Tsallaka zuwa abin da ke ciki
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
Sura ta 3

Aal-i-Imraan

Wannan tafsiri ne da wani harshe ba Larabci ba, kamar yadda yake a Quranic Universal Library (QUL, ta Tarteel), wanda aka ɗauka ta kwafin buɗaɗɗen bayanan QUL da spa5k/tafsir_api ke riƙewa. Bayanan QUL ba su faɗi wanda ya rubuta ko ya fassara shi ba, ko wane bugu da aka buga yake bi, kuma ba su bayyana lasisi ga rubutun ba, saboda haka ba a tabbatar da haƙƙin nuna shi ba. Babu wanda ya kwatanta shi da littafin da aka buga, kuma babu malami da ya duba shi. Kowane sashe yana kusa da ayoyin da yake bayani a kansu, waɗanda rubutun Alƙur’ani ne na Tanzil, kamar yadda yake a can. Sabīl bai rubuta ko ɗaya daga cikinsa ba, kuma bai fassara shi ba.

Rubutu dagaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITan ɗauka 2026-10-21

Aya ta 186

لَتُبْلَوُنَّ فِىٓ أَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَذًى كَثِيرًا ۚ وَإِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ 186

186- Andolsun ki siz mallarınız ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitab verilenlerden ve şirk koşanlardan çok ezalar işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız işte bu, azmedilmeye değer işlerdendir.

186. Şanı Yüce Allah mü’minlere hitap ederek gerek farz, gerek müstehab infaklarda bulunmak, malları Allah yolunda harcamakla karşı karşıya kalmak suretiyle mallarında, birçok insana ağır gelen Allah yolunda cihad, bu uğurda yorulmak, öldürülmek, esir alınmak, yaralanmakla karşı karşıya kalmak, kişinin kendine yahut da sevdiği kimselere isabet eden hastalık gibi hususlarla vb. nefsî mükellefiyetlerle karşı karşıya kalmak sureti ile de canlarında imtihana tabi tutulacaklarını haber vermektedir. “ve sizden önce kendilerine kitab verilenlerden ve şirk koşanlardan çok ezalar işiteceksiniz” Sizi, dininizi, Kitabınızı ve Rasûlünüzü tenkid ettiklerini işiteceksiniz. Yüce Allah’ın bu hususu mü’minlere haber vermesinin pek çok faydalı yönü vardır: 1. Yüce Allah’ın hikmetinin bunu gerektirmektedir. Çünkü samimi mü’min öyle olmayandan bu şekilde ayırt edilir. 2. Diğer taraftan şanı Yüce Allah'ın mü’minler hakkında bu gibi hususları takdir etmesi, onlar namına hayrı irade buyurmasından dolayıdır. Zira O, onların derecelerini yükseltmek, günahlarını affetmek, bu yolla da imanlarının artmasını ve yakinlerinin tamamlanmasını dilemektedir. Çünkü Yüce Allah onlara böyle bir durumu haber verip de bu husus O’nun haber verdiği şekilde de gerçekleşti mi “Derler ki: Allah’ın ve Rasülünün bize vaadettiği işte budur. Allah da Rasûlü de doğru söylemiştir. Bu onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırır.”(el-Ahzab, 33/22) 3. Şanı Yüce Allah onların ruhen, bu tür sıkıntılara hazırlanmaları, gerçekleştiği takdirde de sabretmeleri için bu hususu haber vermiştir. Çünkü onlar buna hazır oldukları takdirde bu gibi olayların altından kalkmaları, onlara tahammül etmeleri kolaylaşır. Sıkıntıları azalır, sabır ve takvâya sığınırlar. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:“Eğer sabreder ve sakınırsanız”. Yâni eğer mal ve canlarınızda karşı karşıya kaldığınız türlü bela ve imtihanlarla zalimlerin eziyetlerine sabrederseniz, bu sabırda da Allah'ın rızasına ve O’na yakınlaşmaya niyet etmek suretiyle Allah’tan korkup takvâlı hareket ederseniz; yine bu sabrınızda sizin için tahammül etmenin helâl olmadığı aksine Allah’ın düşmanlarından intikam almakla görevli olduğunuz yerlerde de buna riayet etmek sureti ile şer’î sınırları aşmayarak takvâ ölçülerini muhafaza edecek olursanız “işte bu, azmedilmeye değer işlerdendir.” Yâni gerçekten üzerinde azim ve kararlılıkla durulması ve yarış edilmesi gereken işlerdendir. Bu gibi işlere de ancak kararlı ve üstün gayret sahibi kimseler muvaffak kılınırlar. Nitekim Yüce Allah:“Buna ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur”(Fussilet, 41/35) diye buyurmaktadır.