«Allah'ım! Ben bu çocuğu seviyorum, sen de onu sev ve onu seveni de sev!»
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Medine'nin çarşılarından bir çarşıda birlikteydi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yürüdü, Ebû Hureyre -radıyalllahu anh- da O'nunla birlikte yürüdü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Fatıma -radıyallahu anha-'nın evine geldi. Hasan -radıyallahu anh-'ı çağırarak: «Eyne Lukau?» (Küçük çocuk neredesin?) dedi. Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'a; «Onu bana çağır!» dedi. Hasan b. Ali -radıyallahu anhuma-, boynunda gerdanlık olduğu halde geldi. Hasan'a sarılmak için Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- kollarını açtı. Hasan da kollarını açtı ve birbirlerine sarıldılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah'ım! Ben Hasan'ı seviyorum, sen de onu sev ve onu seveni de sev!» Ebû Hureyre -radıyallahu anh-: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Ali'nin oğlu Hasan hakkında söylediği bu sözIerden sonra; "Artık bana hiçbir kimse Ali'nin oğlu Hasan'dan daha sevgili olmadı" demiştir.
صحيح البخاري، نشر: دار طوق النجاة، (مصورة عن السلطانية بإضافة ترقيم محمد فؤاد عبد الباقي)، الطبعة: الأولى، 1422هـ. صحيح مسلم، تحقيق: محمد فؤاد عبد الباقي، نشر: دار إحياء التراث العربي – بيروت. الإفصاح عن معاني الصحاح، ليحيى بن هبيرة الذهلي الشيباني، المحقق: فؤاد عبد المنعم أحمد، الناشر: دار الوطن، سنة النشر: 1417هـ. إرشاد الساري لشرح صحيح البخاري، لأحمد بن محمد المصري، الناشر: المطبعة الكبرى الأميرية، مصر، الطبعة: السابعة، 1323 هـ.