İçeriğe geç
Açıklamalı hadisler

Faiz

6 hadis

Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka

عَنْ مَالِكِ بْنِ أَوْسِ بْنِ الْحَدَثَانِ أَنَّهُ قَالَ: أَقْبَلْتُ أَقُولُ مَنْ يَصْطَرِفُ الدَّرَاهِمَ؟ فَقَالَ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللهِ وَهُوَ عِنْدَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رضي الله عنهما: أَرِنَا ذَهَبَكَ، ثُمَّ ائْتِنَا، إِذَا جَاءَ خَادِمُنَا، نُعْطِكَ وَرِقَكَ، فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ: كَلَّا، وَاللهِ لَتُعْطِيَنَّهُ وَرِقَهُ، أَوْ لَتَرُدَّنَّ إِلَيْهِ ذَهَبَهُ، فَإِنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْوَرِقُ بِالذَّهَبِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ رِبًا، إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ».
Mâlik b. Evs b. el-Hadesânî'den rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Dirhemleri kim bozar?" dedim. Talha b. Ubeydillah, Ömer b. Hattâb -radıyallahu anhuma-'nın yanındayken şöyle dedi: Bize altınını göster, sonra bize gel. Eğer hizmetçimiz gelirse sana gümüşünü geri veririz. Ömer b. Hattâb şöyle dedi: Allah'a yemin olsun ki ona gümüşünü geri ver. Ya da altınını ona geri veririz. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurdu: «Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka.»
Muttefekun aleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Tâbiinden, Mâlik b. Evs, elinde altın dinar bulunduğunu ve bunları gümüş dirhemlerle değiştirmek istediğini söyleyince Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: Dinarlarını bize ver de göreyim! Satın almaya karar verdikten sonra ona şöyle dedi: Hizmetçimiz biraz sonra gelince bize gel de gümüş dirhemleri sana verelim. Bu sırada o mecliste Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh- hazır bulunuyordu. Bu tür alışverişi uygun görmedi ve Talha'ya gümüşü hemen ödeyeceğine ya da aldığı altınları o kimseye iade edeceğine dair yemin etti. Bunun sebebini de açıkladı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gümüşü altınla satmak veya tam tersini, karşılığının doğrudan alınması gerektiğini, aksi halde bu alışverişin haram kılınan faizli bir alışveriş olduğunu ve batıl geçersiz bir satış olduğunu bildirdiğini söyledi. Karşılıklı olarak alınıp verilmeden altın gümüşle, gümüş de altınla takas yapılmaz. Aynı cinsten, ağırlığı aynı, ölçeği aynı, elden ele teslim edilmesi haricinde buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma satılamaz. (Alışverişte alınıp satılan iki şeyden) biri peşin satılan diğeri veresiye satılamaz. Satılan ve satın alınan şeyi almadan alışverişin yapıldığı yerden ayırmak caiz değildir.

Faydalar
  1. Bu hadiste zikredilen mallar beş çeşittir: Altın, gümüş, buğday, arpa ve hurma. Satış aynı cinste yapılıyorsa, bunun geçerli olabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir: Akit meclisinde karşılıklı olarak kabzedilmesi ve tartıda aynı olmaları gerekir. Örnek olarak altının altınla satışında olduğu gibi, yoksa ribâ’l-fad/fazlalık faizi olur. Eğer cinsler farklı ise, örneğin gümüş ve buğday gibi. O zaman sözleşmenin geçerliliği için bir şart vardır. Bedelin akit meclisinde kabzedilmesidir. Aksi takdirde ribâ’n-nesîe/veresiye faizi olur.
  2. Akid meclisi ile kastedilen; alışverişin yapıldığı yerdir. Tarafların oturuyor, yürüyor ya da binek üzerinde olmaları arasında fark yoktur. Ayrılıktan kastedilen, insanlar arasında örf gereği (alışveriş yerinden) ayrılma sayılan şeydir.
  3. Hadisteki yasak, basılmış (sikke hâline getirilmiş) olsun olmasın altının bütün çeşitlerini ve basılmış olsun olmasın gümüşün bütün çeşitlerini kapsar.
  4. Günümüzdeki kâğıt ve madeni paralar (nakdî para birimleri) hakkında da, altının gümüşle satımında geçerli olan hükümler uygulanır. Yani bir para birimini başka bir para birimiyle değiştirmek istediğinde (meselâ riyalin dirhemle bozdurulması gibi), tarafların razı olduğu ölçüde miktarlarında farklılık (tefâdül) caizdir. Ancak satış meclisinde karşılıklı teslim (kabz) mutlaka gerçekleşmelidir. Aksi hâlde akit geçersiz olur ve yapılan işlem haram faiz kapsamına girer.
  5. Faizli işlemler caiz değildir ve her iki taraf da anlaşsa dahi sözleşmeleri geçersizdir. Çünkü İslâm, insanın ve toplumun hakkını korur; kişi kendi hakkından vazgeçmiş olsa bile bu hakların ihlâline izin vermez.
  6. Gücü yetenlerin kötülüğü yasaklamaları ve engellemeleri gerekir.
  7. Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-'ın yaptığı gibi, kötülüğü çirkin gösterip kınarken delil göstermek gerekir.
Kaynakça

صحيح البخاري (3/ 68) (2134). صحيح مسلم (3/ 1209) (1586). الإلمام بشرح عمدة الأحكام، لإسماعيل الأنصاري (2/ 28). تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، لعبد الله البسام (ص496).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

"Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- habelu'l-habelenin (develeri, doğacak yavrunun doğuracağı yavrusu vaktine kadar vadeli) satışını yasakladı."

عن أبي المنهال قال: «سألت البراء بن عازب، وزيد بن أرقم، عن الصَّرْفِ؟ فكل واحد يقول: هذا خير مني. وكلاهما يقول: نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن بيع الذهب بالوَرِقِ دَيْنَاً».
Ben, el-Berâ b.Âzib ile Zeyd b. Erkam –radıyallahu anhumâ-'ya sarraflıktan sordum. Bu iki sahabeden her biri, diğeri hakkında: O benden daha hayırlıdır (yani daha iyi bilir) diyerek her ikisi de: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- vadeye bağlanmış borç olarak altını gümüşle satmaktan nehyetti, diyorlardı.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Ebu’l-Minhâl el-Berâ b. Âzib ile Zeyd b. Erkam –radıyallahu anhumâ-’ya değerli şeylerin değerli olan başka şeylerle satılması olan sarraflığın hükmünden sordu. Verâlarından dolayı Allah onlardan razı olsun, bu iki sahabeden her biri, kendi nefsini diğer arkadaşının yanında küçük görerek fetvayı birbirlerine bıraktılar. Ancak ikisi de Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in altının gümüşle borç olarak satılması konusundaki yasağını ezberlemede ittifak ettiler. İkisinin de faiz sebebinde bir olmalarından dolayıdır. O zaman akid meclisinde karşılıklı kabzetmeleri gerekmektedir. Yoksa bu para değişimi sahih olmaz. (Ribe'n-nesîe). Cahiliye devrinde bilinen ve uygulanan ribâ çeşidi budur. Bu, satış akdinden veya ödünç (kârı) vermekten doğan bir borç için vade durumuna göre eklenen faizdir, yani bu borç faizi olur.

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - منحة العلام في شرح بلوغ المرام، تأليف عبد الله الفوزان، طبعة دار ابن الجوزي -الطبعة الأولى- 1428 - توضيح الأحكام شرح بلوغ المرام، تأليف عبد الله البسام، مكتبة الأسدي -مكة المكرمة- الطبعة الخامِسَة، 1423 هـ - 2003 م. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية، 1392هـ. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق -مكتبة الصحابة- الشارقة - الطبعة العاشرة- 1426.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gümüşün gümüşe, altının altına, başa baş olmayan satışını yasakladı. Bize altın mukabilinde dilediğimiz şekilde gümüş ve gümüş mukabilinde dilediğimiz şekilde altın satın almayı emretti.

عن أبي بكرة رضي الله عنه قال: «نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الفضة بالفضة، والذهب بالذهب، إلا سَوَاءً بسوَاءٍ، وأمرنا أن نشتري الفضة بالذهب، كيف شئنا. ونشتري الذهب بالفضة كيف شئنا، قال: فسأله رجل فقال: يدا بيد؟ فقال: هكذا سمعت».
Ebu Bekra -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edilen hadiste şöyle haber verilmektedir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gümüşün gümüşe, altının altına, başa baş olmayan satışını yasakladı. Bize altın mukabilinde dilediğimiz şekilde gümüş ve gümüş mukabilinde dilediğimiz şekilde altın satın almayı emretti. Bir adam: "Peşin mi?" diye sordu. Ebu Bekra: "Ben böyle işittim." cevabını verdi.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Altının altınla ve gümüşün gümüşle baş başa/denk olmayan satışları faiz kabul edilmektedir. Bu yüzden baş başa ve denk olmamaları halinde yasaklanmıştır. Ancak altının gümüşle yahut gümüşün altınla denk ve baş başa olmadan satılmasında bir sakınca yoktur. Bu alışverişin sahih olabilmesi için o mecliste her ikisinin de elden ele peşin olması gerekir. Aksi takdirde haram olan nesîe ribası/faizi olur. Altınla gümüş aynı cinsten olmadığı için denklik şartı ortadan kalkar ve geriye peşin alış veriş yapılma şartı kalır. Çünkü bu sınıflar faizin geçerli olduğu değer cinsinden mallardır.

Kaynakça

- صحيح البخاري، للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم، للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام، للشيخ إسماعيل الأنصاري -مطبعة السعادة- الطبعة الثانية 1392هـ. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام، عبد الله البسام، تحقيق محمد صبحي حسن حلاق -مكتبة الصحابة- الشارقة، الطبعة العاشرة، 1426ه.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Ah, Ah! (Bu) Faizin ta kendisidir bu. Böyle yapma! Fakat sen hurma satın almak istediğin zaman onu başka bir şey ile sat! Sonra onun bedeli ile bunu satın al!»

عن أبي سعيد الخدري- رضي الله عنه-: جاء بلال إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم بتمر بَرْنِيٍّ، فقال له النبي صلى الله عليه وسلم : «من أين لك هذا؟» قال بلال: كان عندنا تمر رديء، فبعتُ منه صاعين بصاع ليطعم النبي صلى الله عليه وسلم . فقال النبي صلى الله عليه وسلم عند ذلك: «أَوَّهْ، أَوَّهْ، عَيْنُ الربا، عين الربا، لا تفعل، ولكن إذا أردت أن تشتري فَبِعِ التمرَ ببيع آخر، ثم اشتر به».
Ebu Said el-Hudri –radıyallahu anh-’tan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Bilal bernî hurması ile Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- ona : «Bu nereden?» buyurdu. Bilal: Yanımızda adi türden bir hurma vardı, ben de onun iki sa’ını (ölçeğini) bir ölçek ile Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yemesi için sattım, dedi. O vakit Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- : «Ah, Ah! (Bu) Faizin ta kendisidir bu. Böyle yapma! Fakat sen hurma satın almak istediğin zaman onu başka bir şey ile sat! Sonra onun bedeli ile bunu satın al!» buyurdu.
Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bilal –radıyallahu anh-, Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına kaliteli berni türündenbir hurma ile geldi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- hurmanın kaliteli olmasına çok şaşırdı ve dedi ki: «Bu neredendir?» Bilal -radıyallahu anh- bizim hurmamız vardı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in o hurmadan yemesi için bir ölçek bu iyi hurma karşılığında iki ölçek yanımızdaki kötü hurmayı sattım dedi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-, bunu büyük bir günah olarak karşıladı. Çünkü bu günah, onun katında en büyük musibetlerdendi. Dedi ki: Bu yaptığın haram olan faizin ta kendisidir. Ancak kötü hurma değiştirmek istiyorsan, kötü hurmayı para ile sat. Sonra da para ile iyi hurma satın al. Bu helal olan yoldur, harama düşmemek için bunu öğren. ‘’Teysiru’l-Allâm Şerh Umdetü’l-Ahkâm’’ s, 568.

Kaynakça

- صحيح البخاري –الجامع الصحيح-؛ للإمام أبي عبد الله محمد بن إسماعيل البخاري، عناية محمد زهير الناصر، دار طوق النجاة، الطبعة الأولى، 1422هـ. - صحيح مسلم؛ للإمام مسلم بن الحجاج، حققه ورقمه محمد فؤاد عبد الباقي، دار عالم الكتب-الرياض، الطبعة الأولى، 1417هـ. - الإلمام بشرح عمدة الأحكام للشيخ إسماعيل الأنصاري-مطبعة السعادة-الطبعة الثانية 1392ه. - تيسير العلام شرح عمدة الأحكام-عبد الله البسام-تحقيق محمد صبحي حسن حلاق- مكتبة الصحابة- الشارقة- الطبعة العاشرة- 1426ه. - خلاصة الكلام شرح عمدة الأحكام - فيصل بن عبد العزيز بن فيصل ابن حمد المبارك الحريملي النجدي - الطبعة: الثانية، 1412 هـ - 1992 م.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

«Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî surette) satınız. Ve gaibi (mevcut olmayanı) mevcut olanla değiştirmeyin.» Başka bir lafızda; «Ancak elden ele olsun.» Bir diğer lafız da; «Aynı miktarda, misli misline, aynı şekilde olsun.»

عن أبي سعيد الخدري- رضي الله عنه- مرفوعاً: «لا تبيعوا الذهب بالذهب إلا مثِلْاً بمثل، ولا تُشِفُّوا بعضها على بعض، ولا تبيعوا الوَرِقَ بالوَرِقِ إلا مثلا بمثل، ولا تُشفوا بعضها على بعض، ولا تبيعوا منها غائبا بناجز». وفي لفظ «إلا يدا بيد». وفي لفظ «إلا وزنا بوزن، مثلا بمثل، سواء بسواء».
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfu olarak anlatıyor: «Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî surette) satınız. Ve gaibi (mevcut olmayanı) mevcut olanla değiştirmeyin.» Başka bir lafızda; «Ancak elden ele olsun.» Bir diğer lafız da; «Aynı miktarda, misli misline, aynı şekilde olsun.»
Müslim rivayet etmiştir - Muttefekun AleyhDereceSahih Hadis
Açıklama

Bu hadis-i şerifte Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- faizin iki çeşidi olan Riba’l-Fadl'ı ve Riba Nesîeyi yasaklamıştır. Bu, para şeklinde yahut paranın dışında olan altını altınla satmaktır. Bu satış ancak aynı ağırlıkta olursa ve satış meclisinde teslim alma işlemi gerçekleşiyorsa caizdir. Çünkü mevcut olmayanla mevcut olanı değiştirmek caiz değildir. Aynı şekilde ister para isterse de paranın dışındaki gümüşü gümüşle satmayı yasaklamıştır. Ancak eşit ağırlıkta olursa ve satış meclisinde teslim alma işlemi gerçekleşiyorsa caizdir. Birinin diğerinden fazla olması ve malları teslim almadan ayrılmak caiz değildir.

Kaynakça

منحة العلَّام للشيخ عبد الله بن صالح الفوزان، ط1، دار ابن الجوزي، الدمام، 1427ه. تيسير العلام شرح عمدة الأحكام للبسام، حققه وعلق عليه وخرج أحاديثه وصنع فهارسه: محمد صبحي بن حسن حلاق، ط10، مكتبة الصحابة، الإمارات - مكتبة التابعين، القاهرة، 1426 هـ. الإلمام بشرح عمدة الأحكام لإسماعيل الأنصاري، ط1، دار الفكر، دمشق، 1381ه. صحيح البخاري، تحقيق: محمد زهير بن ناصر الناصر، ط1، دار طوق النجاة (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم: محمد فؤاد عبد الباقي)، 1422ه. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، دار إحياء التراث العربي، بيروت.

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Altının altınla, gümüşün gümüşle, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla, hurmanın hurmayla, tuzun tuzla (değiştirilmesi) birbiriyle aynı (ölçü veya ağırlık) olması ve elden ele verilmesi gerekir. Çeşitleri farklı ise, elden ele alıp-vermek şartıyla dilediğinizi satabilirsiniz

عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ، وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ، وَالْمِلْحُ بِالْمِلْحِ، مِثْلًا بِمِثْلٍ، سَوَاءً بِسَوَاءٍ، يَدًا بِيَدٍ، فَإِذَا اخْتَلَفَتْ هَذِهِ الْأَصْنَافُ، فَبِيعُوا كَيْفَ شِئْتُمْ، إِذَا كَانَ يَدًا بِيَدٍ».
Ubâde b. Sâmit -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Altının altınla, gümüşün gümüşle, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla, hurmanın hurmayla, tuzun tuzla (değiştirilmesi) birbiriyle aynı (ölçü veya ağırlık) olması ve elden ele verilmesi gerekir. Çeşitleri farklı ise, elden ele alıp-vermek şartıyla dilediğinizi satabilirsiniz.»
Müslim rivayet etmiştirDereceSahih Hadis
Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- altın, gümüş, buğday, arpa, hurma ve tuz olmak üzere altı çeşit faizli malların doğru alım satım sistemini açıklamıştır. Eşyalar aynı türde ise, örneğin altını altınla, gümüşü gümüşle satmak gibi... Bu durumda iki şartın yerine gelmesi gerekir: Birincisi: Altın ve gümüş gibi genellikle tartılan bir eşya ise aynı ağırlıkta olması veya buğday, arpa, hurma ve tuz gibi genellikle bir ölçekle ölçülen şey ise aynı ölçüde olması gerekir. İkincisi: Satıcı bedeli alır ve alıcı da malı doğrudan (alışveriş) akdinin yapıldığı mecliste teslim alır. Altının gümüşle, hurmanın buğdayla takası gibi malların cinsleri farklı ise bu durumda alım satıma tek bir şartla izin verilir: Akdin yapıldığı mecliste satıcı bedeli, alıcı da malı peşin (doğrudan) almalıdır. Eğer bu yapılmazsa alışveriş batıl olur ve haram olan faizli alışverişi yapmış olurlar. Faize düşülmesi durumunda satıcı ve alıcı günah bakımından aynı konumdadır.

Faydalar
  1. Faizin bulaşabileceği mallar ve bu malların alım satım prosedürleri açıklanmıştır.
  2. Faizli alım satım yasaklanmıştır.
  3. Kağıt paralar (banknotlar), faiz illeti bakımından altın ve gümüş hükmündedir.
  4. Altı ribevî malın (faize konu olan malların) alım-satımının belirli halleri vardır: 1- Ribevî bir malın kendi cinsinden bir ribevî malla satılması (altının altınla, hurmanın hurmayla satılması gibi). Bunun sahih olması için iki şart gerekir: Ölçü veya tartıda eşitlik (misliyet), Akdin yapıldığı mecliste karşılıklı teslim alma (kabz). 2- Ribevî bir malın, aynı faiz illetine sahip fakat farklı cins bir ribevî malla satılması (altının gümüşle, buğdayın arpayla satılması gibi). Bu durumda: Karşılıklı teslim alma (kabz) şarttır, Eşitlik şart değildir. 3- Ribevî bir malın, hem cinsi hem de illeti farklı olan bir ribevî malla satılması: (Altının hurma ile satılması gibi...) Bu durumda ne karşılıklı teslimat ne de eşitlik şartı aranır (iki şart da aranmaz).
  5. Ribevî (faiz kapsamına giren) olmayan malların kendi aralarında alım-satımı veya mallardan birinin ribevî diğerinin ise ribevî olmaması durumunda; ne karşılıklı teslimat (takabuz) ne de eşitlik (temasül) şartı aranır. Gayrimenkulün altın karşılığında satılması buna bir örnektir.
Kaynakça

صحيح مسلم (3/ 1210) (1587). فيض القدير (3/ 571). البحر المحيط الثجاج في شرح صحيح الإمام مسلم بن الحجاج (27/ 623).

Bu hadis HadeethEnc.com’da

Buradaki her hadis, derece, açıklama ve fayda, HadeethEnc.com’un yayımladığı şekliyle, yeniden yayım şartlarına uygun olarak gösterilir. Derece, hükmü vereni belirtmez. Çeviriler ve açıklamalar yazarlarına aittir ve bazıları hüküm bildirir; Sabīl’in inceleyenleri bunları gözden geçirmemiştir. Asıl metin Arapça hadistir. Kaynak: HadeethEnc.com