İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Sulama Ortaklığı ve Yarıcılık

3 hadis

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Hayber (topraklarından) çıkan ekin ve hurmanın yarıya bölüştü­rülmesi üzerine Hayber halkı ile anlaşarak çalışmalarına izin verdi.

عن عبدالله بن عمر رضي الله عنهما أن النبي صلى الله عليه وسلم عامل أهل خيبر بِشَطْرِ ما يخرج منها من ثَمَرٍ أو زرع.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh- rivayet ediyor, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Hayber (topraklarından) çıkan ekin ve hurmanın yarıya bölüştü­rülmesi üzerine Hayber halkı ile anlaşarak çalışmalarına izin verdi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Hayber kenti tarımsal bir bölge olup, orada Yahudiler'den bir topluluk yaşamaktaydı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- hicretin yedinci yılında Hayber'i fethedince arazi/toprak ve tarlalarını ganimet olarak dağıttı. Sahabeler çiftçilik ve ekin işleriyle değil Allah yolunda cihat ve Allah'a davet ile meşguldüler. Hayber Yahudileri ise çiftçilik konusunda daha tecrübeliydiler. Zira uzun süredir bu işle meşguldüler. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- arazilerin ekilmesi ve ağaçların sulanması konusunda Hayber halkının yurtlarında kalmasına izin verdi. Çalışmalarına karşılık mahsulün yarısı Yahudilerin, diğer yarısı da Müslümanların olmak şartını koştu. Çünkü bu toprakların asıl sahibi artık Müslümanlar olmuştu.

Kaynakça

صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية، 1392هـ. تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق -مكتبة الصحابة- الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426هـ.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Râfi' b. Hadîc'e; araziyi, altın ve gümüş karşılığında kiraya verme meselesini sordum. O da; "Bunda bir sakınca yoktur. diye cevap verdi.

عن حنظلة بن قيس قال: سألت رافع بن خديج عن كراء الأرض بالذهب والورق؟ فقال: لا بأس به، إنما كان الناس يؤاجرون على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم بما على المَاذَيَاناتِ، وأَقْبَالِ الجَدَاوِلِ، وأشياء من الزرع؛ فيهلك هذا، ويسلم هذا، ولم يكن للناس كراء إلا هذا؛ ولذلك زجر عنه، فأما شيء معلوم مضمون؛ فلا بأس.
Hanzala b. Kays anlatıyor: Râfi' b. Hadîc'e; araziyi, altın ve gümüş karşılığında kiraya verme meselesini sordum. O da; "Bunda bir sakınca yoktur. Çünkü insanlar, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında su boyları ile ark başları, tarla sahiplerine tahsis edilmek üzere ya da ekinden bir şeyler vermek şartıyla kiraya verirlerdi. Buna göre bazen birine ait olan yer telef olur, ötekinin hissesi kurtulurdu. Bazen de ötekinin hissesi kurtulur, diğerinin hissesi telef olurdu. (O dönemde) insanlar için bundan başka kiraya verme şekli yoktu. İşte bu sebepten dolayı bundan sakındırıldılar. Fakat bilinen ve garantili bir şey olursa, (böyle bir durumda araziyi kiraya vermede) bir sakınca yoktur." dedi.
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Râfi' b. Hadîc ailesinin, Medine’de en çok tarla ve bahçe sahibi olduklarını haber vermektedir. Ailesi tarlalarını cahiliyeden kalan âdetler üzere kiraya vermekteydiler. Arazinin bir bölümünü kendilerine, diğer bölümünü de çiftçiye vermek karşılığında kiraya verirlerdi. Bazen tarlanın bir kısmı ürün verir diğer kısmı ise telef olurdu. Belki de yer sahibi ırmak ve su arkı kenarında yetişen ürünleri alırdı. Buna göre bazen birine ait olan yer telef olur, ötekinin hissesi kurtulurdu. Bazen de ötekinin hissesi kurtulur, diğerinin hissesi telef olurdu. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- arazilerin bu şekilde kiraya vermelerini yasaklamıştır. Çünkü bu kiralama işleminde bir bilinmezlik, risk ve tehlike vardır. Meysir/Kumara benzer bir yönü bulunmaktadır. Bunun için asla caiz değildir. Mala karşılık olarak verilen bedelin bilinen bir şey olması gerekir. Ayrıca kâr ve zararda eşitlik olması gerekir. Bu tür ortaklıklar kâr ve zararda eşitlik ve adalet esası üzere kurulur. Şayet bedel karşılığında yapılan bir kiralama ise bu bedelin muhakkak bilinmesi gerekir. Bu sebeple arazinin altın, gümüş yahut topraktan elde edilen ekin yahut başka bir tür yemek karşılığında olması caizdir. Zira hadisin genel ifadesi bu tür kiralamayı da içine alır: “Fakat bilinen ve garantili bir şey olursa, (böyle bir durumda araziyi kiraya vermede) bir sakınca yoktur."

Kaynakça

- صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق، مكتبة الصحابة، الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

“Ensar'ın en çok tarla sahibi olanlar idik. Araziyi,şuna karşılık şurası bizim, olmak şartıyla kiraya verirdik. Çok defa da birinin yeri mahsul getirir; ötekinin ki getirmezdi. Bundan dolayı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bizi bundan yasakladı; ama gümüşle kiraya vermekten yasaklamadı.”

عن رافع بن خديج رضي الله عنه قال: «كنا أكثر الأنصار حقلًا، وكنا نكري الأرض، على أن لنا هذه، ولهم هذه، فربما أخرجت هذه، ولم تخرج هذه فنهانا عن ذلك، فأما بالورق: فلم ينهنا».
Râfi' b. Hadîc -radıyallahu anh- anlatıyor: “Ensar'ın en çok tarla sahibi olanlar idik. Araziyi,şuna karşılık şurası bizim, olmak şartıyla kiraya verirdik. Çok defa da birinin yeri mahsul getirir; ötekinin ki getirmezdi. Bundan dolayı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bizi bundan yasakladı; ama gümüşle kiraya vermekten yasaklamadı.”
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadiste, sahih ve fasit ziraatın beyanı vardır. Râfi' b. Hadîc -radıyallahu anh-, ailesinin, Medine ehlinin en çok tarla ve bahçe sahibi olan ailesi olduğunu zikretmiştir. Onlar, cahiliye usulü üzerine ziraat yapıyorlar ve arazinin bir kısmını kendilerine ayırıyor, diğer kısmını ise ziraat yapması için başkasına (kiraya) veriyorlardı. Bazen, arazinin bir kısmındaki mahsul telef olurken diğer kısmı telef olmuyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onları bu şekilde bir ziraattan, içerisinde barındırdığı zarar, aldatma ve belirsizlikten dolayı yasakladı. Ziraatta bir ücret/bedel hakkında bir bilgi, zarar ve kârda eşitlik şarttır. Eğer arazinin bir kısmı ortak ise o takdirde bu ortaklık adalet, kâr ve zarar ortaklığı üzerine bina edilmelidir. Eğer bir ücret karşılığında yapılıyorsa o takdirde bu ücretin biliniyor olması gerekir. Bu, altın yahut gümüş karşılığında olabilir. Bu, bir kirala işlemi yahut o arazi üzerinde ortak tarım yapmaktır. Yani müzaraa (ürün paylaşımı ile ilgili geçici anlaşma) dır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in şu hadisi buna delildir: «Bilinen ve garanti edilen şeyde bir beis yoktur.»

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب - الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية، 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق، مكتبة الصحابة، الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com