At-Tahrim
Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.
Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَـٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ 6
6- Ey iman edenler! Hem kendinizi hem de ailelerinizi, yakacağı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O (ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.
6. Yani ey Allah’ın kendilerine imanı lütfettiği kimseler! İmanın gereklerini ve şartlarını yerine getirin. “Hem kendinizi hem de ailelerinizi, yakacağı insanlar ve taşlar olan” böyle korkunç niteliklere sahip “ateşten koruyun.” Kişinin kendini koruması, nefsini Allah’ın emirlerini yerine getirmeye, yasaklarından kaçınmaya mecbur etmesi, Allah’ı gazaplandıran ve azabı gerektiren şeylerden de tevbe etmesiyle olur. Aileyi ve çocukları korumak ise onları edeplendirmek, eğitip öğretmek, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye teşvik etmekle olur. Kul, hem kendisi hakkında hem de idaresi ve tasarrufu altında bulunanlara Allah’ın emirlerini uygulamadıkça kurtulamaz. Yüce Allah’ın ateşi bu vasıflarla nitelendirmesi, kullarının emirlerine karşı gevşeklik göstermekten kaçınması içindir. O bakımdan Yüce Allah’ın:“yakacağı insanlar ve taşlar olan...” buyruğu şu buyruğa benzemektedir: “Gerçekten siz de Allah’tan başka taptıklarınız da cehennemin odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.”(el-Enbiyâ, 21/98)“O (ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır.” Bunların huyları serttir. Azarları çetindir. Sesleri korkutucu, görünüşleri de dehşet vericidir. Güç ve kuvvetleri ile cehennemlikleri hakir ve zelil ederler. Onlara Allah’ın emirlerini uygularlar ki Allah da cehennemliklere azabı kaçınılmaz kılmış ve bu çetin cezayı belirlemiştir. "Onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” Bu da o şerefli meleklere bir övgüdür ve onların, bütün emirlerinde Allah’a itaat ettiklerini ve O’na boyun eğdiklerini göstermektedir.