmeyin! Kim babasından yüz çevirirse bu yaptığı küfürdür."
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Kim bilerek ve isteyerek soyundan yüz çevirirse onun bu yaptığı haramdır. Kişinin bu şekilde davranması kâafirlerin yaptığı davranışlara benzer. Bu hadiste bahsedilen küfür kişiyi ebedi olarak cehenneme sokacak olan değil, küçük küfürdür. Bu da yapılan bu davranışın çok büyük haram olduğunu pekiştirir.

Kaynakça

صحيح البخاري -أبو عبد الله محمد بن إسماعيل بن إبراهيم بن المغيرة الجعفي البخاري - تحقيق محمد زهير بن ناصر الناصر -الناشر : دار طوق النجاة -الطبعة: الأولى 1422هـ. صحيح مسلم المحقق: محمد فؤاد عبد الباقي - الناشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. نزهة المتقين شرح رياض الصالحين، تأليف د/ مصطفى الخن، د/ مصطفى البغا، محيي الدين مستو، علي الشربجي، محمد أمين لطفي، مؤسسة الرسالة، ط: الرابعة عشر1407. دليل الفالحين لطرق رياض الصالحين، تأليف محمد علي بن محمد علان. كنوز رياض الصالحين، تأليف حمد بن ناصر العمار، دار كنوز إشبيليا، ط1-1430ه. بهجة الناظرين شرح رياض الصالحين، تأليف سليم بن عيد الهلالي، دار ابن الجوزي. رياض الصالحين، تأليف محيي الدين النووي، تحقيق عصام موسى هادي، ط: وزارة الأوقاف والشؤون الإسلامية بدولة قطر.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Enes b. Mâlik'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Hilâl b. Ümeyye karısına Şerik b. Sahmâ ile zina isnadında bulundu. Şerik, Berâ' b, Mâlik'in anne bîr kardeşiydi. Hilâl b. Umeyye İslâm'da ilk lian yapan adamdı. Hilâl karısı ile lânetleşti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Kadını gözetleyin! Eğer beyaz (tenli), düz saçlı, bozuk gözlü bir ço­cuk doğurursa, çocuk Hilâl b. Umeyye'ye; sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurursa Şerik b. Sahmâ'ya airtir.» buyurdu. Bilâhare kadının sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurduğunu haber verdim.

إن هِلال بن أُمية قذف امرأته بشريك ابن سَحْماء، وكان أخا البراء بن مالك لأمه، وكان أول رجل لَاعَنَ في الإسلام، قال: فَلَاعَنَهَا، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «أبصروها، فإن جاءت به أبيض سَبِطًا، قَضِيءَ الْعَيْنَيْنِ؛ فهو لهلال بن أمية، وإن جاءت به أَكْحَلَ جَعْدًا حَمْشَ السَّاقَيْنِ؛ فهو لشريك بن سحماء»، قال: فأُنبِئْت أنها جاءت به أَكْحَلَ جَعْدًا حَمْشَ السَّاقَيْنِ.
Hilâl b. Ümeyye karısına Şerik b. Sahmâ ile zina isnadında bulundu. Şerik, Berâ' b, Mâlik'in anne bîr kardeşiydi. Hilâl b. Umeyye İslâm'da ilk lian yapan adamdı. Hilâl karısı ile lânetleşti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Kadını gözetleyin! Eğer beyaz tenli, düz saçlı, bozuk gözlü bir ço­cuk doğurursa, çocuk Hilâl b. Umeyye'ye; sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurursa Şerik b. Sahmâ'ya airtir.» buyurdu. Bilâhare kadının sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurduğunu haber verdim.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadis Hilâl b. Ümeyye -radıyallahu anh-'ın karısına zina isnadında bulunduğunu ifade etmektedir. O kadın Şerik b. Samhâ ile zina etmiş ve hamileliği belirgin olmuştur. Hilâl b. Umeyye lanetleşme yoluyla çocuğun kendisinin olmadığını belirtmek istemiştir. Lian: Karı ve kocanın sözlerinin doğruluğu hususunda yemin ederek kim aralarından yalancı ise onun için lanet etmeye denir. Sonra Nebî -aleyhisselatu vesselam- çocuğun babsının mı yoksa zinadan hamile kaldığı kimseden mi olduğunu açıklayan alametleri zikretmiştir. Eğer saçları düz yaratılışı tam ise ikisinin arasındaki benzerlikten dolayı o zaman babasınındır. Eğer çocuğun kirpikleri sürme çekilmiş gibi simsiyah ve saçlarında dalgalı ise kadınla zina eden Şerik b. Samhâ'nındır. Bu hadis hamile olam kadınla lanetleşmenin meşru olduğuna delalet eder.

Kaynakça

صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب، الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. منحة العلام في شرح بلوغ المرام: تأليف عبد الله الفوزان، طبعة دار ابن الجوزي، الطبعة الأولى 1428. توضيح الأحكام شرح بلوغ المرام: تأليف عبد الله البسام، مكتبة الأسدي، مكة المكرمة، الطبعة: الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م. تسهيل الإلمام بفقه الأحاديث من بلوغ المرام: تأليف الشيخ صالح الفوزان، عناية عبد السلام السليمان، مؤسسة الرسالة الطبعة الأولى. فتح ذي الجلال والإكرام بشرح بلوغ المرام، للشيخ ابن عثيمين، المكتبة الإسلامية القاهرة، تحقيق صبحي رمضان وأم إسراء بيومي، الطبعة الأولى 1427. سبل السلام، محمد بن إسماعيل الصنعاني، دار الحديث.

Bu hadis HadeethEnc.com’da
8 / 9
9 hadis
  1. Karım siyah bir çocuk dünyaya getirdi, (ne buyurursunuz?) dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Senin develerin var mı?» diye sordu. (O kimse) Evet, diye cevap verdi. (Peygamberimiz de); «Onların renkleri nasıldır?» buyurdu. (Adam): Kırmızıdır, diye karşılık verdi. (Peygamberimiz de): «İçlerinde yağız/kara olanları da var mı?» diye sordu. (O kimse de) içlerinde gerçekten yağız/kara olanları da var, cevabını verdi. Bunun üzerine (Peygamberimiz): «Bunun nasıl olduğunu sordu?» (Adam da) Onu bir damarın çekmiş olması mümkündür, diye cevap verdi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- de «Şu halde bu (çocuğu) da bir damarın çekmiş olması mümkündür.»
  2. «Gördün mü? Mücezziz az önce Zeyd b.Hârise ile Üsâme İbni Zeyd’e baktı da bu ayaklar hiç şüphesiz birbirindendir, dedi.»
  3. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem –zamanında bir adam karısını zinayla suçladı ve ondan olan çocuğunu reddetti. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin buyurduğu gibi o ikisinin lanetleşmesini emretti. Rasûlullah- sallallahu aleyhi ve sellem- onları birbirinden ayırdı, çocuğu da annesine verdi.
  4. "Artık bu kadın üzerinde senin hâkimiyetine hiçbir yol kalmadı." buyurdu. Lanetleşen erkek: Benim (bu kadına vermiş olduğum) malım ne olacak? dedi. Yine Saîd dedi ki; ona: "O mal sana ait değildir. Eğer sen zina isnadında doğru olsan bile sen o kadınla o mal mukabilinde cima etmiştin (böylece kadın onun hepsini hak etmiş oldu). Eğer sen zina isnadında yalancı isen, o mal senden daha uzaktır." denildi.
  5. «Çocuk (üzerinde doğduğu) döşek sahibinindir. Zina edene de mahrumiyet vardır.»
  6. “Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.”
  7. "Babalarınızdan yüz çevirmeyin! Kim babasından yüz çevirirse bu yaptığı küfürdür."
  8. Enes b. Mâlik'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Hilâl b. Ümeyye karısına Şerik b. Sahmâ ile zina isnadında bulundu. Şerik, Berâ' b, Mâlik'in anne bîr kardeşiydi. Hilâl b. Umeyye İslâm'da ilk lian yapan adamdı. Hilâl karısı ile lânetleşti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Kadını gözetleyin! Eğer beyaz (tenli), düz saçlı, bozuk gözlü bir ço­cuk doğurursa, çocuk Hilâl b. Umeyye'ye; sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurursa Şerik b. Sahmâ'ya airtir.» buyurdu. Bilâhare kadının sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurduğunu haber verdim.
  9. Uveymiri'l-Aclânî, Âsım b. Adiy el-Ensârî'ye gelerek: Ne dersin ey Âsım! Bir adam karısının yanında birini bulursa onu öldürür; siz de ken­disini öldürür müsünüz; yoksa ne yapar? Şunu benim için yâ Âsım, Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soruver! demiş.

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com